Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devletimiz tüm kurumlarıyla, deprem anından itibaren sarsıntıdan etkilenen herkese yardımcı olmak için harekete geçmiştir” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devletimiz tüm kurumlarıyla, deprem anından itibaren sarsıntıdan etkilenen herkese yardımcı olmak için harekete geçmiştir” için yorumlar kapalı 88834

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prof. Dr. Aziz Sancar Hizmet, Bilim ve Teşvik Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, İzmir’de meydana gelen depreme ilişkin olarak, “Devletimiz tüm kurumlarıyla, deprem anından itibaren, yıkıntılar altında kalan vatandaşlarımızı kurtarmak ve sarsıntıdan etkilenen herkese yardımcı olmak için harekete geçmiştir. AFAD, emniyet teşkilatımız, sağlık birimlerimiz ve diğer ilgili kamu personeli, canla başla işlerini yapıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Prof. Dr. Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni’ne katıldı.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir’de meydana gelen 6.6 şiddetindeki depreme maruz kalan vatandaşlara ve şehirlere geçmiş olsun dileklerini ileterek, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremde 12 vatandaşın hayatını kaybettiğini, 438 vatandaşın da yaralandığını açıklayarak, beş kişinin ameliyatta, sekiz kişinin de yoğun bakımda bulunduğunu bildirdi.

“KURTARMA ÇALIŞMALARININ BİR AN ÖNCE SONUÇLANMASI İÇİN TÜM İMKÂNLARI SEFERBER ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu an itibariyle 17 binada arama çalışmalarımız devam ediyor. Devletimiz, bakan arkadaşlarımızla tüm kurumlarıyla deprem anından itibaren yıkıntılar altında kalan vatandaşlarımı kurtarmak ve sarsıntıdan etkilenen herkese yardımcı olmak için harekete geçmiştir. AFAD, emniyet teşkilatımız, sağlık birimlerimiz ve diğer ilgili kamu personeli, canla başla işlerini yapıyor. Bakanlarımız koordinasyonu bizzat yerinde sağlamak üzere süratle olay yerine ulaşmışlardır. Kurtarma çalışmalarının bir an önce sonuçlanması için tüm imkânları seferber ettik” açıklamasında bulundu.

Binaları hasar gören, depremin şokuyla evlerini kullanamayan vatandaşlara da iaşe ve ibate desteği sağlandığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na gereken kaynağın hemen aktarıldığını, hedeflerinin yaraları bir an önce sarmak olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremin ardından Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in arayarak, geçmiş olsun dileklerini ilettiğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Katar Devlet Başkanı aramış, kendisiyle görüşmeleri yaptık ve ‘herhangi bir destek talebi gerekirse bütün imkânlarımızla yanınızdayız’ dediler. Kendilerine teşekkür ettik. Yunanistan Başbakanı Sayın Miçotakis yine aynı şekilde aradılar. Zira bu depremden Yunanistan da etkilendi fakat görüşmeyi yaptığımız anda onlarda herhangi bir ölüm söz konusu değildi. Fakat etkilendiklerini onlar da söylediler. Sağ olsunlar onlar da ‘herhangi yardıma ihtiyaç varsa biz hazırız’ dediler. Biz de ‘şu anda böyle bir durum söz konusu değil, ama bize düşen bir görev varsa biz de bütün imkânlarımızla Yunanistan’ın yanındayız’ dedik. Bunun yanında yine Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev kardeşimiz aradılar. Onlar da ‘her türlü imkânımızla yanınızdayız’ dediler, onlara da şükranlarımızı bildirdik” dedi.

“Ocak ayında meydana gelen Elazığ ve Malatya depreminin acıları hâlâ yüreğimizde tazeyken İzmir’den gelen bu haber gerçekten bizi derinden üzmüştür” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, her sarsıntıda Türkiye’nin bir deprem kuşağında bulunduğu gerçeğini bir kez daha hissedildiğini kaydetti.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİYLE DEPREME DAYANIKSIZ YAPI STOKUMUZU YENİLİYORUZ”

Afet ve acil durumlara müdahale için uzun süredir üzerinde çalıştıkları planları kararlılıkla hayata geçirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kentsel dönüşüm projeleriyle depreme dayanıksız yapı stokumuzu yeniliyoruz. İnşallah ülkemizi her geçen gün afetlere karşı çok daha hazırlıklı hâle getiriyoruz. Bir kez daha İzmirli kardeşlerime geçmiş olsun diyor, vefat edenlere Allah’tan rahmet, yaralananlara acil şifalar diliyorum. Bu acılı günde yardım teklifinde bulunan tüm dost ülkelere, tekrar teşekkür ediyorum” sözlerine yer verdi.

Koronavirüs salgını sürecinde canla, başla, fedakârca çalışan sağlık çalışanlarına şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgının, maalesef, yeni dalgalar hâlinde devam ettiğine dikkat çekti.

Vaka sayısının 45 milyonu geçtiği, can kaybı sayısının 1 milyon 200 bine ulaştığı salgına karşı, hâlâ kesin ve etkili bir çare bulunamadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, fiilen kullanım aşamasına gelen aşı çalışmalarının, bu konudaki en büyük ümit olduğunu belirtti.

“YILSONU İTİBARİYLE DÜNYADAKİ AŞI ÇALIŞMALARINDAN BİRİNİ VEYA BİRDEN FAZLASINI VATANDAŞLARIMIZIN İSTİFADESİNE SUNMAYI PLANLIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, bir yandan Çin, Rusya, Amerika gibi ülkelerdeki aşı çalışmalarını yakından takip ederken, diğer yandan da kendi aşısını geliştirmek için yoğun bir çaba içinde olduğunu anlatarak, “İnşallah önümüzdeki bahar aylarında kendi aşımızı vatandaşlarımıza uygulayabilecek aşamaya gelmiş olacağız. Yılsonu itibariyle de dünyadaki aşı çalışmalarından bilim insanlarımızın uygun gördüğü birini veya birden fazlasını vatandaşlarımızın istifadesine sunmayı planlıyoruz” dedi.

Aşıyı ilk etapta yüksek risk gruplarından başlayarak, tüm vatandaşlara ulaştırmayı hedeflediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, böyle bir dönemde gerçekleşen Türk Konseyi Sağlık Bilim Kurulu’nun dördüncü toplantısını, iş birliği imkânlarının genişletilmesi ve eldeki birikimin paylaşılması bakımından önemli bir adım olarak gördüğünü söyledi.

Salgın sürecinde, dayanışma ve yardımlaşma konusunda, gelişmiş ülkeler başta olmak üzere dünyanın iyi bir sınav veremediğini, mazlum ve mağdurların kaderlerine terk edildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak, din, dil, ırk, bölge ayrımı yapmadan 155 ülkenin ve sekiz uluslararası kuruluşun tıbbi malzeme desteği talebine olumlu cevap verdiklerini vurguladı.

“GENÇ VE YETİŞMİŞ İNSAN GÜCÜMÜZÜ KORUMAK MECBURİYETİNDEYİZ”,

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, 84 milyona yaklaşan nüfusu içerisinde 15 milyona yakın ilk, orta, lise öğrencisi ve 8 milyon üniversite öğrencisi ile imrenilecek genç bir insan kaynağına sahip olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti: “Hâlihazırda 30 yaş altı nüfusumuzun toplam nüfusa oranı yüzde 40’a yaklaşıyor. Ayrıca, çeşitli statülerde ülkemizde yaşayan 5 milyon yabancıyı da bu insan havuzuna ekleyince, rakam 90 milyonu buluyor. Her ne kadar doğum oranları düşüyor olsa da, hâlâ dünyanın en genç ve nitelikli nüfusuna sahip ülkeleri arasında ilk sıralarda yer alıyoruz. Her fırsatta dile getirdiğim en az 3 çocuk temennisi, öyle rastgele söylenmiş bir ifade değil, ülkemizin geleceği bakımından hayati öneme sahip bir tespittir. Genç ve yetişmiş insan gücümüzü korumak mecburiyetindeyiz. Dikkat ederseniz, sadece genç demiyorum, aynı zamanda yetişmiş vurgusunu da yapıyorum. İnsani ve millî değerlerle güçlü şekilde donanmamış; çağın teknolojisine ve pratiklerine hâkim şekilde yetiştirilmemiş bir genç nüfus, avantaj olmaktan çıkıp başlı başına bir sorun hâline dönüşür. Bunun için eğitim, kültür, bilim alanındaki hassasiyetimizi sürekli daha ileriye taşıyoruz. Geçtiğimiz asra ‘gelişmiş’ sıfatıyla damga vuran ülkelerin, nüfus konusundaki kayıpları sebebiyle, ciddi bir gelecek kaygısı içine girdiklerini görüyoruz. Hatta bu endişenin, batıda giderek yükselen İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığının ana sebeplerinden biri olduğunu da biliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, salgının etkisiyle hızlanan küresel yapılanma süreciyle ilgili analizlerde, geleceğin yıldızları arasında gösterildiğinin altını çizerek, “Türkiye’nin, geçtiğimiz dönemde demokraside ve kalkınmada gerçekleştirdiği tarihî atılım, her alanda olduğu gibi, bilim ve araştırma faaliyetlerinde de önümüzü açmıştır” dedi.

Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı döneminde, bilimsel çalışmaların teşviki, araştırma-geliştirme faaliyetlerinin yaygınlaştırılması, yüksek teknolojinin tasarımı ve kullanımı hususundaki her projeye şahsi destek verdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte üniversite ve kurumlara bağlı araştırma, tasarım, teknoloji kuruluşları ile özel sektörün birbirini destekleyecek şekilde hızlı bir yükselişe geçtiğine dikkati çekti.

Türkiye’nin sağlıktan savunma sanayine kadar geniş bir yelpazede, dünya çapında başarılar ortaya koymasının gerisinde, kamu ve özel sektörün güçlü iş birliği ve yoğun çalışma ikliminin bulunduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere ve çocuklara da bilim ve araştırma şevki kazandırmak için Türkiye çapında pek çok proje yürüttüklerini söyledi.

“TÜRKİYE’Yİ DÜNYANIN EN İLERİ ÜLKELERİ ARASINDA İLK SIRALARA TAŞIMAKTA KARARLIYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Yurt dışındaki bilim insanlarımızın ülkemize dönüşünü teşvikten okullarımızda kurduğumuz dene-yap atölyelerine kadar geniş bir alana yayılan bu gayretlerimizin karşılığını da yavaş yavaş almaya başladık. İnşallah, hâlen içinden geçtiğimiz şu kritik süreci başarıyla geride bırakıp 2023 hedeflerimize ulaştığımızda, karşımızda yepyeni bir Türkiye’yi göreceğiz. Bugüne kadar kat ettiğimiz mesafe sayesinde artık geleceğimize, dün olduğundan daha fazla umutla bakıyoruz. Ülkemize ve kendimize olan güvenimizin artması, 2053 vizyonumuzun altını daha güçlü şekilde doldurmamızı sağlıyor. Maruz kaldığımız tüm saldırılara, önümüze çıkartılan tüm engellere rağmen, diğer alanlarla birlikte bilimde de Türkiye’yi dünyanın en ileri ülkeleri arasında ilk sıralara taşımakta kararlıyız. Bu konuda en büyük desteği yine bilim insanlarımızdan bekliyoruz. Sizlerin yol göstericiliğinde hep birlikte sürekli daha ileriye giderek, tarihin bizlere verdiği sorumluluğu hakkıyla ifa edeceğimize inanıyorum. Emeğiniz ve gayretleriniz için her birinize teşekkür ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı TÜSEB ödüllerini verdiklerini anımsatarak, “Hematoloji, tıbbi onkoloji ve kök hücre alanındaki çalışmalarıyla Aziz Sancar Bilim Ödülü’ne layık görülen Prof. Dr. Taner Demirer hocamızı tebrik ediyorum. Pek çok bilim platformunda görev alan Taner hocamız, daha önce de kendisine başka ödülleri de tevdi ettiğimiz, kanser alanındaki çalışmalarını yakından bildiğimiz, ülkemizin gururu bilim insanlarımızdan biridir” diye konuştu.

Prof. Dr. Taner Demirer’in Yozgat’tan çıkıp, Türkiye’deki eğitiminin ardından, kendisini yurtdışında yetiştirip, 33 yıldır da Türkiye’de hizmetlerine devam ettiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah hocamızın birikiminden daha çok faydalanacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜSEB Hizmet Ödülü’nün de Koçak Farma İlaç Sanayi firmasına verildiğini belirterek, Koçak Farma’nın, diğer alanlardaki başarılı çalışmalarının yanı sıra, yerli KOVİD-19 aşısının üretimindeki gayretleriyle Türkiye’ye değer katan bir firma olduğunu söyledi.

Bu yıl ki TÜSEB Teşvik Ödüllerinin de Bilkent Üniversitesi’nden Dr. Abdullah Ercüment Çiçek’e, İzmir Biyotıp Genom Merkezi’nden Dr. Arif Ergin Çetine ve Koç Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mehmet Gönen’e takdim edildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her biri kendi alanlarındaki çalışmalarıyla bu ödüle layık görülen bilim insanlarımıza, ülkemizin gelecekteki yeni Aziz Sancar adayları olarak bakıyoruz. Bu vesileyle ülkemizin bilim alanında medar-ı iftiharlarından olan Prof. Dr. Aziz Sancar hocamıza sağlıklı, uzun ömürler diliyorum. Bir kez daha tüm bilim insanlarımızı kutluyor, başarılarının katlanarak sürmesini temenni ediyorum” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk Konseyi Sağlık Bilim Kurulu için ülkemizde bulunan misafirlerimizden, ülkelerine döndüklerinde tüm kardeşlerimize selamlarımızı, muhabbetlerimizi iletmelerini rica ediyorum. Bu toplantının gerçekleştirilmesinde emeği geçenleri tebrik ediyorum” diyerek konuşmasını tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından ödülleri sahiplerine takdim etti.

Previous ArticleNext Article

Tayland Kraliyet Büyükelçiliğinden Ankara’da FOTOĞRAF SERGİSİ Tayland Kraliyet Büyükelçiliğinden Ankara’da FOTOĞRAF SERGİSİ için yorumlar kapalı 8789

Türkiye ve Tayland’dan fotoğraf ustalarının sergisi Çankaya Belediyesi Doğan TAŞDELEN Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde sanatseverlerin ziyaretine açıldı.

“TÜRKLERİN GÖZÜNDEN TAYLAND TAYLANDLILARIN GÖZÜNDEN TÜRKİYE” temasıyla açılan aralarında her iki ülkeden medya mensupları ve akademisyenlerin eserlerinin bulunduğu sergide 51 fotoğraf yer alıyor.

Tayland Kraliyet Büyükelçiliği’nden Charkrienorrathip SEVİKUL’un serginin amacını anlattığı konuşmasının ardından sergide yer alan eserler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.

Tayland ve Türkiye’nin güzelliklerinin yer aldığı sergideki fotoğrafları sanatseverler 13 Haziran’a kadar ziyaret edebilecekler.

PHOTO EXHIBITION from the Royal Thai Embassy in Ankara….

The exhibition of photography masters from Turkey and Thailand was opened to art lovers at Çankaya Municipality Doğan TAŞDELEN Contemporary Arts Center.

Opened with the theme of “THAILAND FROM THE EYES OF TURKS, TURKEY FROM THE EYES OF THAILANDS”, there are 51 photographs in the exhibition, which includes works by media members and academics from both countries.

After the speech of Charkrienorrathip SEVİKUL from the Royal Thai Embassy in which he explained the purpose of the exhibition, the works in the exhibition were presented to the visitors.

Art lovers will be able to visit the photographs in the exhibition, which features the beauties of Thailand and Turkey, until 13 June.

Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çamlıca Kulesi’nin açılışını gerçekleştirdi Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çamlıca Kulesi’nin açılışını gerçekleştirdi için yorumlar kapalı 88024

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çamlıca Kulesi Açılış Töreni’ne katıldı.
Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kulenin İstanbul’a yeni bir güzellik katacağına inandığı belirterek, Çamlıca Verici Tesisi’nin şehrin önemli bir sembolü olduğunu ve temelinin atıldığı günden bu yana kulenin yükselişini büyük bir heyecanla izlediklerini söyledi.
“ÇAMLICA KULESİ TÜM DÜNYAYA ÖRNEK TEŞKİL EDECEK BİR PROJE”

Televizyon ve radyo medya kuruluşları ile haberleşme operatörlerine hizmet sağlayacak Çamlı Kulesi’nin hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyük Çamlıca Camii’nin kıble tarafındaki görüntü kirliliğinin ve işgalin Çamlıca Kulesi ile giderildiğini aktardı.

Çamlıca Kulesi’nin projesi üzerinde çok çalıştıklarını ve sonunda sadece Türkiye’ye değil tüm dünyaya örnek teşkil edecek bir projeyi başarıyla hayata geçirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 100 kadar radyonun da buradan yayın yapabiliyor olmasının bir başka sevindikleri nokta olduğunu söyledi.

“İletişim ve yayıncılık faaliyetlerinde tek verici tesisi modeline geçtiğimiz bu kule sayesinde Çamlıca görüntü kirliliğine son verdi” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı modeli şartların müsait olduğu yerlerden başlayarak ülke genelinde yaygınlaştırmayı planladıklarını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece hem mükerrer yatırımların önüne geçecek, hem çevre kirliliğini önleyecek hem de hizmet kalitesini yükselteceğiz. Kim çevreci? İşte bu ortada. AK Parti çevreciliğin ispatını bugüne kadar yaptığı yatırımlarla ortaya koymuş olan bir partidir. Çevrecilik lafla olmuyor. Çevrecilik, ispat-ı vücutla oluyor. Bunu yapan da biziz. Diktiğimiz ağaçlardan tutun, bu tür eserlere varıncaya kadar. Bu iş aklidir, bu iş ispat-ı vücut gerektirir. Milyonlarca ağacı biz ülkemizin dört bir yanına diktik. Bir taraftan teröristler geldiler yaktılar, yıktılar, biz ise o yakılan, yıkılan yerlere hemen, anında ağaçları diktik. AK Parti budur. Öyle lafla peynir gemisi yürümüyor. Ancak ispat edeceğiz” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’ndan lisans alan PTT bünyesindeki verici tesis ve işletim şirketinin kısa sürede bu toparlanmayı ayrıca gerçekleştireceğine inandığını dile getirerek, Çanakkale’de de benzer bir eserin inşa edilmiş olmasının önemli bir adım olduğunu kaydetti.

Çamlıca Kulesi’nin yeni dönemin en önemli yatırımlarından ve sembol eserlerinden biri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ünlü Fransız düşünür Lamartine’in ‘Dünyaya son bir kez bakacaksın’ deseler, o bakışı Çamlıca Tepeleri’nden atmayı arzulardım’ bu ifadelerini kullanarak hayranlığını dile getirdiği şu mekânın şanına uygun bir esere kavuşmuş olmasından şahsım, milletim adına ayrıca memnuniyet duyuyorum. Boğaz’a hâkim bir manzaranın üzerinde, deniz seviyesinden itibaren 587 metre uzunluğa sahip bu kule, aynı zamanda İstanbul’un en yüksek yapısı unvanına da sahiptir. Dünyada ilk defa 100 radyonun frekansları birbirine karışmadan aynı anda yayın yapabileceği teknolojik alt yapıya sahip kulemiz, sayısal ve karasal yayın hizmetlerini birlikte verebilecektir. Kule bünyesindeki sosyal tesislerin de Türk turizmine önemli katkılar sağlayacağı açıktır. Böylesine önemli işlevlere sahip Çamlıca Kulesi’nin inşasında emeği geçen tüm kurumlarımızı, yüklenici firmadan mühendisinden işçisine kadar herkesi tebrik ediyorum. Bu kuleden yayınlarını sürdürecek medya kuruluşlarımıza, haberleşme şirketlerimize özellikle başarılar diliyorum. Kulemizdeki seyir katlarından ve restoranlardan şehrimizle ilgili şiirleri ve şairleri, şarkılarıyla beraber terennüm ederek, İstanbul’un güzelliklerini doyasıya yaşayacak misafirlerimize şimdiden keyifli vakitler temenni ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dünyanın en stratejik pek çok güzelliği bir arada barındıran coğrafyada kurulan bir ülke olduğuna dikkati çekerek, İstanbul’un da tarihin her döneminde olduğu gibi bugün de dikkatleri üzerinde topladığını söyledi.

İstanbul’un bu güzel coğrafyanın adeta kalbi durumunda bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu ve Trakya’daki tüm yerleşim yerlerinin, buralarda yaşayanların İstanbul’la mutlaka irtibatlı olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un, 81 vilayetin adeta bayrağının dalgalandığı bir şehir olduğunu vurgulayarak, nüfusun ve iş gücünün neredeyse beşte birini barındıran kentin millî gelirin üçte birini, ihracatın yarısını, vergi gelirlerinin yarıya yakının ürettiğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada böylesine eski yerleşime sahip, böylesine çok tarihi mekânı olan, üç büyük devlete başkentlik yapmış, eğitimden turizme böylesine güçlü alt yapı inşa etmiş, ekonomiden sanata her alanda küresel düzeyde en üst seviyeye ulaşmış başka bir şehir göremezsiniz. İstanbul böyle bir şehir” ifadelerini kullandı.

“HAZİRAN AYININ SONUNDA KANAL İSTANBUL’UN TEMELİNİ ATIYORUZ”

İstanbul’un her geçen yıl daha da güzelleştiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ayasofya’nın bir yıl önce açıldığını, ardından dün Taksim Camii’ni inşa edip açılışını yaptıklarını, bugün de Çamlıca Kulesi’nin açılışının gerçekleştirildiğini anlattı.

“Bitmedi, şimdi inşallah Haziran ayının sonunda falan Kanal İstanbul’u şehrimize kazandırmak üzere temelini atıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Rahatsız olanlar var, olacaklar, varsın olsunlar. Biz bu eserleri İstanbulumuza, İstanbullu bütün vatandaşlarımıza kazandırdıkça onların onuru, onların bunlardan inanıyorum ki şevk alacağı bir İstanbul… Kanal İstanbul’u İstanbul’a kazandırdığımızda İstanbul’un hem coğrafi hem stratejik hem tabii güzelliği bir kat daha artacaktır. Kanal İstanbul’un üzerinde altı tane köprü göreceksiniz. Bu altı köprüyle adeta Kanal İstanbul’un sağında, solunda iki şehir inşa edeceğiz. Bu iki şehirle beraber İstanbul bir başka olacak. Daha başka bir güzel olacak. Ya bunlar nereden çıkardı bunları diyecekler. Kim? O malum tipler. Ama biz yapacağız. Çünkü biz tarihe not düşüyoruz. İki kıtaya yayılmış böyle bir şehirde yaşamakla ülke olarak böyle bir şehre sahip olmakla ne kadar iftihar etsek azdır. Şairlerin her köşesini ayrı bir hissiyatla anlattığı, şarkıların her vasfını aynı bir nameyle dillendirdiği İstanbul’un kıymetini çok iyi bilmeliyiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehrin geçmişte tarihî ve tabii güzellikleri yanında insanlarıyla çok örselendiğini, çok hoyrat davranışlara maruz kaldığını, çok yıpratıldığını dile getirerek, “İstanbul’a belediye başkanı seçildiğimizde karşımızda öyle bir manzara bulduk ki emin olun içimiz burkuldu, parçalandı, yüreğimiz dağlandı. En temel sorunlardan başlayarak İstanbul’un üzerine çöken kara bulutları birer birer dağıttık” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, temizliğinden ulaşımına, suyundan doğalgazına, yeşilinden havasına, kültür sanatından sporuna, sanayi ticaretinden sosyal desteklerine kadar hiçbir unsuru ihmal etmeden İstanbul’u baştan sona eserler ve hizmetlerle adeta yeniden inşa ettiklerini anlattı.

“İSTANBUL’A YAPILAN HER HİZMETİN TÜRKİYE’NİN TAMAMINA YAPILDIĞININ BİLİNCİYLE HAREKET ETTİK”

Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak da şehre yapılan her yatırımı, getirilen her hizmeti adım adım takip ettiğini, her projenin bizzat içinde yer aldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a yapılan her hizmetin Türkiye’nin tamamına yapıldığının, burada ortaya çıkan her değerin vatandaşların her birinin hayatına yansıdığı bilinciyle hareket ettiklerini söyledi. “İstanbul’u hak etmek için önce bu şehre kalpten gelen bir aşkla sevdayla bağlı olmak gerekiyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “İstanbul’u şöyle kuş bakışı seyrettiğiniz de yüreğiniz kıpır kıpır etmiyorsa, gördüğünüz eksiklikler karşısında da kalbiniz sıkışmıyorsa demek ki bu şehri hak etmiyorsunuz demektir. Semalarımızı beş vakit süsleyen ezanlar sizi alıp başka âlemlere götürmüyorsa, Boğaz’dan esen rüzgârlara kendinizi bırakıp hülyalara dalmıyorsanız bu şehri hak etmiyorsunuz demektir. Meşhur Süleymaniye’de bayram sabahlarına muhtaç değil miyiz. Aynen böyle. Bu şehrin büyüklüğünden kaynaklanan cefasını da en az sefası kadar öpüp başınızın üzerine koymuyorsanız İstanbul’u hak etmiyorsunuz demektir. Çay simidiyle balık ekmeğiyle kestanesiyle lokmasıyla turşusuyla mısırıyla tavuklu pilavıyla sokaklarındaki tüm lezzetleriyle yaşamıyorsanız bu şehri hak etmiyorsunuz demektir.”

Tüm ömrünü İstanbul’a hâkim değil hadim olmak için harcadığını ve bundan zerre kadar da pişmanlık duymadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan sonra da Allah’ın verdiği her nefesi şehre hizmet için kullanmanın, en büyük duası olduğun kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün İstanbul’u daha çok sevmek, daha şevkle ona hizmet etmek için bir sebebe daha sahip olduk. Çamlıca Kulemizi şehrimize kattığı değerle fiziki olarak yerine getirdiği görevlerin çok ötesinde bir misyonla İstanbul’a armağan ediyoruz” dedi.

Çamlıca Kulesi’nin hayırlı olması temennilerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeği geçenlere de teşekkürlerini iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşmasının ardından, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu tarafından günün anısına Büyük Çamlıca Camisi, Çamlıca Kulesi ve dalgalanan Türk Bayrağı’nın bir arada yer aldığı bir tablo hediye edildi.

Hediye takdiminin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyük Çamlıca Camii’nin bitirildiğini, Çamlıca’ya dev bir Türk bayrağı direğinin de dikildiğini hatırlatarak, “111 metre uzunluğunda bir direk. Bin metrekare de bayrağımızın yüz ölçümü. Bu da zaten bayrakların ölçüsünün gereği olduğu için bu şekilde yapıldı, gerekirse daha büyüğünü de yapabiliriz. Çünkü İstanbulumuza, ülkemize bunlar yakışır. Hele hele Çamlıca’nın Tepesi’ne… Tabii bir de şimdi bu kulemizle beraber ayrı bir güzelliği buraya böyle bir üçlüyü Çamlıca’nın tepesine nakşettik. Emeği geçenlerden Allah razı olsun” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra protokol üyeleriyle birlikte Çamlıca Kulesi’nin açılış kurdelesini kesti ve ardından kulede incelemelerde bulundu.