Ulaştırma Bakanı Mehmet Cahit Turhan, 2019 Yılı Değerlendirmesi Yaptı, 2020 Hedeflerini Anlattı Ulaştırma Bakanı Mehmet Cahit Turhan, 2019 Yılı Değerlendirmesi Yaptı, 2020 Hedeflerini Anlattı için yorumlar kapalı 21604

Ulaştırma Bakanı Mehmet Cahit Turhan, 2019 yılı değerlendirmesi ve 2020 yılı hedeflerine ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunda (BTK) düzenlediği basın toplantısında, Bakanlık tarafından yapılan yatırımların ülke için büyük önem taşıdığını söyledi.

Yurdun her tarafında aynı seviyede ulaşım ve haberleşme altyapısını sağlamak, zenginlik merkezlerini Türkiye’nin her tarafına yaymak amacıyla entegre ulaşım sistemlerini güçlendirmeye ve yaygınlaştırmaya çalıştıklarını ifade eden Turhan, “Bugüne kadar gerek ulaştırma politikalarında gerekse mevzuatta yapılan çalışmalar, günü kurtarmanın dışında köklü reform niteliği taşıyan çalışmalar oldu. Dün insanımız için hayal olan pek çok ulaşım ve bilişim hizmeti bugün gündelik hayatın vazgeçilmezi haline geldi. Bu bağlamda Türkiye gelişim açısından Avrupa ortalamasının üzerinde bir ivme yakaladı. Bugün, yaratılan krizlerin olumsuz etkilerini minimuma indirebilmemizin temelinde yaptığımız altyapı yatırımları yatmaktadır.” diye konuştu.

Bu doğrultuda 2003’ten bu yana kamu-özel ortaklığı projeleriyle 776,6 milyar lira yatırım yaparak birçok projeyi hayata geçirdiklerine işaret eden Turhan, harcamalarının önemli bölümünü karayolları yatırımlarının oluşturduğunu bildirdi.

Turhan, özel sektörün dinamizmiyle yaklaşık 200 milyar liralık kamu-özel iş birliği projesi başlattıklarını aktararak, söz konusu yatırımların yüzde 77’sinin tamamlandığını, yapımı devam eden projelerle 45,5 milyar liralık yatırımı daha ülkeye kazandıracaklarını dile getirdi.

“77 il bölünmüş yollarla birbirine bağlandı”

Türkiye’de 77 ilin bölünmüş yollarla birbirine bağlandığını anımsatan Turhan, bölünmüş yol uzunluğunun 27 bin 181 kilometreyi bulduğunu kaydetti.

Turhan, yapılan bölünmüş yolların yakıt ve zaman tasarrufuna katkısının yıllık toplam 18,1 milyar liraya ulaştığını, yollardaki zararlı gaz salımının da yaklaşık 3,9 milyon ton azaltıldığını belirtti.

Trafik hacmi artmasına karşın kazalarda hayatını kaybeden kişi sayısında yüzde 71’lik azalma olduğuna dikkati çeken Turhan, BSK (bitümlü sıcak karışım) asfalt yapımını hızlandırarak daha konforlu, güvenli ve ekonomik karayolu ulaşım hizmeti sağladıklarını anlattı.

Turhan, Kuzey Marmara Otoyolu’nun 2’nci ve 3’üncü kesiminde (Kınalı-Odayeri ve Kurtköy-Akyazı) çalışmaların devam ettiğini, kalan kesimin 2020’de bitirileceğini vurgulayarak, “1915 Çanakkale Köprüsü’nün de yer aldığı 101 kilometrelik ‘Malkara-Gelibolu-1915 Çanakkale Köprüsü ve Çanakkale Bağlantısı’ devam ediyor. Bu dev yapının ayakları yükseliyor.” ifadelerini kullandı.

Ankara-Niğde Otoyolu ile Ankara’yı Aksaray, Nevşehir ve Niğde üzerinden Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine bağlayacaklarına işaret eden Turhan, yolu bu yıl hizmete açmayı hedeflediklerini bildirdi.

Turhan, Aydın-Denizli Otoyolu ihalesinin, kazanan ortak girişim grubunun imzadan çekilmesi nedeniyle iptal edildiğini anımsatarak, söz konusu ihalenin yeniden yapılacağını söyledi.

Kuzey Marmara Otoyolu’nun 8’inci kesimini yaptıklarını hatırlatan Turhan, 45 kilometrelik Başakşehir-Nakkaş yolunun ihalesini de bu yıl gerçekleştireceklerini dile getirdi.

“İstanbul Havalimanı 55 milyon yolcuya hizmet verdi”

“Halkın yolu” yapma hedefiyle işe başladıkları havayolu sektöründe de 17 yıldır dünya ortalamasının çok üzerinde büyüme yaşadıklarına dikkati çeken Turhan, “Havacılıkta gösterdiğimiz başarılar nedeniyle 2016-2019 döneminde ICAO Konsey üyesi olarak dünya çapında sivil havacılıkla ilgili kararları alan ve onaylayan ülkelerden biri olduk.” değerlendirmesinde bulundu.

Yurtdışında 2003’te 60 noktaya uçulurken anlaşmalı ülke sayısının 173’e, uçuş yapılan nokta sayısının ise 328’e çıkarıldığını belirten Turhan, faal havalimanı sayısını 26’dan 56’ya yükselttiklerini kaydetti.

Turhan, dünyanın buluşma noktası İstanbul Havalimanı’nda hizmete açıldığı günden 2019 yılı sonuna kadar 330 bin 574 uçak ve yaklaşık 55 milyon yolcu trafiği gerçekleştiği bilgisini vererek, “İstanbul Havalimanı henüz ilk yılında garanti edilen yolcu sayısını geçtiğinden, havalimanı işletmecisi şirket kamuya 22,4 milyon avroluk ek ödeme yapacak.” dedi.

Rize-Artvin Havalimanı’nda yüzde 57 fiziki gerçekleşmeye ulaştıklarını ifade eden Turhan, buradaki üstyapı çalışmalarını başlattıklarını aktardı.

“3 yük, 2 yolcu tren işletmecisi yetki belgesi aldı”

Turhan, demiryollarının serbestleşmesini ve rekabete açılmasını sağladıklarına işaret ederek, 3 demiryolu yük tren işletmecisi, 2 demiryolu yolcu tren işletmecisinin yetki belgelerini aldığını bildirdi.

405 kilometrelik Ankara-Sivas YHT hattının Yerköy-Yıldızeli kesiminde yılın ilk çeyreğinde test sürüşlerine başlayacaklarını vurgulayan Turhan, çalışmaların tamamlanmasıyla YHT’yi Sivas’a ulaştıracaklarını kaydetti.

Turhan, bu yıl TÜVASAŞ’ta ilk prototip Milli Elektrikli Tren setini de raylara indireceklerini ve seri üretimine başlayacaklarını açıkladı.

Yenikapı-Sefaköy hattını Büyük İstanbul Tüneli ile entegre olacak şekilde gerçekleştirmeyi planladıklarını anlatan Turhan, “Yap-işlet-devret (YİD) modeliyle gerçekleştireceğimiz Büyük İstanbul Tüneli Projesi’nin de ihalesini bu yıl yapmayı planlıyoruz.” diye konuştu.

“Filyos Limanı’nın üstyapı ihalesine bu yıl çıkacağız”

Limanlarda 2019’da 11,6 milyon TEU konteyner, 484 milyon ton yük elleçlendiği bilgisini veren Turhan, yurtdışı düzenli Ro-Ro hatlarında 597 bin aracı taşıdıklarını bildirdi.

Turhan, Filyos Limanı altyapı çalışmalarında yüzde 80 ilerleme sağladıklarını belirterek, bu yıl üstyapı ihalesine de çıkacaklarını dile getirdi.

Tamamlandığında Avrupa’nın en büyük 10 limanından biri olacak Kuzey Ege (Çandarlı) Limanı’nın da altyapısını tamamladıklarına dikkati çeken Turhan, buradaki üstyapı çalışmalarının YİD modeliyle yapılacağını ifade etti.

Kanal İstanbul Projesi’ne de değinen Turhan, şöyle konuştu:

“Boğazlarımızı ve İstanbul’u koruyacak Kanal İstanbul Projesi’nde ihale aşamasına geldik. Bu yıl içinde de kazmayı vuracağız. Kanal İstanbul ile Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin hükümlerini hiçbir şekilde ihlal etmeden, İstanbul Boğazı deniz ulaştırmasına açık tutularak, alternatif bir kapının açılmasını sağlayacağız. İstanbul Boğazı’nı kazalardan ve tehlikeli yüklerden koruyacağız.”

“Siber saldırı sayısı 150 bini geçti”

Bakan Turhan, haberleşme sektöründe de çarpıcı gelişmelerin görüldüğüne işaret ederek, kurumsal ve sektörel siber olaylara müdahale ekibi (SOME) sayısını 1289’a çıkardıklarını, elektronik haberleşme işletmecileri tarafından raporlanan siber saldırı sayısının da 2019’da 150 bini geçtiğini söyledi.

Yeni uydu projelerine değinen Turhan, Türksat 5A’nın 2020’nin üçüncü çeyreğinde, Türksat 5B’nin 2021’de fırlatılması takvimine uygun olarak sürecin devam ettiğini bildirdi.

Turhan, Türksat 6A’da mühendislik modeli entegrasyon faaliyetlerine devam ettiklerini, uydunun 2022’de uzayda hizmete başlamasını hedeflediklerini kaydetti.

5G çalışmalarını da başlattıklarını anımsatan Turhan, “5G’yi ilk olarak İstanbul Havalimanı’nda pilot uygulama olarak başlatmayı planlıyoruz.” dedi.

Kanal İstanbul’un proje çalışmaları tamamlandı

Bakan Turhan, basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kanal İstanbul’a ilişkin sorular üzerine Turhan, proje çalışmalarının tamamlandığını, bölgenin imar planı çalışmalarının da onaylandığını ve askıda bulunduğunu söyledi.

Turhan, söz konusu süreci takip ettiklerini, bunun da bitmesiyle ihale sürecini başlatacaklarını ifade ederek “Gerek resmi yazı yazarak gerek şifahi olarak projeyle ilgilenen birçok ülke firması ve kredi kuruluşu var. Rusya, Çin, Hollanda, Belçika, ayrıca münferit olarak dünyanın diğer ülkelerinden firmalar bu projemizle ilgileniyor.” dedi.

İmar süreci ve yer tahsisi uygulaması tamamlanınca öncelikli olarak Kanal İstanbul’un yapılacağı mahaldeki altyapıların deplasmanını yapacaklarını anlatan Turhan, “Yolların, köprülerin, isale, enerji ve enerji hatlarının deplasmanını yapacağız ve kanal sahasını diğer hizmetleri aksatmadan sürdürülebilir hale getirdikten sonra inşaata başlayacağız. Mahalli trafikten tamamen arındırılmış bir alan içinde kazı ve inşaat işlerini yapmayı planlıyoruz.” diye konuştu.

Turhan, Çin’de ortaya çıkan yeni tip koronavirüsün ulaştırma hizmetlerine etkisinin sorulması üzerine, Sağlık Bakanlığı’nın bu konuyu yakından takip ettiğini dile getirdi. Bakan Turhan, Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu kararlarına göre ulaşım hizmetlerine başlayıp devam edeceklerini kaydetti.

Acil haberleşme altyapısı

Başta depremler olmak üzere afetlerde kullanılacak acil haberleşme sistemine yönelik soruları yanıtlayan Turhan, olası depremlere karşı tedbirleri operatörlerle koordineli şekilde aldıklarını söyledi. Turhan, ortak uygulama olarak operatörlerle deprem anında kullanılacak mesajlaşma ve sesli görüşme uygulamasının geliştirilmesi için çalışmalar yaptırdıklarını vurgulayarak şöyle devam etti:

“Böylece ses trafiğinin ani artışlarla şebekede herhangi bir sorun oluşturmaması amaçlanıyor. Bunun dışında operatörlerle kapasite artış çalışmalarımız devam ediyor. İlk aşamaları tamamlanmış durumda. Önümüzdeki süreçte kademeli artışlar yapılacak. Depremde sesli internet üzerinden haberleşme yapılması önemli. Bununla ilgili girişimlerimiz devam ediyor. İçişleri Bakanlığımız ve AFAD ile bu konuda çalışmaları sürdürmekteyiz.”

Avrasya Tüneli geçiş ücretindeki artış

Cahit Turhan, Avrasya Tüneli geçiş ücretine yapılan yüzde 56’lık zamma ilişkin, tünelin yap-işlet-devret modeliyle yapıldığını anımsattı. Projedeki geçiş ücretlerinin sözleşme kapsamında yılda 2 kere güncellendiğini ifade eden Turhan, “Bu güncellemeler idarenin kontrolünde yapılıyor. En son güncelleme 1 Temmuz 2018’de gerçekleştirilmişti. 2020’nin başındaki güncelleme formülüne göre yapılan hesaplarda 23,30 lira olarak uygulanan geçiş ücreti 36,40 liraya çıktı. Bunu da uyguluyoruz, güncellenmiş olan bir fiyat.” diye konuştu.

Akıllı ulaşım sistemleri uygulama koridoru

Bakan Turhan, yakın dönemde akıllı ulaşım sistemleri uygulama koridoru oluşturacaklarını söyledi. Turhan, bu koridorda operatif akıllı ulaşım sistemleri hizmetlerinin vatandaşlara uygulamalı olarak gösteriminin sağlanmasının yanında, bu sektörde faaliyet gösteren üreticilerin milli kaynaklarla ürettiklerini test etmeleri için gerekli ortamın oluşturulacağını anlattı.

Bu çalışmaların yanında Avrupa’da akıllı ulaşım sistemleri üzerine çalışma yapan en büyük organizasyonlara üye olarak gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Turhan, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün de 15 bin kilometre fiber altyapı imalatına başladığını ve 505 kilometrenin tamamlandığını bildirdi. Turhan, akıllı yolların mimarisinin oluşturulduğunu ve Akdeniz Sahil Yolu’nun bir kısmında bu hizmetin verilmeye başlandığını dile getirdi.

YHT abonman ücretlerindeki artış

Yüksek hızlı tren (YHT) abonman fiyatlarındaki düzenlemelere ilişkin sorular üzerine Bakan Turhan, bu hizmetin devreye alınma sürecinde bir dizi karar alındığını ve uygulama yapıldığını, geçen sürede düzenleme ihtiyaçları ortaya çıktığını bildirdi. Turhan, şunları kaydetti:

“YHT’ye yüksek talebin karşılanamaması, bilet bulunamaması, bunun yanında abonman bilet sahibi olup, yer ayırtılmasından kaynaklı boş koltuk sayısının yüksek olması nedeniyle daha gerçekçi, akılcı ve verimli hizmet verme doğrultusunda değişiklik yapma gereği duyduk. Yüzde 75 olan abonman bilet fiyat indirimini öğrencilerde yüzde 50’ye, diğer vatandaşlarımızda yüzde 25’e indirdik. Bu uygulamayı başlattıktan sonra doluluk oranı yüzde 84’ten yüzde 95’e çıktı. Daha fazla insanımız bundan faydalanmaya başladı.”

“e-SIM teknolojisi yerli ve milli olacak”

Turhan, e-SIM teknolojisine ilişkin gelişmeler konusunda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu kararlarını hatırlattı.

Kurulun Mart 2019’da aldığı kararda, uzaktan programlanabilir SIM teknolojilerini destekleyen sistemlerin kurulumu ve cihazlarda kullanımının yüzde 100 yerli ve milli olacağının belirtildiğine işaret eden Turhan, otomotiv endüstrisi de dahil, cihazları söz konusu teknolojiyi destekleyen son kullanıcıların sistemlerden bu yıl yararlanabileceğini söyledi.

Turhan, yapılan düzenlemeyle uluslararası sertifikasyona sahip ekipman kurulumuna yüzde 100 yerlilik şartı getirildiğine dikkati çekerek, böylece Türkiye’ye ait hassas verilerin kendi kontrolünde olacağını bildirdi.

Özellikle makineler arası iletişim (M2M) cihazlarında kullanılacak e-SIM teknolojisinin yerli e-SIM altyapısıyla global firmalara ve iş senaryolarına hizmet vereceğini ifade eden Turhan, söz konusu verinin ülke kontrolünde olması prensibine uygun şekilde bu altyapının kullanılacağını anlattı.

Turhan, e-SIM teknolojisiyle SIM karta bağlı güvenlik altyapısının yeni otomobillerde yazılım tabanlı olarak sunulacağı bilgisini vererek, araç tedarikçilerinin 29 Şubat’tan itibaren bu hizmetten yararlanabileceğini dile getirdi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından takip edilen dijital takograf konusuna ilişkin soru üzerine de Turhan, dijital takograf kullanımının uluslararası faaliyet gösteren firmalar için 1 Ocak 2021, yurtiçinde faaliyet gösteren firmalar içinse 1 Ocak 2024’e ötelendiğini anımsattı.

Bakan Turhan, Tasfiye Kararnamesi’ne ilişkin soruya karşılık şu cevabı verdi:

“Bakanlığımıza Tasfiye Kararnamesi kapsamında 224 tasfiye başvurusu yapıldı. Bunların 183’ü tasfiye edildi, 41’i talebinde haklı olmadığı için tasfiye edilmedi. Burada kamu yararı değil, firmanın yararı söz konusuydu.”

“Büyük projelerde çok sayıda yetkili belediye var”

Turhan, Kanal İstanbul Projesi’ne ilişkin gelişmeler konusundaki soruları da yanıtladı.

Bu tür büyük projelerin yapıldığı alanda imar planlarına ilişkin çok sayıda yetkili belediye bulunduğunu, gerek büyükşehir gerekse ilçe belediyelerinin söz sahibi olduğunu belirten Turhan, şunları kaydetti:

“Projeye ilişkin 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı askı süreci tamamlandı, 1/25.000 ve 1/5.000 ölçeklilere yönelik plan çalışmaları devam etmektedir. Süreç Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülüyor. Bizim için önemli olan, projenin inşaatı konusunda bu sahanın imar planlarında işlenmesi gerekiyor. Bunun 6 aylık sürede tamamlanması bekliyoruz.”

Bakan Turhan, BTK bünyesinde bulunan Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi, Milli Monitör Sistemi ve BTK Veri Merkezi’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 10 Şubat’ta hizmete sunulacağını sözlerine ekledi.

Fiber ortak altyapısı çalışmaları devam ediyor

Fiber ortak altyapıya ilişkin soru üzerine Turhan, 2018’de işletmeciler arasında pasif sabit elektronik haberleşme altyapısının kiralanmasına ilişkin protokol imzaladıklarını, bunun ülke kaynaklarının verimli kullanılması ve altyapıda tek kazıyla işlerin gerçekleştirilmesi için yapıldığını söyledi.

Turhan ortak altyapı konusunda Ankara-Sincan’da pilot proje geliştirdiklerini anımsatarak, “Ortak altyapı tesisi ve bu altyapının ortak kullanılması konusunda işletmeciler arasında çalışmalara devam ediyoruz. Fiber altyapının gelişimini artırmak için kar yolu, demiryolu, tünel, elektrik, su, kanalizasyon, doğalgaz gibi altyapılardan da haberleşme için faydalanılması ve belediyelerle diğer kurum ve kuruluşların altyapı kurulumları sırasında elektronik haberleşme altyapısı kurabilmelerinin önünün açılması için çalışıyoruz.” diye konuştu.

Kazı izinleri ve baz istasyonlarıyla ilgili altyapı faaliyetlerinin kolaylaştırılması için de yasa taslağı çalışmaları yürüttüklerini ifade eden Turhan, bu çalışmaların yasalaşması sonucunda fiber ve mobil altyapılarda hızlı adımlar atacaklarını bildirdi.

“5G’ye, 4,5G’deki yerlilik oranıyla geçmeyi hedefliyoruz”

Turhan, 5G’nin yerlilik oranının sorulması üzerine, elektronik haberleşme sektöründe yerli ve milli üretim ekosisteminin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini hatırlattı. Bu çerçevede üretici firmalarla görüşme yapıldığını vurgulayan Turhan, bu firmaları tek çatı altında toplamak için OSTİM ev sahipliğinde BTK’nin destekleriyle 2017’de Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi kurulduğunu dile getirdi.

Bu kümelenmenin 130’dan fazla firmayı ve 8 binden fazla çalışanı barındıran bir organizasyon haline geldiğine dikkati çeken Turhan, şöyle konuştu:

“4,5G kapsamında getirilen yerlilik yükümlülükleri ilk yıllarda karşılanmamış olmakla birlikte kurumumuz tarafından yürütülen çalışmalar neticesinde 4’üncü yatırım dönemi itibarıyla mobil sektörde ortalama yüzde 23’ün üzerinde yerlilik oranına ulaşıldı. İlk döneme kıyasla yerlilik oranında 23 kat artış meydana geldi. 5G’de yerli ve milli imkanlarla geçiş için hazırlıklarımız sürüyor. 5G’ye de 4,5G’deki yerlilik oranıyla geçmeyi hedefliyoruz.”

Turhan, yap-işlet-devret (YİD) modelinin yüksek hızlı tren (YHT) projelerinde uygulanabilirliğinin sorulması üzerine, yatırım ve işletim maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle bu konuya firmaların, özel sektörün ve finansman kuruluşlarının ilgili olmadıklarını söyledi.

Bu konuya yönelik araştırmalarında YHT’lerle ilgili müşteri bulamadıklarını belirten Turhan, buna karşın otoyol projelerine müşteri olduğunu ve bunları YİD modeliyle yapmayı hedeflediklerini bildirdi.

“Antalya Havalimanı ihalesi için finans piyasasının en iyi konumunu bekliyoruz”

Sabiha Gökçen Havalimanı’nda çalışmaları devam eden pistin yıl sonuna kadar açılmasının hedeflendiğini aktaran Turhan, “Burada bir pistimiz var. Uçuşların olmadığı her gece pistte bakım yapılıyor. İstanbul Havalimanımıza frekans tahsisi istekleri olduğu gibi, buraya da uçuş talepleri var ancak biz bunu yeni pistin yapılmasına kadar şimdilik durduruyoruz. Eski pisti de bakıma alacağız. Onun için şu anda buraya yeni frekans vermeyi durdurduk.” ifadelerini kullandı.

Turhan, Antalya Havalimanı’nı genişletme ihalesinin ertelenmesine ilişkin soruya da şu yanıtı verdi:

“Bu havalimanı Türkiye’nin turizmine önemli katkı veriyor. Antalya Havalimanı’na ilişkin ihalede, kamu yararına teklif alacağımızı düşünerek, süreci bir miktar öteledik. Finans piyasasının en iyi konumunu ve stabil hale gelmesini bekliyoruz. Bu işe teklif verecek isteklilerin risk oranının en aza indiği bir zamanı bekliyoruz, talepler böyle.”

Enerji petrol medya Ceo – Mehmet Ali setencioğlu,

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” için yorumlar kapalı 10

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi tarafından düzenlenen “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” başlıklı konferansta yaptığı konuşmada, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı, bugün artık siyaseti esir aldı. Müslümanların günlük hayatını zorlaştıran, devlet politikalarına yön veren, sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM 76. Genel Kurulu nedeniyle bulunduğu New York’ta, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC) tarafından düzenlenen “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” başlıklı konferansa katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.

Konuşmasına, kendisini dinleyenleri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradan sizlerin aracılığıyla kalpleri bizimle atan tüm mazlumlara ve mağdurlara selamlarımı gönderiyorum. Dünyanın farklı köşelerinde Müslüman olarak hayata tutunma mücadelesi veren tüm kardeşlerime selamlarımı iletiyorum” dedi.

Bu toplantıyı düzenleyerek gönülleri buluşturan Türk Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi’ne teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, salonu dolduranlara ve bütün dostlara aşkları, sevdaları ve ahde vefaları için şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki yıllık zorunlu bir aranın ardından bu sene sağlık ve afiyet içinde tekrar bir araya geldiklerini belirterek, “Kardeşlerimizin arasında olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Sizlere Türkiye’den akrabalarınızın, dostlarınızın, kardeşlerinizin selamlarını getirdim. Sizlere, genci yaşlısı, kadını erkeğiyle 84 milyon kardeşinizin selamlarını getirdim. Biz, sizleri çok özlemiştik, görüyoruz ki Amerika’daki kardeşlerimiz de bizleri özlemişler” diye konuştu.

Şairin “Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez” dediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bizim de gönüllerimiz arasında gözle görülmeyen yollar var. Binlerce kilometre uzakta olsak da kalplerimiz bir ve beraber çarpıyor. Çünkü bizler birbirini sadece Allah için seven, birbirine Allah için muhabbet besleyen insanlarız. Bizler aynı dine, aynı peygambere inanan, aynı mukaddes kitaba ittiba eden, aynı kıbleye yönelen bir ümmetin mensuplarıyız. Ten renklerimiz, kökenlerimiz, dillerimiz, ülkelerimiz farklı olsa da her gün beş vakit göğe yükselen Ezan-ı Muhammedilerimiz birdir. Allah Resul’ünün Veda Hutbesindeki şu sözleri tam 14 asırdır ebedi ve ezeli kardeşliğimizin nişanesidir. ‘Rabbiniz birdir, babanız birdir, dininiz ve peygamberiniz de birdir. Allah indinde en şerefliniz, takvaca en ileri olanınızdır. Arap’ın Arap olmayana bir üstünlüğü yoktur. Siyah derili olanın beyaz derili üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük sadece takva iledir.’ Bu salonda işte bu hakikatlere hep birlikte bir kez daha şahit oluyoruz. Gönüllerimizi buluşturan, bizi birbirimize kardeş kılan kalplerin asıl sahibine sonsuz hamdü senalar ediyorum. Mevla, şu muhabbetimizi, şu dayanışmamızı, aramızdaki şu güçlü uhuvveti daim eylesin diyorum.”

İnsanlığın son iki yıldır Koronavirüs salgını sebebiyle sancılı günler geçirdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimden sağlığa, ticaretten istihdama kadar her alanda ciddi sıkıntılar, zorluklar yaşandığını ifade etti.

Salgında hayatını kaybedenlerin sayısının 4,6 milyonu bulduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, vefat edenlere Allah’tan rahmet diledi.

“KOVİD-19 SALGINI, KÜRESEL SİSTEMDEKİ ÇARPIKLIKLARI, ADALETSİZLİKLERİ NET BİR ŞEKİLDE ORTAYA KOYDU”

Allah’ın Kuran-ı Kerim’de “Her zorluğun ardında muhakkak bir kolaylığın olduğunu müjdelediğini” hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, her gecenin ardında aydınlığın, her şerrin gerisinde bir hayır bulunduğuna iman eden insanlar olarak, Allah’ın inayetiyle bu musibetin de üstesinden gelineceğine yürekten inandıklarını vurguladı.

Tedavi imkânları geliştikçe, aşıya erişim arttıkça bu hastalığın zamanla etkisini yitireceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ancak asıl mesele salgının daha da derinleştirdi diğer sorunlarla mücadele etmektir. Kovid-19 salgını, küresel sistemdeki çarpıklıkları, adaletsizlikleri, eşitsizlikleri açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu süreçte maskeden solunum cihazına ve ilaca kadar, üretime dayalı her konuda dünyada ciddi sıkıntılar yaşandı. Pek çok yerde ve pek çok defa insanlık adına kaygı verici görüntülere şahit olduk. Hastaların ilgisizlikten öldüğü, yaşlı bakım evlerinden hepimizin içini yakan görüntülerin yansıdığı vahim durumlarla karşılaştık. Afrika’dan Asya’ya hâlen ilk doz aşıya dahi ulaşamayan 100 milyonlarca insan var. Türkiye olarak Peygamber Efendimizin aleyhisselatu vesselam ‘İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olanıdır’ tavsiyesinden hareketle elimizdeki tüm imkânları insanlık için seferber ettik. Şimdiye kadar elimizdeki imkânları 159 ülke ve 12 uluslararası kuruluşla, hatta yurtdışından temin ettiğimiz aşıların bir kısmını ihtiyaç sahipleri ile paylaştık. Onay süreçleri tamamlanmak üzere olan kendi aşımız TURKOVAC’ı da tüm insanlığın, dostlarımızın, kardeşlerimizin istifadesine sunacağız hiç endişeniz olmasın.”

Almanya’da yaşayan Türk kökenli Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin geliştirdikleri aşı sayesinde Kovid-19’la mücadeleye verdikleri desteğin, bu süreçte Türk Milleti’ni gururlandıran bir başka gelişme olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu değerli bilim insanlarımızın başarısı, yurt dışındaki vatandaşlarımızın yaşadıkları topluma olan katkıları bakımından çok güzel bir örnektir” dedi.

Amerikan İslam toplumunun da vakıf ve dernekler eliyle düzenledikleri yardım kampanyalarıyla salgın döneminde ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşmalarından memnuniyet duyduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek Türk vatandaşları gerekse Müslümanların birbirinden kıymetli çalışmalara imza attığını, Müslüman olmanın güzelliğini hayatlarıyla, duruşlarıyla, alicenaplıklarıyla Amerikan toplumuna gösterdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda tüm vatandaşları tebrik ederek, “Sizlerden yardım, ihsan ve dava faaliyetlerinizi artırarak sürdürmenizi bekliyorum” ifadelerini kullandı.

İnsanlık olarak Kovid-19 virüsünün yanı sıra ondan daha ölümcül ve sinsi bir başka virüsle daha mücadele ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu virüsün adı İslam düşmanlığı virüsüdür. Senelerce demokrasinin ve özgürlüklerin beşiği olarak örnek gösterilen ülkelerde bu virüs çok hızlı bir şekilde yayılıyor. İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı bugün artık siyaseti esir aldı. Müslümanların günlük hayatını zorlaştıran, devlet politikalarına yön veren sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” değerlendirmesinde bulundu.

Zihniyet itibarıyla DEAŞ’tan hiçbir farkı olmayan bu ideolojik fanatizmin farklı toplum katmanlarında kök saldığını gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Birçok ülkede inancından, dilinden, isminden veya kılık kıyafetinden dolayı Müslümanların ötekileştirilmesi artık sıradan vakalar hâline geliyor. Sizler bu atmosferi 11 Eylül terör saldırısının akabinde bizzat yaşadınız, bizzat tecrübe ettiniz. Sorumsuz siyasetçiler eliyle körüklenen nefret ikliminin toplumda nasıl derin yaralar açabileceğine bizzat şahit oldunuz. Ancak karşılaştığınız onca haksızlığa ve ayrımcılığa rağmen hukuktan, meşruiyetten, demokratik siyasetten asla vazgeçmediniz. Müslümanları ötekileştirmeye, düşmanlaştırmaya çalışanlara cevabınızı içinde bulunduğunuz topluma daha fazla katkı sunarak verdiniz. Müslümanları zayıflatmaya yönelik hamleleri birliğinize, beraberliğinize, kardeşliğinize sahip çıkarak aştınız. O zorlu imtihan günlerinde ortaya koyduğunuz basiret, feraset ve gayretle diasporadaki Müslümanların örnek alması gereken bir duruş sergilediniz.”

“HOŞGÖRÜSÜZLÜKLE MÜCADELEDE ÖNCÜ ROL ÜSTLENİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek sivil toplum kuruluşları aracılığıyla gerekse de bireysel olarak İslam düşmanlığıyla mücadele edildiğini gördüğünü ve bundan da memnuniyet duyduğunu belirterek, “Sahip olduğunuz bu engin tecrübeyle nefret suçları ve kültürel ırkçılıkla mücadeleye daha fazla katkı vermeniz çok önemlidir. Türkiye olarak biz de uluslararası platformlarda İslam düşmanlığı ve hoşgörüsüzlükle mücadelede öncü rol üstleniyoruz” dedi.

İslam İşbirliği Teşkilatı’nda bu yöndeki çabaların başını çektiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dinimize ve Müslüman kardeşlerimize yönelen tüm tehditleri ortadan kaldırmaya dair her türlü girişimi destekliyoruz. İslam düşmanlığıyla mücadele konusunun Birleşmiş Milletler başta olmak üzere tüm kuruluşların gündeminde tutulması için çaba sarf ediyoruz. Yürüttüğümüz tüm mücadeleye siz Amerikalı Müslüman kardeşlerimizden de güçlü destek ve katkı bekliyoruz” diye konuştu.

“Amerika’da elde ettiğiniz başarılar en az sizler kadar bizi de milletimizi de gururlandırmaktadır” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika’daki başarılı iş ve bilim insanlarının sayısının daha da artacağına inandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ticari, bilimsel, sosyal ve kültürel alanda elde ettiğiniz başarılara paralel olarak siyasal alanda da daha fazla rol üstleneceğinizi ümit ediyorum. Önümüzdeki süreçte gerek federal düzeyde gerek eyalet düzeyinde içinizden çok daha fazla siyasi temsilci çıkarmanızı bekliyorum. Sadece Türkiye kökenlilerin sayısının 300 binleri aştığı bu güçlü topluluğa yakışan da budur” dedi.

Türk toplumunun Amerikan toplumuna yaptığı katkıların Türk-Amerikan ilişkilerine son derece olumlu yansımaları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle Amerika’da yaşayan Türk vatandaşları ve soydaşların kurduğu sivil toplum kuruluşlarının Türkiye’yi, kültürünü ve tarihini Amerikalılara tanıtmaya yönelik çalışmalarını takdirle takip ettiğini bildirdi.

Türk-Amerikan toplumunun belirli bir olgunluğa eriştiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk toplumunun, birlik ve beraberlik içinde hareket ederek Türkiye-Amerika ilişkilerine daha büyük katkılar vereceğine inandığını söyledi.

Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin ilişkiler itibarıyla ortak değerlere, ortak çıkarlara ve köklü bir geçmişe dayanan iki dost ve müttefik ülke olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bazı konularda dönem dönem görüş ayrılıkları yaşasak da birçok bölgesel ve küresel meselede benzer tutum ve çıkarlara sahibiz. Ekonomik açıdan da büyük ve her geçen gün artan bir iş birliği potansiyelimiz var. Salgına rağmen ikili ticaret hacmimiz geçen yıl 20 milyar doları aştı. Bu yıl da inşallah 25 milyar dolar seviyelerine ulaşacağız. 100 milyar dolar hedefine erişmek için de çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz” dedi.

ABD Başkanı Joe Biden ile haziran ayında Brüksel’de gerçekleştirdikleri görüşmede, iş birliğini her alanda güçlendirmek için birlikte çalışma yönündeki kararlılıklarını teyit ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Türkiye’nin Amerika’daki elçileri olarak Türkiye-Amerika ilişkilerinin öneminin ve potansiyelinin Amerikalı dostlarımıza anlatılmasında sizlere önemli görevler düşüyor. Türkiye karşıtı lobilerin yürüttüğü habis faaliyetleri, aslı astarı olmayan karalama kampanyalarını sizler gayet iyi biliyorsunuz. Bu çevrelerin çabalarının akim bırakılmasında sizlerin çalışmaları büyük önem taşıyor. Sizden PKK, YPG ve FETÖ’nün gerçek yüzünü Amerikalı dostlarınıza bıkmadan, usanmadan anlatmaya devam etmenizi bekliyoruz. Burada bir hususun altını tekrar çizmek isterim; ne kadar büyük olursa olsun hakikat güneşinin karşısında hiçbir yalan duramaz. Takiye ve tedbir kılıfı altında karanlık yüzlerini gizlemeye çalışsalar da FETÖ’nün eli kanlı bir terör örgütü olduğu artık gün gibi ortadadır. Bizim görevimiz demokrasi ve insanlık düşmanı bu çetenin mensuplarının hukuk ve adalet önünde hesap vermelerini sağlamaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yolunu birlik, beraberlik ve dayanışma içinde hareket etmekten geçtiğini vurgulayarak, “Hep söylüyorum; birbirimize sahip çıkacağız, ailemize, evlatlarımıza, gençlerimize sahip çıkacağız. İnancımıza, dilimize, kültürümüze, sahip çıkacağız, ezeli ve ebedi kardeşliğimize sahip çıkacağız. Hem bağrından neşet ettiğimiz millete hem de içinde yaşadığımız topluma sahip çıkacağız. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, beraber olacağız, kardeş olacağız, ayrıyı gayrıyı bir tarafa bırakıp hep birlikte inşallah Türkiye olacağız. Siz buradaki hayat mücadelenizde nasıl bizden cesaret alıyorsanız biz de sizlerin birlikteliğinden, coşkusundan, kararlılığından güç alıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2016 yılında Maryland’de açılan Diyanet Amerika Merkezi’nin ortak çalışmalara ev sahipliği yapmaya devam ettiğini belirterek, “Burayı biz sadece Türkler için yapmadık, burayı tüm Müslümanlar için yaptık. Zira mescitler, camiler belli bir kavmin değil, Allah’ın evidir ve hep birlikte orada ibadetlerimizi yaparız” dedi.

Yarın da BM binasının karşısındaki Türkevi’nin açılışını yapacaklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu gurur abidesi yalnızca vatandaşlarımızın değil, Müslüman Amerikan toplumunun da evi olarak faaliyet gösterecektir. İnşallah sizlerin yeni ortak adresiniz burası olacak” diye konuştu.

Bugünkü buluşmaya ev sahipliği yapan TASC üyelerine ve gönüllülerine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TASC’ın son dönemde etkinliğini ve görünürlüğünü giderek artırmasından duyduğum memnuniyeti de vurgulamak istiyorum. Gerek salgın döneminde ihtiyaç sahiplerine dağıttığı yardımlarla, gerek 24 saat kesintisiz yayın yapan TASC TV ile gerekse FETÖ’nün asıl yüzünün Amerikalı dostlarımıza anlatılması hususunda gösterdiği kararlı duruşta öne çıkan TASC’ı başarılı faaliyetlerinden ötürü yürekten tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.

ERİMTAN MÜZESİ Gelenekten Geleceğe ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Belgeseline ev sahipliği yaptı. ERİMTAN MÜZESİ Gelenekten Geleceğe ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Belgeseline ev sahipliği yaptı. için yorumlar kapalı 23443

Ankara’nın en eski alışveriş mekanlarından ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Uluslararası Ahi Evren yılı ve Ahilik haftası dolayısıyla bir belgesele konu oldu.

Belgeselde, ÇIKRIKÇILAR yokuşu esnafı Ahilik geleneğinden örnekler vererek tarihi mekanın Türk Kültürü içindeki önemini anlattılar.

Belgeselin gösteriminden önce konuşmacılar Ahiliğin ritüellerinin ticaret hayatındaki yerini vurguladılar.

Belgesel, Ankara Kent Konseyi ve Ankara Ticaret Odası’nın ortaklaşa çalışmasıyla hayata geçirildi. Belgeselin ilk gösterimine Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran Eski bakanlardan İmren AYKUT ve Ankara Kalesi Derneği Başkanı ve eski milletvekili Şevket Bülent YAHNİCİ, çok sayıda Ankara’lı ve davetli katıldı.

Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel BARAN, konuşmasında amaçlarının sadece ticaret yapmak olmadığını, kültürel görevlerini yerine getirmek olduğunu da kaydetti. Gürsel Baran, daha sonra şunları söyledi; Eskiden işe girdiğimizde büyüklerimiz bize Ahiliğin öğüdünü verirdi. Derlerdi ki; elini, sofranı, kapını açık tut. Dilini, belini, gözünü bağlı tut. Ve Ahi Evran’ın temel prensipleri vardı. O temel prensiplerden de birkaç tanesini söyleyeyim; İyi huylu ve güzel ahlaklı olmak, işinde ve hayatında kin, haset ve gıybetten kaçınmak, ahdinde, sözünde ve sevgisinde vefalı olmak, gözü, gönlü ve kalbi tok olmak, şefkatli, merhametli, adaletli, faziletli ve iffetli olmak, cömertlik, ikram ve kerem sahibi olmak, alçak gönüllü olmak ve gururdan kaçınmak, gelmeyene gitmek, dost ve akrabaları ziyaret etmek, gönüllü olmak ve gururdan kaçınmak, maiyetindekileri ve hizmetindekileri korumak, aza kanaat edip çoğa şükretmek, feragat ve fedakarlığı daima kendi nefsinden yapmak. Bunların hepsi Ahiliğin belki de unutmaya yüz tutan değerleri. Ahilik sadece ticarette birtakım prensipleri ortaya koymadı. Aile nedir? büyük nedir? küçük nedir? ata nedir? dede nedir? saygı, sevgi nedir? Bunların tamamını Ahilik geleneğinden aldık biz. Ahilikten sadece ticaret öğrenmedik. Ahilik ticaretin kurallarını koydu ama bize değerler öğretti. Biz bu değerlerin yaşatılmasını istiyoruz.

Neden Çıkrıkçılar Yokuşu dedik? O günün şartlarında Ankara’nın Anafartalar’ı vardı, Çıkrıkçılar Yokuşu vardı, Samanpazarı, Hamamönü ve Bentderesi vardı.
Bunlardan bir tanesini seçecektik ve Çıkrıkçılar Yokuşu dedik.
Çıkrıkçılar Yokuşu hepinizin de bildiği gibi Ankara’nın ticaretinin önemli bir ayağının geçtiği yerdir. Ankara’nın ticareti orda dönerdi.

Ankara Kalesi Derneği Başkanı ve eski milletvekili Şevket Bülent Yahnici de ÇIKRIKÇILAR Yokuşu esnafının Ahilik geleneğinin ritüelleriyle dükkan açmasının Türk kültürü içindeki değerini belirtti.

Konuşmalardan sonra Belgeselde emeği geçenlere plaket takdimi yapıldı. Plaket töreninin hemen akabinde esnaf türkülerinin seslendirildiği bir konser verildi.