Ulaştırma Bakanı Mehmet Cahit Turhan, 2019 Yılı Değerlendirmesi Yaptı, 2020 Hedeflerini Anlattı Ulaştırma Bakanı Mehmet Cahit Turhan, 2019 Yılı Değerlendirmesi Yaptı, 2020 Hedeflerini Anlattı için yorumlar kapalı 21769

Ulaştırma Bakanı Mehmet Cahit Turhan, 2019 yılı değerlendirmesi ve 2020 yılı hedeflerine ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunda (BTK) düzenlediği basın toplantısında, Bakanlık tarafından yapılan yatırımların ülke için büyük önem taşıdığını söyledi.

Yurdun her tarafında aynı seviyede ulaşım ve haberleşme altyapısını sağlamak, zenginlik merkezlerini Türkiye’nin her tarafına yaymak amacıyla entegre ulaşım sistemlerini güçlendirmeye ve yaygınlaştırmaya çalıştıklarını ifade eden Turhan, “Bugüne kadar gerek ulaştırma politikalarında gerekse mevzuatta yapılan çalışmalar, günü kurtarmanın dışında köklü reform niteliği taşıyan çalışmalar oldu. Dün insanımız için hayal olan pek çok ulaşım ve bilişim hizmeti bugün gündelik hayatın vazgeçilmezi haline geldi. Bu bağlamda Türkiye gelişim açısından Avrupa ortalamasının üzerinde bir ivme yakaladı. Bugün, yaratılan krizlerin olumsuz etkilerini minimuma indirebilmemizin temelinde yaptığımız altyapı yatırımları yatmaktadır.” diye konuştu.

Bu doğrultuda 2003’ten bu yana kamu-özel ortaklığı projeleriyle 776,6 milyar lira yatırım yaparak birçok projeyi hayata geçirdiklerine işaret eden Turhan, harcamalarının önemli bölümünü karayolları yatırımlarının oluşturduğunu bildirdi.

Turhan, özel sektörün dinamizmiyle yaklaşık 200 milyar liralık kamu-özel iş birliği projesi başlattıklarını aktararak, söz konusu yatırımların yüzde 77’sinin tamamlandığını, yapımı devam eden projelerle 45,5 milyar liralık yatırımı daha ülkeye kazandıracaklarını dile getirdi.

“77 il bölünmüş yollarla birbirine bağlandı”

Türkiye’de 77 ilin bölünmüş yollarla birbirine bağlandığını anımsatan Turhan, bölünmüş yol uzunluğunun 27 bin 181 kilometreyi bulduğunu kaydetti.

Turhan, yapılan bölünmüş yolların yakıt ve zaman tasarrufuna katkısının yıllık toplam 18,1 milyar liraya ulaştığını, yollardaki zararlı gaz salımının da yaklaşık 3,9 milyon ton azaltıldığını belirtti.

Trafik hacmi artmasına karşın kazalarda hayatını kaybeden kişi sayısında yüzde 71’lik azalma olduğuna dikkati çeken Turhan, BSK (bitümlü sıcak karışım) asfalt yapımını hızlandırarak daha konforlu, güvenli ve ekonomik karayolu ulaşım hizmeti sağladıklarını anlattı.

Turhan, Kuzey Marmara Otoyolu’nun 2’nci ve 3’üncü kesiminde (Kınalı-Odayeri ve Kurtköy-Akyazı) çalışmaların devam ettiğini, kalan kesimin 2020’de bitirileceğini vurgulayarak, “1915 Çanakkale Köprüsü’nün de yer aldığı 101 kilometrelik ‘Malkara-Gelibolu-1915 Çanakkale Köprüsü ve Çanakkale Bağlantısı’ devam ediyor. Bu dev yapının ayakları yükseliyor.” ifadelerini kullandı.

Ankara-Niğde Otoyolu ile Ankara’yı Aksaray, Nevşehir ve Niğde üzerinden Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine bağlayacaklarına işaret eden Turhan, yolu bu yıl hizmete açmayı hedeflediklerini bildirdi.

Turhan, Aydın-Denizli Otoyolu ihalesinin, kazanan ortak girişim grubunun imzadan çekilmesi nedeniyle iptal edildiğini anımsatarak, söz konusu ihalenin yeniden yapılacağını söyledi.

Kuzey Marmara Otoyolu’nun 8’inci kesimini yaptıklarını hatırlatan Turhan, 45 kilometrelik Başakşehir-Nakkaş yolunun ihalesini de bu yıl gerçekleştireceklerini dile getirdi.

“İstanbul Havalimanı 55 milyon yolcuya hizmet verdi”

“Halkın yolu” yapma hedefiyle işe başladıkları havayolu sektöründe de 17 yıldır dünya ortalamasının çok üzerinde büyüme yaşadıklarına dikkati çeken Turhan, “Havacılıkta gösterdiğimiz başarılar nedeniyle 2016-2019 döneminde ICAO Konsey üyesi olarak dünya çapında sivil havacılıkla ilgili kararları alan ve onaylayan ülkelerden biri olduk.” değerlendirmesinde bulundu.

Yurtdışında 2003’te 60 noktaya uçulurken anlaşmalı ülke sayısının 173’e, uçuş yapılan nokta sayısının ise 328’e çıkarıldığını belirten Turhan, faal havalimanı sayısını 26’dan 56’ya yükselttiklerini kaydetti.

Turhan, dünyanın buluşma noktası İstanbul Havalimanı’nda hizmete açıldığı günden 2019 yılı sonuna kadar 330 bin 574 uçak ve yaklaşık 55 milyon yolcu trafiği gerçekleştiği bilgisini vererek, “İstanbul Havalimanı henüz ilk yılında garanti edilen yolcu sayısını geçtiğinden, havalimanı işletmecisi şirket kamuya 22,4 milyon avroluk ek ödeme yapacak.” dedi.

Rize-Artvin Havalimanı’nda yüzde 57 fiziki gerçekleşmeye ulaştıklarını ifade eden Turhan, buradaki üstyapı çalışmalarını başlattıklarını aktardı.

“3 yük, 2 yolcu tren işletmecisi yetki belgesi aldı”

Turhan, demiryollarının serbestleşmesini ve rekabete açılmasını sağladıklarına işaret ederek, 3 demiryolu yük tren işletmecisi, 2 demiryolu yolcu tren işletmecisinin yetki belgelerini aldığını bildirdi.

405 kilometrelik Ankara-Sivas YHT hattının Yerköy-Yıldızeli kesiminde yılın ilk çeyreğinde test sürüşlerine başlayacaklarını vurgulayan Turhan, çalışmaların tamamlanmasıyla YHT’yi Sivas’a ulaştıracaklarını kaydetti.

Turhan, bu yıl TÜVASAŞ’ta ilk prototip Milli Elektrikli Tren setini de raylara indireceklerini ve seri üretimine başlayacaklarını açıkladı.

Yenikapı-Sefaköy hattını Büyük İstanbul Tüneli ile entegre olacak şekilde gerçekleştirmeyi planladıklarını anlatan Turhan, “Yap-işlet-devret (YİD) modeliyle gerçekleştireceğimiz Büyük İstanbul Tüneli Projesi’nin de ihalesini bu yıl yapmayı planlıyoruz.” diye konuştu.

“Filyos Limanı’nın üstyapı ihalesine bu yıl çıkacağız”

Limanlarda 2019’da 11,6 milyon TEU konteyner, 484 milyon ton yük elleçlendiği bilgisini veren Turhan, yurtdışı düzenli Ro-Ro hatlarında 597 bin aracı taşıdıklarını bildirdi.

Turhan, Filyos Limanı altyapı çalışmalarında yüzde 80 ilerleme sağladıklarını belirterek, bu yıl üstyapı ihalesine de çıkacaklarını dile getirdi.

Tamamlandığında Avrupa’nın en büyük 10 limanından biri olacak Kuzey Ege (Çandarlı) Limanı’nın da altyapısını tamamladıklarına dikkati çeken Turhan, buradaki üstyapı çalışmalarının YİD modeliyle yapılacağını ifade etti.

Kanal İstanbul Projesi’ne de değinen Turhan, şöyle konuştu:

“Boğazlarımızı ve İstanbul’u koruyacak Kanal İstanbul Projesi’nde ihale aşamasına geldik. Bu yıl içinde de kazmayı vuracağız. Kanal İstanbul ile Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin hükümlerini hiçbir şekilde ihlal etmeden, İstanbul Boğazı deniz ulaştırmasına açık tutularak, alternatif bir kapının açılmasını sağlayacağız. İstanbul Boğazı’nı kazalardan ve tehlikeli yüklerden koruyacağız.”

“Siber saldırı sayısı 150 bini geçti”

Bakan Turhan, haberleşme sektöründe de çarpıcı gelişmelerin görüldüğüne işaret ederek, kurumsal ve sektörel siber olaylara müdahale ekibi (SOME) sayısını 1289’a çıkardıklarını, elektronik haberleşme işletmecileri tarafından raporlanan siber saldırı sayısının da 2019’da 150 bini geçtiğini söyledi.

Yeni uydu projelerine değinen Turhan, Türksat 5A’nın 2020’nin üçüncü çeyreğinde, Türksat 5B’nin 2021’de fırlatılması takvimine uygun olarak sürecin devam ettiğini bildirdi.

Turhan, Türksat 6A’da mühendislik modeli entegrasyon faaliyetlerine devam ettiklerini, uydunun 2022’de uzayda hizmete başlamasını hedeflediklerini kaydetti.

5G çalışmalarını da başlattıklarını anımsatan Turhan, “5G’yi ilk olarak İstanbul Havalimanı’nda pilot uygulama olarak başlatmayı planlıyoruz.” dedi.

Kanal İstanbul’un proje çalışmaları tamamlandı

Bakan Turhan, basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kanal İstanbul’a ilişkin sorular üzerine Turhan, proje çalışmalarının tamamlandığını, bölgenin imar planı çalışmalarının da onaylandığını ve askıda bulunduğunu söyledi.

Turhan, söz konusu süreci takip ettiklerini, bunun da bitmesiyle ihale sürecini başlatacaklarını ifade ederek “Gerek resmi yazı yazarak gerek şifahi olarak projeyle ilgilenen birçok ülke firması ve kredi kuruluşu var. Rusya, Çin, Hollanda, Belçika, ayrıca münferit olarak dünyanın diğer ülkelerinden firmalar bu projemizle ilgileniyor.” dedi.

İmar süreci ve yer tahsisi uygulaması tamamlanınca öncelikli olarak Kanal İstanbul’un yapılacağı mahaldeki altyapıların deplasmanını yapacaklarını anlatan Turhan, “Yolların, köprülerin, isale, enerji ve enerji hatlarının deplasmanını yapacağız ve kanal sahasını diğer hizmetleri aksatmadan sürdürülebilir hale getirdikten sonra inşaata başlayacağız. Mahalli trafikten tamamen arındırılmış bir alan içinde kazı ve inşaat işlerini yapmayı planlıyoruz.” diye konuştu.

Turhan, Çin’de ortaya çıkan yeni tip koronavirüsün ulaştırma hizmetlerine etkisinin sorulması üzerine, Sağlık Bakanlığı’nın bu konuyu yakından takip ettiğini dile getirdi. Bakan Turhan, Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu kararlarına göre ulaşım hizmetlerine başlayıp devam edeceklerini kaydetti.

Acil haberleşme altyapısı

Başta depremler olmak üzere afetlerde kullanılacak acil haberleşme sistemine yönelik soruları yanıtlayan Turhan, olası depremlere karşı tedbirleri operatörlerle koordineli şekilde aldıklarını söyledi. Turhan, ortak uygulama olarak operatörlerle deprem anında kullanılacak mesajlaşma ve sesli görüşme uygulamasının geliştirilmesi için çalışmalar yaptırdıklarını vurgulayarak şöyle devam etti:

“Böylece ses trafiğinin ani artışlarla şebekede herhangi bir sorun oluşturmaması amaçlanıyor. Bunun dışında operatörlerle kapasite artış çalışmalarımız devam ediyor. İlk aşamaları tamamlanmış durumda. Önümüzdeki süreçte kademeli artışlar yapılacak. Depremde sesli internet üzerinden haberleşme yapılması önemli. Bununla ilgili girişimlerimiz devam ediyor. İçişleri Bakanlığımız ve AFAD ile bu konuda çalışmaları sürdürmekteyiz.”

Avrasya Tüneli geçiş ücretindeki artış

Cahit Turhan, Avrasya Tüneli geçiş ücretine yapılan yüzde 56’lık zamma ilişkin, tünelin yap-işlet-devret modeliyle yapıldığını anımsattı. Projedeki geçiş ücretlerinin sözleşme kapsamında yılda 2 kere güncellendiğini ifade eden Turhan, “Bu güncellemeler idarenin kontrolünde yapılıyor. En son güncelleme 1 Temmuz 2018’de gerçekleştirilmişti. 2020’nin başındaki güncelleme formülüne göre yapılan hesaplarda 23,30 lira olarak uygulanan geçiş ücreti 36,40 liraya çıktı. Bunu da uyguluyoruz, güncellenmiş olan bir fiyat.” diye konuştu.

Akıllı ulaşım sistemleri uygulama koridoru

Bakan Turhan, yakın dönemde akıllı ulaşım sistemleri uygulama koridoru oluşturacaklarını söyledi. Turhan, bu koridorda operatif akıllı ulaşım sistemleri hizmetlerinin vatandaşlara uygulamalı olarak gösteriminin sağlanmasının yanında, bu sektörde faaliyet gösteren üreticilerin milli kaynaklarla ürettiklerini test etmeleri için gerekli ortamın oluşturulacağını anlattı.

Bu çalışmaların yanında Avrupa’da akıllı ulaşım sistemleri üzerine çalışma yapan en büyük organizasyonlara üye olarak gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Turhan, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün de 15 bin kilometre fiber altyapı imalatına başladığını ve 505 kilometrenin tamamlandığını bildirdi. Turhan, akıllı yolların mimarisinin oluşturulduğunu ve Akdeniz Sahil Yolu’nun bir kısmında bu hizmetin verilmeye başlandığını dile getirdi.

YHT abonman ücretlerindeki artış

Yüksek hızlı tren (YHT) abonman fiyatlarındaki düzenlemelere ilişkin sorular üzerine Bakan Turhan, bu hizmetin devreye alınma sürecinde bir dizi karar alındığını ve uygulama yapıldığını, geçen sürede düzenleme ihtiyaçları ortaya çıktığını bildirdi. Turhan, şunları kaydetti:

“YHT’ye yüksek talebin karşılanamaması, bilet bulunamaması, bunun yanında abonman bilet sahibi olup, yer ayırtılmasından kaynaklı boş koltuk sayısının yüksek olması nedeniyle daha gerçekçi, akılcı ve verimli hizmet verme doğrultusunda değişiklik yapma gereği duyduk. Yüzde 75 olan abonman bilet fiyat indirimini öğrencilerde yüzde 50’ye, diğer vatandaşlarımızda yüzde 25’e indirdik. Bu uygulamayı başlattıktan sonra doluluk oranı yüzde 84’ten yüzde 95’e çıktı. Daha fazla insanımız bundan faydalanmaya başladı.”

“e-SIM teknolojisi yerli ve milli olacak”

Turhan, e-SIM teknolojisine ilişkin gelişmeler konusunda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu kararlarını hatırlattı.

Kurulun Mart 2019’da aldığı kararda, uzaktan programlanabilir SIM teknolojilerini destekleyen sistemlerin kurulumu ve cihazlarda kullanımının yüzde 100 yerli ve milli olacağının belirtildiğine işaret eden Turhan, otomotiv endüstrisi de dahil, cihazları söz konusu teknolojiyi destekleyen son kullanıcıların sistemlerden bu yıl yararlanabileceğini söyledi.

Turhan, yapılan düzenlemeyle uluslararası sertifikasyona sahip ekipman kurulumuna yüzde 100 yerlilik şartı getirildiğine dikkati çekerek, böylece Türkiye’ye ait hassas verilerin kendi kontrolünde olacağını bildirdi.

Özellikle makineler arası iletişim (M2M) cihazlarında kullanılacak e-SIM teknolojisinin yerli e-SIM altyapısıyla global firmalara ve iş senaryolarına hizmet vereceğini ifade eden Turhan, söz konusu verinin ülke kontrolünde olması prensibine uygun şekilde bu altyapının kullanılacağını anlattı.

Turhan, e-SIM teknolojisiyle SIM karta bağlı güvenlik altyapısının yeni otomobillerde yazılım tabanlı olarak sunulacağı bilgisini vererek, araç tedarikçilerinin 29 Şubat’tan itibaren bu hizmetten yararlanabileceğini dile getirdi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından takip edilen dijital takograf konusuna ilişkin soru üzerine de Turhan, dijital takograf kullanımının uluslararası faaliyet gösteren firmalar için 1 Ocak 2021, yurtiçinde faaliyet gösteren firmalar içinse 1 Ocak 2024’e ötelendiğini anımsattı.

Bakan Turhan, Tasfiye Kararnamesi’ne ilişkin soruya karşılık şu cevabı verdi:

“Bakanlığımıza Tasfiye Kararnamesi kapsamında 224 tasfiye başvurusu yapıldı. Bunların 183’ü tasfiye edildi, 41’i talebinde haklı olmadığı için tasfiye edilmedi. Burada kamu yararı değil, firmanın yararı söz konusuydu.”

“Büyük projelerde çok sayıda yetkili belediye var”

Turhan, Kanal İstanbul Projesi’ne ilişkin gelişmeler konusundaki soruları da yanıtladı.

Bu tür büyük projelerin yapıldığı alanda imar planlarına ilişkin çok sayıda yetkili belediye bulunduğunu, gerek büyükşehir gerekse ilçe belediyelerinin söz sahibi olduğunu belirten Turhan, şunları kaydetti:

“Projeye ilişkin 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı askı süreci tamamlandı, 1/25.000 ve 1/5.000 ölçeklilere yönelik plan çalışmaları devam etmektedir. Süreç Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülüyor. Bizim için önemli olan, projenin inşaatı konusunda bu sahanın imar planlarında işlenmesi gerekiyor. Bunun 6 aylık sürede tamamlanması bekliyoruz.”

Bakan Turhan, BTK bünyesinde bulunan Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi, Milli Monitör Sistemi ve BTK Veri Merkezi’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 10 Şubat’ta hizmete sunulacağını sözlerine ekledi.

Fiber ortak altyapısı çalışmaları devam ediyor

Fiber ortak altyapıya ilişkin soru üzerine Turhan, 2018’de işletmeciler arasında pasif sabit elektronik haberleşme altyapısının kiralanmasına ilişkin protokol imzaladıklarını, bunun ülke kaynaklarının verimli kullanılması ve altyapıda tek kazıyla işlerin gerçekleştirilmesi için yapıldığını söyledi.

Turhan ortak altyapı konusunda Ankara-Sincan’da pilot proje geliştirdiklerini anımsatarak, “Ortak altyapı tesisi ve bu altyapının ortak kullanılması konusunda işletmeciler arasında çalışmalara devam ediyoruz. Fiber altyapının gelişimini artırmak için kar yolu, demiryolu, tünel, elektrik, su, kanalizasyon, doğalgaz gibi altyapılardan da haberleşme için faydalanılması ve belediyelerle diğer kurum ve kuruluşların altyapı kurulumları sırasında elektronik haberleşme altyapısı kurabilmelerinin önünün açılması için çalışıyoruz.” diye konuştu.

Kazı izinleri ve baz istasyonlarıyla ilgili altyapı faaliyetlerinin kolaylaştırılması için de yasa taslağı çalışmaları yürüttüklerini ifade eden Turhan, bu çalışmaların yasalaşması sonucunda fiber ve mobil altyapılarda hızlı adımlar atacaklarını bildirdi.

“5G’ye, 4,5G’deki yerlilik oranıyla geçmeyi hedefliyoruz”

Turhan, 5G’nin yerlilik oranının sorulması üzerine, elektronik haberleşme sektöründe yerli ve milli üretim ekosisteminin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini hatırlattı. Bu çerçevede üretici firmalarla görüşme yapıldığını vurgulayan Turhan, bu firmaları tek çatı altında toplamak için OSTİM ev sahipliğinde BTK’nin destekleriyle 2017’de Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi kurulduğunu dile getirdi.

Bu kümelenmenin 130’dan fazla firmayı ve 8 binden fazla çalışanı barındıran bir organizasyon haline geldiğine dikkati çeken Turhan, şöyle konuştu:

“4,5G kapsamında getirilen yerlilik yükümlülükleri ilk yıllarda karşılanmamış olmakla birlikte kurumumuz tarafından yürütülen çalışmalar neticesinde 4’üncü yatırım dönemi itibarıyla mobil sektörde ortalama yüzde 23’ün üzerinde yerlilik oranına ulaşıldı. İlk döneme kıyasla yerlilik oranında 23 kat artış meydana geldi. 5G’de yerli ve milli imkanlarla geçiş için hazırlıklarımız sürüyor. 5G’ye de 4,5G’deki yerlilik oranıyla geçmeyi hedefliyoruz.”

Turhan, yap-işlet-devret (YİD) modelinin yüksek hızlı tren (YHT) projelerinde uygulanabilirliğinin sorulması üzerine, yatırım ve işletim maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle bu konuya firmaların, özel sektörün ve finansman kuruluşlarının ilgili olmadıklarını söyledi.

Bu konuya yönelik araştırmalarında YHT’lerle ilgili müşteri bulamadıklarını belirten Turhan, buna karşın otoyol projelerine müşteri olduğunu ve bunları YİD modeliyle yapmayı hedeflediklerini bildirdi.

“Antalya Havalimanı ihalesi için finans piyasasının en iyi konumunu bekliyoruz”

Sabiha Gökçen Havalimanı’nda çalışmaları devam eden pistin yıl sonuna kadar açılmasının hedeflendiğini aktaran Turhan, “Burada bir pistimiz var. Uçuşların olmadığı her gece pistte bakım yapılıyor. İstanbul Havalimanımıza frekans tahsisi istekleri olduğu gibi, buraya da uçuş talepleri var ancak biz bunu yeni pistin yapılmasına kadar şimdilik durduruyoruz. Eski pisti de bakıma alacağız. Onun için şu anda buraya yeni frekans vermeyi durdurduk.” ifadelerini kullandı.

Turhan, Antalya Havalimanı’nı genişletme ihalesinin ertelenmesine ilişkin soruya da şu yanıtı verdi:

“Bu havalimanı Türkiye’nin turizmine önemli katkı veriyor. Antalya Havalimanı’na ilişkin ihalede, kamu yararına teklif alacağımızı düşünerek, süreci bir miktar öteledik. Finans piyasasının en iyi konumunu ve stabil hale gelmesini bekliyoruz. Bu işe teklif verecek isteklilerin risk oranının en aza indiği bir zamanı bekliyoruz, talepler böyle.”

Enerji petrol medya Ceo – Mehmet Ali setencioğlu,

Previous ArticleNext Article

“Bölgemizde barışa giden yol, Filistin devletinin kurulmasından geçiyor” “Bölgemizde barışa giden yol, Filistin devletinin kurulmasından geçiyor” için yorumlar kapalı 245686

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dubai’de düzenlenen Dünya Hükûmetler Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “İsrail, bölgede kalıcı barış istiyorsa yayılmacı hayaller peşinde koşmayı bırakmalı, 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin devletinin varlığını kabul etmelidir. Bölgemizde barış, huzur ve ekonomik kalkınmaya giden yol, Filistin devletinin kuruluşundan geçiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Madinat Jumairah Mina Salam Konferans Merkezi’nde, onur konuğu olarak katıldığı “Geleceğin Hükûmetlerini Şekillendirmek” teması altında düzenlenen Dünya Hükûmetler Zirvesi’nde bir konuşma gerçekleştirdi.

Samimi misafirperverlikleri dolayısıyla Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile BAE Başbakanı ve Dubai Emiri Muhammed bin Raşid Al Maktum’a teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dubai’de onur konuğu olarak bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZLA GELECEĞİN TÜRKİYE’SİNİ İNŞA EDİYORUZ”

“Geleceğin Hükûmetlerini Şekillendirmek” temasıyla zirvenin küresel barış ve adaletin tesisine pozitif etki yapacağına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zirvenin temasıyla uyumlu şekilde Türkiye olarak Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümüyle birlikte hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla geleceğin Türkiye’sini inşa ediyoruz” diye konuştu.

Doğru değerlerle yola çıkıldığında büyük dönüşümlerin nasıl başarıldığını bugüne kadar gösterdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 21 yıllık iktidarları döneminde Türkiye’yi her alanda 3 kat, 5 kat, 10 kat büyüterek ileriye taşıdıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 yıl öncesinin Türkiye’sini hatırlayanlar ile bugünün Türkiye’sini görenlerin ülkenin kısa sürede nasıl büyük bir başarı hikâyesi yazdığını, nasıl sessiz bir devrim gerçekleştirdiğini kabul ve takdir ettiğini vurguladı.

“Bugün büyüyen ekonomisiyle, güçlü altyapısıyla, uluslararası alanda artan etkinliğiyle, diplomasi kulvarında elde ettiği başarılarıyla, savunma alanındaki atılımlarıyla kendinden söz ettiren bir Türkiye gerçeği var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, böyle bir Türkiye’yi inşa etmekten gurur ve heyecan duyduklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çevremizde yıllardır devam eden sıcak çatışmalara, terör ve istikrarsızlık dolayısıyla maruz kaldığımız göç baskısına, ülkemizi hedef alan envaiçeşit terör eylemlerine rağmen istikrar, güven ve kalkınma yolunda asla sapmadan bugünlere geldik” ifadesini kullandı.

Geçen yıl 6 Şubat’ta Türkiye’nin tarihinin en büyük doğal afetlerinden birini yaşadığını, 11 il ve 14 milyon insanı doğrudan sarsan depremde 53 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Depremin üzerinden daha 1 sene bile geçmeden enkazları kaldırdık. Vatandaşlarımızın acil barınma ihtiyaçlarını giderdik. İnşası tamamlanan 31 binden fazla konutu depremzedelerimize teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut teslim ederek yıl sonuna kadar 200 bin konutun teslimatını yapmayı hedefliyoruz. Tam bir yıl önce asrın felaketini yaşamış bir millet olarak dost ve kardeş ülkelerin de desteğiyle hamdolsun yaralarımızı süratle sarıyoruz. Buradan bir kez daha milletimizle dayanışmasını esirgemeyen başta Emirlikler olmak üzere tüm dostlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.”

“TÜRKİYE’Yİ HEDEFLERİYLE BULUŞTURMA MÜCADELEMİZİ AZİMLE SÜRDÜRDÜK”

Tüm bu adımları atarken dünyanın farklı köşelerindeki milyonlarca ihtiyaç sahibine yardım elini uzatmayı da ihmal etmediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yaklaşık 3,5 milyonu Suriyeli olmak üzere 4 milyonu aşkın sığınmacıya yıllardır ev sahipliği yaptığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Etrafı âdeta ateş çemberiyle kuşatılmış ülkemizin bugünkü konumuna gelmesi şüphesiz kolay olmadı. Türkiye’nin son çeyrek asrına mührünü vurmuş bir hükûmet olarak hiçbir zaman dikensiz bir gül bahçesinde yürümedik. Elde ettiğimiz her bir başarının, kazandığımız her bir zaferin, hayata geçirdiğimiz her reformun arka planında çok büyük bir emek, sabır, gayret, tecrübe ve dirayet vardır. Türkiye’yi takip edenler bu zorlu sürecin kilometre taşlarını çok iyi biliyor. Önümüzdeki engeller ne kadar büyük olursa olsun, yılmadan yorulmadan Türkiye’yi hedefleriyle buluşturma mücadelemizi azimle sürdürdük. Bugün de sarsılmaz bir inanç ve kararlılıkla yürüyüşümüz devam ediyor.”

Çok samimi bir hissiyatını paylaşmak istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 40 yılı aşkın süredir siyasetin içinde olduğunu, halkına siyaset yoluyla hizmet etmeye çalıştığını aktardı.

İlk gençlik yıllarında sivil toplumda başladığı mücadelesini daha sonra siyasetin farklı kademelerinde görev üstlenerek yürüttüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları paylaştı: “1994 senesinde henüz 40 yaşında bir siyasetçiyken Türkiye’nin en büyük şehri olan İstanbul’un Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçildim. Yaklaşık 4,5 yıl sürdürdüğümüz bu vazifemiz sırasında bugün bile takdirle konuşulan çok önemli hizmetlere, eserlere ve yatırımlara imza attım. Okuduğumuz bir şiir nedeniyle hapse atılmamız sonucu siyasi hayatımız bir süre kesintiye uğradı. Ama buna rağmen İstanbul’daki başarımız, önümüzde yeni kapıların açılmasına, çok daha büyük bir başarı hikâyesinin yazılmasına vesile oldu. 2001 senesinde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak şiarıyla bugün genel başkanlığını yürüttüğümüz AK Parti’mizi kurduk. Partimizin kuruluşundan sadece 15 ay sonra girdiğimiz ilk seçimlerden açık ara birinci çıkarak Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu üstlendik. Hapse girdiğimizde kimi gazeteler ‘muhtar bile olamaz’ manşetleri atmıştı ama biz insanımızın teveccühüyle önce Başbakan, sonra Cumhurbaşkanı sıfatıyla yaklaşık 21 yılı aşkın süredir milletimize hizmetkârlık ediyoruz.”

Bu döneme sadece ülkeye çağ atlatan eserleri, hizmetleri ve reformları sığdırmadıklarını, aynı zamanda 17 seçim zaferini de sığdırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son olarak mayıs ayında yüzde 90’ları bulan katılım oranıyla gerçekleşen ve oldukça çekişmeli geçen seçimlerde tarihî bir başarıya daha imza attık. Şimdi de 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ne hazırlanıyoruz. 48 gün sonra. Allah’ın izniyle bu seçimlerde 18. zaferimizi elde edeceğiz. Çünkü biz geçmişte olduğu gibi şimdi de ‘insan için ancak emeğinin karşılığı vardır’ inancıyla çalışmalarımızı çok yoğun ve çok sıkı şekilde sürdürüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Burada bir noktayı da özellikle vurgulamam gerekiyor. Tüm bu süreçler boyunca hükûmet işlerinde daima ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ prensibini kendimize rehber edindik. Biz insanı yaşatarak, insana dokunarak, insanı yücelterek, insanların kalbini kazanarak devleti yaşattık, büyüttük, güçlendirdik. İnsanımıza sahip çıktıkça insanımız da devletine ve bize sahip çıktı. Halkımızın gücü ve desteği olmasaydı bunların hiçbirini başaramazdık. Bugün de aynı çizgide yolumuza devam ediyoruz. Bizim siyasette varlık gayemiz geride hayırla, şükranla ve hayır duayla yâd edilecek güzel bir miras bırakmaktır.”

“DÜNYAMIZ DEĞİŞİM, GERİLİM, KRİZLER VE KİMİ YERLERDE ÇATIŞMALARIN BİRBİRLERİNİ TETİKLEDİĞİ BİR ALACAKARANLIK KUŞAĞINDAN GEÇİYOR”

Türkiye Yüzyılı vizyonunu hayata geçirince kadar durmadan, dinlenmeden, zorluklar karşısında yılmadan koşturacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemiz ve ötesinde adil ve kalıcı barışa hâkim kılmak, bu vizyonumuzun temel yapı taşlarından biridir. Nasıl dünya beşten büyükse daha adil bir dünyada mümkündür. Buna gelecek nesiller başta olmak üzere tüm insanlığın ihtiyacı vardır. Ancak dünyamız değişim, gerilim, krizler ve kimi yerlerde çatışmaların birbirlerini tetiklediği bir alacakaranlık kuşağından geçiyor” ifadelerini kullandı.

Henüz bir krizi çözmeden yenisinin patlak verdiği, sancılı bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hatırlanacağı üzere Kovid-19 salgınında bunun sağlık boyutuna şahitlik ettik. Tam tünelin sonundaki ışığı gördüğümüzü düşündüğümüz anda Rusya-Ukrayna Savaşı ile sarsıldık. Bu savaş, zaten ciddi belirsizliklerle boğuşan küresel ekonomi ve siyaseti çok daha büyük bir girdabın içine sürükledi. Enerji fiyatlarından gıda krizine, silahlanma yarışından düzensiz göç baskısına geniş bir alanda ilave sorunlarla yüzleştik. Türkiye, bu meydan okumaları en iyi yöneten ülkelerin başında geliyor. İlk günden itibaren hep barıştan, adaletten, diplomasiden ve dayanışma hâlinde sıkıntıların üstesinden gelmekten yana olduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rusya-Ukrayna Savaşı’nda ateşkesin sağlanması ve ardından kalıcı barışa giden yolun aralanması için elimizi taşın altına koyduk. İstanbul Süreci, tarafların bir araya gelip asgari noktalarda buluşabildiğini gösterdi. Karadeniz Girişimi, gıda krizinin daha da derinleşmesinin önüne geçti. Daha bunun gibi ateşi körüklemek yerine yangını söndürmeyi amaçlayan pek çok siyasi, diplomatik ve ekonomik hamle yaptık. Akan onca kana, yıkıma ve acıya rağmen adil bir barışın mümkün olduğuna dair inancımızı hâlen koruyoruz. İnşallah bunun için çabalarımızı yoğunlaştırarak yola devam edeceğiz” diye ekledi.

“İSRAİL ON YILLARDIR İŞGAL, GASP, YIKIM VE KATLİAM POLİTİKALARINDAN VAZGEÇMEMİŞTİR”

Çözüme kavuşturulamayan her meselenin zamanla büyümüş, çetrefilleşmiş bir hâlde karşılarına yeniden çıktığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, halının altına süpürülerek sorunların çözülemeyeceğini vurguladı.

Yaşanılan her hadiseyle bunun bir kez daha görüldüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun en son ve acı örneği Gazze’deki krizdir. Geçen yılın 7 Ekim’indeki hadiseden bağımsız olarak bugünkü krizin kaynağı Birleşmiş Milletler kararlarına rağmen Filistin topraklarındaki işgalin artarak devam etmesidir. Kendini uluslararası hukukun üstünde gören İsrail on yıllardır işgal, gasp, yıkım ve katliam politikalarından vazgeçmemiştir” ifadelerini kullandı.

Filistin halkının nasıl bir adaletsizlikle karşı karşıya kaldığını anlamak için çok uzağa gitmeye gerek olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “1948’den bugüne İsrail-Filistin haritalarına bakmak bile meselenin vahametini göstermeye yeterlidir. Biliyorsunuz tedavinin yarısı, teşhisin doğru konulmasıdır. Burada da sorunun kaynağını doğru tespit etmezsek çözüm yolunu da bulamayız. İsrail, bölgede kalıcı barış istiyorsa yayılmacı hayaller peşinde koşmayı bırakmalı, 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin Devleti’nin varlığını kabul etmelidir. Gazze’deki insani trajedinin de giderek bölgeye yayılma riski taşıyan çatışmaların da sona erdirilmesi, her şeyden önce İsrail’in, Filistin halkının en temel haklarını tanımasına bağlıdır. 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti vücut bulmadan atılan her adım yarım kalacak, sorun çözüme kavuşturulmuş olmayacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dolayısıyla bölgemizde barış, huzur ve ekonomik kalkınmaya giden yol, Filistin Devleti’nin kuruluşundan geçiyor. Bu çerçevede bir barışın tesisi ve temini için diğer bölge ülkeleriyle birlikte garantörlük dâhil, sorumluluk üstlenmeye hazır olduğumuzu dile getirdik. Bunun yanında çoğu çocuk ve kadın 28 binden fazla masumun hayatına mal olan, 70 bine yakın sivilin yaralandığı, 1,5 milyondan fazla insanın göçe zorlandığı Gazze’nin büyük bir enkaz yığınına çevrildiği trajedi karşısında her türlü çabayı gösterdik, gösteriyoruz ve göstereceğiz. Şimdiye kadar 34 bin tonluk insani yardım malzemesini Gazze’ye ulaştırılmak üzere bölgeye gönderdik. Toplam 380 hasta ile 344 refakatçiyi Türkiye’de misafir ediyor, tedavilerini sağlıyoruz.”

“FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZİ ASLA SAHİPSİZ, ÇARESİZ VE YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ”

Türkiye’nin Gazzelilere yönelik işlenen savaş ve insanlık suçlarının takibi için uluslararası hukuk kulvarında atılan adımlara destek verdiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Afrika Cumhuriyeti nezdinde hak ve adaletin tecellisi için inisiyatif alan tüm ülkelere özellikle de Afrikalılara teşekkür etti.

Aynı şekilde 2023 Ekim ve Aralık aylarında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilen kararlara destek veren ülkelere de teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filistinli kardeşlerimizi asla sahipsiz, çaresiz ve yalnız bırakmayacağız. Son dönemde Birleşmiş Milletler Filistinli Mülteciler Ajansına yönelik dozu artan itibar suikastlarını da esefle karşıladığımızı belirtmek isterim” dedi.

Bu kritik dönemde Ajansa yapılan katkıların arttırılmasının önemli olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Vicdan sahibi tüm ülkeleri, Ürdün, Suriye, Lübnan ve işgal altındaki Filistin topraklarında yaşayan 6 milyon mülteci için can damarı olan Ajansa sahip çıkmaya davet ediyorum. Bakınız, tüm bunları sadece nüfusu Müslüman bir ülkenin Cumhurbaşkanı olarak söylemiyorum. Ajansa aynı zamanda 5 asır önce engizisyon zulmüne maruz kalan Musevilere kapısını açmış 4 asır boyunca İbrahim Halilullah düsturuyla Kudüs-ü Şerif’e hizmet etmiş bir milletin evladı olarak ifade ediyorum.”

Mevcut İsrail yönetiminin sorumsuz, pervasız ve acımasız politikalarının tüm dünyada antisemitizmi körüklediğini gördüklerini, bundan da rahatsız olarak insanlık adına endişe duyduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha fazla kan dökülmeden, daha fazla çocuk ve kadın ölmeden bir an önce Gazze’deki katliamın durdurulması gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut tehditler karşısında etkin küresel yönetişim, etkin iş birliği ve dayanışmanın dünyanın geleceği bakımından belirleyici olacağı değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE, MESULİYETLERİNİ YERİNE GETİRDİ”

Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin hayata geçirilmesinin de bu sürecin önemli bir parçası olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hedefleri ulusal kalkınma plan, strateji ve vizyonlarının ana unsurlarından biri olarak değerlendirdiklerini kaydetti.

“Bununla yetinmiyor, hedeflere ulaşmak için uluslararası çabalarda en ön saflarda yer alıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ancak bu konuda da uluslararası toplum ne yazık ki başarılı bir sınav veremiyor. 2030 itibarıyla sıfır açlığa ulaşma hedefinden giderek uzaklaşılmaktadır” ifadelerini kullandı.

Kapsayıcı ve sürdürülebilir bir kalkınma için yeşil dönüşümün gerekliliğinin gün geçtikçe daha net görüldüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ortak yuva” olan dünyayı çevre felaketlerinden, atık krizinden korumanın da herkesin sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Aralık ayında Birleşik Arap Emirlikleri’nin ev sahipliğinde düzenlenen COP28 Dünya İklim Eylemi Zirvesi’ne bu bilinçle katkı verdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak belirledikleri “2053 itibarıyla net sıfır emisyon” hedefi ve eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde başlatılarak yürütülen Sıfır Atık projesiyle bu alandaki mesuliyetlerini yerine getirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı’na ev sahipliği için açıkladıkları adaylık konusunda da katılımcılardan destek istedi.

“ADIMLARIMIZI ‘DİJİTAL TÜRKİYE’ VİZYONU TEMELİNDE ATMAKTAYIZ”

Yapay zekâ gibi çığır açan teknolojilerin çalışma hayatından ekonomiye, bilgiye erişimden uluslararası siyasete her alanı dönüştürdüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye olarak dijitalleşmenin sunduğu fırsatlardan yararlanırken beraberinde getirdiği riskleri de başarıyla yönetmenin çabası içindeyiz. Adımlarımızı ‘Dijital Türkiye’ vizyonu temelinde atmaktayız. Teknoparkları yaygınlaştırarak, üniversite sanayi iş birliğini destekleyerek, AR-GE çalışmalarını, bilimsel faaliyetleri, genç girişimcileri teşvik ederek ülkemizde güçlü bir yenilikçilik ekosistemi kurduk. Yenilikçiliğin mimarı ve taşıyıcısı olan TEKNOFEST gençliğinin yetişmesi için tüm imkânlarımızı seferber etmiş durumdayız. Elektronik devlet kapısıyla 65 milyona yakın kullanıcının 8 bine yakın kamu hizmetine ulaşmasını sağlıyoruz. Oluşturmakta olduğumuz Türkiye dijital devlet stratejisiyle de devletin dijitalleşmesi için ana yol haritasını belirlemiş olacağız. Yapay zekânın gayrisafi yurt içi hasılaya katkısını yüzde 5’e bu alandaki istihdamı ise 50 bin kişiye çıkarmayı hedefliyoruz. Birleşik Arap Emirlikleri dâhil körfez ülkelerinin dijital dönüşüm, teknoloji ve yenilikçilik alanlarında gerçekleştirdikleri hamleleri de takip ediyoruz. Bu alanlarda iş birliği ve ortaklıklarımızı geliştirmemizde fayda görüyoruz.”

Türkiye’nin uluslararası barışın teorisine ve pratiğine katkısını pekiştirmek misyonuyla hayata geçirdiği Antalya Diplomasi Forumunun 3’üncüsünün 1-3 Mart’ta düzenleneceğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Krizler döneminde diplomasiyi öne çıkarmak temasıyla gerçekleştireceğimiz forum vesilesiyle sizleri turizmimizin başkenti Antalya’da misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Hükûmetler Zirvesi’nin başarıyla icra edilmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek hayırlı olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından düzenlenen GovTech ödül törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Al Nahyan ile görüştü Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Al Nahyan ile görüştü için yorumlar kapalı 212243

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Hükûmetler Zirvesi’ne katılmak üzere bulunduğu Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Dubai şehrinde Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed Bin Zayed Al Nahyan ile bir araya geldi.

seers cmp badge