Emine Erdoğan, Mihrişah Valide Sultan Eyüp İmareti Restorasyonu Açılış Töreni’ne katıldı Emine Erdoğan, Mihrişah Valide Sultan Eyüp İmareti Restorasyonu Açılış Töreni’ne katıldı için yorumlar kapalı 109

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Eyüpsultan’daki Mihrişah Valide Sultan Eyüp İmareti Restorasyonu Açılış Törenine katıldı.

Törende konuşan Emine Erdoğan, yoğun bir pandemi gündeminden sonra, iki asrı aşkın süredir ayakta duran Mihrişah Valide Sultan İmaretinde yeniden bir araya geldiklerini söyledi.

Emine Erdoğan, “Kendini hayır işlerine adamış Mihrişah Valide Sultan’ı ve tüm ecdadımızı rahmetle yâd ediyorum. Arkalarında bıraktıkları eserler, hem bizlerin, hem de gelecek nesillerin yapması gerekenler için, yol göstericidir. Gelecek nesillere aktarılacak bu güzide eserin restorasyon çalışmasında emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

İstanbul’un her köşesinin vakıf eserleriyle dolu olduğunu ifade eden Emine Erdoğan, Anadolu’nun her yerinde camiler, yollar, köprüler, kervansaraylar, medreseler gibi nice eserlerin görüldüğünü vurguladı.

“HER BİR VAKIF ESERİ, İNCE FİKRİN VE GÖNÜL ZARAFETİNİN ÜRÜNÜDÜR”

Emine Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlar hiçbir karşılık beklemeden, yalnızca Allah rızası gözetilerek yapılmış eserlerdir. İnsanın insana emanet olduğu bilincine sahip olduğumuzun ispatıdır. Medeniyet yolumuzun hiç sönmeyecek kandilleridir. Tüm bu eserleri meydana getiren saik, dinimizin bize emrettiği sadaka ve zekât ibadetidir. Vakıf medeniyetimiz bu şekilde inşa edilmiştir. Şunu da gururla söylemek istiyorum, bu medeniyetin izlerine başka hiçbir coğrafyada rastlamak mümkün değildir. Bu kadar çok vakıf eserinin varlığı, ‘hayırlı işleri yapmada birbirinizle yarışın’ ayetinin, ecdadımızca ne kadar iyi anlaşıldığının göstergesidir. Her bir vakıf eseri, yaşamın ucuna iğne oyası gibi işlenmiş, ince fikrin ve gönül zarafetinin ürünüdür.”

“Vakıflardaki çeşitliliğe ve verdikleri hizmetlere baktığımızda anlıyoruz ki, ecdadımız hayatın içindeki birçok ihtiyacı fark etmiştir” diyen Emine Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Yani hayatı yalnızca kendi eksenlerinde değil, başkalarını gözeterek yaşamışlardır. Kurulan vakıfların amaçlarına baktığımızda insan düşüncesinin inceliği karşısında şaşırıp kalıyoruz. Mesela hastalandığı ya da başka bir sebeple göçemeyen kuşlara bakmak için kurulan vakıflar var. Evlenmeyi kolaylaştırmak için çeyiz yapan vakıflar kurulmuş. Öğrenci okutmak, borç para vermek, ağaçları korumak, çevreyi güzelleştirmek gibi ihtiyaçları kendine amaç edinmiş nice vakıf var. İnsandan hayvana ve nebatata kadar, tüm yaratılmışın ihtiyacı ile hemhal olan bir anlayış, hayatın her alanına dokunmuştur. Bu medeniyet anlayışı, bize merhametin, iyiliğin ve güzelliğin, dünyayı nasıl başkalaştırabildiğini gösteriyor. Mesela, içinde bulunduğumuz şu güzide mekâna bakınca, bir iyilik tohumunun yüzyıllardır verdiği meyveyi görüyoruz. Sadece buradan, her gün, kayıtlı 3 bin 500 kişiye, sefertasıyla 3 çeşit sıcak yemek dağıtılıyor. Yine kayıtlı 2023 aileye aylık olarak erzak kolisi veriliyor. Ayrıca günlük 40 kurban kesim kapasitesiyle, hayırseverlere kapılarını açıyor.”

“VAKIFLAR ELİNDE OLANI PAYLAŞMAK İSTEYEN HERKESİN ÇABASIYLA OLUŞMUŞ KURUMLARDIR”

Emine Erdoğan, Kurban Bayramı vesilesiyle herkesin bir hayır halkasının parçası olabileceğine dikkati çekerek, “Her ne kadar bu vakıf eserleri padişahlar ya da valide sultanlarla anılsa da, vakıflar elinde olanı paylaşmak isteyen herkesin çabasıyla oluşmuş kurumlardır” dedi.

Paylaşmak için gönül zenginliğinin esas olduğunun altını çizen Emine Erdoğan, vakıf kurmada kadınların başı çeken ve toplum menfaati noktasında büyük katkılar sunan öncü bir rolü olduğuna dikkati çekti.

Emine Erdoğan, şöyle konuştu:

“Camiler, medreseler, darüşşifalar, kadınların bilhassa sağlık, din ve kültür konularında çok aktif rol aldıklarını anlatıyor bizlere. Bu gayretin, yüksek empati duygusunun ve diğerkâmlığın bir ifadesi olduğunu düşünüyorum. İyi, sağlıklı ve topluma faydalı insan yetiştirmek amaç olmuş. İnsana her anlamda yatırım yaparak, medeniyet merdiveninin üst basamaklarında duracak bir toplum geleceği kurmak için ter dökülmüş. Her zaman ifade ettiğimiz gibi, kadınların dönüştürücü gücü yeni bir söylem değil, uzun bir tarihe yayılan tecrübemizdir. Yani, sivil toplum bizler için yeni keşfedilmiş bir alan değildir. Türkiye olarak bu kadar güçlü bir sivil topluma sahip olmamızın, insani yardım noktasında dünyada en ön sıralarda yer almamızın arkasındaki şuur, işte budur.”

“DÜNYAYI DURMA NOKTASINA GETİREN SALGIN GÜNLERİNDE, BİR VE BERABER OLMANIN ŞİFASINI YENİDEN HİSSETTİK”

Emine Erdoğan, çok kısa bir zaman öncesine kadar hiç kimsenin, içinden geçilen zorlu pandemi sürecini tahmin dahi edemeyeceğine dikkati çekerek, “Fakat milletçe birbirimize kenetlendik ve dünyadaki en güzel dayanışma örneklerinden birini gösterdik. Dünyayı bir anda durma noktasına getiren salgın günlerinde, bir ve beraber olmanın şifasını yeniden hissettik. Yaşlılarımızı, engelli bireylerimizi, darda kalanlarımızı her şeyin üzerinde tuttuk. Bu felaket karşında bocalamadık çünkü asırlarca tatbik edildiğini bildiğimiz bir insaniyet bakiyemiz vardı. Hatta bunu tıbbi yardımlar çerçevesinde tüm dünyayla da paylaştık. Tabi şunu hiç unutmamalıyız, bu mirasın bugün dahi dipdiri olması, yarına da aynı şekilde aktarılabileceğinin garantisi değildir. Gelecek nesillerin de, bu mirastan yararlanması bizim çabamıza bağlı. Vakıf kültürünün yaşatılması, öğretilmesi ve bilhassa gençler arasında yaygınlaştırılmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“Hayat denen şu bir mevsimlik durakta, bize verilen nefes tükendiğinde amel defterlerimiz de kapanmış olacak” diyen Emine Erdoğan, “Fakat vakıf bilinciyle yaptırılan ve biz göçüp gittikten sonra da sayısız insanın istifade edeceği bu eserler, sadaka-i cariyemiz olacaktır inşallah. Sözlerime son verirken, yaklaşan Kurban Bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum. Kurban ibadetinin ruhuna uygun bir yakınlaşma ve manevi olgunlaşmaya vesile olmasını diliyorum. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum” diyerek konuşmasını tamamladı.

Konuşmaların ardından Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Emine Erdoğan’a hediye takdim etti.

Emine Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Eyüp İmareti açılışını; Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy ve eşi Pervin Ersoy, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ve eşi Hatice Nur Yerlikaya, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti Grup Başkanvekili ve Tokat Milletvekili Özlem Zengin, Vakıflar Genel Müdürü Burhan Ersoy ve İstanbul İl Müftüsü Prof. Dr. Mehmet Emin Maşalı’nın da katılımıyla kurdele keserek gerçekleştirdi.

Emine Erdoğan, daha sonra İstanbul’un en eski aşevi olarak hizmet veren Eyüp İmaretinin yemekhane bölümünde Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve eşi Pervin Ersoy’la ihtiyaç sahipleri vatandaşlara yemek dağıttı. Yemek dağıtımı sırasında vatandaşlara “şifa olsun” diyerek, sefertaslarına yemek servis eden Emine Erdoğan, vatandaşlarla sohbet etti ve onların sorunlarını dinledi. Eyüp İmaretini de gezen Emine Erdoğan, Vakıflar Genel Müdürü Burhan Ersoy’dan bilgi aldı.

Mihrişah Valide Sultan Türbesini de ziyaret eden Emine Erdoğan, türbede dua etti ve ardından Valide Sultan sandukasına Olgunlaşma Enstitüsü tarafından hazırlanan puşideyi yerleştirdi.

Emine Erdoğan imarethanenin bahçesindeki yazar Yüksel Şule Şenler’in kabrini de ziyaret ederek dua etti.

Previous ArticleNext Article

Tayland Kraliyet Büyükelçiliğinden Ankara’da FOTOĞRAF SERGİSİ Tayland Kraliyet Büyükelçiliğinden Ankara’da FOTOĞRAF SERGİSİ için yorumlar kapalı 8789

Türkiye ve Tayland’dan fotoğraf ustalarının sergisi Çankaya Belediyesi Doğan TAŞDELEN Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde sanatseverlerin ziyaretine açıldı.

“TÜRKLERİN GÖZÜNDEN TAYLAND TAYLANDLILARIN GÖZÜNDEN TÜRKİYE” temasıyla açılan aralarında her iki ülkeden medya mensupları ve akademisyenlerin eserlerinin bulunduğu sergide 51 fotoğraf yer alıyor.

Tayland Kraliyet Büyükelçiliği’nden Charkrienorrathip SEVİKUL’un serginin amacını anlattığı konuşmasının ardından sergide yer alan eserler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.

Tayland ve Türkiye’nin güzelliklerinin yer aldığı sergideki fotoğrafları sanatseverler 13 Haziran’a kadar ziyaret edebilecekler.

PHOTO EXHIBITION from the Royal Thai Embassy in Ankara….

The exhibition of photography masters from Turkey and Thailand was opened to art lovers at Çankaya Municipality Doğan TAŞDELEN Contemporary Arts Center.

Opened with the theme of “THAILAND FROM THE EYES OF TURKS, TURKEY FROM THE EYES OF THAILANDS”, there are 51 photographs in the exhibition, which includes works by media members and academics from both countries.

After the speech of Charkrienorrathip SEVİKUL from the Royal Thai Embassy in which he explained the purpose of the exhibition, the works in the exhibition were presented to the visitors.

Art lovers will be able to visit the photographs in the exhibition, which features the beauties of Thailand and Turkey, until 13 June.

Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çamlıca Kulesi’nin açılışını gerçekleştirdi Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çamlıca Kulesi’nin açılışını gerçekleştirdi için yorumlar kapalı 88024

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çamlıca Kulesi Açılış Töreni’ne katıldı.
Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kulenin İstanbul’a yeni bir güzellik katacağına inandığı belirterek, Çamlıca Verici Tesisi’nin şehrin önemli bir sembolü olduğunu ve temelinin atıldığı günden bu yana kulenin yükselişini büyük bir heyecanla izlediklerini söyledi.
“ÇAMLICA KULESİ TÜM DÜNYAYA ÖRNEK TEŞKİL EDECEK BİR PROJE”

Televizyon ve radyo medya kuruluşları ile haberleşme operatörlerine hizmet sağlayacak Çamlı Kulesi’nin hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyük Çamlıca Camii’nin kıble tarafındaki görüntü kirliliğinin ve işgalin Çamlıca Kulesi ile giderildiğini aktardı.

Çamlıca Kulesi’nin projesi üzerinde çok çalıştıklarını ve sonunda sadece Türkiye’ye değil tüm dünyaya örnek teşkil edecek bir projeyi başarıyla hayata geçirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 100 kadar radyonun da buradan yayın yapabiliyor olmasının bir başka sevindikleri nokta olduğunu söyledi.

“İletişim ve yayıncılık faaliyetlerinde tek verici tesisi modeline geçtiğimiz bu kule sayesinde Çamlıca görüntü kirliliğine son verdi” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı modeli şartların müsait olduğu yerlerden başlayarak ülke genelinde yaygınlaştırmayı planladıklarını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece hem mükerrer yatırımların önüne geçecek, hem çevre kirliliğini önleyecek hem de hizmet kalitesini yükselteceğiz. Kim çevreci? İşte bu ortada. AK Parti çevreciliğin ispatını bugüne kadar yaptığı yatırımlarla ortaya koymuş olan bir partidir. Çevrecilik lafla olmuyor. Çevrecilik, ispat-ı vücutla oluyor. Bunu yapan da biziz. Diktiğimiz ağaçlardan tutun, bu tür eserlere varıncaya kadar. Bu iş aklidir, bu iş ispat-ı vücut gerektirir. Milyonlarca ağacı biz ülkemizin dört bir yanına diktik. Bir taraftan teröristler geldiler yaktılar, yıktılar, biz ise o yakılan, yıkılan yerlere hemen, anında ağaçları diktik. AK Parti budur. Öyle lafla peynir gemisi yürümüyor. Ancak ispat edeceğiz” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’ndan lisans alan PTT bünyesindeki verici tesis ve işletim şirketinin kısa sürede bu toparlanmayı ayrıca gerçekleştireceğine inandığını dile getirerek, Çanakkale’de de benzer bir eserin inşa edilmiş olmasının önemli bir adım olduğunu kaydetti.

Çamlıca Kulesi’nin yeni dönemin en önemli yatırımlarından ve sembol eserlerinden biri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ünlü Fransız düşünür Lamartine’in ‘Dünyaya son bir kez bakacaksın’ deseler, o bakışı Çamlıca Tepeleri’nden atmayı arzulardım’ bu ifadelerini kullanarak hayranlığını dile getirdiği şu mekânın şanına uygun bir esere kavuşmuş olmasından şahsım, milletim adına ayrıca memnuniyet duyuyorum. Boğaz’a hâkim bir manzaranın üzerinde, deniz seviyesinden itibaren 587 metre uzunluğa sahip bu kule, aynı zamanda İstanbul’un en yüksek yapısı unvanına da sahiptir. Dünyada ilk defa 100 radyonun frekansları birbirine karışmadan aynı anda yayın yapabileceği teknolojik alt yapıya sahip kulemiz, sayısal ve karasal yayın hizmetlerini birlikte verebilecektir. Kule bünyesindeki sosyal tesislerin de Türk turizmine önemli katkılar sağlayacağı açıktır. Böylesine önemli işlevlere sahip Çamlıca Kulesi’nin inşasında emeği geçen tüm kurumlarımızı, yüklenici firmadan mühendisinden işçisine kadar herkesi tebrik ediyorum. Bu kuleden yayınlarını sürdürecek medya kuruluşlarımıza, haberleşme şirketlerimize özellikle başarılar diliyorum. Kulemizdeki seyir katlarından ve restoranlardan şehrimizle ilgili şiirleri ve şairleri, şarkılarıyla beraber terennüm ederek, İstanbul’un güzelliklerini doyasıya yaşayacak misafirlerimize şimdiden keyifli vakitler temenni ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dünyanın en stratejik pek çok güzelliği bir arada barındıran coğrafyada kurulan bir ülke olduğuna dikkati çekerek, İstanbul’un da tarihin her döneminde olduğu gibi bugün de dikkatleri üzerinde topladığını söyledi.

İstanbul’un bu güzel coğrafyanın adeta kalbi durumunda bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu ve Trakya’daki tüm yerleşim yerlerinin, buralarda yaşayanların İstanbul’la mutlaka irtibatlı olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un, 81 vilayetin adeta bayrağının dalgalandığı bir şehir olduğunu vurgulayarak, nüfusun ve iş gücünün neredeyse beşte birini barındıran kentin millî gelirin üçte birini, ihracatın yarısını, vergi gelirlerinin yarıya yakının ürettiğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada böylesine eski yerleşime sahip, böylesine çok tarihi mekânı olan, üç büyük devlete başkentlik yapmış, eğitimden turizme böylesine güçlü alt yapı inşa etmiş, ekonomiden sanata her alanda küresel düzeyde en üst seviyeye ulaşmış başka bir şehir göremezsiniz. İstanbul böyle bir şehir” ifadelerini kullandı.

“HAZİRAN AYININ SONUNDA KANAL İSTANBUL’UN TEMELİNİ ATIYORUZ”

İstanbul’un her geçen yıl daha da güzelleştiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ayasofya’nın bir yıl önce açıldığını, ardından dün Taksim Camii’ni inşa edip açılışını yaptıklarını, bugün de Çamlıca Kulesi’nin açılışının gerçekleştirildiğini anlattı.

“Bitmedi, şimdi inşallah Haziran ayının sonunda falan Kanal İstanbul’u şehrimize kazandırmak üzere temelini atıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Rahatsız olanlar var, olacaklar, varsın olsunlar. Biz bu eserleri İstanbulumuza, İstanbullu bütün vatandaşlarımıza kazandırdıkça onların onuru, onların bunlardan inanıyorum ki şevk alacağı bir İstanbul… Kanal İstanbul’u İstanbul’a kazandırdığımızda İstanbul’un hem coğrafi hem stratejik hem tabii güzelliği bir kat daha artacaktır. Kanal İstanbul’un üzerinde altı tane köprü göreceksiniz. Bu altı köprüyle adeta Kanal İstanbul’un sağında, solunda iki şehir inşa edeceğiz. Bu iki şehirle beraber İstanbul bir başka olacak. Daha başka bir güzel olacak. Ya bunlar nereden çıkardı bunları diyecekler. Kim? O malum tipler. Ama biz yapacağız. Çünkü biz tarihe not düşüyoruz. İki kıtaya yayılmış böyle bir şehirde yaşamakla ülke olarak böyle bir şehre sahip olmakla ne kadar iftihar etsek azdır. Şairlerin her köşesini ayrı bir hissiyatla anlattığı, şarkıların her vasfını aynı bir nameyle dillendirdiği İstanbul’un kıymetini çok iyi bilmeliyiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehrin geçmişte tarihî ve tabii güzellikleri yanında insanlarıyla çok örselendiğini, çok hoyrat davranışlara maruz kaldığını, çok yıpratıldığını dile getirerek, “İstanbul’a belediye başkanı seçildiğimizde karşımızda öyle bir manzara bulduk ki emin olun içimiz burkuldu, parçalandı, yüreğimiz dağlandı. En temel sorunlardan başlayarak İstanbul’un üzerine çöken kara bulutları birer birer dağıttık” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, temizliğinden ulaşımına, suyundan doğalgazına, yeşilinden havasına, kültür sanatından sporuna, sanayi ticaretinden sosyal desteklerine kadar hiçbir unsuru ihmal etmeden İstanbul’u baştan sona eserler ve hizmetlerle adeta yeniden inşa ettiklerini anlattı.

“İSTANBUL’A YAPILAN HER HİZMETİN TÜRKİYE’NİN TAMAMINA YAPILDIĞININ BİLİNCİYLE HAREKET ETTİK”

Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak da şehre yapılan her yatırımı, getirilen her hizmeti adım adım takip ettiğini, her projenin bizzat içinde yer aldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a yapılan her hizmetin Türkiye’nin tamamına yapıldığının, burada ortaya çıkan her değerin vatandaşların her birinin hayatına yansıdığı bilinciyle hareket ettiklerini söyledi. “İstanbul’u hak etmek için önce bu şehre kalpten gelen bir aşkla sevdayla bağlı olmak gerekiyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “İstanbul’u şöyle kuş bakışı seyrettiğiniz de yüreğiniz kıpır kıpır etmiyorsa, gördüğünüz eksiklikler karşısında da kalbiniz sıkışmıyorsa demek ki bu şehri hak etmiyorsunuz demektir. Semalarımızı beş vakit süsleyen ezanlar sizi alıp başka âlemlere götürmüyorsa, Boğaz’dan esen rüzgârlara kendinizi bırakıp hülyalara dalmıyorsanız bu şehri hak etmiyorsunuz demektir. Meşhur Süleymaniye’de bayram sabahlarına muhtaç değil miyiz. Aynen böyle. Bu şehrin büyüklüğünden kaynaklanan cefasını da en az sefası kadar öpüp başınızın üzerine koymuyorsanız İstanbul’u hak etmiyorsunuz demektir. Çay simidiyle balık ekmeğiyle kestanesiyle lokmasıyla turşusuyla mısırıyla tavuklu pilavıyla sokaklarındaki tüm lezzetleriyle yaşamıyorsanız bu şehri hak etmiyorsunuz demektir.”

Tüm ömrünü İstanbul’a hâkim değil hadim olmak için harcadığını ve bundan zerre kadar da pişmanlık duymadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan sonra da Allah’ın verdiği her nefesi şehre hizmet için kullanmanın, en büyük duası olduğun kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün İstanbul’u daha çok sevmek, daha şevkle ona hizmet etmek için bir sebebe daha sahip olduk. Çamlıca Kulemizi şehrimize kattığı değerle fiziki olarak yerine getirdiği görevlerin çok ötesinde bir misyonla İstanbul’a armağan ediyoruz” dedi.

Çamlıca Kulesi’nin hayırlı olması temennilerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeği geçenlere de teşekkürlerini iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşmasının ardından, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu tarafından günün anısına Büyük Çamlıca Camisi, Çamlıca Kulesi ve dalgalanan Türk Bayrağı’nın bir arada yer aldığı bir tablo hediye edildi.

Hediye takdiminin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyük Çamlıca Camii’nin bitirildiğini, Çamlıca’ya dev bir Türk bayrağı direğinin de dikildiğini hatırlatarak, “111 metre uzunluğunda bir direk. Bin metrekare de bayrağımızın yüz ölçümü. Bu da zaten bayrakların ölçüsünün gereği olduğu için bu şekilde yapıldı, gerekirse daha büyüğünü de yapabiliriz. Çünkü İstanbulumuza, ülkemize bunlar yakışır. Hele hele Çamlıca’nın Tepesi’ne… Tabii bir de şimdi bu kulemizle beraber ayrı bir güzelliği buraya böyle bir üçlüyü Çamlıca’nın tepesine nakşettik. Emeği geçenlerden Allah razı olsun” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra protokol üyeleriyle birlikte Çamlıca Kulesi’nin açılış kurdelesini kesti ve ardından kulede incelemelerde bulundu.