Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Doğu Akdeniz’de, Libya’da, Ege’de haklarımızı sonuna kadar korumaya odaklandık” Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Doğu Akdeniz’de, Libya’da, Ege’de haklarımızı sonuna kadar korumaya odaklandık” için yorumlar kapalı 88191

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’de toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada “Biz şu anda Doğu Akdeniz’de, Libya’da, Ege’de haklarımızı sonuna kadar korumaya odaklandık. Biz şu anda Suriye’de, Kuzey Irak’ta terör örgütlerinin önünü kesmeye odaklandık. Biz şu anda ülkemizin her aladaki hak ve çıkarlarını dünyanın her yerinde en ileri seviyede elde etmeye odaklandık” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize Valiliği önünde düzenlenen toplu açılış törenine katılarak vatandaşlara hitap etti.

RİZE’DE GERÇEKLEŞTİRİLEN YATIRIMLAR

Rize’ye elleri boş gelmediğini belirterek toplam yatırım bedeli 525 milyon lira olan 33 kalem eser ve hizmetin toplu açılış törenini gerçekleştireceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılan eserler arasında; Ardeşen, Pazar, Çayeli, Kalkandere Fındıklı ve merkezde yapılan Anadolu İmam Hatip liseleri, meslek liseleri ve anaokulları, atölye binası ve ek binaları bulunduğunu söyledi.

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nin sahil dolgusu ile inşa ettiği köprülü kavşağın da hizmete açıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ayder’in yolları ve altyapısı ile çeşitli ilçelere kanalizasyon, içme suyu, atık su tesisleri, dere ıslahı ve merkezde bisiklet yolu gibi yatırımların resmî açılışını da bugün yaptıklarını bildirdi.

“RİZE-ARTVİN HAVALİMANI’NIN İNŞAATI HIZLA DEVAM EDİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’nin Allah vergisi güzelliklerini değerlendirmek için gereken her türlü yatırımı yapmaya devam edeceklerinin altını çizerek, Rize’nin lojistik merkezi ile ilgili tüm çalışmaların yapıldığını, süratle inşaata başlanacağını kaydetti.

Rize-Artvin Havalimanı’nın inşaatının hızla devam ettiğini, yarın da havalimanı inşaatını denetleyeceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan şehri koruyacak diğer yandan da imkânları geliştireceklerini bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 18 yılda Rize’ye 20 milyar liranın üzerinden yatırım yapıldığının altını çizerek şehre yapılan sağlık, eğitim, altyapı, enerji yatırımları ile sosyal yardımları anlattı.

Sağlıkta 10’u hastane olmak üzere toplam 28 sağlık tesisini şehre kazandırdıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu vesileyle dün ebedi âleme uğurladığımız üniversitemizin genç, dinamik Profesör Doktor Turhan Erdoğan Hocamıza Allah’tan rahmet diliyorum. Turhan Hoca genç yaşına rağmen kalp cerrahisi alanında üniversitemize ve şehrimize büyük hizmetleri geçmiş bir ilim adamıydı. Bu malum koronavirüs salgınından kurtulamadı. Rabbim kendisini rahmetiyle, merhametiyle kuşatsın diyorum, gelin ruhuna birer Fatiha okuyalım” diye konuştu.

Yapımı süren projelerin önemli bir bölümünün de seneye tamamlayacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıllık 3 milyon yolcu kapasiteli Rize-Artvin Havalimanı’nın da 2022 yılında hizmete sunulmasının planlandığını açıkladı.

“SON 18 YILDA YAŞ ÇAY ALIMI KARŞILIĞINDA ÜRETİCİLERİMİZE TOPLAM 6,5 MİLYAR LİRA ÖDEDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaş çay prim ve budama desteği olarak 2002 yılında 24,4 milyon lira ödendiğini, 2019 yılında ise 176 milyon lira destek ödemesi yaptıklarını vurgulayarak, “Rizeli çiftçilerimize son 18 yılda 2,5 milyar lira yaş çay prim ve budama desteği sağladık. Rize’de ÇAYKUR tarafından 2002 yılında 378 bin ton çay alımı yapılmışken, 2019 yılında alınan çay miktarını 517 bin tona çıkardık. Son 18 yılda yaş çay alımı karşılığında üreticilerimize toplam 6,5 milyar lira ödedik. Bu yılın çay fiyatlarını açıkladık, aldığım haberler memnuniyetti. İnşallah bereketli bir hasat dönemi geçirir, bol kazançlar elde edersiniz” dedi.

Fındık için son sekiz yılda toplam 40,4 milyon lira alan bazlı destek verdiklerini, bu yılki fındık fiyatlarını da oldukça tatminkâr bir seviyede açıkladıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’nin içme suyu ihtiyacı için Varda ve Andon kaynağından alınan suyun inşa edilen tesislerle şehre ulaştırıldığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 18 yılda 58 adet taşkın koruma tesisi inşa ettiklerini, hâlen 21 adet taşkın koruma tesisinin de inşasının sürdüğünü belirtti.

“81 İLİMİZİN HER BİRİ HİZMET PINARINDAN İSTİFADE ETMİŞTİR”

Rize merkez, Güneysu, Ardeşen, Çayeli, Fındıklı, Derepazarı, İyidere ve Pazar’a da doğal gazı getirdiklerini, yılsonuna kadar da Kalkandere’ye doğal gazın ulaşacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar AK Parti’nin 19 yıllık hizmet siyasetinin sadece Rize’deki yansımalarıdır. Hamdolsun 81 ilimizin her biri bu hizmet pınarından istifade etmiş, asırlık meselelerini çözmenin ötesinde yepyeni bir çehreye bürünmüştür” dedi.

AK Parti’nin pek çok siyasi partinin toplam ömrünü aşan bir süreyi iktidarda geçirdiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Milletimiz bize girdiğimiz her seçimde birinci parti olma unvanını karakaşımıza, karagözümüze bakarak vermiyor, milletimiz hizmete bakıyor, duruşa bakıyor, söylenen söze, yapılan işe bakıyor, kararını da ona göre veriyor. Yalan, iftira, karanlık ilişkiler, ülkesine ve milletine husumetleriyle maruf kadro oluşturmak suretiyle milleti aldatabileceklerini sananların foyası kısa sürede ortaya çıkmaktadır. Bu hakikati geçmişten bugüne defalarca yaşadık. Hasbi olmayanlar, samimi olmayanlar, yüreğinde ülke ve millet aşkı dışında hevesler, projeler, planlar barındıranlar eninde, sonunda gerçek yüzlerini göstereceklerdir. Biz kimin ne dediğine değil, milletimizin ne istediğine, hangi istikameti gösterdiğine bakarak yolumuza devam edeceğiz. Gereksiz tartışmalarla enerjimizin bölünmesine, vaktimizin zayi edilmesine, dikkatimizin dağıtılmasına izin vermeyeceğiz.”

“BİZ ŞU ANDA EKONOMİMİZE AYAĞA KALDIRMAYA ODAKLANDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda salgın hastalığın olumsuz etkilerini en aza indirmeye odaklandıklarını kaydederek, “Biz şu anda ekonomimize ayağa kaldırmaya odaklandık. Biz şu anda Doğu Akdeniz’de, Libya’da, Ege’de haklarımızı sonuna kadar korumaya odaklandık. Biz şu anda Suriye’de, Kuzey Irak’ta terör örgütlerinin önünü kesmeye odaklandık. Biz şu anda ülkemizin her aladaki hak ve çıkarlarını dünyanın her yerinde en ileri seviyede elde etmeye odaklandık. Türkiye’nin gerçek sorunları ve gerçek gündemi budur, bunu dışındaki tartışmalar kimin bilerek, kimin bilmeyerek içine düştüğü birer tuzaktan ibarettir” değerlendirmesinde bulundu.

Sorunlara çözüm bulmanın boyunlarının borcu olduğunu, her sorunu kendi mecrasında ve çapı içinde tutmak şartıyla adımlar atılabileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tartışmaları kendi mecrasından çıkartıp ülkenin ve milletin kutlu yürüyüşünün önünde bir takoz hâline getirmeye kalkanlara göz yumamayız. Kendi ajandalarını, kendi zihin dünyalarındaki hesaplaşmaları bizim üzerimizden görmeye kalkanlara ise, hiç kusura bakmasınlar, asla izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin nice meselelerini çözmüş, nice reformları hayata geçirmiş, atılamaz denen nice adımları atan bir parti olarak milletimizden bize güvenmesini istiyoruz. Biz milletimize güveniyoruz ve milletimizle el ele, omuz omuza inşallah bu yolda yürümeye devam edeceğiz. İnşallah yarınlar bugünlerden daha güzel olacak” sözlerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan eserlerin hayırlı olmasını dilerek emeği geçenleri tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından kurdele kesmek suretiyle eserlerin toplu açılışını gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış töreninin ardından Rize Valiliğini ziyaret etti.

Previous ArticleNext Article

“Millî güvenliğimize kast eden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız” “Millî güvenliğimize kast eden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız” için yorumlar kapalı 80785

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Astana Formatında 7. Üçlü Zirve Toplantısı”nın açılışında yaptığı konuşmada, “Millî güvenliğimize kasteden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız. Astana garantörleri olarak Rusya Federasyonu ve İran’dan beklentimiz, bu mücadelede Türkiye’ye destek olmalarıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Rusya-İran arasında Tahran’da düzenlenen “Astana Formatında 7. Üçlü Zirve Toplantısı”nın açılışında bir konuşma yaptı.

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve toplantılarının 7’ncisine ev sahipliği yaparak kendilerini buluşturan İran Cumhurbaşkanı Reisi’nin şahsında İran Hükûmetine ve halkına misafirperverlikleri için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu formatta en son 2019’da Ankara’da bir araya geldiklerini hatırlattı ve koronavirüs salgını nedeniyle 2020’deki toplantıyı çevrim içi olarak gerçekleştirdiklerini söyleyerek, “İnşallah önümüzdeki dönem daha sık görüşme imkânı bulacağız” diye konuştu.

“TÜM TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE KESİNTİSİZ BİR ŞEKİLDE SÜRDÜRÜLMELİDİR”

Suriye krizi kaynaklı meydan okumaların bunu gerekli kıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Astana Platformu, etkin çözümler üretebilen ve bunların hayata geçirilmesi amacıyla somut adımlar atabilen yegâne girişimdir. Biri ile mücadele için diğerinin taşeron olarak kullanılması gibi mülahazaları kabul etmiyoruz. Terör örgütleri ile mücadelemiz, nerede ve kimler tarafından desteklendiğine bakılmaksızın her daim sürecektir. Millî güvenliğimize kasteden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız. Astana garantörleri olarak Rusya Federasyonu ve İran’dan beklentimiz, bu mücadelede Türkiye’ye destek olmalarıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Görüşmelerimizde evvelce varılan mutabakatların uygulama durumunu da gözden geçirdik. PKK, YPG, PYD terörü hepimizin ortak meselesidir. Astana garantörleri olarak bugüne kadar sergilediğimiz iş birliğini sürdürerek bu hedeflere el birliği ile ulaşacağımıza yürekten inanıyorum. Ancak Suriye’nin huzuru ile birlikte toprak bütünlüğü karşısında en önemli tehdit terör belasıdır. DEAŞ, PKK, PYD, YPG ve diğer tüm terör örgütleriyle mücadele kesintisiz bir şekilde sürdürülmelidir” dedi.

PKK, PYD ve YPG’nin Fırat’ın batısında ve doğusunda terör eylemlerine devam ettiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye halkına yapılacak en büyük iyiliğin bölücü terör örgütünün işgal ettiği topraklardan tamamen sökülüp atılması olduğunu vurguladı.

“TERÖR ÖRGÜTLERİNE YÖNELİK TAVİZSİZ MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

“Bölgemizin geleceğinde, bölücü teröre ve uzantılara yer olmadığının kesin olarak anlaşılması gerekiyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye, güney sınırı boyunca terörden arındırdığı bölgelerle hem sivillerin hayatını korumuş hem düzensiz göçü engellemiş hem de Suriye’nin toprak bütünlüğüne önemli katkı vermiştir. Önümüzdeki dönemde de eli kanlı terör örgütlerine yönelik tavizsiz mücadelemizi sürdüreceğiz. İhtilafın, BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararı temelinde yürütülecek bir siyasi süreçte son bulması ortak temennimizdir. Bu sürecin nasıl hızlandırılabileceğini ve bu amaçla müşterek ne tür adımlar atabileceğimizi istişare edeceğiz. Suriye halkının acil insani ihtiyaçlarının kesintisiz ve ayrım gözetmeksizin idame ettirilmesi hepimiz için öncelik taşıyor. Suriyeli sığınmacıların ülkelerine gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüşleri de Astana sürecinin önemli gündem maddelerinden biridir.”

Birçok önemli konuyu masaya yatıracakları zirve toplantısının hayırlara vesile olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü istişarelerin, alınacak kararların, Suriye’deki siyasi geçiş sürecinin ilerletilmesine yardımcı olmasını da özellikle temenni ettiğini söyledi.

PKK, PYD ve YPG örgütünün aldığı dış destekle Suriye’nin bölünmesini pekiştirecek adımlar attığını gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu terör örgütü, bölücü gündemini ilerletirken, saldırılarını sürdürürken, Türkiye’nin kayıtsız ve hareketsiz kalmasını beklemek mümkün değildir. Siz değerli dostlarımızdan Türkiye’nin güvenlik endişelerini anladığınıza dair ifadeler duyuyorum. Buna müteşekkirim, ancak sadece sözler yaralara derman olmuyor. PKK, YPG, PYD unsurlarının sınırımızdan en az 30 kilometre öteye tamamen çekilmesi, zamanında yapılan mutabakatların bir gereğidir. Ancak, bu hâlâ gerçekleşmemiştir”

“ASTANA SÜRECİ, ÖNCÜ ROLÜNÜ KAYBETMEMELİDİR”

“Tel Rıfat ve Münbiç, terör yatağı hâline dönüşmüştür” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Terör örgütünün sığındığı bu limanları temizlemenin vakti esasen çoktan gelmiştir. Astana ortaklarımızdan beklentimiz, Suriye’de istikrarın sağlanmasına yönelik çabalarımıza samimi destek vermeleridir. Saygıdeğer Devlet Başkanları, mesafe katetmemiz gereken bir diğer alan, siyasi süreçtir. Anayasa komitesi gayretlerimiz sonucu faaliyete geçmiş, bugüne kadar sekiz defa toplanmıştır. Önümüzdeki hafta yapılması planlanan dokuzuncu toplantının ertelenmesi üzücüdür. Rus dostlarımızın toplantı mekânı konusunda bazı endişeleri olduğunu biliyorum.”

Bu endişeleri gidermek için BM ve İsviçre makamları nezdinde girişimlerde bulunduklarını ve olumlu cevaplar aldıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Unutmayalım ki Anayasa Komitesinin başarısızlığı, Astana sürecinin başarısızlığı olarak görülmektedir. Komitenin hızlı şekilde somut sonuçlar elde etmesi temin edilmelidir. Bunun için de toplantıların düzenli şekilde BM’nin kolaylaştırıcılığında ve BM merkezlerinden herhangi birinde düzenlenmesi sağlanmalıdır” diye konuştu.

Bugüne kadar düzenlenen sekiz toplantıdan istenilen sonuçların elde edilmediğinin bilindiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefet kanadının tüm olumsuzluklara rağmen, Türkiye’nin telkinleriyle yapıcı bir anlayışla masada bulunduğunu aktardı.

Rejimin tavrının ise birlikte başlattıkları bu süreci baltaladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Beraberce tesis ettiğimiz bu sürecin geriye gitmesi, Astana mekanizmasının işlevinin sorgulanmasına yol açmaktadır. Bu tablo karşısında süreci canlandırmamız şarttır. Astana süreci, öncü rolünü ve inisiyatif üstünlüğünü kaybetmemelidir. Anayasa Komitesinin müteakip turlarında uluslararası kamuoyuna sürecin ilerlediği gösterilmelidir. Bu maksatla rejim nezdinde gereken telkinlerde bulunacağınıza inanıyorum.”

“1 MİLYON SURİYELİNİN GERİ DÖNÜŞÜ İÇİN HAZIRLIKLARIMIZ SÜRÜYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib’de bugün göreceli de olsa sükûnet varsa bunun Astana Platformu’nun bir başarısı olduğunu vurguladı. Sahada sükuneti muhafaza etmenin ve bu bölgedeki 4 milyon Suriyelinin yaralarına merhem olmanın, onlara yardım eli uzatmanın görevleri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib’deki ateşkesin ihlal edilmemesinin bu bakımdan önemli olduğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle sivilleri ve sivil yerleşim yerlerini hedef alan saldırılar, siyasi çözüm çabalarımızı baltalıyor. Rejim, kendi halkını bu gibi saldırılarla öldürmek yerine samimiyetle siyasi sürece katılmalıdır. Diğer taraftan, sizlerin İdlib’deki terör odaklarından kaynaklanan endişelerinizi anlıyoruz. Mutabakatlarımız çerçevesinde her türlü tedbiri alıyoruz. Şehitler verme pahasına mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Gelinen noktada çalışmalarımız neticesinde bu bölgelerde terörist yapılanmaların hâkimiyeti bulunmadığının altını özellikle çizmek isterim” diye konuştu.

Türkiye’nin 3,7 milyon Suriyeliyi geçici olarak misafir ettiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye ihtilafının meydana getirdiği insani krizin yükünü maddi, manevi, sosyal, toplumsal en fazla çeken ülkenin Türkiye olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriyelilerin, topraklarına huzuru kalple, güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüşünün temin edilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti: “Güvenlik ve istikrar sağlandığı takdirde Suriyelilerin kendi topraklarına geri döndüklerini memnuniyetle görüyoruz. Terörden temizlediğimiz bölgelere Türkiye’den 500 binden fazla Suriyeli geri döndü, 1 milyon Suriyelinin geri dönüşü için de hazırlıklarımız sürüyor. Siyasi çözümde ilerleme kaydedilmesi, insani altyapının hazır edilmesi, dönmek isteyenlerin kötü muameleye maruz kalmayacaklarından emin olmaları, geri dönüşler için temel teşvik unsurlarıdır. Platformumuz, bu noktada daha etkin rol oynamalıdır. Heyetlerimizin münhasıran bu konuda istişarelerini artırmaları gerektiği kanaatindeyim.”

“4 MİLYONU AŞKIN SURİYELİ, ULUSLARARASI YARDIMLARA HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA İHTİYAÇ DUYUYOR”

Suriye’deki insani krizin yoğunluğu artarken, uluslararası camianın yardım ve desteğinin de zaruri olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu krizi biz çıkarmadık. Külfetinin de sadece bizler tarafından yüklenilmesini beklemek adil değildir. İşte bu nedenle uluslararası toplumun yardımlarının ayrım gözetmeksizin ve artarak sürmesini temin etmek, müşterek menfaatimizedir.” dedi.

Suriye’nin kuzeybatısındaki durumun özellikle dikkati çektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “4 milyonu aşkın Suriyeli, uluslararası yardımlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Türkiye, Birleşmiş Milletlerin (BM) bu yardımlarını kolaylaştırmak için sınır ötesi ve çizgi ötesi yardımlar dahil her türlü desteği vermiştir. Astana ortaklarımızdan da aynı anlayışı bekliyorum” ifadelerini kullandı.

BM sınır ötesi mekanizmasının bu defa altı ay için uzatıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sürenin BM’nin erken toparlanma projeleri dahil Suriye’nin tamamına yönelik insani yardımlarının planlanması bakımından yeterli olmadığının açık olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM yardımlarının sürdürülebilir bir şekilde devamının Suriye’deki insani krizin büyümesini engelleyecek yegâne yöntem olduğuna işaret ederek, “Bu mekanizmanın ortadan kalktığı bir tablonun yükü, bir kez daha Türkiye’nin, İran’ın, Rusya’nın ve Suriye’nin omuzlarında olacaktır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzunca bir aradan sonra icra edilen bu zirvenin Suriye ihtilafının çözümüne barış, huzur ve istikrara katkı sunmasını, hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni ederek sözlerini şöyle tamamladı: “Ortak çabalarımızın icmalini yapmamıza ve yeni iş birliği geliştirmemize imkân sağlayan zirve toplantılarının bundan sonraki dönemde daha sık şekilde icra edilmesinin faydalı olacağı aşikârdır. Değerli dostum Putin’in müteakip zirvemize ev sahipliği yapma teklifini memnuniyetle karşılıyorum. Aziz kardeşim Cumhurbaşkanı Sayın Reisi’ye bana ve heyetime gösterdiği misafirperverlikten ötürü bir kez daha teşekkür ediyorum.”

Emine Erdoğan, Filistin Gençlik Orkestrası ve CSO sanatçılarının “Barış Konseri”ni izledi Emine Erdoğan, Filistin Gençlik Orkestrası ve CSO sanatçılarının “Barış Konseri”ni izledi için yorumlar kapalı 87780

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, daveti üzerine Türkiye’ye gelen Filistin direnişinin sembolü Mariam Afifi’nin de yer aldığı Filistin Gençlik Orkestrası üyeleri ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) sanatçılarının verdiği “Barış Konseri”ni izledi.

Emine Erdoğan, CSO Ada Ankara Tarihî Salon’da düzenlenen konseri, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile dinledi.

“ÇOK GÜZEL BİR SAHNE İZLEDİK”

Emine Erdoğan, konserin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, “Gerçekten çok güzel bir konser. 30 yıllık bir orkestra bu ve Filistin’in bağımsızlığı için mücadele ediyorlar. Müzikleriyle besteleriyle mücadele ediyorlar. Tüm dünyaya haykırıyorlar, seslerini duyuruyorlar. Biz de onların seslerine icabet ettik” dedi.

Mariam Afifi ile tanışıp onun bu orkestranın mensubu olduğunu öğrendikten sonra Türkiye’ye davet ettiğini anlatan Emine Erdoğan, “Bir sene oldu bu daveti yapalı, şimdi gerçekleştirebildik. Ben çok memnun oldum geldikleri için onları mutlu görmek beni de çok mutlu etti. İnşallah, bütün Müslüman ülkeler de bütün batı ülkeleri de davet ederler ve seslerini daha gür bir şekilde duyulmasına vesile oluruz” diye konuştu.

Gençleri çok başarılı bulduğuna işaret eden Emine Erdoğan, “Bizim orkestramızla birlikte icra ettiler, bu da bizi çok memnun etti. Gerçekten çok güzel bir sahne izledik hep beraber” ifadelerini kullandı.

Konser sonunda, davet üzerine sahneye gelen Emine Erdoğan, müzisyenleri tebrik ederek çiçek verdi. Edward Said Millî Konservatuvarı ve Filistin Gençlik Orkestrası Direktörü Suhail Khoury de Emine Erdoğan’a üzerinde Mescid-i Aksa’nın yer aldığı bir tablo hediye etti.

Filistin Gençlik Orkestrası ve CSO sanatçılarıyla hatıra fotoğrafı çektiren Emine Erdoğan, salondan ayrılırken konseri izlemeye gelenlerle sohbet ederek öz çekim yaptı.

BARIŞ İÇİN BESTELENEN İKİ ESERİN DÜNYA PRÖMİYERİ YAPILDI

Emine Erdoğan, Mayıs 2021’de, Kudüs’te İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırılarında Mescid-i Aksa’yı savunurken, başörtüsünden sürüklenerek gözaltına alınan ve bu sırada gülümsediği görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasıyla direnişin sembollerinden biri hâline gelen Filistinli sanatçı Afifi ile telefon görüşmesinde, Afifi’nin de üyesi olduğu Filistin Gençlik Orkestrasını Türkiye’de görmekten mutluluk duyacağını belirtmişti.

Davet üzerine, Filistin Gençlik Orkestrasının bünyesinde bulunduğu The Edward Said Ulusal Müzik Konservatuvarı ile yapılan görüşme sonucu, CSO iş birliğinde Türkiye’de İstanbul ve Ankara’da konser düzenlenmesi kararı alındı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde Türkiye’ye gelen Filistin Gençlik Orkestrası üyesi müzisyenler, yoğun bir hazırlık döneminin ardından başkentte sanatseverlerle buluştu.

Khoury, konser öncesi yaptığı konuşmada, orkestranın kuruluşuna ilişkin bilgi verdi. Konserde kendilerine eşlik eden Türk müzisyenlere şükranlarını sunan Khoury, Emine Erdoğan’a da yanlarında oldukları ve davetleri için teşekkür etti. Khoury, Türkiye’ye, Filistin’e yönelik dayanışmalarını devam ettirmeleri çağrısında bulundu.

CSO Şefi Cem’i Can Deliorman’ın şefliğini yaptığı Barış Konseri’nde, barış için bestelenen iki eserin dünya prömiyeri yapıldı. İki ülkenin halk ezgilerinin icra edildiği “Barış Konseri” için Yusuf Yalçın’ın bestelediği “Anadolu Rapsodisi” ve Filistinli Bishara Kell’in bu konser için bestelediği “Altoların Dansı” eserleri, ilk kez sanatseverlere sunuldu.

Barış Konseri’nde ayrıca, Aşık Veysel, Suhail Khoury, Tamer Al-Sahouri, Kemani Sebuh Efendi, Antonin Dvorak’ın eserleri de yer aldı.

Konseri, Filistin’in Ankara Büyükelçisi Faed Mustafa, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Çiğdem Karaaslan, Özlem Zengin, Jülide Sarıeroğlu, Hamza Dağ ve Ömer İleri, AK Parti Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Eyyüp Kadir İnan ile yabancı misyon temsilcileri de izledi.