Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prof. Dr. Asaf Atasever Hastanesi’nin açılışını gerçekleştirdi Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prof. Dr. Asaf Atasever Hastanesi’nin açılışını gerçekleştirdi için yorumlar kapalı 175

“Türkiye’nin temel hizmetler alanında son 18 yılda kat ettiği mesafenin değerini yaşadığımız her krizde yeniden keşfediyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sağlık Bakanlığı Marmara Üniversitesi Prof. Dr. Asaf Ataseven Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Sağlığın kıymetini çok daha iyi anladığımız salgın döneminde böyle bir eseri ülkemize kazandırmamızın ayrıca önemli olduğuna inanıyorum. Türkiye’nin altyapı ve temel hizmetler alanında son 18 yılda kat ettiği mesafenin değerini yaşadığımız her krizde yeniden keşfediyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sağlık Bakanlığı Marmara Üniversitesi Prof. Dr. Asaf Ataseven Hastanesi Açılış Töreni’ne katıldı.

Törende bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hastanenin hizmete girmesinde emeği geçenleri tebrik ederek sağlığın kıymetinin çok daha iyi anlaşıldığı bir dönemde böyle bir eserin Türkiye’ye kazandırılmasının ayrıca önemli olduğunu söyledi.

“TÜRKİYE, SALGIN SÜRECİNİN ALTINDAN BAŞARIYLA KALKTI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağlığın kıymetini çok daha iyi anladığımız salgın döneminde böyle bir eseri ülkemize kazandırmamızın ayrıca önemli olduğuna inanıyorum. Türkiye’nin altyapı ve temel hizmetler alanında son 18 yılda kat ettiği mesafenin değerini yaşadığımız her krizde yeniden keşfediyoruz” dedi.

Her konuda Türkiye’yi Batı ile karşılaştıran bir zihniyetin kimi zaman tahkire varan eleştirilerinin de yıllardır dinlenildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar Batı ülkelerinde her şeyi çok iyi, her hizmet ve ürünü çok kaliteli, bizde ise tam tersine her şey çok kötü, çok pespaye, çok kalitesiz görürler” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yine bunlar Batı karşısında olabildiğince ezik, kendi halkına ve ülkesine karşı son derece küstahtırlar. Yıllardır bu zihniyete Türkiye’nin artık eski Türkiye olmadığını, üretimden hizmetlere kadar her alanda gelişmiş ülkeler seviyesini yakaladığını anlatmaya çalışıyoruz. Ama nafile. Âdeta Nuh deyip peygamber demeyen bir inatla ülkelerini kötülemeyi sürdürüyorlar. Salgın döneminde âdeta takke düştü kel göründü misali, yüzlerdeki makyajlar akmış, hakikatler ortaya dökülmüştür. Maskeden solunum cihazına, sağlık personelinin sarf malzemelerinden ilaca kadar üretime dayalı her konuda gelişmiş ülkeler ciddi sıkıntılar yaşamışlardır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, Avrupa’daki toplam yoğun bakım yatak kapasitesi, 1 milyon 100 bini bulan sağlık personeli ile salgın sürecinin altından başarıyla kalktığını anlatarak, “Hamdolsun ne hastane koridorlarında çaresizce çırpınan insan görüntüleri ne üst üste yığılan cenaze fotoğrafları ne iş yükünün altında yıkılıp kalan sağlık personeli manzaraları yaşadık. Aynı şekilde ülkemizde hastanede tedavi olup evine döndükten sonra tüm malını mülkünü satsa ödeyemeyeceği sağlık faturaları karşısında dehşete düşen insan görüntüleri de olmadı. Çünkü Türkiye dünyada eşine az rastlanır kapsam ve genişlikteki genel sağlık sigortası sistemiyle tüm vatandaşlarına ücretsiz hizmet sunabilen bir ülke hâline gelmiştir” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok kısa bir sürede İstanbul’da her biri bin 8’er yataklı iki acil durum hastanesini, 2 bin 682 yataklı Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ni, 600 yataklı Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi’ni hizmete açtıklarını hatırlatarak çok kısa bir sürede Türkiye’nin sağlık alanındaki gücünü pek çok ülkenin toplam kapasitesi oranında artırdıklarını vurguladı.

“BUGÜN UFKA UMUTLA BAKIYORSAK SON 18 YILDAKİ GAYRETLERİMİZİN SAYESİNDEDİR”

Türkiye’nin son 18 yılda orman varlığını artırmaktan yaygın eğitim ağına kadar her alanda benzer atılımlar gerçekleştirdiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi ülkesine, kendi halkına kör, sağır, lal ve hissiz olanlara ne yapsak fayda etmez” ifadesini kullandı.

Milletin yapılan hizmetleri, ülkeye kazandırılan eserleri gördüğü için hep yanlarında yer aldığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan sonra da eser ve hizmet siyasetine kesintisiz devam edeceklerini kaydetti.

“Türkiye’yi diğer ülkelerden ayıran en önemli farklardan biri, mücadeleyi sadece demokrasi, sadece ekonomi, sadece altyapı, sadece diplomasi alanında vermemesidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada Türkiye kadar çok cephede aynı anda mücadele yürüten bir başka ülke bulunmadığını, bunun sadece son yedi yılda yaşananlara bakıldığında görülebileceğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vesayet odaklarının, terör örgütlerinin, Türkiye düşmanlarının son yedi yılda Türkiye’nin önünü kesmek için yaptığı tüm oyunların, tuzakların, kumpasların milletin ferasetine, dirayetine, iradesine çarpıp geri döndüğünü söyledi.

“Onların bize her saldırısında biz mücadelemizi bir adım daha öteye taşıdık” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Vesayete karşı demokrasiyi güçlendirdik. Terör örgütlerinin saldırılarına ve sınırlarımıza yönelik tacizlere karşı güvenliğimizi sağlamlaştırdık. Irak’tan Suriye’ye ve Akdeniz’e kadar tüm sınırlarımızda tehditleri kaynağında yok edeceğimiz yeni bir güvenlik paradigması inşa ettik. Darbe girişimlerine karşı milletimizle yekvücut olduk. Ekonomimizi çökertme çabalarına karşı üretimi, ihracatı, büyümeyi, istihdamı, teknolojiyi yükselttik. Her alanda altyapıdaki eksiklerimizi giderirken bugünün değil geleceğin ihtiyaçlarını gözettik. Böylece geçmişin ihmallerini telafi etmenin ötesinde, Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokma hedefimizin altyapısını oluşturduk. Bugün ufka umutla bakıyorsak son 18 yıldaki gayretlerimizin sayesindedir. Türkiye’yi özenen ülke olmaktan çıkarıp özenilen ülke hâline getirdiğimiz için Rabbimize sonsuz hamdüsena ediyoruz.”

“TÜRKİYE, YENİ DÖNEME EN HAZIRLIKLI GİRECEK OLAN ÜLKELERİN BAŞINDA GELİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin demokrasi ve kalkınma mücadelesinde yeni bir döneme girdiğine işaret ederek, “Salgın sürecinin ardından dünyada siyasi ve ekonomik ilişkilerin yeniden şekilleneceği açıkça görülüyor. Türkiye, gelişmiş altyapısı, genç ve yetişmiş insan kaynağı, uzun süredir üzerine titrediği hedefleri, istikrarlı ve kararlı yönetimiyle yeni döneme en hazırlıklı girecek olan ülkelerin başında geliyor” dedi.

Salgın hastalık Türkiye’den ne kadar çabuk uzaklaştırılırsa ülkenin de o derece hızlı yol alabileceğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yapmamız gereken tek şey, hep birlikte salgını yenmek için gereken kurallara uymaktır, bu konuda epeyce de mesafe kat ettik. Ancak, son günlerde vaka ve vefat sayılarında bir miktar artış gözleniyor. Israrla üzerinde durduğumuz bir husus var, maske, mesafe, temizlik. Şimdi bu ilkeleri küçük bir takdim tehir ile temizlik, maske, mesafe olarak değiştirerek tekrarlamak istiyorum, temizlik, maske, mesafe, yani T-M-M, yani TMM. Unutmayınız, bu kurallara uymamak kul hakkına girmektir. Bu dikkat ve hassasiyetle inşallah kısa sürede salgını gündemimizden tamamen çıkartacağımıza inanıyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hastanenin İstanbul’a kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik ederek, “Marmara Üniversitemiz ile Sağlık Bakanlığımızın birlikte ülkemize kazandırdığı bu hastanemize, evet, Profesör Doktor Asaf Ataseven Hocamızın adını vermeyi kararlaştırdık. İnşallah Asaf Hocamızın adıyla burayı anacağız. İnşallah burada bu mekân var olduğu sürece Asaf Hocamız da burada anılmış olacak” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Asaf Ataseven’in bir dava ve vakıf insanı olduğunu, uzun yıllar yürüttüğü Vakıf Gureba Hastanesi Başhekimliğindeki gayreti ve başarılarıyla gönüllerde taht kurduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prof. Dr. Asaf Ataseven’i rahmetle yâd ederek Fatiha okudu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından; TBMM Başkanı Mustafa Şentop, TBMM eski Başkanı İsmail Kahraman, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharram Kasapoğlu, eski bakanlardan Veysel Eroğlu, Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Özvar, merhum Prof. Dr. Asaf Ataseven’in eşi Gülsen Ataseven ve damadı Murat Ülker ile birlikte hastanenin açılış kurdelesini “Ya şafi, ya Kâfi, ya Muafi inşallah. Ya Allah bismillah” diyerek kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler açılışın ardından Sağlık Bakanlığı Marmara Üniversitesi Prof. Dr. Asaf Ataseven Hastanesi’ni gezerek incelemelerde bulundu.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kolombiya Cumhurbaşkanı Duque ile bir araya geldi Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kolombiya Cumhurbaşkanı Duque ile bir araya geldi için yorumlar kapalı 80784

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Ofisi’nde Kolombiya Cumhurbaşkanı Ivan Duque ile görüştü. Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ile Kolombiya Cumhurbaşkanı Ivan Duque Marquez’in eşi María Juliana Ruiz de yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma törenine katıldı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma törenine katıldı için yorumlar kapalı 80786

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “İnanç, köken, ırk, cinsiyet, yaş dâhil hiçbir ayrım gözetmeden tüm acezeyi, yani tüm düşkünleri kucaklayan bu müessese, medeniyetimizin ve milletimizin insana bakışının en güzel örneklerinden biridir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “kimsesizlerin kimsesi” olması için bu güzide kurumu millete armağan eden Sultan Abdülhamid-i saniden bugüne Darülaceze’ye emeği geçen herkesi rahmet ve şükranla yâd etti.

İnanç, köken, ırk, cinsiyet, yaş dâhil hiçbir ayrım gözetmeden tüm düşkünleri kucaklayan bu müessesenin, medeniyetlerinin ve milletlerinin insana bakışının en güzel örneklerinden olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de ecdattan aldıkları ilhamla üstlendikleri her görevde çalışmalarını “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışıyla ve “Yaratılanı severiz, Yaradan’dan ötürü” ilkesiyle yürüttüklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze’nin 127 yılı bulan geçmişinde, 30 bini çocuk 100 bin insana şefkat yuvası olmasının benzer çalışmalarda kendilerine ilham verdiğini aktararak, gönüllüleri, çalışanları ve acezeleriyle büyük bir aile olan bu müessesenin yaşatılması ve geliştirilmesi için katkıda bulunan bakanlardan yanlarındaki çalışanlara kadar herkese teşekkür etti.

“BU PROJE, DARÜLACEZE’NİN KURULUŞ AMACINA VE TARİHİNE YAKIŞIR BİR ESER OLACAKTIR”

Bugün Darülaceze’nin hizmetlerini yeni bir boyuta taşıyacağına inandığı Sosyal Hizmet Şehri Projesi’nin temelini atmak üzere bir arada olduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Burada bir duruma dokunmadan geçmeyeceğim. Bu işler bizim işimiz. Belediye başkanlığımda Kayışdağı’nda bir Darülacezenin temelini atmış, açılışını yapmıştık. Şu andaki malum iktidar, aynı şekilde bugün temelini atacağımız adımlarla süreci devam ettiriyor. Tabii bir şeyi sormam lazım. İstanbul’un şu anda Büyükşehir Belediye Başkanlığını üstlenmiş olan kişi veya kişilerin acaba bu alanlarda attıkları bir adım var mı? Ya bir şey yapın. Yani bir suyu akmayan musluğu açmakla ‘Biz hizmet ettik.’ diyemezsiniz. Milleti aldatmayın. Gelin bu tür eserleri yapın. Bu ülkenin darda kalmışına elinizi uzatın. Bu tür şeyleri yapın, biz de sizleri alkışlayalım. Ama yok.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatay mimariyle inşa edilecek projenin, yatağa bağlı sakinler ve koruma altındaki çocuklardan oluşan 1000’e yakın insana hizmet vereceğini belirterek, “Rehabilitasyon ünitesinden cami, kilise ve havranın da yer aldığı ibadethanelerine kadar tüm birimleriyle bu proje Darülaceze’nin kuruluş amacına ve tarihine yakışır bir eser olacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin asırlardır yaşadığı nice saldırıları, sıkıntıları, kaosları, metanetle göğüsleme başarısının gerisinde, sahip olunan birlik, beraberlik ve dayanışma hasletinin gücü olduğunu söyledi.

Medeniyet ve kültür birikimi, aile yapısı, sosyal müesseseleri, bireysel inisiyatifleriyle tecessüm eden bu haslete sıkı sıkıya sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik bakımdan güçlü, gelişmiş ülkelerin sosyal bakımdan en kırılgan ve geleceği tehdit altında nüfuslara sahip olmalarının sebebinin de aynı olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun örneğinin Türkiye’den başka hiçbir ülkede olmadığını belirterek, şöyle konuştu: “Bu sadece bizde var. Kurallar önemlidir. Maddi imkânlar önemlidir. Bireylere değer vermek önemlidir. Ama bunlar sadece günü kurtarır. Ailenin merkezinde olduğu güçlü bir sosyal yapı olmadan bunların hiçbiri geleceği kurtarmaya yetmez. Bizim önceliğimiz medeniyet mirasımıza, inanç ve kültür değerlerimize sarılarak dezavantajlı gruplar dediğimiz engellilerimizi, yaşlılarımızı, kimsesiz çocuklarımızı, garip gurebamızı sosyal yapımız içinde yaşatmaktır. Buna rağmen kimsesiz kalan yardıma veya desteğe muhtaç olan vatandaşlarımızı da kurduğumuz müesseseler ve oluşturduğumuz mekanizmalar vasıtasıyla insani hayat sürebilecekleri imkânlara kavuşturmaktır. İnşallah Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri, inanarak söylüyorum, dünyada bu işin tek örneği olacak bittiği anda. Hamdolsun bugün Türkiye dünyanın en iyi işleyen, en kuşatıcı sosyal destek sistemine sahip ülkelerinden biridir. Benzeri yok. Eğer şu dünyayı tanımışsam, biliyorsam ülkemiz gibi bir başka örnek dünyada yok.”

“YILDA 2 MİLYAR LİRA OLAN SOSYAL YARDIM BÜTÇESİNİ 100 MİLYAR LİRA SINIRINA GETİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hükûmete geldiğimizde yılda 2 milyar lira olan sosyal yardım bütçesini 100 milyar lira sınırına getirdik. Bu rakamın millî gelirimize oranı da yüzde 0,38’den, yüzde 1,36’ya yükseldi. Eskiden daha ziyade ayni olan yardımları hem insanımızın onurunu korumak hem ihtiyaç önceliklerini kendisine bırakmak için nakde döndürdük. Böylece ülkemizde günlük harcama düzeyi dünya standardı olan 5,5 doların altında kalan nüfus oranını yüzde 34’ten, yüzde 10 seviyesine gerilettik” bilgilerini verdi.

Altyapıyı güçlendirmek ve sosyal destekleri en etkin şekilde yürütmek için ayrı bir bakanlık kurduklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, nüfusun bir ülkenin en büyük gücü olduğu gerçeğinden hareketle anneleri ve çocukları koruyacak, destekleyecek, çalışmalara özellikle önem verdiklerinin altını çizdi.

İstihdam, sağlık ve eğitime kadar her alanda bu çerçevede pozitif ayrımcılık yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Devlet korumasındaki çocukların bize Allah’ın ve milletin birer emaneti olduğu anlayışıyla bunları kendi ailelerinin yanında veya aile iklimine yakın şartlarda yetiştirecek bir modele geçtik. Engellilerimizi evde bakımıyla, rehabilitasyon merkezleriyle, özel bakımıyla, umut evleriyle, istihdamıyla her alanda hayatın içine katan bir yaklaşım sergiledik. Yaşlılarımızı 65 yaş maaşıyla, gündüz bakım hizmetleriyle, evde bakım hizmetleriyle, aileleri yanında desteklemeyi, huzurevleriyle sahipsiz bırakmamayı hedefleyen programlar uyguladık. Kadınlarımızı şiddetten, istihdama annelik hizmetlerinden siyasi temsile, kılık kıyafet özgürlüğünden eğitim seferberliğine kadar her alanda cumhuriyet tarihinin en ileri haklarına biz kavuşturduk. Şehit yakınları ve gazilerimizi de tarihimizin en büyük destekleriyle sahiplendik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin imkânlarını milletin her kesimine, özellikle de desteğe ihtiyaç duyan insanlara sunduklarını ifade ederek, şöyle devam etti: “Buradan bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum ki asıl olan kadınlarımızdan çocuklarımıza, yaşlılarımızdan engellilerimize, tüm kesimlerin, aileleri bünyesinde sosyal yapı içinde sahiplenilmeleri ve yaşatılmalarıdır. Kendi evi, imkânı, vakti varken annesini, babasını, engelli aile üyesini, korunmaya muhtaç evladını kamuya veya özel sektöre ait bir kuruma yerleştirmek bizim aile kültürümüzle taban tabana zıttır. Huzurevlerinde kalan yaşlılarımızın önemli bir kısmının iyi eğitimli, iyi kariyerli, yüksek geliri olan çocuklara sahip olmaları düşündürücüdür. Büyükanne, büyükbaba, anne, baba ve torunların aynı evde oturmasalar bile aynı ortamda hayatlarını sürdürdükleri büyük ailelerin giderek azalıyor olması da üzüntü vericidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile yapısındaki dağılma ve aşınmanın, nesilden nesile aktarılan değerlerin geleceğinde de bir belirsizliğe yol açtığını söyledi.

Eğitimin önce ailede, hatta ana karnında başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, oradan başlayıp doğumla gelişen bir eğitim dünyası olduğunu, okulun tek başına bunu yapamayacağını, okulların ailede atılan temelin üzerine eğitim verdiğini anlattı.

“ÖNCELİKLERİMİZİN BAŞINA AİLENİN GÜÇLENDİRİLMESİNİ YERLEŞTİRDİK”

Ailede verilmesi gereken değerler eksik kaldığı zaman okulların, arzu edilen millî, manevi, ahlaki, insani, medeni hasletlere sahip çocukların yetiştirilmesi konusunda zorlandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İşte bunun için önümüzdeki dönemde önceliklerimizin başına ailenin güçlendirilmesini, eğitimin içeriğinin buradaki eksikleri telafi edecek şekilde geliştirilmesini, kültürümüze sahiplenilmesini yerleştirdik. Gelişmiş ülkelerin, Batı’nın düştüğü hataya, inşallah biz düşmeyeceğiz. Batı tarzı bir güvenlik ve refah anlayışı uğruna aileden başlayarak tüm sosyal yapımızı, medeniyet ve kültür değerlerimizi, inancımızı feda edecek şekilde köklerimizle bağımızı koparmayacağız. Tam tersine maziden atiye kurduğumuz köprüden yürüyerek demokraside ve kalkınmada dünyanın en ileri ülkeleri arasındaki yerimizi alacağız. Medeniyet mirasımızdan taviz vermeden hedeflerimize ulaşacak yöntemlerle vizyonlarımızı genişletiyoruz.”

Bugün temelini attıkları bu perspektifin bu genişlemenin bir uygulaması olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için milletimizin karşısına Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yıl dönümüne atfen 2023 hedeflerimizle İstanbul’un Fethi’nin 600’üncü yıl dönümüne atfen 2053 vizyonumuzla inşallah bu sene fetih şenliklerimizi Atatürk Havalimanı’nda yapacağız. İstanbul’a yakışır bir fetih şenliğini, Atatürk Havalimanı’nda hep birlikte yapacağız. Şöyle muhteşem bir fetih şenliği yapalım ki inşallah cennet mekân Fatih Sultan Mehmet Han’a layık olalım. Malazgirt’in 1000’inci yıl dönümüne atfen 2071 hayallerimiz var bizim. Bu hayallere de ona göre yürüyeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihin en önemli sembolleriyle bu yola çıktıklarını, diğer alanlarda Darülaceze’ye sahip çıkacak projeleri de bu anlayışla hayata geçirmeyi sürdüreceklerini dile getirdi.

Temelini atmak üzere bir araya geldikleri Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri’nin ülkeye, şehre ve sakinlerine hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peygamber efendimizin hadisinde buyurduğu gibi insanlara hayrı dokunan kişinin büyüklüğünü ortaya koyacağız. Bu müjdeye muhatap olmak için bu projeye destek veren, katkıda bulunan herkese yine şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. İnşallah bu örnek projenin açılışını da beraber yapacağız” ifadelerini kullandı.

İstanbul Müftüsü Safi Arpaguş’un duasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler tören için hazırlanan butonlara basarak ilk harcı temele döktü.