Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yılın ikinci yarısıyla birlikte, ekonomide çok büyük bir ivme bekliyoruz” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yılın ikinci yarısıyla birlikte, ekonomide çok büyük bir ivme bekliyoruz” için yorumlar kapalı 88904

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kars Barajı açılışında yaptığı konuşmada, “Eski büyüme oranlarımıza ulaşacağız. Yılın ikinci yarısıyla birlikte ekonomide gerçekten çok büyük bir ivme bekliyoruz. Küresel üretim ve tedarik zincirinde Türkiye’nin ağırlığının gün geçtikçe daha çok hissedileceği bir döneme giriyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kars Barajı Açılış Töreni’ne video konferans yöntemiyle bağlanarak, katılımcılara hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye inşa edilen barajlar silsilesine yeni bir halka eklemenin memnuniyetini yaşadıklarını belirterek, kısa bir süre önce de GAP’ın en önemli eserlerinden biri olan Ilısu Veysel Eroğlu Barajı’nın ilk ünitesini hizmete açtıklarını hatırlattı.

Kendi alanında ülkenin en büyüğü olacak Yusufeli Barajı’nın gövde betonunun dörtte üçünün tamamlanması töreninin de geçen günlerde icra edildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kars Barajı’nın açılışının da Koronavirüs nedeniyle video konferansla gerçekleştiğini kaydetti.

“ÜLKEMİZİN SU POTANSİYELİNİN EN VERİMLİ ŞEKİLDE KULLANILMASINI SAĞLAYACAK YATIRIMLARI BİRER BİRER HAYATA GEÇİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kars Barajı’nın bulunduğu bölgeyi daha önce görme fırsatı bulunduğunu anlatarak, “Hükûmete geldiğimizde ülkemizde toplam 276 baraj vardı. Bugün ise son 18 yıldaki 585’nci barajı ülkemize kazandırıyoruz. Aynı şekilde sulama tesislerimizin sayısını da iki katından fazla artırdık. Ülkemizin su potansiyelinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlayacak yatırımları birer birer hayata geçirdik” dedi.

Kars Barajı ile Kars ve Iğdır’ın topraklarını sulayarak verimliliğin artacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradan Arpaçay Barajı’na yapılan takviyeyle de Akyaka ve Iğdır Ovası’nda 541 dekar arazinin sıkıntısız bir sulama mevsimi geçirmesinin sağlandığını, böylece sadece bu bölgede bir yılda 603 milyon lira tarımsal gelir elde edildiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, inşa bedeli 330 milyon lira olan barajın, bir yılda yapılan yatırımı iki katıyla geri ödediğini vurgulayarak, sulamalar ve diğer yatırımlarla bu projenin toplam maliyetinin 2 milyar lirayı bulacağını vurguladı.

Proje kapsamındaki sulama ve elektrik üretimi tesisleri tam kapasite faaliyete geçtiğinde 475 bin dekar daha toprağın sulanarak yılda 300 milyon liralık gelir elde edileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, baraj çevresinin mesire ve dinlenme alanı olarak hizmet vereceğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehrin atık sularının Kars çayına dökülmesini engelleyecek projeyi de hayata geçirerek çevre kirliliğinin önüne geçeceklerini söyleyerek, “Görüldüğü gibi ülkemize ve bölgemize gerçekten büyük katkı sağlayacak bir eser ortaya çıktı. Barajımızla serhat şehrimiz Kars’a yeni bir sembol de kazandırdığımıza inanıyorum” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN EKONOMİ YOLUNDA ALDIĞI MESAFENİN SOMUT SONUÇLARI KORONAVİRÜS SALGINI DÖNEMİNDE GÖRÜLDÜ”

Türkiye’nin demokrasi ve ekonomi yolunda aldığı mesafenin en somut sonuçlarının Koronavirüs salgını döneminde görüldüğünün altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelişmiş ülkelerin dahi çaresiz kaldığı salgın sürecini, hem sağlık altyapımızla hem gıda ve temizlik tedarik zincirimizle hem de kamu güvenliği bakımından örnek bir yönetimle göğüsledik. Bu tablo Türkiye’nin son 18 yılda sağlık yanında eğitimden adalete, güvenlikten sosyal desteklere, ulaşımdan tarıma, enerjiden sanayiye her alanda geldiği seviyenin işaretidir” değerlendirmesinde bulundu.

Salgın sonrasında yeniden şekillenecek küresel siyasi ve ekonomik düzende hedeflenen yere ulaşmada bu altyapının önemli olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, imar ve inşa yolunda attıkları her adımda engellemelerle karşılaştıklarını, yapılan her işin muhalefet tarafından ya yargıya taşındığını ya mesnetsiz iddialarla linçe tabii tutulduğunu, buna rağmen kararlılıkla yollarına devam ettiklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye eserler kazandırırken, dev projeleri hayata geçirirken küresel düzeyde ekonomik krizlerle de karşılaştıklarını aktararak, 2008-2009 yıllarında yaşanan küresel krizin Türkiye’yi teğet geçeceğini söylediklerini, Türkiye’nin 2010-2011 yıllarında yüzde 8,5 ve yüzde 11’leri bulan büyüme rakamlarına ulaştığını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önce Gezi olayları, 17-25 Aralık kumpasları, çukur eylemleri ve sınırlarımıza dayanan terör saldırıları, ardından FETÖ’cü hainlerin 15 Temmuz darbe girişimi yine ekonomimizin hızını bir miktar yavaşlattı. Ancak yılmadık, durmadık, daha çok çalıştık. Daha çok mücadele ettik. Nitekim 2017’de yüzde 7 buçukluk büyüme rakamına ulaştık” açıklamasında bulundu.

”SALDIRILARA RAĞMEN EKONOMİMİZ BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR”

Türkiye büyüdükçe, güçlendikçe, ülkeye yönelik saldırıların da arttığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomiye yönelik saldırılara rağmen ekonominin büyümeye devam ettiğini, 2020’nin ilk çeyreğinde Mart ayının önemli bir kısmı salgınla mücadeleyle geçmesine rağmen de yüzde 4,5’lik büyüme oranı elde edildiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan olumsuzlukların, badirelerin Türk ekonomisini güçlendirdiğini kaydederek, “Hamdolsun, her saldırıdan daha fazla tecrübe ve daha fazla güç elde ederek çıkmayı başardık. Salgın sürecinde vatandaşlarımızın sağlığı yanında ekonomimizin sağlığını da korumaya öncelik verdik” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aldıkları önlemlerin etkilerinin Mayıs ayıyla birlikte görülmeye başlandığını, devletin destekleri ve özel sektörün gayretiyle ekonomide toparlanma sinyallerinin güçlü şekilde geldiğini belirterek, “Ekonomik güven endeksi Mayıs’ta yüzde 20 artarak 62 değerine çıktı. İmalat sanayisi genelinde kapasite kullanım oranı Mayıs’ta yüzde 62,6 seviyesine yükseldi” bilgisini paylaştı.

Salgına rağmen yatırımlar konusunda da sevindirici gelişmeler yaşandığını, kurulan şirket sayısının Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 22,2 oranında arttığını açıklayarak, borsanın yeniden 100 binin üzerine çıkarak 115 bin bandına dayandığını, Haziran ayından itibaren konut ve otomobil sektöründe hareketliliğin hız kazandığını söyledi.

“ESKİ BÜYÜME ORANLARIMIZA ULAŞACAĞIZ”

Merkez Bankası döviz rezervini yeniden 93 milyar doların üzerine çıkardıklarını, ticari ilişkilerin yoğun olduğu ülkelerle yerel para birimleri üzerinden ticareti kolaylaştırmak ve dış finansman ihtiyacını karşılamak üzere takas anlaşmaları yapıldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Böylece Türk Lirası’nı dünya çapında işlem gören istikrarlı ve itibarlı bir para birimi hâline getiriyoruz. Sanayiciden esnaf ve sanatkâra, çalışanlardan gençlere kadar her kesime yönelik kapsamlı destek paketleriyle ekonomiye adeta can suyu veriyoruz. İnşallah bu süreçten de hızlı bir şekilde çıkacağız, daha önce olduğu gibi eski büyüme oranlarımıza ulaşacağız. Yılın ikinci yarısıyla birlikte ekonomide gerçekten çok büyük bir ivme bekliyoruz. Küresel üretim ve tedarik zincirinde Türkiye’nin ağırlığının gün geçtikçe daha çok hissedileceği bir döneme giriyoruz. Kaliteli ve dinamik beşeri sermayemiz, stratejik konumumuz ve güçlü altyapımız önümüzdeki fırsatları değerlendirmek için en büyük avantajlarımızdır. Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokma hedefimize hiç olmadığımız kadar yakınız. Tabi tüm bu çabaların başarısı ülkemizi salgın musibetinden uzak tutmakla mümkündür. Bunun için 83 milyon hep birlikte aynı hassasiyetle, aynı dikkatle, aynı kararlılıkla hareket etmek mecburiyetindeyiz.”

“KORONAVİRÜSLE MÜCADELEDE; MASKE, MESAFE VE TEMİZLİK KONUSUNDA ÖZEN GÖSTERİLMESİ GEREK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Koronavirüsle mücadelede; maske, mesafe ve temizlik konusunda özen gösterilmesi gerektiğinin altını çizerek, “Bu sıralamayı baş harflerini anlamlı kılmak için temizlik, maske, mesafe olarak değiştirerek tekrarlamak istiyorum, temizlik, maske, mesafe, yani TMM, tamam. İnşallah bu kurallarla riayet ederek kısa sürede salgını gündemimizden çıkartacağımıza inanıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan Kars Barajı’nın hayırlı olmasını dileyerek, “Hatırlayın, her zaman söylüyorum, su medeniyettir, suyu olmayan medeniyetten nasipsizdir. Yol medeniyettir, yolu olmayan da maalesef nasibi yoktur. Barajımızın ülkemize kazandırılmasında emeği geçenleri tekrar tebrik ediyorum. Çiftçilerimize bol ve bereketli hasatlar diliyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Kars’a bağlanarak, barajın açılışını gerçekleştirdi.

Previous ArticleNext Article

Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta yeni Türkevi binasının açılışına katıldı Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta yeni Türkevi binasının açılışına katıldı için yorumlar kapalı 87012

Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta Yeni Türkevi Binası’nın açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Türkevi Binamız, Birleşmiş Milletlere, çok taraflılığa, adalete ve barışa olan inancımızın da bir sembolüdür. Büyüyen, gelişen ve güçlenen Türkiye’nin diplomatik ağırlığının ve vizyonunun yeni bir nişanesini burada yükselttik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York’ta Yeni Türkevi Binası’nın açılış törenine katıldı.
Temeli dört yıl önce atılan ve açılışını yaptıkları Yeni Türkevi binasının hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu tarihî günde aramızda olduğunuz için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum” dedi.

“NEW YORK’UN SİLÜETİNE TARİHÎ VE GELENEKSEL MİMARİMİZİN GÜZELLİKLERİNİ VE ZARAFETİNİ YANSITIYORUZ”

Bugün, haklı bir gurur yaşadıkların söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gururluyuz; çünkü devletimize, milletimize kalıcı bir eser daha kazandırıyoruz. Gururluyuz; çünkü bu eserle New York’un siluetine tarihî ve geleneksel mimarimizin güzelliklerini ve zarafetini yansıtıyoruz. Gururluyuz; çünkü mimarlarımızın, mühendislerimizin, işçi kardeşlerimizin alın teriyle muhteşem bir eserin inşasını tamamladık” dedi.

Bu göz kamaştırıcı binanın inşasında kullanılan malzeme ve tefrişat unsurlarının büyük ölçüde Türkiye’den getirildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mimarinin ve mühendisliğin en son imkânlarının kullanıldığı binamızın tasarımı, iklim değişikliğini konuştuğumuz şu dönemde, çevreye duyarlılık esasına göre yapıldı. Böylece, ortaya Türkiye’nin büyüklüğünü, birikimini ve artan gücünü yansıtan bir başyapıt çıktı” şeklinde konuştu.

Türkevi binasının bugünkü konumuna gelmesinde birçok ismin payı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Binamız, Dışişleri eski Bakanlarımızdan merhum İhsan Sabri Çağlayangil tarafından devletimize kazandırılan arsa üzerinde yükseldi. 1977-2013 yılları arasındaki ilk hizmet döneminin ardından binamızı yenilemeye karar verdik. Kültürümüzde müstesna bir yere sahip laleden ilham alınarak, Selçuklu motifleri gibi geleneksel öğelerle bezenerek tasarlanan yeni mimarisiyle Türkevi’ne bugün tekrar kavuştuk.”

“TÜRKİYE, ULUSLARARASI BARIŞIN VE GÜVENLİĞİN TESİSİ İÇİN GÖSTERİLEN ÇABALARA AKTİF KATKI SAĞLIYOR”

Türkevi’nin Birleşmiş Milletler Nezdindeki Daimi Temsilciliğine ve New York Başkonsolosluğuna ev sahipliği yapacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti New York Temsilciliği’nin de Türkevi’nde faaliyet göstereceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birleşmiş Milletler binasının tam karşısında bu denli önemli bir eseri hayata geçirmemiz ayrı bir anlam taşıyor. Türkiye, Birleşmiş Milletlerin kurucu üyelerinden biri olarak uluslararası barışın ve güvenliğin tesisi için gösterilen çabalara aktif katkı sağlıyor. Uluslararası misyonlarda üstlendiğimiz sorumlulukları başarıyla yerine getirdik, getiriyoruz. Küresel sorunların çok taraflılık temelinde çözülmesi için yoğun gayret sarf ediyoruz. ‘Dünya beşten büyüktür” diyerek daha adil bir küresel düzeni savunuyoruz. Girişimci ve insani dış politikamızla, uluslararası alanda etkin roller üstlenerek, milyonlarca mazlum göçmene kapılarımızı açarak, daha adil bir sistem tahayyülünün hayata geçirilmesi için çaba harcıyoruz. Türkevi Binamız, Birleşmiş Milletlere, çok taraflılığa, adalete ve barışa olan inancımızın da bir sembolüdür. Büyüyen, gelişen ve güçlenen Türkiye’nin diplomatik ağırlığının ve vizyonunun yeni bir nişanesini burada yükselttik” şeklinde konuştu.

“YENİ TÜRKEVİ, SUNDUĞU İMKÂNLARLA BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİN VE ÜYE ÜLKELERİN FAALİYETLERİNE DE HİZMET VERMEYE HAZIRDIR”

Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümü olan 2023’e giden süreçte, Türkevi binasının, uluslararası toplumdaki yerimizin de bir yansıması olacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Temeline bırakmış olduğum mektubumda da vurguladığım üzere, binamız Türkiye’nin başarı hikâyesinin sembollerinden biri olarak inşallah uzunca bir süre hizmet verecektir. Yeni Türkevi, sunduğu imkânlarla Birleşmiş Milletlerin ve üye ülkelerin faaliyetlerine de hizmet vermeye hazırdır” dedi.

Türkevi’nin Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan vatandaşlara, soydaşlara, akraba ve dost topluluklara da yeni bir çatı olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Genişleyen imkânlarımız sayesinde, Başkonsolosluk hizmetlerimiz burada çok daha verimli bir şekilde yürütülecektir. Siyasi, ekonomik ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapacak yeni binamızın, gerçek bir cazibe merkezi olarak faaliyet göstereceğine inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkevi’nin içinde çalışacak, yaşayacak, ziyarete gelecek insanların samimiyetle sahiplenmesiyle, kullanmasıyla, hakkını vermesiyle arzu ettiğimiz konumuna geleceğini düşünüyorum. İşte bunun için Türkevi binamızın kapılarının herkese açık olduğunun altını tekrar çiziyorum. Dışişleri Bakanlığımızın da binanın işletmesini bu kucaklayıcı anlayışla yürüteceğinden şüphe duymuyorum. New York’un örnek binalarından biri olacak Yeni Türkevi’nin; devletimize, milletimize, Türk-Amerikan toplumuna, Dışişleri Bakanlığımıza, Birleşmiş Milletlere ve New York’a hayırlı olmasını diliyorum. Her aşamasını yakından takip ettiğim bu binanın inşasında emeği geçen tüm kurumlarımızı, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine herkesi tebrik ediyorum. Açılışa gösterdiğiniz ilgi ve katılımdan dolayı siz değerli misafirlerimize teşekkür ediyorum. Hepinizi bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” için yorumlar kapalı 10

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi tarafından düzenlenen “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” başlıklı konferansta yaptığı konuşmada, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı, bugün artık siyaseti esir aldı. Müslümanların günlük hayatını zorlaştıran, devlet politikalarına yön veren, sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM 76. Genel Kurulu nedeniyle bulunduğu New York’ta, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC) tarafından düzenlenen “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” başlıklı konferansa katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.

Konuşmasına, kendisini dinleyenleri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradan sizlerin aracılığıyla kalpleri bizimle atan tüm mazlumlara ve mağdurlara selamlarımı gönderiyorum. Dünyanın farklı köşelerinde Müslüman olarak hayata tutunma mücadelesi veren tüm kardeşlerime selamlarımı iletiyorum” dedi.

Bu toplantıyı düzenleyerek gönülleri buluşturan Türk Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi’ne teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, salonu dolduranlara ve bütün dostlara aşkları, sevdaları ve ahde vefaları için şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki yıllık zorunlu bir aranın ardından bu sene sağlık ve afiyet içinde tekrar bir araya geldiklerini belirterek, “Kardeşlerimizin arasında olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Sizlere Türkiye’den akrabalarınızın, dostlarınızın, kardeşlerinizin selamlarını getirdim. Sizlere, genci yaşlısı, kadını erkeğiyle 84 milyon kardeşinizin selamlarını getirdim. Biz, sizleri çok özlemiştik, görüyoruz ki Amerika’daki kardeşlerimiz de bizleri özlemişler” diye konuştu.

Şairin “Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez” dediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bizim de gönüllerimiz arasında gözle görülmeyen yollar var. Binlerce kilometre uzakta olsak da kalplerimiz bir ve beraber çarpıyor. Çünkü bizler birbirini sadece Allah için seven, birbirine Allah için muhabbet besleyen insanlarız. Bizler aynı dine, aynı peygambere inanan, aynı mukaddes kitaba ittiba eden, aynı kıbleye yönelen bir ümmetin mensuplarıyız. Ten renklerimiz, kökenlerimiz, dillerimiz, ülkelerimiz farklı olsa da her gün beş vakit göğe yükselen Ezan-ı Muhammedilerimiz birdir. Allah Resul’ünün Veda Hutbesindeki şu sözleri tam 14 asırdır ebedi ve ezeli kardeşliğimizin nişanesidir. ‘Rabbiniz birdir, babanız birdir, dininiz ve peygamberiniz de birdir. Allah indinde en şerefliniz, takvaca en ileri olanınızdır. Arap’ın Arap olmayana bir üstünlüğü yoktur. Siyah derili olanın beyaz derili üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük sadece takva iledir.’ Bu salonda işte bu hakikatlere hep birlikte bir kez daha şahit oluyoruz. Gönüllerimizi buluşturan, bizi birbirimize kardeş kılan kalplerin asıl sahibine sonsuz hamdü senalar ediyorum. Mevla, şu muhabbetimizi, şu dayanışmamızı, aramızdaki şu güçlü uhuvveti daim eylesin diyorum.”

İnsanlığın son iki yıldır Koronavirüs salgını sebebiyle sancılı günler geçirdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimden sağlığa, ticaretten istihdama kadar her alanda ciddi sıkıntılar, zorluklar yaşandığını ifade etti.

Salgında hayatını kaybedenlerin sayısının 4,6 milyonu bulduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, vefat edenlere Allah’tan rahmet diledi.

“KOVİD-19 SALGINI, KÜRESEL SİSTEMDEKİ ÇARPIKLIKLARI, ADALETSİZLİKLERİ NET BİR ŞEKİLDE ORTAYA KOYDU”

Allah’ın Kuran-ı Kerim’de “Her zorluğun ardında muhakkak bir kolaylığın olduğunu müjdelediğini” hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, her gecenin ardında aydınlığın, her şerrin gerisinde bir hayır bulunduğuna iman eden insanlar olarak, Allah’ın inayetiyle bu musibetin de üstesinden gelineceğine yürekten inandıklarını vurguladı.

Tedavi imkânları geliştikçe, aşıya erişim arttıkça bu hastalığın zamanla etkisini yitireceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ancak asıl mesele salgının daha da derinleştirdi diğer sorunlarla mücadele etmektir. Kovid-19 salgını, küresel sistemdeki çarpıklıkları, adaletsizlikleri, eşitsizlikleri açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu süreçte maskeden solunum cihazına ve ilaca kadar, üretime dayalı her konuda dünyada ciddi sıkıntılar yaşandı. Pek çok yerde ve pek çok defa insanlık adına kaygı verici görüntülere şahit olduk. Hastaların ilgisizlikten öldüğü, yaşlı bakım evlerinden hepimizin içini yakan görüntülerin yansıdığı vahim durumlarla karşılaştık. Afrika’dan Asya’ya hâlen ilk doz aşıya dahi ulaşamayan 100 milyonlarca insan var. Türkiye olarak Peygamber Efendimizin aleyhisselatu vesselam ‘İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olanıdır’ tavsiyesinden hareketle elimizdeki tüm imkânları insanlık için seferber ettik. Şimdiye kadar elimizdeki imkânları 159 ülke ve 12 uluslararası kuruluşla, hatta yurtdışından temin ettiğimiz aşıların bir kısmını ihtiyaç sahipleri ile paylaştık. Onay süreçleri tamamlanmak üzere olan kendi aşımız TURKOVAC’ı da tüm insanlığın, dostlarımızın, kardeşlerimizin istifadesine sunacağız hiç endişeniz olmasın.”

Almanya’da yaşayan Türk kökenli Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin geliştirdikleri aşı sayesinde Kovid-19’la mücadeleye verdikleri desteğin, bu süreçte Türk Milleti’ni gururlandıran bir başka gelişme olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu değerli bilim insanlarımızın başarısı, yurt dışındaki vatandaşlarımızın yaşadıkları topluma olan katkıları bakımından çok güzel bir örnektir” dedi.

Amerikan İslam toplumunun da vakıf ve dernekler eliyle düzenledikleri yardım kampanyalarıyla salgın döneminde ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşmalarından memnuniyet duyduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek Türk vatandaşları gerekse Müslümanların birbirinden kıymetli çalışmalara imza attığını, Müslüman olmanın güzelliğini hayatlarıyla, duruşlarıyla, alicenaplıklarıyla Amerikan toplumuna gösterdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda tüm vatandaşları tebrik ederek, “Sizlerden yardım, ihsan ve dava faaliyetlerinizi artırarak sürdürmenizi bekliyorum” ifadelerini kullandı.

İnsanlık olarak Kovid-19 virüsünün yanı sıra ondan daha ölümcül ve sinsi bir başka virüsle daha mücadele ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu virüsün adı İslam düşmanlığı virüsüdür. Senelerce demokrasinin ve özgürlüklerin beşiği olarak örnek gösterilen ülkelerde bu virüs çok hızlı bir şekilde yayılıyor. İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı bugün artık siyaseti esir aldı. Müslümanların günlük hayatını zorlaştıran, devlet politikalarına yön veren sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” değerlendirmesinde bulundu.

Zihniyet itibarıyla DEAŞ’tan hiçbir farkı olmayan bu ideolojik fanatizmin farklı toplum katmanlarında kök saldığını gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Birçok ülkede inancından, dilinden, isminden veya kılık kıyafetinden dolayı Müslümanların ötekileştirilmesi artık sıradan vakalar hâline geliyor. Sizler bu atmosferi 11 Eylül terör saldırısının akabinde bizzat yaşadınız, bizzat tecrübe ettiniz. Sorumsuz siyasetçiler eliyle körüklenen nefret ikliminin toplumda nasıl derin yaralar açabileceğine bizzat şahit oldunuz. Ancak karşılaştığınız onca haksızlığa ve ayrımcılığa rağmen hukuktan, meşruiyetten, demokratik siyasetten asla vazgeçmediniz. Müslümanları ötekileştirmeye, düşmanlaştırmaya çalışanlara cevabınızı içinde bulunduğunuz topluma daha fazla katkı sunarak verdiniz. Müslümanları zayıflatmaya yönelik hamleleri birliğinize, beraberliğinize, kardeşliğinize sahip çıkarak aştınız. O zorlu imtihan günlerinde ortaya koyduğunuz basiret, feraset ve gayretle diasporadaki Müslümanların örnek alması gereken bir duruş sergilediniz.”

“HOŞGÖRÜSÜZLÜKLE MÜCADELEDE ÖNCÜ ROL ÜSTLENİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek sivil toplum kuruluşları aracılığıyla gerekse de bireysel olarak İslam düşmanlığıyla mücadele edildiğini gördüğünü ve bundan da memnuniyet duyduğunu belirterek, “Sahip olduğunuz bu engin tecrübeyle nefret suçları ve kültürel ırkçılıkla mücadeleye daha fazla katkı vermeniz çok önemlidir. Türkiye olarak biz de uluslararası platformlarda İslam düşmanlığı ve hoşgörüsüzlükle mücadelede öncü rol üstleniyoruz” dedi.

İslam İşbirliği Teşkilatı’nda bu yöndeki çabaların başını çektiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dinimize ve Müslüman kardeşlerimize yönelen tüm tehditleri ortadan kaldırmaya dair her türlü girişimi destekliyoruz. İslam düşmanlığıyla mücadele konusunun Birleşmiş Milletler başta olmak üzere tüm kuruluşların gündeminde tutulması için çaba sarf ediyoruz. Yürüttüğümüz tüm mücadeleye siz Amerikalı Müslüman kardeşlerimizden de güçlü destek ve katkı bekliyoruz” diye konuştu.

“Amerika’da elde ettiğiniz başarılar en az sizler kadar bizi de milletimizi de gururlandırmaktadır” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika’daki başarılı iş ve bilim insanlarının sayısının daha da artacağına inandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ticari, bilimsel, sosyal ve kültürel alanda elde ettiğiniz başarılara paralel olarak siyasal alanda da daha fazla rol üstleneceğinizi ümit ediyorum. Önümüzdeki süreçte gerek federal düzeyde gerek eyalet düzeyinde içinizden çok daha fazla siyasi temsilci çıkarmanızı bekliyorum. Sadece Türkiye kökenlilerin sayısının 300 binleri aştığı bu güçlü topluluğa yakışan da budur” dedi.

Türk toplumunun Amerikan toplumuna yaptığı katkıların Türk-Amerikan ilişkilerine son derece olumlu yansımaları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle Amerika’da yaşayan Türk vatandaşları ve soydaşların kurduğu sivil toplum kuruluşlarının Türkiye’yi, kültürünü ve tarihini Amerikalılara tanıtmaya yönelik çalışmalarını takdirle takip ettiğini bildirdi.

Türk-Amerikan toplumunun belirli bir olgunluğa eriştiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk toplumunun, birlik ve beraberlik içinde hareket ederek Türkiye-Amerika ilişkilerine daha büyük katkılar vereceğine inandığını söyledi.

Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin ilişkiler itibarıyla ortak değerlere, ortak çıkarlara ve köklü bir geçmişe dayanan iki dost ve müttefik ülke olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bazı konularda dönem dönem görüş ayrılıkları yaşasak da birçok bölgesel ve küresel meselede benzer tutum ve çıkarlara sahibiz. Ekonomik açıdan da büyük ve her geçen gün artan bir iş birliği potansiyelimiz var. Salgına rağmen ikili ticaret hacmimiz geçen yıl 20 milyar doları aştı. Bu yıl da inşallah 25 milyar dolar seviyelerine ulaşacağız. 100 milyar dolar hedefine erişmek için de çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz” dedi.

ABD Başkanı Joe Biden ile haziran ayında Brüksel’de gerçekleştirdikleri görüşmede, iş birliğini her alanda güçlendirmek için birlikte çalışma yönündeki kararlılıklarını teyit ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Türkiye’nin Amerika’daki elçileri olarak Türkiye-Amerika ilişkilerinin öneminin ve potansiyelinin Amerikalı dostlarımıza anlatılmasında sizlere önemli görevler düşüyor. Türkiye karşıtı lobilerin yürüttüğü habis faaliyetleri, aslı astarı olmayan karalama kampanyalarını sizler gayet iyi biliyorsunuz. Bu çevrelerin çabalarının akim bırakılmasında sizlerin çalışmaları büyük önem taşıyor. Sizden PKK, YPG ve FETÖ’nün gerçek yüzünü Amerikalı dostlarınıza bıkmadan, usanmadan anlatmaya devam etmenizi bekliyoruz. Burada bir hususun altını tekrar çizmek isterim; ne kadar büyük olursa olsun hakikat güneşinin karşısında hiçbir yalan duramaz. Takiye ve tedbir kılıfı altında karanlık yüzlerini gizlemeye çalışsalar da FETÖ’nün eli kanlı bir terör örgütü olduğu artık gün gibi ortadadır. Bizim görevimiz demokrasi ve insanlık düşmanı bu çetenin mensuplarının hukuk ve adalet önünde hesap vermelerini sağlamaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yolunu birlik, beraberlik ve dayanışma içinde hareket etmekten geçtiğini vurgulayarak, “Hep söylüyorum; birbirimize sahip çıkacağız, ailemize, evlatlarımıza, gençlerimize sahip çıkacağız. İnancımıza, dilimize, kültürümüze, sahip çıkacağız, ezeli ve ebedi kardeşliğimize sahip çıkacağız. Hem bağrından neşet ettiğimiz millete hem de içinde yaşadığımız topluma sahip çıkacağız. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, beraber olacağız, kardeş olacağız, ayrıyı gayrıyı bir tarafa bırakıp hep birlikte inşallah Türkiye olacağız. Siz buradaki hayat mücadelenizde nasıl bizden cesaret alıyorsanız biz de sizlerin birlikteliğinden, coşkusundan, kararlılığından güç alıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2016 yılında Maryland’de açılan Diyanet Amerika Merkezi’nin ortak çalışmalara ev sahipliği yapmaya devam ettiğini belirterek, “Burayı biz sadece Türkler için yapmadık, burayı tüm Müslümanlar için yaptık. Zira mescitler, camiler belli bir kavmin değil, Allah’ın evidir ve hep birlikte orada ibadetlerimizi yaparız” dedi.

Yarın da BM binasının karşısındaki Türkevi’nin açılışını yapacaklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu gurur abidesi yalnızca vatandaşlarımızın değil, Müslüman Amerikan toplumunun da evi olarak faaliyet gösterecektir. İnşallah sizlerin yeni ortak adresiniz burası olacak” diye konuştu.

Bugünkü buluşmaya ev sahipliği yapan TASC üyelerine ve gönüllülerine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TASC’ın son dönemde etkinliğini ve görünürlüğünü giderek artırmasından duyduğum memnuniyeti de vurgulamak istiyorum. Gerek salgın döneminde ihtiyaç sahiplerine dağıttığı yardımlarla, gerek 24 saat kesintisiz yayın yapan TASC TV ile gerekse FETÖ’nün asıl yüzünün Amerikalı dostlarımıza anlatılması hususunda gösterdiği kararlı duruşta öne çıkan TASC’ı başarılı faaliyetlerinden ötürü yürekten tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.