Türkiye’yi yeniden kendi iç meseleleriyle boğuşan bir ülke hâline getirerek asırlık uyanışımızı önlemeye çalışıyorlar” Türkiye’yi yeniden kendi iç meseleleriyle boğuşan bir ülke hâline getirerek asırlık uyanışımızı önlemeye çalışıyorlar” için yorumlar kapalı 98874

DEV YATIRIMLAR | Kuzey Marmara Otoyolu Gebze-İzmit kesiminin açılış töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Marmara Otoyolu Gebze-İzmit kesiminin açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Biz şimdiden 2053, 2071 Türkiye’sini inşa etmenin hazırlıklarına başladık. Kendi ömrümüz vefa etmese bile, bizden sonraki nesillere böyle bir vizyon bırakmayı, böyle bir ülke bırakmayı milletimize yaptığımız en büyük hizmetlerden biri olarak kabul ediyoruz. Üstelik bunu sadece lafla, sadece söylemle, sadece retorikle yapmıyor, somut icraatlarımızla bilfiil hayata geçiriyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Marmara Otoyolu Gebze-İzmit Kavşağı kesiminin açılış törenine video konferansla katılarak bir konuşma yaptı.

Kuzey Marmara Otoyolu’nun İstanbul’un batıdaki en uç noktasından başlayıp, şehri baştan sona kat ederek Kocaeli ve Sakarya’ya kadar uzanan 400 kilometre uzunluğundaki büyük bir proje olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, otoyolun inşaatı biten kesimlerini 2016’dan beri peyderpey hizmete açtıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son olarak mart ayında Kınalı-Çatalca kesiminin açılış törenini gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, Gebze-İzmit arasının, bağlantı yollarıyla birlikte, 57 kilometreyi aşan uzunluğuyla bu projenin en önemli güzergâhlarından biri olduğunu aktardı.

Bu bölümün dahi tek başına viyadükleri, tünelleri, köprüleri, kavşakları, üst ve alt geçitleriyle iftihar verici bir eser olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Mesela güzergâh üzerindeki T2 Tüneli, 4 bin 200 metrelik mesafesiyle ülkemizin en uzun otoyol tüneli unvanına sahiptir. Bilindiği gibi Kuzey Marmara Otoyolu ülkemizin insan ve araç trafiğinin en yoğun olduğu bölgede inşa edildi. Boğaz trafiğinin rahatlatılmasında bu otoyolun bir parçası olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün önemli katkısı vardır. İstanbul-İzmir Otoyolu, Osmangazi Köprüsü ile birlikte bölgede hizmete sunduğumuz bir diğer önemli eserdir. Dikkat ederseniz yol iki çarpı dörttür, yani dört gidiş, dört geliştir. Her zaman söylüyorum, yol medeniyettir. Eğer bu şekilde yolları olmayan ülke durumundaysanız medeni olmaktan bahsedemezsiniz. Ama bu şekilde yollara, viyadüklere, tünellere sahipseniz işte o zaman medeniyet yarışında sizi kimse kolay kolay yakalayamaz. İnşallah 1915 Çanakkale Köprüsü’nün de içinde olduğu Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir projesini de tamamladığımızda Marmara’yı ve Batı Anadolu’yu otoyol ağıyla kuşatmış olacağız.”

“ÜLKEYE VE MİLLETE HİZMET YOLCULUĞU SON DURAĞI OLMAYAN BİR DAVADIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün hizmete açtığımız Gebze-İzmit kesimi aynı zamanda TEM Otoyolu ve D100 Karayolu’ndaki yükü de azaltacaktır. Tabii bu durum aynı zamanda İstanbul-Ankara güzergâhının en sıkışık kesiminin rahatlaması anlamına geliyor. Sakarya’ya kadar olan bölüm de bittiğinde artık bu bölgedeki sıkıntı tamamen giderilmiş olacaktır. Böylece özellikle bayram, yaz tatili, ara tatil gibi dönemlerde onlarca kilometre uzunluğa ulaşan araç trafiği tarihe karışacaktır” diye konuştu.

Yine bu güzergâhın ülkeye yıllık katkısının zamandan 270 milyon lira, akaryakıttan 317 milyon lira, emisyon salınımının azalmasından 8 milyon lira olmak üzere 595 milyon lirayı bulacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu eserin milletimize kazandırılmasında emeği geçen bakanlığımızı, kurumlarımızı, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine herkesi tebrik ediyorum. Ülkeye ve millete hizmet yolculuğu son durağı olmayan, mesafe kat ettikçe çıtayı yükseltmek gereken heyecanı ve enerjiyi hep artırmak icap eden bir davadır. Yol, elektrik, içme suyu, atık su gibi altyapı hizmetleriyle mimari eserler aynı zamanda medeniyet göstergesidir. Eğitim, sağlık, kültür gibi medeniyet unsurları bu altyapı üzerinde yükselir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın kadim medeniyetlerinin önemli bir kısmına ev sahipliği yapan Anadolu coğrafyasının bu bakımdan çok büyük zenginliğe sahip olduğunu vurgulayarak, böylesine büyük bir mirasın bugünkü emanetçileri olarak geleceğe bırakacak eserler ortaya koymanın gayreti içerisinde olduklarını söyledi.

Medeniyet mirasına katkıda bulunabilecek eserler ortaya koyabilmek için önce bunu yapacak siyasi, ekonomik ve toplumsal yapının inşa edilmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye’nin 2002 öncesindeki geri kalmışlığının nedenlerine baktığımızda sebebi darbeler ve vesayet olan istikrarsızlıkları görüyoruz. Yönümüzü geleceğe çevirmek yerine kendi iç sıkıntılarımıza, kavgalarımıza, çekişmelerimize odaklandığımızda enerjimizi ve vaktimizi heba ediyoruz. Gözümüzü ufuktan ve ideallerimizden ayırmadığımızda ise millet olarak çok kısa sürede çok büyük başarılara imza atıyoruz. Biz 18 yıllık hükûmetlerimiz döneminde Cumhuriyet tarihinin tamamında yapılanların üç katı, beş katı, 10 katı eseri işte bu sayede ülkemize kazandırdık.”

Demokrasinin ve ekonominin gelişmesini aynı önemde görerek hem hak ve özgürlükleri genişlettiklerini hem de ülkenin 81 vilayetinin tamamının kalkındırıldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milleti özlemleriyle buluşturdukları için de bunca yıl hep ayakta kaldıklarını ve destek gördüklerini dile getirdi.

“2053 VE 2071 TÜRKİYE’SİNİ İNŞA ETMENİN HAZIRLIKLARINA BAŞLADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün de milletin siyasetten, kendisini içi boş kavgalarla yoracak değil de geleceğini aydınlatacak, umutlarını güçlendirecek bir vizyon beklediğini vurgulayarak, şöyle konuştu: “Biz yaklaşık 10 yıl önce milletimizin huzuruna çıktığımızda birilerinin tek derdi bir kaç ay sonra yapılacak seçimlerdi. Aradan geçen bunca zamana rağmen karşımızda hâlâ ufku yapılacak ilk seçimleri geçemeyen bir siyaset anlayışı var. Hâlbuki biz şimdiden 2023, 2053, 2071 Türkiye’sini inşa etmenin hazırlıklarına başladık. Kendi ömrümüz vefa etmese bile bizden sonraki nesillere böyle bir vizyon bırakmayı, böyle bir ülke bırakmayı milletimize yaptığımız en büyük hizmetlerden biri olarak kabul ediyoruz. Üstelik bunu sadece lafla, sadece söylemle, sadece retorikle yapmıyoruz. Somut icraatlarımızla bilfiil hayata geçiriyoruz. Türkiye’yi bölgesel ve küresel bir güç hâline getirmek için attığımız her adım bu vizyonun birer yapı taşıdır. Suriye’den Libya’ya, Doğu Akdeniz’den Karadeniz’e kadar geniş bir alanda siyasi, askeri ve ekonomik olarak verdiğimiz mücadelenin başarıya ulaşması bu bakımdan hayati öneme sahiptir. Ülkemizin siyasi ve ekonomik her adımını engelleme gayretlerinin gerisinde işte bu vizyon doğrultusundaki yürüyüşümüzü rayından çıkarma niyeti vardır. Türkiye’yi yeniden kendi iç meseleleriyle boğuşan bir hâle getirerek asırlık uyanışımızı önlemeye çalışıyorlar.”

Milletin bu oyunu görerek 15 Temmuz başta olmak üzere maruz kalınan her saldırıda istiklaline ve istikbaline sahip çıkma iradesini ortaya koyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu iradenin nesilden nesile aktarılarak asırlarca milletin çimentosu olarak devam edeceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte yapılan büyük hizmetler ve geleceği kucaklayan vizyonların önemli olduğunu belirterek, insanların bugünkü sıkıntılarına çözüm bulmadan bu heyecanı muhafaza etmenin zor olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son yedi yıldır maruz kaldığı kesintisiz saldırıların diğer alanlarla birlikte asıl ekonomiyi hedef aldığını, Koronavirüs salgınıyla da böyle bir dönemde karşılaşıldığını kaydetti. Salgının gelişmiş ülkelerden gelişmekte ve az gelişmiş ülkelere kadar tüm devletlerin ekonomileri üzerinde yıkıcı derecede olumsuz etkileri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tüm bu olumsuzluklardan en az etkilenen ülkeler arasında olduğunu kaydetti.

Salgın krizinin ilk günlerinden itibaren sosyal yardımlardan destek paketlerine kadar pek çok uygulamayla milletin yanında yer aldıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 35 milyar liralık bir kaynağı karşılıksız olarak milletin istifadesine sunduklarını anlattı.

“EKONOMİDE, SALGININ ETKİLERİNİN ÖNEMLİ BİR KISMINI GERİDE BIRAKTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, asıl olanın reel ekonomiyi ayakta tutmak olduğunu bildiklerini ifade ederek, yılın ilk çeyreğinde büyürken ikinci çeyrekte beklendiği gibi bir daralmayla karşı karşıya kalındığını aktardı.

Yılın üçüncü çeyreğinde ise üretmeye devam ederek salgının etkilerinin önemli bir kısmının geride bırakıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomik gidişatın habercisi olan ölçü göstergeler sadece ikinci çeyreğe göre değil geçen senenin bile üzerinde olumlu gelişmelere işaret ediyor. İmalat, satın alma yöneticileri endeksi son üç aydır eşik değer olan 50’nin üzerinde seyrediyor. Hatta ağustos ayındaki 54,3’lük değerle Amerika’yı, Almanya’yı, Fransa’yı, Euro bölgesinin tamamını, Güney Kore’yi geride bıraktık. İmalat sanayi üretiminde nisan ve mayıs ayındaki gerilemeye rağmen yıllık yüzde 5,1 düzeyinde gerçekleşen artış oldukça memnun edici bir gelişmedir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, haziranda yıllık yüzde 11,6 artan toplam ciro endeksinin de temmuzda yüzde 20’nin üzerinde yükseldiğini anlatarak, talepteki yönelimin göstergelerinden olan perakende satış hacminin de temmuzda aylık 9,5, yıllıkta yüzde 11,9 artığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağladığımız uygun finansman imkânlarının etkisiyle, konut ve otomobilde rekorlar ardı ardına geliyor. Konut satışında temmuz ayında Türkiye genelinde şimdiye kadarki en yüksek seviye olan 230 bin rakamına ulaştık. Ağustos ayındaki konut satışları da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 54 artarak 170 bini buldu” diye konuştu.

“REEL SEKTÖRDE YAŞANAN TALEP ARTIŞIYLA İSTİHDAMDA OLUMLU GELİŞMELER YAŞANIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ağustosta otomobil üretimin yıllık yüzde 44,5 artarken otomobil satışlarının ise geçen seneki seviyesini ikiye katladığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, haziran-ağustos döneminde ihracatın 41 milyar dolar seviyesine ulaşarak geçen yılın dahi üzerine çıktığını dile getirerek, turist sayısının şu ana kadar 10 milyonu aştığını, yıllık 15 milyonu bulacağını kaydetti.

Ağustosta kurulan şirket sayısının geçen yıla göre yüzde 76,4 artarak 9 bin 352’ye ulaştığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Reel sektörde yaşanan talep artışıyla istihdam cephesinde de olumlu gelişmelerin yaşandığını görüyoruz. İstihdam edilenlerin sayısı, salgının etkilerini en yoğun hissettiğimiz nisandan beri yükseliyor. Sadece iki ayda mevsim etkisinden arındırılmış istihdamımız yaklaşık yarım milyon arttı. İstihdam oranımız mevsim artısından, mevsim etkisinden arındırılmış olarak yüzde 41’den yüzde 41,6’ya, iş gücüne katılım oranımız yüzde 47,6’dan yüzde 48,6’ya yükseldi.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki dönemde istihdamın daha da artacağını belirterek, şöyle konuştu: “İnşallah 3. çeyreği her kesimi memnun eden bir büyüme oranıyla kapatacağız. Bu durumdan ülkemizin kredi notunu düşürmek için pusuda bekleyen kredi derecelendirme kuruluşlarının hiç memnun olmayacakları kesindir. Türkiye’yi Afrika’nın Güney Amerika’nın ücra köşelerindeki ülkelerle aynı not kategorisine sokanlara en güzel cevabı başarılarımızla vereceğiz.”

Açılışı yapılan Kuzey Marmara Otoyolu Gebze-İzmit Kavşağı Kesimi’nin ülkeye ve millete hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eserin ortaya çıkmasında emeği geçen herkesi tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Yüklenici firmalardan bir ricam da özellikle şu. Şu anda peyzaj düzenlemelerini daha da güçlendirmemiz gerekiyor. Bu noktada ağaçlandırma olsun, bu noktada çalı vesaire olsun bunlarla birlikte çevreyi tamamen yeşile boğabilirsek inanıyorum ki oralardan arabalarıyla geçenler o yeşili gördükleri zaman çok daha farklı bir güzelliğe inşallah mazhar olacaklar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tören alanında bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile diğer yetkilileri takdim etmesinin ardından kurdele kesildi.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kolombiya Cumhurbaşkanı Duque ile bir araya geldi Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kolombiya Cumhurbaşkanı Duque ile bir araya geldi için yorumlar kapalı 80784

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Ofisi’nde Kolombiya Cumhurbaşkanı Ivan Duque ile görüştü. Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ile Kolombiya Cumhurbaşkanı Ivan Duque Marquez’in eşi María Juliana Ruiz de yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma törenine katıldı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma törenine katıldı için yorumlar kapalı 80786

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “İnanç, köken, ırk, cinsiyet, yaş dâhil hiçbir ayrım gözetmeden tüm acezeyi, yani tüm düşkünleri kucaklayan bu müessese, medeniyetimizin ve milletimizin insana bakışının en güzel örneklerinden biridir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “kimsesizlerin kimsesi” olması için bu güzide kurumu millete armağan eden Sultan Abdülhamid-i saniden bugüne Darülaceze’ye emeği geçen herkesi rahmet ve şükranla yâd etti.

İnanç, köken, ırk, cinsiyet, yaş dâhil hiçbir ayrım gözetmeden tüm düşkünleri kucaklayan bu müessesenin, medeniyetlerinin ve milletlerinin insana bakışının en güzel örneklerinden olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de ecdattan aldıkları ilhamla üstlendikleri her görevde çalışmalarını “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışıyla ve “Yaratılanı severiz, Yaradan’dan ötürü” ilkesiyle yürüttüklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze’nin 127 yılı bulan geçmişinde, 30 bini çocuk 100 bin insana şefkat yuvası olmasının benzer çalışmalarda kendilerine ilham verdiğini aktararak, gönüllüleri, çalışanları ve acezeleriyle büyük bir aile olan bu müessesenin yaşatılması ve geliştirilmesi için katkıda bulunan bakanlardan yanlarındaki çalışanlara kadar herkese teşekkür etti.

“BU PROJE, DARÜLACEZE’NİN KURULUŞ AMACINA VE TARİHİNE YAKIŞIR BİR ESER OLACAKTIR”

Bugün Darülaceze’nin hizmetlerini yeni bir boyuta taşıyacağına inandığı Sosyal Hizmet Şehri Projesi’nin temelini atmak üzere bir arada olduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Burada bir duruma dokunmadan geçmeyeceğim. Bu işler bizim işimiz. Belediye başkanlığımda Kayışdağı’nda bir Darülacezenin temelini atmış, açılışını yapmıştık. Şu andaki malum iktidar, aynı şekilde bugün temelini atacağımız adımlarla süreci devam ettiriyor. Tabii bir şeyi sormam lazım. İstanbul’un şu anda Büyükşehir Belediye Başkanlığını üstlenmiş olan kişi veya kişilerin acaba bu alanlarda attıkları bir adım var mı? Ya bir şey yapın. Yani bir suyu akmayan musluğu açmakla ‘Biz hizmet ettik.’ diyemezsiniz. Milleti aldatmayın. Gelin bu tür eserleri yapın. Bu ülkenin darda kalmışına elinizi uzatın. Bu tür şeyleri yapın, biz de sizleri alkışlayalım. Ama yok.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatay mimariyle inşa edilecek projenin, yatağa bağlı sakinler ve koruma altındaki çocuklardan oluşan 1000’e yakın insana hizmet vereceğini belirterek, “Rehabilitasyon ünitesinden cami, kilise ve havranın da yer aldığı ibadethanelerine kadar tüm birimleriyle bu proje Darülaceze’nin kuruluş amacına ve tarihine yakışır bir eser olacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin asırlardır yaşadığı nice saldırıları, sıkıntıları, kaosları, metanetle göğüsleme başarısının gerisinde, sahip olunan birlik, beraberlik ve dayanışma hasletinin gücü olduğunu söyledi.

Medeniyet ve kültür birikimi, aile yapısı, sosyal müesseseleri, bireysel inisiyatifleriyle tecessüm eden bu haslete sıkı sıkıya sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik bakımdan güçlü, gelişmiş ülkelerin sosyal bakımdan en kırılgan ve geleceği tehdit altında nüfuslara sahip olmalarının sebebinin de aynı olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun örneğinin Türkiye’den başka hiçbir ülkede olmadığını belirterek, şöyle konuştu: “Bu sadece bizde var. Kurallar önemlidir. Maddi imkânlar önemlidir. Bireylere değer vermek önemlidir. Ama bunlar sadece günü kurtarır. Ailenin merkezinde olduğu güçlü bir sosyal yapı olmadan bunların hiçbiri geleceği kurtarmaya yetmez. Bizim önceliğimiz medeniyet mirasımıza, inanç ve kültür değerlerimize sarılarak dezavantajlı gruplar dediğimiz engellilerimizi, yaşlılarımızı, kimsesiz çocuklarımızı, garip gurebamızı sosyal yapımız içinde yaşatmaktır. Buna rağmen kimsesiz kalan yardıma veya desteğe muhtaç olan vatandaşlarımızı da kurduğumuz müesseseler ve oluşturduğumuz mekanizmalar vasıtasıyla insani hayat sürebilecekleri imkânlara kavuşturmaktır. İnşallah Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri, inanarak söylüyorum, dünyada bu işin tek örneği olacak bittiği anda. Hamdolsun bugün Türkiye dünyanın en iyi işleyen, en kuşatıcı sosyal destek sistemine sahip ülkelerinden biridir. Benzeri yok. Eğer şu dünyayı tanımışsam, biliyorsam ülkemiz gibi bir başka örnek dünyada yok.”

“YILDA 2 MİLYAR LİRA OLAN SOSYAL YARDIM BÜTÇESİNİ 100 MİLYAR LİRA SINIRINA GETİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hükûmete geldiğimizde yılda 2 milyar lira olan sosyal yardım bütçesini 100 milyar lira sınırına getirdik. Bu rakamın millî gelirimize oranı da yüzde 0,38’den, yüzde 1,36’ya yükseldi. Eskiden daha ziyade ayni olan yardımları hem insanımızın onurunu korumak hem ihtiyaç önceliklerini kendisine bırakmak için nakde döndürdük. Böylece ülkemizde günlük harcama düzeyi dünya standardı olan 5,5 doların altında kalan nüfus oranını yüzde 34’ten, yüzde 10 seviyesine gerilettik” bilgilerini verdi.

Altyapıyı güçlendirmek ve sosyal destekleri en etkin şekilde yürütmek için ayrı bir bakanlık kurduklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, nüfusun bir ülkenin en büyük gücü olduğu gerçeğinden hareketle anneleri ve çocukları koruyacak, destekleyecek, çalışmalara özellikle önem verdiklerinin altını çizdi.

İstihdam, sağlık ve eğitime kadar her alanda bu çerçevede pozitif ayrımcılık yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Devlet korumasındaki çocukların bize Allah’ın ve milletin birer emaneti olduğu anlayışıyla bunları kendi ailelerinin yanında veya aile iklimine yakın şartlarda yetiştirecek bir modele geçtik. Engellilerimizi evde bakımıyla, rehabilitasyon merkezleriyle, özel bakımıyla, umut evleriyle, istihdamıyla her alanda hayatın içine katan bir yaklaşım sergiledik. Yaşlılarımızı 65 yaş maaşıyla, gündüz bakım hizmetleriyle, evde bakım hizmetleriyle, aileleri yanında desteklemeyi, huzurevleriyle sahipsiz bırakmamayı hedefleyen programlar uyguladık. Kadınlarımızı şiddetten, istihdama annelik hizmetlerinden siyasi temsile, kılık kıyafet özgürlüğünden eğitim seferberliğine kadar her alanda cumhuriyet tarihinin en ileri haklarına biz kavuşturduk. Şehit yakınları ve gazilerimizi de tarihimizin en büyük destekleriyle sahiplendik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin imkânlarını milletin her kesimine, özellikle de desteğe ihtiyaç duyan insanlara sunduklarını ifade ederek, şöyle devam etti: “Buradan bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum ki asıl olan kadınlarımızdan çocuklarımıza, yaşlılarımızdan engellilerimize, tüm kesimlerin, aileleri bünyesinde sosyal yapı içinde sahiplenilmeleri ve yaşatılmalarıdır. Kendi evi, imkânı, vakti varken annesini, babasını, engelli aile üyesini, korunmaya muhtaç evladını kamuya veya özel sektöre ait bir kuruma yerleştirmek bizim aile kültürümüzle taban tabana zıttır. Huzurevlerinde kalan yaşlılarımızın önemli bir kısmının iyi eğitimli, iyi kariyerli, yüksek geliri olan çocuklara sahip olmaları düşündürücüdür. Büyükanne, büyükbaba, anne, baba ve torunların aynı evde oturmasalar bile aynı ortamda hayatlarını sürdürdükleri büyük ailelerin giderek azalıyor olması da üzüntü vericidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile yapısındaki dağılma ve aşınmanın, nesilden nesile aktarılan değerlerin geleceğinde de bir belirsizliğe yol açtığını söyledi.

Eğitimin önce ailede, hatta ana karnında başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, oradan başlayıp doğumla gelişen bir eğitim dünyası olduğunu, okulun tek başına bunu yapamayacağını, okulların ailede atılan temelin üzerine eğitim verdiğini anlattı.

“ÖNCELİKLERİMİZİN BAŞINA AİLENİN GÜÇLENDİRİLMESİNİ YERLEŞTİRDİK”

Ailede verilmesi gereken değerler eksik kaldığı zaman okulların, arzu edilen millî, manevi, ahlaki, insani, medeni hasletlere sahip çocukların yetiştirilmesi konusunda zorlandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İşte bunun için önümüzdeki dönemde önceliklerimizin başına ailenin güçlendirilmesini, eğitimin içeriğinin buradaki eksikleri telafi edecek şekilde geliştirilmesini, kültürümüze sahiplenilmesini yerleştirdik. Gelişmiş ülkelerin, Batı’nın düştüğü hataya, inşallah biz düşmeyeceğiz. Batı tarzı bir güvenlik ve refah anlayışı uğruna aileden başlayarak tüm sosyal yapımızı, medeniyet ve kültür değerlerimizi, inancımızı feda edecek şekilde köklerimizle bağımızı koparmayacağız. Tam tersine maziden atiye kurduğumuz köprüden yürüyerek demokraside ve kalkınmada dünyanın en ileri ülkeleri arasındaki yerimizi alacağız. Medeniyet mirasımızdan taviz vermeden hedeflerimize ulaşacak yöntemlerle vizyonlarımızı genişletiyoruz.”

Bugün temelini attıkları bu perspektifin bu genişlemenin bir uygulaması olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için milletimizin karşısına Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yıl dönümüne atfen 2023 hedeflerimizle İstanbul’un Fethi’nin 600’üncü yıl dönümüne atfen 2053 vizyonumuzla inşallah bu sene fetih şenliklerimizi Atatürk Havalimanı’nda yapacağız. İstanbul’a yakışır bir fetih şenliğini, Atatürk Havalimanı’nda hep birlikte yapacağız. Şöyle muhteşem bir fetih şenliği yapalım ki inşallah cennet mekân Fatih Sultan Mehmet Han’a layık olalım. Malazgirt’in 1000’inci yıl dönümüne atfen 2071 hayallerimiz var bizim. Bu hayallere de ona göre yürüyeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihin en önemli sembolleriyle bu yola çıktıklarını, diğer alanlarda Darülaceze’ye sahip çıkacak projeleri de bu anlayışla hayata geçirmeyi sürdüreceklerini dile getirdi.

Temelini atmak üzere bir araya geldikleri Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri’nin ülkeye, şehre ve sakinlerine hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peygamber efendimizin hadisinde buyurduğu gibi insanlara hayrı dokunan kişinin büyüklüğünü ortaya koyacağız. Bu müjdeye muhatap olmak için bu projeye destek veren, katkıda bulunan herkese yine şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. İnşallah bu örnek projenin açılışını da beraber yapacağız” ifadelerini kullandı.

İstanbul Müftüsü Safi Arpaguş’un duasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler tören için hazırlanan butonlara basarak ilk harcı temele döktü.