Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya ve televizyon ortak yayınına katıldı Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya ve televizyon ortak yayınına katıldı için yorumlar kapalı 89220

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Vahdettin Köşkü’nde Ahmet Hakan, Işıl Açıkkar ve Salih Nayman’ın moderatörlüğünde düzenlenen sosyal medya ve televizyon ortak yayınında gündeme ilişkin soruları cevapladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart seçiminin ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine yönelik yaptıkları tüm sandıkların tekrar sayımına yönelik talepleri kabul edilseydi, İstanbul’da yeniden seçime gitmeye gerek olmayabileceğini belirterek itirazlar neticesinde 16 bin gibi bir farkın ortaya çıktığını, burada ciddi bir suistimalin olduğunu söyledi.

Pazar günü yapılacak seçimle Batı’nın neden çok ilgilendiğinin düşündürücü olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün, yabancı basınla bir toplantım oldu. Bazı basın mensupları İstanbul seçimlerini sordu. İlgilenmeleri tabii manidar. 31 Mart seçimlerinde çok çok ciddi saldırılar da oldu. Hele hele Yunan basını bu işin üzerine çok farklı gitti” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pazar günü yapılacak seçimin sonucuna, sandıktan ne çıkarsa “başımız, gözümüz üstüne” diyeceklerini ve geleceğe yöneleceklerini belirtti.

“VALİ BİR İLDE CUMHURBAŞKANINI TEMSİL EDER”

CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu’nun Ordu Valisi Seddar Yavuz’a yönelik sözleri anımsatılarak, “Sandık ve millî iradeyle var olmuş bir siyasi lidersiniz. Burada sanki seçilse bile başkanlık verilmeyecek gibi bir algıdan söz ediliyor. Bu algı doğru bir algı mıdır?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle cevap verdi: “Burada hukuki durum ne ise bu küfrün karşılığı ne ise bununla ilgili olarak Sayın Valimiz kendisine yapılan küfürle ilgili olarak, bu işi savcılığa, yargıya taşıma kararlılığında. Sağ olsun burada seçimin ardından bu savcılık müracaatını yapma ferasetini de gösterdi. Burada kararı kim verecek? Yargı verecek. Yargı bu konuyla ilgili olarak, yani bu ülkenin Valisine ‘it’ demenin ne olduğunun yasal olarak kararını verecek merci odur. Burada zaten yasalarımızda bir ilin valisine, yöneticisine bu tür küfürlerin karşılığı oralarda belli. Kaç yıldan kaç yıla, bu belli. Ben İstanbul’un Büyükşehir Belediye Başkanıyken okuduğum bir şiir sebebiyle mahkûm oldum. Bu mahkûmiyetimle benim elimden belediye başkanlığımı aldılar mı? Aldılar. Bu ise henüz belediye başkanı olmadan, bir ilin valisine küfrediyor. Ben küfretmedim. Devletin resmî yayın organlarında yer alan bir şiiri okudum ve bundan mahkûmiyet aldım 10 ay. 4 ay 10 gün yattım. Ama elimden neyi aldılar? İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını aldılar.”

Valinin bir ilde Cumhurbaşkanını temsil ettiğini ve kendisinin de Cumhurbaşkanı olarak valiye sahip çıkmak durumunda olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devletin valisine hakaret edeceksin, polisin üzerine yürüyüp küfür edeceksin. Sonra mağdur edebiyatı yapacaksın, böyle bir şey olmaz. Bu, hukuk içinde olacak olan bir şey. Benim orada zaten yapamaz dediğim bir şey yok. Yargı böyle bir şeyi verdiği takdirde, vermesi hâlinde zaten bu düşer. Hele hele bir konu var ki o da şudur, özellikle bu tür yargı süreci içinde belli bir süreyi aşan bir cezayı alması hâlinde bu düşecektir. O süreyi aşmazsa zaten görevine devam eder. Göreve gelmeden bu işi yapması suretiyle o cezayı aldığı anda bir defa bu benim kanaatimdir, yargı da bu kararı verirse,  belediye başkanlığım benim nasıl düştüyse, onun da belediye başkanlığı düşer” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine, Mısır’ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin darbeyle cezaevine gönderilmesinin ardından CHP’li trollerin “Erdoğan’ın akıbeti de Mursi gibi olacak” dediklerini anımsatarak Mursi’nin mahkeme salonunda hayatını kaybetmesinin ardından yine trollerin devreye girerek, “Erdoğan’ın akıbeti de aynen Mursi gibi olacak” dediklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Pazar günü ile alakalı şeyim, bir zihniyet çatışmasında bir tarafta Sisi taraftarları var zihniyet olarak ki bunlar Erdoğan’ı oraya oturtuyorlar. Bir tarafta Binali Bey’in durumu var. Binali Bey’in durumu da benim bir belediye başkanı adayım olarak bizler de Mursi zihniyetini bunların anlayışına göre temsil etmiş oluyoruz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı basınının kendisine saldırdığını, Alman basınının arkasında ise FETÖ, PKK, DHKP-C gibi terör örgütlerinin bulunduğunu ve bu durumun neyin nerede oturduğunu göstermesi bakımından çok manidar olduğunu söyledi.

“BU ADİL BİR TARTIŞMA OLAMAZ”

Bir soru üzerine, Cumhur İttifakı’nın Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım ile CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu’nun katıldığı televizyon programını beğenmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda objektif bir yönetim anlayışının olmadığını, soruların soruş şeklinden süreye, İmamoğlu’na “başkan”, Yıldırım’a “başkan adayı” hitabına varıncaya kadar moderatörün ciddi tarafgirliği olduğunu dile getirdi.

Programdan ÜÇ gün moderatör ile CHP adayının bir otelde görüştüğünün tespit edildiğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birisi diyor ki, ‘Beş dakika 10 dakika görüştük’,  öbürü ’15 dakika filan’ sonunda iş ortaya çıktı, 45 dakika bunların orada görüşmesi var.  45 dakika orada görüşürken de bütün doneler, ne tür sorular  sorulacak ki bu tamamen bir soru çalma sanatıdır. Bu, tamamen FETÖ’cülerin işidir” diye konuştu.

CHP adayının programa soruları bilerek hazırlandığını, yayında gösterdiği kartonların da bunun kanıtı olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çok ilginçtir, moderatör soruyu soruyor, sorduktan sonra da oradan, o başlıklara göre o karton çıkarılıyor o gösteriliyor. Bu denli bir hırsızlık olur mu?  Böyle de ‘Çok doğru, çok adil bir moderatörlük yaptım’ nasıl diyeceksin. Bunlar dersi 45 dakika çalıştılar, soruları vesaire hepsi. Şimdi bu adil bir tartışma olamaz. Nitekim adil olmaktan çıktı tabii bu hem siyasi hem ahlaki değerlere ters bir tartışma hâlini aldı” ifadelerine yer verdi.

“BİR MODERATÖR OLARAK KENDİNİ BİTİRMİŞTİR”

“Bu, bir moderatör olarak kendini bitirmiştir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben farklı isimler vermiştim ama bu isimler adaylar tarafından herhalde makul karşılanmadı ve iş bu noktaya geldi. Şimdi tabii öyle veya böyle o akşam ki tartışmanın da hasılasını Pazar günü sandıklarda göreceğiz. İster buralarda hırsızlıklar şunlar bunlar olsun. Öyle veya böyle bu netice kendini çok açık net zaten gösterecek” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim sürecinde yaşanan Ordu Valisi ve polislerle ilgili konular, sandıklarla ilgili yapılan çeşitli hırsızlıklarla ve son olarak da bir otelde moderatörle görüşmenin CHP adayının ne kadar sorumsuz olduğunu gözler önüne serdiğini söyledi.

İdeolojik yaklaşımların bu tarz televizyon programlarını bozduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte Deniz Baykal ile bir programa katıldığını, kendisinden çok çok deneyimli, tecrübeli bir lider olan Baykal ile tartışma programına katıldığını ve herhangi bir sıkıntı yaşanmadığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün de yarın da artık belli bir deneyime sahip bir lider olarak ben herkesle bu tür müzakerelere, tartışmalara girerim. Bütün mesele, işte şimdi burada da gördüğümüz gibi bir moderatör olayındaki neticedir”  dedi.

“İSTANBUL’A BİRÇOK ESER VE YATIRIM KAZANDIRDIK”

Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlu’nun katıldığı programın, ABD’de en son Donald Trump-Hillary Clinton arasındaki tartışmanın benzeri gibi olması için çalıştıklarını ancak programın bundan çok farklı geliştiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Binali Yıldırım’ın programdaki performansına ilişkin soruya şöyle cevap verdi: “Burada performansı değerlendirirken daha dinamik bir görünüm sergilemek ve bir diğer tarafta da tecrübesiyle bilgisiyle birikimiyle ağırlık serdeden bir aday olarak bunu değerlendirmek. Bir de bu iki şekli ile ele aldığımız zaman, Binali Bey’in duruşunda bir olgunluk, derinlik var. Kalkacaksın İDO Genel Müdürü olarak yola çıkacaksın, ondan sonra milletvekili olacaksın ve 10-11 yıl Ulaştırma Bakanı yapacaksın, öbür taraftan Başbakanlık ardından Meclis Başkanlığı… Şu anda bu ülkenin 81 vilayetinin her yerinde, yollarından, altyapısına, üst yapısına varıncaya kadar, havalimanına varıncaya kadar Binali Bey’in Başbakanlığım döneminde elinin değmediği yer yok.”

Binali Yıldırım’ın rakibinin ihtiyarlara ücretsiz otobüsten bahsettiğini onu da zaten kendi döneminde yaptığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP adayının öğrencilere burstan bahsettiğini bunun da yalan olduğunu çünkü kendi belediye başkanlığı döneminde öğrencilere verdiği bursun CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne başvurusuyla kaldırıldığını, belediyelerin öğrencilere burs veremez hâle getirildiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı görevinden sonra da Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı görevlerinde de İstanbul’daki AK Parti belediyesini hiçbir zaman ihmal etmediğini vurgulayarak kendinden sonraki büyükşehir ve ilçe belediye başkanlarının da başarılı olduklarını, İstanbul’a birçok eser ve yatırımı kazandırdıklarını anlattı.

“İSTANBUL’DA HER TÜR METRO YATIRIMI GERÇEKLEŞTİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı yaptığı dönemde İstanbul’un nüfusunun 8.5 milyon olduğunu anımsatarak, yaptığı kavşaklar, alt ve üst geçitler, toplu taşımada kullanılan otobüslerin modernleştirilmesi gibi birçok ilki gerçekleştirdiğinin altını çizdi.

İstanbul’da her tür metro yatırımının gerçekleştiğini, Üsküdar- Çekmeköy arasındaki metronun uzaktan kumandayla gittiğini, bunun da Marmaray’la bütünleştiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yine Kadıköy’den  Kartal’a metro sisteminin kurulduğunu, Mecidiyeköy’den havalimanına kadar yapımının devam ettiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar, bunların israf dediği kalemlerle yapılan yatırımlar. Sayıştay böyle bir tespit yapmadık, dedi. Ama Beylikdüzü’nde böyle bir tespiti yaptıklarını da yine Sayıştay kendisi açıkladı. Yani yalan üzerine bu işler bina edilmez. Hele hele belediyecilikte bu tür yalanlara başvurmanın çok da faydası yok” diye konuştu.

“İSTANBUL’UN SADECE ÇÖP SORUNUNU DEĞİL, SU VE HAVA KİRLİLİĞİ SORUNLARINI DA ÇÖZDÜK”

Belediye başkanlığı döneminde İstanbul’u çöpten temizlemenin en büyük ideali olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, o dönem İstanbul’da Habitat 2 Toplantı’sı yapıldığını ve toplantının sonuç bildirgesinde İstanbul’un “dünyanın en temiz şehirlerinden” biri olarak girdiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un sadece çöp sorununu değil, su ve hava kirliliği sorunlarını da çözdüklerine işaret etti.

İstanbul’a dair anlattığı CHP döneminde yaşanan susuzluk, hava kirliliği, çöp dağları gibi olayları gençlerin bilmediğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ailelerin İstanbul’un eski hâllerini çocuklarına ne kadar anlattıklarını bilemediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda üniversite gençliğinin 1994 ve şu anda ülkenin ne durumda olduğunun değerlendirmesini yapmadığını dile getirerek, “O bir kırılma noktasıydı aslında. Siyasi hayatta bir dönüm noktası. Ülkemizde sağlam bir belediyecilik anlayışını kazandırdık ve ondan sonra tırmanış, yarış, rekabet başladı yerel yönetimlerde” dedi.

“BELEDİYELER GENÇLİĞİN YAŞAM KOŞULLARININ DÜZELTİLMESİ İÇİN ÇALIŞMALAR YAPABİLİR”

Belediyelerin gençliğin yaşam koşullarının da düzeltilmesi için çalışmalar yapılabileceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Binali Yıldırım’ın özellikle “yarı istihdam” diye söz ettiği projenin Çin’de de farklı uygulamaları olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşu şöyle anlattı: “Mesela, yarım gün okuldasınız, yarım günden sonra Samsung firmasına gidersiniz, çalışırsınız. Size firma karşılığında belli bir bedel öder. Bu hem stajdır hem de ücreti öyle alırsınız. Türkiye’de teknoparklar oluşturduk, Teknoparklarla devlet olarak biz bu işi yapmalıyız, yapıyoruz ama belediyelerde bunu aynı şekilde, diyelim ki İstanbul bu işe müsaittir, her büyükşehir için konuşamayız. İstanbul için sanayi kuruluşlarında buna benzer yarım gün istihdamla bunun adımlarını atmakta fayda var. Çalışmadan belli bir parayı ödemek zaten şu anda yasal değil. Bunlar da gençliğimiz çok farklı bir yere doğru kaydırır diye düşünüyorum.”

İstanbul’a gelen yatırımcıların kentte turizm yatırımı yapmak için yer istediğini, şehirdeki otellerin doluluk oranlarının yüzde 100’lere ulaştığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Belediyeciliği buralara özellikle kaydırmamız lazım. Belediyecilikte mimaride çok farklı bir süreci yakalamamız, kentsel dönüşümle beraber yapılaşmayı nasıl yapacağımızın üzerinde durmamız gerekiyor” diye konuştu.

“1994 TÜRKİYE’DE SADECE BELEDİYECİLİKTE DEĞİL, SİYASETTE DE BİR KIRILMA NOKTASIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “1994 Türkiye’de sadece belediyecilikte değil siyasette de bir kırılma noktasıdır. Onu başardığımız için bizim 1994 ruhunu yeniden yakalamamız gerekiyor. O dönemde kurduğumuz gönül köprülerini sağlamlaştırmamız lazım” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir planlamacılığı, mahalle temelli kentsel dönüşüm, çevre dostu şehircilik gibi kritik alanlarda mimarinin korunduğu şehir ruhunun yaşatıldığı, eski mahalle kültürünün oluşturulduğu anlayışa gidilmesi gerektiğini anlattı.

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu’nun “özgürlük” söylemlerini değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir belediye özgürlük konusunda ne yapabilir?” diye sordu.

Bu konunun merkezi yönetimini görev sahasında olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Merkezi yönetimler bu işin önünü açarsa burada özgürlük mücadelesi kazanılır. Bir belediyenin kalkıp da özgürlükle ilgili bir yasal düzenleme yapma hakkı var mı? Yok. Ama şu anda Türkiye’de biz, gerek anayasal gerek yasal olarak özgürlükler konusunda her türlü yasal düzenlemeleri yapmış bir iktidarız” değerlendirmesinde bulundu.

“KÜRT KARDEŞLERİMİZ ŞU ANDA HER TÜRLÜ HAKKA SAHİP”

AK Parti iktidarıyla Kürt vatandaşların birçok hakka kavuştuğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Biz göreve geldik, Türkiye’de benim Kürt kardeşlerim, acaba semtlerinde radyo, televizyon şu ya da bu, bu tür şeyler kullanabiliyor muydu? Kullanamıyordu. Propagandalarında böyle bir şey yapabiliyor muydu? Yapamıyordu. Cezaevinde oğlunu ziyarete giden bir Kürt anne evladıyla Kürtçe konuşamıyordu. Sokaklara vesaire bu tür isimleri veremiyorlardı. Bizim gelişimizle bütün bunları yapar hâle geldiler mi? Geldiler. Parlamentoda temsilcileri var mıydı? Partilerini kurarak Parlamentoya da girdiler mi? Girdiler. Parlamentoda ilk üç sırada yerlerini aldılar. Böyle bir konuma geldiler. Tabii bütün bunlarla beraber, bu özgürlüğü bunlar yasalar içerisinde gerekli şekilde maalesef kullanmadılar, kullanmıyorlar. Yasa ne müsaade ediyorsa sen de onu yapacaksın.”

“Kürt kardeşlerimiz şu anda her türlü hakka sahip. Bunun yanında her kim bir Kürt kardeşimin herhangi bir hakkını gasp etmeye kalkarsa karşısında Hükûmetimizi bulur” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet tarihi boyunca Güneydoğu’ya AK Parti iktidarlarından daha fazla hizmet vermiş başka bir iktidar bulunmadığının altını çizdi.

Hakkari, Şırnak, Ağrı, Kars, Iğdır gibi Kürt nüfusunun yoğun olduğu yerlere çok büyük hizmetler götürdüklerini bu illerin hepsine havalimanları yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada Kürtler var, burada HDP ağırlıklı bir parti, dolayısıyla buralara buraya bu tür yatırımları niye yapayım? Biz böyle bir şey demedik ki? Burası bizim vatan topraklarımız dedik, Batı’da ne varsa buralarda onlar da olacak dedik ve bu yatırımların hepsini yaptık” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kürt vatandaşlarımın, kardeşlerimin yaşadığı yerler dediği zaman akla Diyarbakır’ın geldiğini ancak Gaziantep, Şanlıurfa, Erzurum, Malatya, Kahramanmaraş gibi illerinde bu bölgeye girdiğini, Kürt vatandaşların yoğun yaşadığı şehirler olduğunu ve buralarda AK Parti’nin açık ara birinci parti olduğunu vurguladı.

“BİZ SADECE MHP İLE KURMUŞ OLDUĞUMUZ CUMHUR İTTİFAKI İLE BU SÜRECİ GÖTÜRÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı İmamoğlu’na eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın açıkça destek çağrısında bulunduğunu, terör örgütü PKK’nın dağ kadrosunun da İmamoğlu’na destek açıklamalarında bulunduğunu söyledi.

“Tabii çok ilginç olan nedir? Burada da Apo’nun yaptığı açıklamadır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın bugün basına yansıyan HDP’nin bu seçimde tarafsız kalması gerektiği yönündeki açıklamasında iktidarın bir katkısı olup olmadığı sorusuna şöyle cevap verdi: “Olaya ben şöyle bakıyorum, bizim derdimiz o değil, çünkü oralardan bize ne gelir gelmez bunları az çok kestiriyoruz. Burada aslında bir iktidar mücadelesi var. Bu iktidar savaşında HDP, PKK kanadında yaşanan bu savaş, tabii Öcalan ve Demirtaş noktasında da ciddi bir iktidar mücadelesine doğru bir kayma gösteriyor. Hatta daha da ileri, dağ da bu işin içerisinde. Ben bunu biraz daha ileri taşıyorum, Avrupa da. Bu süreç içerisinde Öcalan, kendi iktidarını bunların hiçbirine kaçırmak istemiyor. Bununla ilgili de çok sert açıklamaları var. Yani Demirtaş’a hesap sormaktan tutun da dağa hesap sormaya varıncaya kadar. Onların kendisine ihanet ettiği inancında ve bu ihaneti sebebiyle de onlara yönelik kesin tavırları var. Bu süreç içerisindeki yaptığı açıklamada tabii ‘Eğer siz beni destekliyorsanız, eğer benim arkamda olan bir partiyseniz, ben sizin ne oraya ne şuraya değil, siz kendi gücünüzü ortaya koymalısınız ve burada bunların herhangi birinden yana değil kendi tarafsızlığınızı ortaya koymalısınız gibi bir havanın içerisinde.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütü PKK’nın bir kanadının CHP adayına destek verdiğinin altını çizerek, “Hamdolsun Cumhur İttifakı’nın Binali Bey’in bunların hiçbiriyle ne ilgisi ne alakası yok. Böyle bir zaten şu ana kadar da verilmiş olan bir mesaj söz konusu değil. Biz sadece Milliyetçi Hareket Partisiyle kurmuş olduğumuz Cumhur İttifakı ile bu süreci götürüyoruz. Bu konuyla ilgili olarak da zaten böyle bir desteğin gelemeyeceğini herkes biliyor” sözlerine yer verdi.

Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın mesajında bir liderlik mücadelesi gördüğünü, mesajın Selahattin Demirtaş ve örgütün dağ kadrosuna verildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir siyasetçi olarak zaten ister istemez bu konuların hepsiyle belli bir ilgimiz olur. Ancak burada bir şeyin üzerinde durmamız lazım o da ben Kürt kardeşlerimin istismarına özellikle üzülürüm” dedi.

Cumhur İttifakı adayı Binali Yıldırım’ın Millî Gazeteyi ziyaret etmesini değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Binali Yıldırım Bey üzerine düşeni bana göre yaptı ve ziyaret etmesi gereken, şu anda Saadet Partisi’nin üst yönetimindeki temsilcilerini ziyaret etti. Bu Binali Beyin şu anda göstermiş olduğu bir nezakettir. Bununla da kalmadı, kalmadık. Biz başka ortak dostlarımızı da burada devreye sokmak suretiyle, yani ‘Bu gidiş doğru bir gidiş değil. Gelin şu işi yoluna koyalım. Bakın şu anda bu duruşunuz kimlere hizmet ediyor. Bu duruşunuz terör örgütünün desteklemiş olduğu partilere gidiyor. Dolayısıyla bunu bir yoluna koymak suretiyle geleceğimize yönelik bir ortak oluşumun adımlarını atalım’ Şu ana kadar tabii henüz burada beklenen olumlu gelişme yok gibi” sözlerine yer verdi.

“ASKERİMİZ, POLİSİMİZ HİÇBİR DÖNEMDE OLMADIĞI KADAR TERÖRLE MÜCADELEYİ SÜRDÜRMEKTEDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda terörle mücadele ettiklerine dikkati çekerek, “Eğer ben bir Cumhurbaşkanıysam üzerime düşeni sonuna kadar, bütün hukuk kurallarını işletmek suretiyle yapmak zorundayım ve terörle mücadeleyi sonuna kadar vermek zorundayım. Sağ olsun bu konuda askerimiz, polisimiz, güvenlik korucularımız hiçbir dönemde olmadığı kadar şu anda terörle mücadeleyi sürdürmektedir. Bu mücadelede de hiçbir dönemde olmadığı kadar büyük başarıyı özellikle şu son bir iki yılda almış vaziyetteyiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Binali Yıldırım’ın Diyarbakır’da “Kürdistan” kelimesini kullandığının hatırlatılması üzerine şunları söyledi: “Biraz bu işi okudum, inceledim. Hatırlayın bir defa Osmanlı’da eyaletler sistemi vardı. Bu eyaletler sistemi içerisinde de o zaman Lazistan, Kürdistan gibi bu tür yerler vardı. Zaten biz bir coğrafi referanstan bahsetmiyoruz. Böyle bir referans söz konusu değil. Bu kavramı siyasi bir ünite olarak şimdi bunlar kullanıyorlar. Bunu birbirine karıştırmamak lazım. Eğer bunu birbirine karıştıracak olursak biz ülkemizin birliğine, beraberliğine, bütünlüğüne saygısızlık yapmış oluruz.”

“Pontus” tartışmalarının hatırlatılması üzerine de Cumhurbaşkanı Erdoğan, böyle bir tartışmayı kabullenmenin mümkün olmadığını, bu iddia üzerinden, ayrımcılık üzerinden AK Parti’nin yıpratılmak istendiğini kaydetti.

CHP adayı İmamoğlu’nun artık televizyon yayınlarına katılmama kararı aldığının hatırlatılması üzerine de Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda CHP adayı zaten tüm söylemini yalan ve takiyye üzerine kurmuş. Yalanları ortaya çıkmasın diye artık son iki gün kritik televizyonlara çıkmama kararını arkasındaki yöneticiler aldılar ki bu tür kaçış aslında bir FETÖ âdetidir. Bunu yaparak şu anda onu ekrandan çektiler” dedi.

“ANKETLERDE ARTIK ÇOK CİDDİ BİR RANT DÖNÜYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine de artık anketlere kesinlikle inanmadığının altını çizerek, “Anketlerde artık çok ciddi bir rant dönüyor. Eğer birileri beklediğini beklediği bir partiden alamıyorsa, ondan sonra bir başka partiye giderek onlarla ilgili, onun lehine anketler yapmaya başlıyor. Hele hele çok çok ünlü gibi görünen bazı anket firmaları var ki, bakıyoruz şu anda çok garip, bir önceki seçimde tespitlerinin hiç tutmadığı bu firmalar, allanıyor, pullanıyor tekrar şu anda mesela CHP adına anket yapıyor” şeklinde konuştu.

31 Mart seçimlerinde yoğun miting programı olduğunu ancak yenilenen İstanbul seçimi için aynı yoğunlukta program yapmadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın miting ya da toplu açılış programı olmadığını Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani’yi özel misafiri olarak İstanbul’da ağırlayacağını bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Neçirvan uzun zamandır gelmedi. Şimdi başkanlık görevine geldikten sonra bizden bir randevu talebi olmuştu. Yarın ona bir randevu verdik. Onun bir ziyareti olacak. Son olarak akşam da iş adamlarına bir hitabım olacak. Onlarla Haliç Kongre Merkezinde bin, bin 500 kişilik herhalde yemekli bir toplantı olacak. Orada bir hitabım olacak. Bunun dışında artık programları böylece noktalamış olacağız” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kredi derecelendirme şirketi Moody’s’in Türkiye’nin kredi notunun düşürdüğü hatırlatılarak ekonomideki durumun sorulması üzerine de sözlerine şöyle devam etti: “Bu noktada Batı herhalde şunu düşünecektir ‘Biz görevimizi yaptık, kredi notunu da düşürdük. Bunun yanında kurlarla da oynadığımız kadar oynadık ama netice yine böyle oldu.’ gibi bir yere işi getirecekler diye ben doğrusu düşünüyorum. Çünkü Batı hiç durmuyor ki. Şu anda yatıyorlar kalkıyorlar S-400. Yatıyorlar kalkıyorlar F-35. Biz şimdi ay sonu G-20’ye gidiyoruz. Orada da bizim Sayın Trump ile yapacağımız görüşme var.  Sayın Putin ile görüşmemiz var. Yine bunları görüşeceğiz. İkili ilişkilerimizi bunun yanında görüşeceğiz. Oradan da ben Çin’e geçeceğim.”

Türkiye’nin Çin, Rusya ve ABD ile ikili ilişkilerini geliştirerek ekonomideki sıkıntıların aşıldığı, yatırımcıların Türkiye’ye girdiği bir dönemin yaşandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pazar günü yapılacak seçimden sonra önlerinde dört yıllık bir sürecin bulunduğunu, ciddi bir yatırım çekme dönemine girileceğine inandığını söyledi.

“BÖLGENİN GÜVENLİ BÖLGE HÂLİNE GETİRİLMESİ DURUMUNDA SURİYE’YE DÖNÜŞLER HIZLANACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine de Afrin’e dönecek Suriyeliler bulunduğunu, Münbiç’in de terör örgütlerinden temizlenmesinin ardından iskân bölgesi hâline geleceğini ve oralardan çıkanların tekrar kendi topraklarına döneceğine değindi.

İdlib’te de ciddi sayıda insanın yaşadığını, onların 200-300 bininin göçe zorlandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Putin ile yaptığımız görüşmeler neticesinde, malum 12 gözlem kulesi var. Bu kulelere bazı taciz atışları yapıldı. Bu taciz atışlarıyla birlikte Putin ile yaptığımız görüşmeler neticesinde oralarda da ateşkes ilan edildi. Bu ateşkese sadık kalınmaya başlandı. Derdimiz burayı artık bir savaş bölgesi olmaktan kurtarıp, en azından buranın halkını ‘Ben artık evimde daha rahat kalabileceğim’ durumuna kavuşturmak” diye konuştu.

Suriyelileri çadır ve konteynerlerden kurtarmak istediklerini, TOKİ eliyle Türkiye sınırına yakın yerlere konutlar yaparak Suriyelilerin buralara yerleştirilebileceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör koridoru denen bölgenin güvenli bölge hâline getirilmesi durumunda Suriye’ye dönüşlerin hızlanacağını, dönenlerin sayısının 1 milyona çıkacağına inandığını bildirdi.

Türkiye’de bulunan Suriyeliler içerisinde durumları gayet iyi konumda olanlar bulunduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatta vatandaşlık müracaatı olanlar var. Bunların içinde mühendisi, avukatı, ebesi, doktoru var. Bunlar, vatandaşlığa müracaat edenleri oldu. Çünkü ekonomik durumu güçlü. Suriye’de yaşarken bunlar imkânları olan Suriyelilerdi. Buraya geldiler bir kısmı ticari hayata başladı. Dolayısıyla çadırlarda yaşayanların durumu gibi bir durumları yok. Bazı yerlerde sıkıntılı olanlar var ki bunlarla da bizim şu anda İçişleri Bakanlığımız kontrollerini yapıyor. Ama benim güvenli bölge olayı dediğim konu yürürlüğe girdiği andan itibaren bu insanlara diyeceğiz ki; buyurun evinize dönebilirsiniz. Sizlere artık bu tür yerler de yapılmış durumda. Sizlere artık kendi topraklarınıza gitmenizi tavsiye ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“ARKADAŞLARIMIZ, MİLLETİN GÖNLÜNÜ KAZANMAK İÇİN GECE GÜNDÜZ ÇALIŞTILAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Partili küskünlerin seçimde protesto etmek için oy kullanmadıkları söyleniyor. Sizin partinizde küskünler oluştu mu? Varsa nasıl bir yol haritası çizeceksiniz?” sorusuna da şu cevabı verdi: “AK Parti, 17 yıllık iktidarı boyunca izlediği siyasetle büyük bir dava hareketi olduğunu göstermiştir. AK Parti’nin davasında millete hizmet, birinci önceliği olmuştur. Bu davada yol arkadaşlarımız, koyduğumuz hedeflere ulaşmak ve milletin gönlünü kazanmak için gece gündüz çalışmışlardır. Son günlerde bu ifadeler ciddi manada önümüze geliyor. Ama partimizde görev almış bazı isimlerin bu dava hareketinden kopma veya kendilerine göre yeni bir yol çizme haberleri gündeme geliyor. Bir partide, partiye kırgınlık veya partiden bu tür vesilelerle kopmak gibi bir şey olmamalı. Eğer siz bir davaya inanmışsanız, bu davadan kopulmaz. Bu davanın eri olunur ve o yolda yürümeye devam edersiniz.”

“Bir partiye kırgınlık olursa kaybedenler olur ama davaya kırgınlık asla olmaz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, davaya ihanet edecek olanlara “el bebek, gül bebek” davranamayacaklarının, davaya ihanetin, kırgınlığın hiçbir şeyle mukayese edilemeyeceğinin altını çizdi.

Partiye küskün seçmenler konusunda da ana kademe, kadın ve gençlik kolları olarak yoğun bir çalışma içerisinde olunması talimatı verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, davaya küsülmeyeceğini bu kişilere anlatacaklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti iktidarlarına ve mevcut hükûmete yönelik israf, şatafat ve kibir eleştirilerinin tamamen abartıdan müteşekkil bir yaklaşım tarzı olduğuna değinerek, “Bizleri bununla yaftalayanlar, bizleri bu şekilde damga vuranlar biraz da  kendilerine bakarlarsa herhalde istikameti çok daha doğru buluruz diye düşünüyorum” dedi.

İstanbul’da yenilenecek seçime ilişkin “Kaybederseniz yenilenmesinden dolayı pişmanlık duyar mısınız?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti bu seçimin kaybedeni olmaz. Niye? Biz şu anda İstanbul Büyükşehir Belediyesinde meclis kahir ekseriyetiyle bizde, komisyonların tamamı bizde, meclis başkan vekilleri aynı şekilde” cevabını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pazar günü tüm İstanbulluların demokratik haklarını kullanmalarını istedi.

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,

Previous ArticleNext Article

“Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor” “Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor” için yorumlar kapalı 87774

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da BTSO Ekonomiye Değer Katanlar Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bölgemizde yaşanan sıcak çatışmalara rağmen Türkiye’nin yıldızı daha çok parlıyor. Bir dönem sadece krizlerle, darbelerle gündeme gelen Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Ekonomiye Değer Katanlar Ödül Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş dünyasının temsilcileriyle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu dile getirerek, program vesilesiyle bir araya gelinmesini sağlayan BTSO Başkanı ve yönetimine teşekkür etti.

Dört farklı kategoride ödüllerini takdim ettikleri şirketlerin her birini kutlayarak, ülkeye, millete ve ekonomiye yaptıkları katkılar için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün resmî açılışlarını yaptıkları, güncel rakamla toplam 12 milyar lira kamu ile 30 milyar lira özel sektör yatırımlarının şehre hayırlı olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, eserleri şehre kazandıran bakanlıkları, belediyeleri, tüm kurum ve kuruluşları ve özel sektörü tebrik etti.

“BURSA’NIN MARKA DEĞERİNİ ARTIRACAK HER TÜRLÜ PROJEYİ DESTEKLEDİK”

Bursa’nın kadim tarihiyle, kültürüyle, göz kamaştıran mimari eserleriyle, tabii güzellikleriyle Türkiye’nin sembol şehirlerinin başında geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’ya hizmet etmeyi, millete şükran borcunu ödemenin yanında ecdadın emanetine sahip çıkma misyonunun da bir gereği olarak gördüklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur” prensibince diğer şehirler gibi Bursa’ya da sık sık geldiklerini, vatandaşlarla hasbihal ettiklerini, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelerek taleplerini dinlediklerini, varsa sıkıntılarını çözüme kavuşturduklarını anlattı.

Projeleri yerinde takip ederek, süratle neticelendirilmelerini sağladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gençlerimiz, kadınlarımız, çiftçilerimiz, işçilerimiz ve toplumumuzun diğer kesimleriyle yaptığımız buluşmalarla milletimizle olan gönül bağımızı daha da güçlendiriyoruz. Bu amaçla sadece son bir yıl içerisinde Bursa’yı üç kez ziyaret ettik. Bursa’ya her gelişimizde şehrimiz ve ülkemiz için tarihî önemde birçok yatırımı hizmete açtık” diye konuştu.

Son olarak Türkiye’nin otomobili Togg’un üretim tesisini Bursa’nın ve Türkiye’nin hizmetine sunduklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk sanayisinin lokomotif şehri Bursa’nın marka değerini artıracak, ekonomik potansiyelini harekete geçirecek her türlü projeyi destekledik. Rabb’im sağlık ve ömür, milletimiz de yetki verdikçe Bursa’ya ve Bursalı kardeşlerimize hizmet etmeyi sürdüreceğiz” dedi.

“TÜRKİYE, TARİHİ BİR ASRA HAPSEDİLEMEYECEK KADAR KÖKLÜ MAZİYE SAHİPTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sene Cumhuriyet’in 100’üncü kuruluş yıl dönümünü idrak edeceklerini anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “29 Ekim 2023 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin inşallah ilk asrını tamamlayıp ikinci asrına ‘Merhaba’ diyeceğiz. Birleşmiş Milletler üyesi 193 devletin çoğunun geçmişinin 50-60 yılı zor bulduğu bir denklemde 100 yıl elbette bir devlet için önemlidir. Güçlü bir birikim ve geleneği ifade eden bir zaman dilimidir. Sadece bu vasfıyla bile Cumhuriyetimiz dünyada farklı bir konuma sahiptir. Ancak Türkiye, tarihi bir asra hapsedilemeyecek kadar köklü maziye, derin hafızaya, eşine az rastlanır zengin müktesebata sahip bir devlettir. Cumhurbaşkanlığı forsumuzda temsil edilen 16 Türk devletinin tarihi 2200 yılı aşıyor. Kara Kuvvetlerimizin ilk kuruluş tarihi milattan önce 209 yılına uzanıyor. Hariciye teşkilatımız inşallah bu sene 500’üncü yaşını kutlayacak. Jandarmamız 183 yıldır, emniyet teşkilatımız 177 yıldır milletimize hizmet ediyor. Hangi kuruma bakarsak bakalım benzer bir durumla karşılaşıyoruz. Ancak ‘Kökü mazide olan ati’ ifadesinin ete kemiğe büründüğü yer hiç şüphesiz Bursa’mızdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BTSO’nun 134 yıllık köklü geçmişiyle şehrin hafızası konumunda olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Oda’nın 1,5 asra yaklaşan bu tarihî süreç içerisinde Osmanlı’nın dağılmasına, vatan topraklarının işgal edilmesine, yeni devletin, Cumhuriyet’in kuruluşuna, tek parti faşizminin millet iradesiyle yıkılışına, Menderes ve arkadaşlarının öncülüğünde demokrasiye geçişe, her 10 yılda bir tekrarlanan darbe ve vesayet girişimlerine, ülke ekonomisinin 70 sente muhtaç olduğu kara günlere, sokaklarda terörün ve kargaşanın kol gezdiği yıllara, hasılı milletin yaşadığı tüm sıkıntılara, zorluklara, ekonomik ve siyasi çalkantılara bizzat şahitlik ettiğini anlattı.

“SİYASİ İSTİKRARIN TESİSİ, EKONOMİK BÜYÜME AÇISINDAN VAZGEÇİLMEZDİR”

Bu Oda’nın üyelerinin, rahmetli Adnan Menderes’in başlattığı demokrasi ve kalkınma hamlesinin nasıl darbelerle kesintiye uğratıldığını gördüklerini, merhum Turgut Özal’ın Türk ekonomisini dışarıya açma çabalarının önünün nasıl kesildiğine şahitlik ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sermayeyi renklere ayıran 28 Şubat zihniyetinin ülke ekonomisine verdiği zarara tanık olduklarını, yürütmede çift başlılık sorununun nelere yol açabileceğini, bir anayasa kitapçığının ülkeyi nasıl büyük bir ekonomik krize sürükleyebileceğini bilfiil yaşadıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bursa iş dünyası olarak, size ve milletimize ağır bedeller ödeten tüm bu krizlerle beraber son 20 yılda yakalanan ekonomik ivmeyi ve topyekûn kalkınma hamlesini de bizzat gördünüz, yaşadınız. Güçlü bir siyasi irade yönetiminde, Türkiye’nin nelere kadir olduğunu, Türk ekonomisinin neleri başarabileceğini yakından tecrübe ettiniz. Bu tecrübelerin ışığında artık şu gerçeği hepimiz idrak edebiliyoruz; siyasi istikrarın tesisi, ekonomik büyüme açısından vazgeçilmezdir. Belirsizliğin hâkim olduğu bir iklimde ne ekonomi ne de demokrasi gelişir. Hükûmetlerin ortalama ömrünün 1,5 yılı bile bulmadığı bir siyasi atmosferde istikrardan bahsedilemez. Daha ötesi 24 günlük, 38 günlük, 2 aylık hükûmetlerin görev yaptığı bir ülkede iş dünyası önünü göremez, geleceğini planlayamaz. AK Parti öncesi eski Türkiye ile yeni Türkiye arasındaki en büyük fark işte budur.”

“BÖLGEMİZDE YAŞANAN SICAK ÇATIŞMALARA RAĞMEN TÜRKİYE’NİN YILDIZI DAHA ÇOK PARLIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 20 yılda ülkenin yazdığı başarı hikâyesinin arka planında siyasette güven ve istikrar ortamının kalıcı bir şekilde sağlanmış olmasının bulunduğunun altını çizerek, bu önemli kazanımı sayesinde Türkiye’nin, terör örgütlerinden uluslararası güçlere, darbe girişimlerinden sokak eylemlerine kadar maruz kaldığı onca saldırıya rağmen her türlü badireyi atlatmayı bildiğini söyledi.

Türkiye’nin ilk defa orta ve uzun vadeli programlar yapabilme, hepsinden önemlisi de bunları hayata geçirebilme imkânına kavuştuğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mesela, Bolu Tüneli gibi 17 bakan eskiten nice eseri tamamlayarak milletimizin hizmetine sunduk. Koalisyon hükûmetleri olsa 10-15 yılda bitmeyecek yüzlerce köprüyü, otoyolu, havalimanını birkaç yıl gibi rekor sürelerde hizmete açtık. 3-5 sene sonrasını bile görmekten aciz bir ülkeyi hamdolsun 20-30 yıllık planlar yapan, 50 yıllık vizyonlar ortaya koyan bir kapasiteye ulaştırdık. Bugün, dünya enerji ve gıda başta olmak üzere krizleri konuşurken, biz ihracatta 254 milyar dolara ulaşmamızı, artan iş gücüne rağmen 32 milyon sınırına yaklaşan istihdam oranlarını, geçen yılın ilk üç çeyreğinde elde ettiğimiz yüzde 6,2’lik büyümeyi, turizmde 51 milyonu aşan turist sayımız ile 46 milyar doları bulan turizm gelirimizi, savunmadan enerjiye her alanda yakalanan tarihî başarıları konuşuyoruz. Bölgemizde yaşanan sıcak çatışmalara rağmen Türkiye’nin yıldızı daha çok parlıyor. Bir dönem sadece krizlerle, darbelerle gündeme gelen Türkiye, artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor.”

“TÜRKİYE, BU BAŞARIYLA TÜM MAZLUM MİLLETLERE DE İLHAM KAYNAĞI OLUYOR”

Türkiye’nin küresel siyasetteki özgül ağırlığının yaşanan her hadiseyle birlikte daha da arttığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, bu başarıyla yalnızca bölgesine değil, aynı zamanda Afrika’dan Asya’ya tüm mazlum milletlere de ilham kaynağı oluyor. Ülkemizi 20 yıl gibi kısa sürede böyle bir dönüşümün baş aktörü yaptığımız için hükûmet olarak biz de iftihar ediyoruz. İnşallah Türkiye Yüzyılımızı inşa edene kadar mücadelemizi sürdürecek, evlatlarımıza çok daha müreffeh bir ülke emanet edeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapmanın, imarın ve ihya etmenin zor olduğunu, yıkmanın, yok etmenin daima kolay olduğunu belirterek, bu hakikati merhum Mehmet Akif Ersoy’un, “Gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen iki kazma kürek iki de ırgat yeter. Hadi gel yapalım geri şunu desen bir Sinan gerek bir de Süleyman” sözleriyle bir asır önce anlattığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta iş dünyası olmak üzere her alanda yıkma ile yapma arasındaki devasa farkı görmenin mümkün olduğunu söyledi.

Bir işletmeyi büyütmenin çoğu zaman yıllar, on yıllar aldığını ama beceriksiz bir idareci elinde iflasa sürüklenmesinin sadece aylar sürdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı durumun ülke siyaseti için de geçerli olduğunu, bin bir emekle belli seviyelere getirilen projelerin akamete uğratılmasının, kifayetsiz bir muhterisin yanlış kararının ürünü bir imzaya baktığını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun acı örneklerine başta Devrim otomobilleri olmak üzere geçmişte defalarca rastladıklarını dile getirerek, özellikle ülke ekonomisi için çarpan etkisi yapacak hamlelerin daha emekleme safhasındayken nasıl boğulduğunu pek çok kez gördüklerini kaydetti.

“YATIRIM VE ESER DÜŞMANLIĞINDA İLK SIRADA MASANIN BÜYÜK ORTAĞI VARDIR”

Şimdi aynı kirli oyunun tekrar sahnelenmek istendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Türkiye’nin son 20 yılda en büyük başarıyı elde ettiği savunma sanayii alanında kopartılan fırtınayı eminim sizler de takip ediyorsunuz. Daha sandıktan bile çıkmadan, ülkemizin gurur kaynağı olan projelerini dillerine dolamaya başladılar. Hiçbir hakikat payı olmayan ithamlarla, milyarlarca dolar ihracat yapan firmalarımızı itibarsızlaştırmaya kalkıştılar. Attıkları yalanın altında ezilince de mertçe çıkıp özür dilemek yerine, masanın diğer ortakları gibi başkalarını suçlama yoluna gittiler. İHA ve SİHA konusu aslında altılı masanın ülkemizin stratejik yatırımlarına yönelik hazımsızlığının ilk değil en son örneğidir. Yatırım ve eser düşmanlığında ilk sırada masanın büyük ortağı vardır. Milletle gönül bağını tamamen kopartmış olan bu ortak, şimdiye kadar havalimanlarımız, şehir hastanelerimiz, enerji tesislerimiz, köprülerimiz, teknoloji şirketlerimiz dâhil pek çok yatırımımızı doğrudan hedef aldı. Tüm dünyada başarılarıyla adından söz ettiren şirketlerimize çete iftirası atmaktan çekinmedi. Üreten, ihraç eden, insanımıza istihdam sağlayan, ülkemize yatırım yapan firmalarımızı açıkça tehdit etti. Yurt dışındaki yatırımcılara, ‘Türkiye’ye gelmeyin, burada can ve mal emniyeti yok.’ diyecek kadar ileri gitti. Daha pek çok ihanet derecesine varan hezeyanlarla, tehditlerle iş dünyamıza yönelik iftiralarda bulundu.”

“SERMAYE DÜŞMANLIĞI YAPANLARA HAK ETTİKLERİ CEVABI SANDIKTA VERECEĞİZ”

İş dünyasının çatı kuruluşlarından, sanayi ve ticaret odalarının önemli bir kısmından bu tehditler karşısında ciddi bir ses yükselmediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bize gelince sürekli güvenden, şeffaflıktan, demokrasiden dem vuranlar, bu ülkenin şirketlerinin düşmanlaştırılmasına tek bir laf dahi etmedi. Bu zatın özel sektörü alenen tehdit eden ifadeleriyle ilgili serbest piyasa ekonomisi savunucularından da tek bir eleştiri cümlesi duymadık. Oysa ‘Türkiye güvenli değil.’ iftirası karşısında biz siyasetçilerden önce en güçlü tepkiyi iş dünyamızın vermesi gerekirdi. ‘Çete’ yaftası karşısında en sert eleştirinin, iş dünyasının, iş adamlarımızın bizatihi kendisinden gelmesi beklenirdi. Ekonomimizi açıkça çökertmeyi amaçlayan sermaye ırkçılığı karşısında herkesten evvel bu ülkenin sanayi ve ticaret odaları tavır koymalıydı. Yıkım masasının son dönemde bürokrasiden savunmaya, ekonomiden güvenliğe kadar farklı alanlarda tehdit dozunu sürekli artırmasında, bu sessizliğin önemli payı olduğunu düşünüyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek seçimlerin bu konuda da bir dönüm noktası olacağını vurgulayarak, “Sükûtun yerini inşallah çok güçlü bir tepki alacaktır. İş dünyamızı fütursuzca tehdit edenlere, Türk ekonomisini kötüleyenlere, sermaye düşmanlığı yapanlara hak ettikleri cevabı sandıkta vereceğiz. Ülkemizin stratejik yatırımlarını engellemeyi hayal edenlerin bu heveslerini bir kez daha kursaklarında bırakacağız. Yabancı ekonomi komiserlerinden medet uman müstemleke sevdalılarının ülkemizi tekrar kriz bataklığına sürüklemesine göz yummayacağız. Milletimizin gündeminden tamamen çıkardığımız siyasi istikrarsızlık ikliminin yeniden hortlatılmasına müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.

“ÜLKEYE VE MİLLETE DAİR HİÇBİR HAYALLERİ, HİÇBİR HEDEFLERİ YOKTUR”

Sadece son birkaç ayda yaşananların bile bu çürük yapının Türkiye’ye kavga, entrika, kriz ve kaos dışında hiçbir şey vadetmediğini göstermeye yeterli olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların tek derdi, gel deyince koşa koşa gelen, git deyince tıpış tıpış giden, iradesi ve özgür karar alma kabiliyeti olmayan güdük bir şahsiyeti millete cumhurbaşkanı adayı olarak kabul ettirmektir. Bunun dışında ülkeye ve millete dair hiçbir hayalleri, hiçbir hedefleri yoktur. Ne milletimizin ne de iş dünyamızın böyle bir tuzağa düşmeyerek tercihini güçlü cumhurbaşkanından, güçlü hükûmetten ve netice olarak da güçlü Türkiye’den yana kullanacağına inanıyorum. Rabb’im yolumuzu, bahtımızı açık etsin” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı kategorilerde ödüle layık görülen firmaları, bu firmaların çalışanlarını, müteşebbislerini tebrik ederek, açılışını yaptıkları eser, hizmet, özel sektör ve kamu yatırımlarının şehre hayırlı olmasını diledi.

Törende konuşmaların ardından Bursa ipeğiyle dokunmuş Türkiye Yüzyılı tablosu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da toplu açılış törenine katıldı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da toplu açılış törenine katıldı için yorumlar kapalı 97776

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bursa Gemlik Büyükkumla Barajı, Bursa Bölge İdare Mahkemesi Hizmet Binası, Dağyenice Doğal Yaşam Turizm Kompleksi ve yapımı tamamlanan diğer projelerin toplu açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan törende yaptığı konuşmasının başında, geçen yıl Göçebe Oyunları nedeniyle İznik’e, Togg’un Tesisi açılışı nedeniyle Gemlik’e geldiklerini, bugün de hasret gidermek için bir kez daha Bursa’da olduklarını belirtti.

“TÜRKİYE YÜZYILI’NI BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ”

“Bursa yeniden 2023’ü şahlandırmaya hazır mı?” sorusuna kalabalıktan “evet” cevabını alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Size inanıyorum, size güveniyorum ve biliyorum ki inşallah 2023 Bursa’da farklı bir coşkuya, farklı bir heyecana vesile olacak. Osmanlı’yı beylikten cihan devletine taşıyan Bursa’nın Türkiye’nin Yüzyılı’nda lokomotif şehri olmaya hazırlandığını görüyorum. Her köşesi ayrı bir gönül sultanını misafir eden bu mübarek şehrin girdiğimiz her mücadelede desteğini de duasını da hep yanımızda bulduk. İnşallah Türkiye Yüzyılı’nı da birlikte inşa edeceğiz. “

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanayinin, ticaretin, tarımın, denizin, dağın, yeşilin, huzurun, kuruluşun şehri Bursa’nın kendileriyle olduğu müddetçe üstesinden gelemeyecekleri mesele olmadığını, şehre teşekkürlerini 20 yıldır eser ve hizmetle ödediklerini vurguladı.

Törenden sonra gençlerle coşkulu bir buluşma yapacaklarını, daha sonra Bursa Ticaret ve Sanayi Odasının düzenlediği Ekonomiye Değer Katanlar Ödül Töreni’ne katılacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üretimiyle, istihdamıyla, ihracatıyla, ödediği vergiyle ülkemize katkı sağlayan iş insanlarımızla birlikte olacağız. Öncelikle şehre geldiğimiz andan itibaren bizleri heyecanla bağırlarına basan Bursalı kardeşlerimin her birine şükranlarımı sunuyorum” dedi.

“ÜLKEMİZİ DÜNYADA HAK ETTİĞİ YERE ÇIKARACAK YENİ ATILIMLARA YÖNELECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplu açılış törenine yoğun katılıma işaret ederek, “Az önce emniyetten rakamları alayım dedim. Çünkü yol boyu, yolun sağı, solu, Bursa’da ne durumdayız diye şöyle baktım. Ve verilen rakam şu, evet 120 bini bugün aştık” diye konuştu.

Alanda asılan bir pankartta “Gücüne güç katmaya geldik” yazdığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben de sizden güç almaya geldim. Kadim şehrin AK kadınları yol boyu bizimle oldu. Aramızdaki bu sevgiden, bu aşktan, bu gönül bağından aldığımız güçle inşallah önce 2023 imtihanını başarıyla vereceğiz. Ardından da ülkemizi dünyada hak ettiği yere çıkaracak yeni atılımlara yöneleceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında kentte yapacakları yatırımları anlattı.

BURSA’YA YAPILAN YATIRIMLAR

Eğitimde, anaokulundan liseye, pansiyondan spor salonuna, bina güçlendirmesinden atölyeye kadar çeşitli ilçelerde 127 farklı yatırımı bugün resmen açtıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa Uludağ ve Bursa Teknik Üniversitelerinin tamamlanan altyapı ve binalarının resmî açılışını yaptıklarını, Mudanya Üniversitesinin de fakülte, yüksekokul, enstitü, araştırma merkezi birimlerini bu eğitim-öğretim yılında resmen faaliyete açtıklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta, çeşitli ilçelerde yapımı tamamlanan sağlık merkezlerinin ve diğer tesislerin açılışını gerçekleştirdiklerini, adalette Bursa Bölge Adliye Mahkemesi binası ile Orhangazi ve Gemlik Adliye binalarının, güvenlikte Emniyet Müdürlüğünün çeşitli hizmet binalarının resmî açılışlarını bugün yaptıklarını kaydetti.

DSİ tarafından 1 milyar 745 milyon liralık yatırımla tamamlanan 14 milyar metreküpün üzerinde su depolama kapasitesine sahip Gemlik Büyükkumla Barajı’nı da buradan resmen hizmete açtıklarına belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Malum kuraklık var. Soruyorlar, ‘Çare ne?’ Çare, işte bizim de yaptığımız gibi baraj, baraj, baraj. Eğer bu barajlarınız olmazsa kuraklıkla mücadele edemezsiniz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOKİ’nin Dursunbey Karyağmaz Köyü’nün Mustafakemalpaşa ilçesine nakledilmesi için yaptığı 404 konut ve 100 ahırın, Orhangazi’de inşa edilen 292 konutun, Orhaneli’de inşa edilen 148 konutun, Gemlik’te tamamlanan 224 konutun dönüşümünün resmî açılışını da bugün buradan yaptıklarını anlattı.

“19 BİNE YAKIN İSTİHDAM SAĞLAYACAK 128 TESİSİN AÇILIŞINI GERÇEKLEŞTİRİYORUZ”

Tarım Bakanlığının çeşitli birimleri tarafından tamamlanan destekleme projelerinin, ayrıca çeşitli kurumlara ait hizmet binalarının, restorasyonların resmî açılışlarını da buradan gerçekleştirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bursa Büyükşehir Belediyemiz, güncel bedeli 4,6 milyar lirayı geçen 67 ayrı projeyi Bursa’mıza kazandırdı. Aralarında Dağyenice Doğal Yaşam Merkezi’nin, Gökdere Millet Bahçesi’nin çok sayıda yol yapımı ve asfaltlaması, spor tesisi inşası, otopark, çevre düzenlemesi, araç alımı, arıtma tesisinin de bulunduğu bu yatırımların resmî açılışını da buradan yapıyoruz. Aynı şekilde, ilçe belediyelerimizin tamamlanan yatırımlarını da resmen hizmete açıyoruz. Bugün ayrıca, özel sektörümüzce şehrimize kazandırılan, yatırım tutarı yaklaşık 17 milyar lirayı ve güncel rakamla 30 milyar lirayı bulan, 19 bine yakın istihdam sağlayacak 128 tesisin de resmî açılışlarını gerçekleştiriyoruz. Toplam yatırım tutarları güncel rakamla 12 milyar liraya varan kamu yatırımları ile 30 milyar liraya ulaşan özel sektör yatırımlarının şehrimize hayırlı olmasını diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimi ilave kimi yeni yatırım olarak hayata geçirilen projelerin sahiplerine bakıldığında, hemen tamamının ülkenin gurur abidesi şirketleri olduğunu gördüklerinden bahsederek, şehrin tüm bu yatırımlara kavuşmasına vesile olan bakanlıklara, kurumlara, belediyelere, hayırseverlere ve iş dünyasına teşekkür etti.

Buradan temellerini attıkları, çeşitli bakanlıklar ile büyükşehir ve ilçe belediyelerince yapılacak 14 milyar lira tutarındaki yeni yatırımın da şimdiden şehre hayırlı olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Elbette Bursa’ya yaptıklarımız sadece bunlardan ibaret değil. Son 20 yılda Bursa’ya toplamda ne kadar kamu yatırımı yaptık biliyor musunuz? 80 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık. Eğitimde 10 bin 376 adet yeni derslik inşa ettik. Bursa’ya ikinci devlet üniversitesi olarak Bursa Teknik Üniversitesini kurduk. Gençlik ve Spor’da 8 bin 71 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları kazandırdık. Kırk üç bin seyirci kapasiteli bir stadyumu biz yaptık. Toplam 72 adet spor tesisi kurduk. Sosyal yardımlarla Bursalı ihtiyaç sahibi kardeşlerimize toplam 7,2 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta aralarında Şehir Hastanemizin de yer aldığı toplamda 3 bin 674 yataklı 28 hastane ile birlikte 86 adet sağlık tesisi yaptık. Durmak yok.”

“BURSA’DA RİSKLİ YAPI OLARAK BELİRLEDİĞİMİZ 14 BİN 292 BAĞIMSIZ BÖLÜMÜN DÖNÜŞÜMÜNÜ GERÇEKLEŞTİRDİK”

Toplam 750 yataklı Çekirge Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi ile birlikte üç sağlık tesisinin yapımının devam ettiğine değinenCumhurbaşkanı Erdoğan, Çevre ve Şehircilik’te TOKİ eliyle Bursa’da toplam 25 bin 569 konut projesini hayata geçirdiklerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk Evim” projesiyle şehirde 8 bin 650 konut daha inşa edeceklerini, “İlk Arsam” kapsamında 13 bin altyapısı hazır arsayı, “İlk İş yerim” çerçevesinde de Yıldırım’da 500 iş yerini vatandaşlara sunacaklarını aktararak, konuşmasına şöyle devam etti: “Bursa’da riskli yapı olarak belirlediğimiz 14 bin 292 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Toplam 17 farklı alanda kentsel dönüşüm çalışmalarımıza devam ediyoruz. Şehirlerimize ruhunu veren tarihî şehir meydanlarımızı, ‘Tarihe vefa, geçmişe saygı’ diyerek ihya ediyoruz. Osmanlı’nın ilk başkenti Bursa’daki Tarihî Çarşı ve Hanlar Bölgesi de eski ihtişamına kavuşturma gayreti içerisinde olduğumuz yadigârlarımızın başında geliyor. Hanlar Bölgesi’nde yürüttüğümüz projeyle ecdadımızın aziz hatıralarını koruyor, Bursa’nın tarihî siluetini, âdeta şehrin kalbini yeniden gün yüzüne çıkarıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, alanda bulunanların “Bursa seninle gurur duyuyor” diyerek sevgi gösterisinde bulunması üzerine, “Gençler, kızlar sizi solladı. Onlardaki coşkuya bak, size bak. Maşallah” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursalıların hayalini gerçekleştirmek için kamulaştırma çalışmalarıyla projeyi başlattıklarını, tarihî bölgeye zarar veren Zafer Plaza’nın ek binası ile beraber toplam 38 binayı yıkarak bölgeyi temizlediklerini anlattı.

Şu anda etrafını tamamen açtıkları Ulu Cami çevresine 500 milyon liralık yatırım yaptıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ulu Cami ile hanlar bölgesi arasındaki bağlantıyı güçlendirecek bu projeyle birlikte Bursa’ya üç yeni meydan, yeşil alanlar ve 12 bin 500 metrekarelik yeraltı kapalı otoparkı kazandırdıklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hanlar bölgesinin, bünyesindeki 14 han, bir bedesten,13 açık çarşı, 18 üstü örtülü ve kapalı çarşı, dört pazar yeri, 21 cami, 177 sivil mimarlık örneği yapı, bir okul ve üç türbesiyle âdeta bir açık hava müzesi olacağını belirtti.

Bölgeye gelenlerin kendilerini şiirlerden hatırlanan o eski zamanlarda bulacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca Bursa’da 11 millet bahçesi projesinden dördünü tamamladıklarını, bunlardan birini bugün açtıklarını, üçünün yapımına devam ettiklerini, projelendirme çalışmalarının da sürdüğünü kaydetti.

“BANDIRMA-BURSA-OSMANELİ HIZLI TREN HATTI’NI 2025 YILINDA HİZMETE AÇMAYI PLANLIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırmada Bursa’nın bölünmüş yol uzunluğunu 601 kilometreye çıkardıklarını bildirerek, “İstanbul-Bursa-İzmir Otoyolunun önemli bir kısmı şehrimizden geçiyor. Daha önce körfezi dolanmak için aracıyla ve feribotla saatler harcayan Bursalı kardeşlerim artık dakikalar içinde karşıya geçebiliyor. Böylece Bursa’dan İstanbul’a bir saatte, İzmir’e 3,5 saatte, Eskişehir’e 2,5 saatte varılabiliyor” dedi.

Otoyol yanında Orhangazi-İznik Yolu ve İznik Çevre yolunu, Yenişehir-Bilecik-Osmaneli yolunu, Mudanya-Bursa-Gemlik yolunu, Keles-Domaniç Yolu ve Keles Çevre Yolunu tamamladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa Çevre Otoyolu doğu kesimindeki onarım çalışmaları ile de Demirtaş Organize Sanayi Kavşağını bu yıl bitireceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bandırma-Bursa-Osmaneli Hızlı Tren Hattı’nı 2025 yılında hizmete açmayı planlıyoruz. Fiziki gerçekleşmesi yüzde 40’ı bulan metro projemizi de inşallah yıl sonuna kadar bitirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Tarım ve ormanda Bursa’ya 22 baraj, iki içme suyu tesisi, 45 sulama tesisi, dört arazi toplulaştırma, 20 taşkın koruma tesisi, 17 gölet, altı yeraltı depolama tesisi ve 12 hidroelektrik santral tesisi inşa ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplam 152 bin dekar arazinin sulanmasını sağlayacak altı barajın inşaatının sürdüğünü bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıkları sulama projeleriyle Bursa’da 561 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtıklarını, Bursalı çiftçilere toplam 2,3 milyar lira tutarında tarımsal destek verdiklerini belirtti.

“İLİMİZDEKİ DOĞAL GAZ ABONE SAYISINI 1 MİLYON 30 BİNİN ÜZERİNE ÇIKARDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanayi ve teknolojide Türkiye’nin otomobili Togg’a ev sahipliği yapan Bursa’ya, sekiz yeni organize sanayi bölgesi, üç endüstri bölgesi, iki Teknokent, 129 araştırma geliştirme merkezi ve 30 tasarım merkezi kurduklarına işaret ederek şöyle konuştu: “Bursalı iş insanlarımıza, toplam 17,3 milyar lira tutarında prim desteği sağladık. Hayata geçirmekte olduğumuz Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi, şehrimizin bu alandaki marka değerini yükseltecek, istihdamı ve ihracatı arttıracaktır. Enerjide ilimizdeki doğal gaz abone sayısını 1 milyon 30 binin üzerine çıkardık. Şimdi size bir müjde vereyim. Uludağ Alan Başkanlığını kurarak ülkemizin bu önemli tabiat ve turizm merkezinin hak ettiği ihtimamla korunmasını değerlendirilmesini sağladık.”

Geçen yıl Türk Dünyası Kültür Başkenti unvanını başarıyla temsil eden Dünya Göçebe Oyunlarına ev sahipliği yapan Bursa’nın bu vesileyle ismini bir kez daha dünyaya duyurduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tek tek saymaya kalksak saatlerin, günlerin yetmeyeceği eser ve hizmetlerimizi özetlemek bile epeyce vakit alıyor. İnşallah önümüzdeki dönem Bursa’mızı Türkiye Yüzyılı’nın parlayan yıldızı hâline getirecek yeni yatırımlarla, yeni eserlerle, yeni hizmetlerle sizinle birlikte olmayı sürdüreceğiz” dedi.

“Ama burada beraberce çok çalışmamız lazım” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şimdi gelin öyle bir ses verin ki Marmara’nın ta karşı kıyılarından bile duyulsun. Hazır mıyız? Bursa Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa etmeye hazır mıyız? Bursa güvenli, huzurlu, müreffeh Türkiye’nin yolunu sandıkta bir kez daha açmaya hazır mıyız? Bursa, dışarıda Türkiye düşmanlarının, içeride maşalarının heveslerini kursaklarında bırakmaya hazır mıyız? Bursa, Cumhuriyetimizin yeni asrını bir olarak, diri olarak, iri olarak, kardeş olarak, Türkiye olarak hep birlikte kucaklamaya hazır mıyız? Rabb’im sizlerden razı olsun.”

Alandakileri büyük bir coşkuyla Bursa’dan Türkiye’ye seslenmeye davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şöyle kaldırın bakalım elleri. Büyük bir coşkuyla, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun. Ana kademe durmak yok. Sandıklar patlayacak. Kadın kollarımız kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Gençler kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Durmuyoruz değil mi? Çok çalışacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gökdere Meydanı’ndan yapımı tamamlanan projelerin açılışlarının yapıldığı üç farklı noktaya canlı bağlantı gerçekleştirdi.

YAPIMI TAMAMLANAN PROJELERİN AÇILIŞLARI CANLI BAĞLANTIYLA YAPILDI

İlk önce Bursa Bölge İdare Mahkemesi Hizmet Binası önünde düzenlenen törene telekonferansla bağlanarak, eserin videosunu izleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölge Adliye Mahkemesi nasıl olmuş, güzel mi? AK Parti’ye bu yakışır. Cumhur İttifakı’na bu yakışır. Bursa’mıza bu yakışır. Öyleyse şimdiden hazırlanın bakalım. Çok iyi çalışacağız. Sandıkları evelallah patlatacağız, değil mi? Merdiven altı mahkeme salonlarından işte buraya. Çünkü Türkiye’ye onlar yakışmıyordu. İşte yakışan buydu” diye konuştu.

Uludağ Üniversitesi-Görükle Metro Hattı ve Bursa Raylı Sistemleri Depo Sahası Temel Atma Töreni’ne canlı bağlantı gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi de Görükle metro hattının temelini atacağız. Temel atmaya hazır mıyız? Mikserler çalışsın, mikserleri görelim ve çalıştıralım. Ya Allah bismillah. Bay Kemal yanında birileriyle metroya binmiş. Ne diyor? ‘Paris’te bile yok.’ diyor. Biz bunları çoktan geçtik. Sen Marmaray’ı gördün mü? Avrasya’yı gördün mü? Öbür tarafta şu anda Pendik’teki yaptığımız metroları gördün mü? Ümraniye’yi gördün mü?” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Kağıthane-İstanbul Havalimanı Metro Hattı’nın açılışını yapacaklarını bildirerek şunları söyledi: “Uzunluğu ne kadar biliyor musun Bay Kemal? 34 kilometre ama bizimki öyle Paris maris falan dinlemez. Bizimki İstanbul metrosu ve bunlarla dünyaya örnek olduk, hâlâ oluyoruz ama alışacaklar. Benim milletim takdir etsin yeter. Bunlar ne yapıyor? Bunlar gidiyorlar Sancaktepe’deki açtığımız metroyla ilgili ne yazık ki o tüpleri hafriyatla dolduruyorlar. Bunların yaptığı iş bu. Yarın izleyin bizi. Yarın Kâğıthane-İstanbul Havalimanı, buranın inşallah metrosunun açılışını yapacağız.”

Son olarak Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi’nde yapılan yatırımın açılış törenine bağlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah bu tesisimiz de gerek sahiplerine gerek yöneticilerine, ülkemize hayırlı olsun. Ya Allah bismillah” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra protokolle birlikte yapımı tamamlanan tüm projelerin resmî açılışını kurdele kesmek suretiyle gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurdele kesimi sırasında “Bursa, bugün tarihinde olduğu gibi muhteşem. Rabb’im daha nice eserlerin açılışında bir arada olmayı bizlere nasip etsin. Bursa’ya yakışan neyse onu yaptık, bundan sonra da yapacağız. İnşallah seçimlerde de sandıkları gümbür gümbür patlatacağız” ifadelerini kullandı.