Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anadolu topraklarından bölgemiz ve dünyaya barış ve huzur getirecek bir mücadelenin içindeyiz” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anadolu topraklarından bölgemiz ve dünyaya barış ve huzur getirecek bir mücadelenin içindeyiz” için yorumlar kapalı 88854

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş’ta yaptığı konuşmada, “Bir asır önceki gibi bizi âdeta içinde boğmak, yok etmek istedikleri Anadolu topraklarından yeni bir silkinişle, yeni bir şahlanışla bölgemize ve dünyaya barış, huzur, adalet getirecek bir mücadelenin içindeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12 Şubat Stadyumu’nda düzenlenen AK Parti Kahramanmaraş 7. Olağan İl Kongresi’ne katıldı.

“TÜRKİYE, 100 YIL ÖNCEKİ KADAR KRİTİK BİR DÖNEMEÇTEN GEÇİYOR”

Kongrede konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son Kahramanmaraş’ın kurtuluşunun 100’üncü yıl dönümü dolayısıyla şehre geldiğini anımsatarak, “Maraş’ı, Kahramanmaraş yapan kıyamın bayraktarlar Sütçü İmam’ı, Arslanbey’i, Rıdvan Hoca’yı, Senem Ayşe’yi, Çuhadar Ali’yi ve tüm İstiklal sevdalılarını rahmetle yâd ediyorum” dedi.

“Mücadelesiyle İstiklal harbimize güç ve moral veren Maraş’ta olmak işte bunun için her defasında bizlere heyecanlandırır, mutlu eder” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırmada olduğu gibi 2053 vizyonuyla buluşturma mücadelesinde de Kahramanmaraş’ı en önde görmek istediğini söyledi.

Türkiye’nin 100 yıl önceki kadar kritik bir dönemeçten geçtiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir asır önceki gibi bizi âdeta içinde boğmak, yok etmek istedikleri Anadolu topraklarından yeni bir silkinişle, yeni bir şahlanışla bölgemize ve dünyaya barış, huzur, adalet getirecek bir mücadelenin içindeyiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tarihî süreçte milletin sorumluluğu son 18 yılda olduğu gibi yine AK Parti’ye verdiğini belirterek, “Üye sayımızın 11 milyon 200 bini bulması bunun en büyük ispatıdır. Kadın kollarımızın üye sayısının 5 milyon 200 bine ulaşması, bu mücadeleye hanım kardeşlerimizin de sahip çıktığını çok açık ve net göstermektedir. Gençlik kollarımızın üye sayısının 1 milyon 240 bine yaklaşması bu mücadele gençlerimizin de sahip çıktığının ispatıdır” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN KALKINMA MÜCADELESİNE YAPTIĞIMIZ KATKININ EN YAKIN ŞAHİDİ MİLLETİMİZİN KENDİSİDİR”

“Kaderimizi Türkiye’nin kaderiyle istikbalimizin milletimizin istikbali ile bir görüyoruz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sıfatı, ismi, cismi ne olursa olsun hiç kimsenin kendi şahsi hesaplarını, hedeflerini, heveslerini bu ulvi davanın önüne koymasına tahammülümüz olamaz. Bunun için değişim gerçeğinden kopmadan ama 19 yıldır partimize hizmet etmiş ve davamıza bağlılığını koruyan herkesi de kucaklayarak yolumuza devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Davamızı kör dünyanın göbeğine, kuşların göz bebeğine, yola, ağaca, pınara, esen yele, yağan kara, yağmur yüklü bulutlara, bebeklerin avucuna, minarelerin burcuna, kara taşa, kor ateşe yazacağımız güne kadar bize durmak, duraksamak haramdır” sözlerine yer verdi.

Allah’ın yardımı ve milletin yoldaşlığı dışında bir güç aramadan mücadelelerini hep daha ileriye taşıyarak büyüttüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin demokrasi ve kalkınma mücadelesine yaptıkları katkının en yakın şahidinin milletin bizatihi kendisi olduğunu aktardı.

Her alanda Cumhuriyet tarihinde yapılanların tamamını üçe, beşe, ona katlayan hizmetler, yatırımlar yaptıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 18 yılda Kahramanmaraş’a da 35,5 milyar lira yatırım yapıldığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş’a yapılan eğitim, yükseköğretim, altyapı, sosyal yardım, sağlık, ulaştırma, TOKİ, sanayi, teknoloji, içme suyu, tarımsal sulama ve tarım yatırımlarını anlattı.

“TÜRKİYE GÜÇLENDİKÇE MARUZ KALDIĞI SALDIRILAR ARTIYOR”

Türkiye büyüdükçe ve güçlendikçe karşısına çıkan engellerin, maruz kaldığı saldırıların da ona göre arttığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstiklal Harbi’nin ardından umut verici bir kalkınma ve sanayileşme hamlesi başlatan Türkiye’nin tek parti döneminde elindeki fırsatları kaçırdığını, daha sonra atılan kalkınma hamlelerinin de darbeler ve vesayet eliyle hep kadük bırakıldığını anlattı.

Türkiye ile benzer şartlarda yola çıkan pek çok devletin, hızla özgürleşir ve zenginleşirken Türkiye’nin enerjisini ve vaktini iç mücadelelerle heba ettiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti olarak böyle bir ülke devraldığını, iktidara gelmelerinin ardından farklı vesayet odaklarıyla mücadele ettiklerini anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şairin dediği gibi, biz bugünlere tüzüklerle çarpışa çarpışa geldik. Kimi zaman yutkunduk, kimi zaman kalbimizde fırtınalar koptu, gözlerimizde şimşekler çaktı. Kimi zaman var gücümüzle hakikati haykırdık, kimi zaman tüm gücümüzle yumruğumuzu savurduk ama hiçbir zaman bize dayatılan düzene teslim olmadık. Hep Hakkın, hakikatin yolunda milletimizin bize gösterdiği istikamette çalıştık, durmadık çabaladık. Türkiye’ye müstemleke muamelesi yapanlara asla eyvallah etmedik. Türk milletini tarihiyle ve değerleriyle aşağılamaya ve öyle göstermeye kalkanlara asla izin vermedik. Medeniyetimizi ve coğrafyamızı sömürüyle, kanla, gözyaşıyla boğmaya çalışanların yüzlerine gerçekleri haykırmaktan her hal ve şart altında dostlarımızın yanında yer almaktan çekinmedik; Suriye’de biz var olduk, Libya’da biz var olduk, şimdi de Azerbaycan’da biz var olduk, biz varız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sabah Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile telefon görüşmesi yaptığını belirterek olumlu gelişmeleri kendisinden dinlediğini, inşallah zafere yaklaşıldığını kaydetti.

“BİZ EMPERYALİSTLERİN, ZALİMLERİN KARŞISINDA OLACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim; şöyle bir çevremize, AK Parti’yi ve Tayyip Erdoğan’ı sevenler niye seviyor, sevmeyenler niye sevmiyor diye baktığımızda göreceğimiz manzara işte budur. Ne işin var senin Azerbaycan’da? Ne işin var senin Suriye’de? Ne işin var senin Libya’da? İşte bizi bunun için sevmiyorlar. Evet, biz emperyalistlerin, zalimlerin karşısında olacağız, çünkü bizim ecdadımız hep bunun mücadelesini verdi. Bizi milletimiz sever, bizi ümmet sever, bizi mazlumlar sever, bizi mağdurlar sever, bize o yeter. Buna karşılık bizden zalimler nefret eder, hainler nefret eder, bir asırdır fütursuzca yürüttükleri adaletsiz düzenlerini bozduklarımız nefret eder” diye konuştu.

Türkiye’de vesayeti tasfiye ettiklerini, IMF’ye borcu bitirdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Eğer vesayeti tasfiye etmeseydik kimsenin bize itirazı olmazdı. Eğer terör örgütlerinin başını ezmeseydik kimse bize, evet, yan gözle bakmaz, bize saldırmazdı. Eğer IMF’e bağlı ekonomi düzenini kırmasaydık kimsenin bizden şikayeti olmazdı. Göreve geldiğimizde 23,5 milyar dolar IMF’e neyimiz vardı, borcumuz vardı. Bu borcu biz ne zaman sıfırladık? 2013’te sıfırladık. Şimdi bizim IMF’e borcumuz var mı? Yok. Ama ne diyor CHP? Bak böyle gidemeyeceksiniz, IMF’den borç alın. Ya bunlar bizi ne zannediyorlar? Bu CHP IMF’den borçlanmaya alışmış, onların kapısında kul, köle olmuşlar, biz bu duruma düşmedik, düşmeyeceğiz. Eğer darbecilere kuzu kuzu teslim olsaydık kimse bize ateş püskürmezdi. İşte CHP’nin dediği gibi, IMF’den biz borç alsaydık aynı şekilde kimse bize bir şey demezdi. Eğer Suriye’deki zulme, Irak’taki bölünmüşlüğe, Libya’daki çarpıklığa, Doğu Akdeniz’deki haksızlığa, hırsızlığa ses çıkarmasaydık kimse bizi hedef almazdı.”

“HEDEFLERİMİZDEN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Türkiye’yi seven, Türkiye’yi kabullenmiş Ersin Tatar’ın Cumhurbaşkanı olduğunu hatırlatarak Kıbrıs’ta yeni bir sürecin başladığının altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Kasım’da Cumhur İttifakı olarak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde olacaklarını bildirerek törenlere katılacaklarını ve ardından kapalı Maraş bölgesinde topluca piknik yapacaklarını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kuzey Kıbrıs’taki kardeşlerimizle ana vatan-yavru vatan birlikteliğimizi orada bizzat yaşayarak ortaya koyacağız, buna ihtiyaç vardı ve bu gecikti, şimdi bu inşallah yeniden oluşacak. Bütün bunları yapmasaydık, biz milletimizin yüzüne bakabilir miydik? Bunları yapmasaydık, bunca mazlumun, mağdurun, garibin vebalinin altından kalkabilir miydik? Bunları yapmasaydık, biz, biz olabilir miydik? İşte bunun için diyoruz ki, hem mücadeleyi yürüteceğiz hem bunun bedelini ödeyeceğiz hem de hedeflerimizden asla vazgeçmeyeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, il kongresinde görev alacak partililere başarılar dileyerek konuşmasını tamamladı.

Previous ArticleNext Article

Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta yeni Türkevi binasının açılışına katıldı Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta yeni Türkevi binasının açılışına katıldı için yorumlar kapalı 87012

Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta Yeni Türkevi Binası’nın açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Türkevi Binamız, Birleşmiş Milletlere, çok taraflılığa, adalete ve barışa olan inancımızın da bir sembolüdür. Büyüyen, gelişen ve güçlenen Türkiye’nin diplomatik ağırlığının ve vizyonunun yeni bir nişanesini burada yükselttik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York’ta Yeni Türkevi Binası’nın açılış törenine katıldı.
Temeli dört yıl önce atılan ve açılışını yaptıkları Yeni Türkevi binasının hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu tarihî günde aramızda olduğunuz için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum” dedi.

“NEW YORK’UN SİLÜETİNE TARİHÎ VE GELENEKSEL MİMARİMİZİN GÜZELLİKLERİNİ VE ZARAFETİNİ YANSITIYORUZ”

Bugün, haklı bir gurur yaşadıkların söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gururluyuz; çünkü devletimize, milletimize kalıcı bir eser daha kazandırıyoruz. Gururluyuz; çünkü bu eserle New York’un siluetine tarihî ve geleneksel mimarimizin güzelliklerini ve zarafetini yansıtıyoruz. Gururluyuz; çünkü mimarlarımızın, mühendislerimizin, işçi kardeşlerimizin alın teriyle muhteşem bir eserin inşasını tamamladık” dedi.

Bu göz kamaştırıcı binanın inşasında kullanılan malzeme ve tefrişat unsurlarının büyük ölçüde Türkiye’den getirildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mimarinin ve mühendisliğin en son imkânlarının kullanıldığı binamızın tasarımı, iklim değişikliğini konuştuğumuz şu dönemde, çevreye duyarlılık esasına göre yapıldı. Böylece, ortaya Türkiye’nin büyüklüğünü, birikimini ve artan gücünü yansıtan bir başyapıt çıktı” şeklinde konuştu.

Türkevi binasının bugünkü konumuna gelmesinde birçok ismin payı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Binamız, Dışişleri eski Bakanlarımızdan merhum İhsan Sabri Çağlayangil tarafından devletimize kazandırılan arsa üzerinde yükseldi. 1977-2013 yılları arasındaki ilk hizmet döneminin ardından binamızı yenilemeye karar verdik. Kültürümüzde müstesna bir yere sahip laleden ilham alınarak, Selçuklu motifleri gibi geleneksel öğelerle bezenerek tasarlanan yeni mimarisiyle Türkevi’ne bugün tekrar kavuştuk.”

“TÜRKİYE, ULUSLARARASI BARIŞIN VE GÜVENLİĞİN TESİSİ İÇİN GÖSTERİLEN ÇABALARA AKTİF KATKI SAĞLIYOR”

Türkevi’nin Birleşmiş Milletler Nezdindeki Daimi Temsilciliğine ve New York Başkonsolosluğuna ev sahipliği yapacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti New York Temsilciliği’nin de Türkevi’nde faaliyet göstereceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birleşmiş Milletler binasının tam karşısında bu denli önemli bir eseri hayata geçirmemiz ayrı bir anlam taşıyor. Türkiye, Birleşmiş Milletlerin kurucu üyelerinden biri olarak uluslararası barışın ve güvenliğin tesisi için gösterilen çabalara aktif katkı sağlıyor. Uluslararası misyonlarda üstlendiğimiz sorumlulukları başarıyla yerine getirdik, getiriyoruz. Küresel sorunların çok taraflılık temelinde çözülmesi için yoğun gayret sarf ediyoruz. ‘Dünya beşten büyüktür” diyerek daha adil bir küresel düzeni savunuyoruz. Girişimci ve insani dış politikamızla, uluslararası alanda etkin roller üstlenerek, milyonlarca mazlum göçmene kapılarımızı açarak, daha adil bir sistem tahayyülünün hayata geçirilmesi için çaba harcıyoruz. Türkevi Binamız, Birleşmiş Milletlere, çok taraflılığa, adalete ve barışa olan inancımızın da bir sembolüdür. Büyüyen, gelişen ve güçlenen Türkiye’nin diplomatik ağırlığının ve vizyonunun yeni bir nişanesini burada yükselttik” şeklinde konuştu.

“YENİ TÜRKEVİ, SUNDUĞU İMKÂNLARLA BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİN VE ÜYE ÜLKELERİN FAALİYETLERİNE DE HİZMET VERMEYE HAZIRDIR”

Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümü olan 2023’e giden süreçte, Türkevi binasının, uluslararası toplumdaki yerimizin de bir yansıması olacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Temeline bırakmış olduğum mektubumda da vurguladığım üzere, binamız Türkiye’nin başarı hikâyesinin sembollerinden biri olarak inşallah uzunca bir süre hizmet verecektir. Yeni Türkevi, sunduğu imkânlarla Birleşmiş Milletlerin ve üye ülkelerin faaliyetlerine de hizmet vermeye hazırdır” dedi.

Türkevi’nin Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan vatandaşlara, soydaşlara, akraba ve dost topluluklara da yeni bir çatı olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Genişleyen imkânlarımız sayesinde, Başkonsolosluk hizmetlerimiz burada çok daha verimli bir şekilde yürütülecektir. Siyasi, ekonomik ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapacak yeni binamızın, gerçek bir cazibe merkezi olarak faaliyet göstereceğine inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkevi’nin içinde çalışacak, yaşayacak, ziyarete gelecek insanların samimiyetle sahiplenmesiyle, kullanmasıyla, hakkını vermesiyle arzu ettiğimiz konumuna geleceğini düşünüyorum. İşte bunun için Türkevi binamızın kapılarının herkese açık olduğunun altını tekrar çiziyorum. Dışişleri Bakanlığımızın da binanın işletmesini bu kucaklayıcı anlayışla yürüteceğinden şüphe duymuyorum. New York’un örnek binalarından biri olacak Yeni Türkevi’nin; devletimize, milletimize, Türk-Amerikan toplumuna, Dışişleri Bakanlığımıza, Birleşmiş Milletlere ve New York’a hayırlı olmasını diliyorum. Her aşamasını yakından takip ettiğim bu binanın inşasında emeği geçen tüm kurumlarımızı, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine herkesi tebrik ediyorum. Açılışa gösterdiğiniz ilgi ve katılımdan dolayı siz değerli misafirlerimize teşekkür ediyorum. Hepinizi bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” için yorumlar kapalı 10

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi tarafından düzenlenen “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” başlıklı konferansta yaptığı konuşmada, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı, bugün artık siyaseti esir aldı. Müslümanların günlük hayatını zorlaştıran, devlet politikalarına yön veren, sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM 76. Genel Kurulu nedeniyle bulunduğu New York’ta, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC) tarafından düzenlenen “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” başlıklı konferansa katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.

Konuşmasına, kendisini dinleyenleri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradan sizlerin aracılığıyla kalpleri bizimle atan tüm mazlumlara ve mağdurlara selamlarımı gönderiyorum. Dünyanın farklı köşelerinde Müslüman olarak hayata tutunma mücadelesi veren tüm kardeşlerime selamlarımı iletiyorum” dedi.

Bu toplantıyı düzenleyerek gönülleri buluşturan Türk Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi’ne teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, salonu dolduranlara ve bütün dostlara aşkları, sevdaları ve ahde vefaları için şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki yıllık zorunlu bir aranın ardından bu sene sağlık ve afiyet içinde tekrar bir araya geldiklerini belirterek, “Kardeşlerimizin arasında olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Sizlere Türkiye’den akrabalarınızın, dostlarınızın, kardeşlerinizin selamlarını getirdim. Sizlere, genci yaşlısı, kadını erkeğiyle 84 milyon kardeşinizin selamlarını getirdim. Biz, sizleri çok özlemiştik, görüyoruz ki Amerika’daki kardeşlerimiz de bizleri özlemişler” diye konuştu.

Şairin “Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez” dediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bizim de gönüllerimiz arasında gözle görülmeyen yollar var. Binlerce kilometre uzakta olsak da kalplerimiz bir ve beraber çarpıyor. Çünkü bizler birbirini sadece Allah için seven, birbirine Allah için muhabbet besleyen insanlarız. Bizler aynı dine, aynı peygambere inanan, aynı mukaddes kitaba ittiba eden, aynı kıbleye yönelen bir ümmetin mensuplarıyız. Ten renklerimiz, kökenlerimiz, dillerimiz, ülkelerimiz farklı olsa da her gün beş vakit göğe yükselen Ezan-ı Muhammedilerimiz birdir. Allah Resul’ünün Veda Hutbesindeki şu sözleri tam 14 asırdır ebedi ve ezeli kardeşliğimizin nişanesidir. ‘Rabbiniz birdir, babanız birdir, dininiz ve peygamberiniz de birdir. Allah indinde en şerefliniz, takvaca en ileri olanınızdır. Arap’ın Arap olmayana bir üstünlüğü yoktur. Siyah derili olanın beyaz derili üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük sadece takva iledir.’ Bu salonda işte bu hakikatlere hep birlikte bir kez daha şahit oluyoruz. Gönüllerimizi buluşturan, bizi birbirimize kardeş kılan kalplerin asıl sahibine sonsuz hamdü senalar ediyorum. Mevla, şu muhabbetimizi, şu dayanışmamızı, aramızdaki şu güçlü uhuvveti daim eylesin diyorum.”

İnsanlığın son iki yıldır Koronavirüs salgını sebebiyle sancılı günler geçirdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimden sağlığa, ticaretten istihdama kadar her alanda ciddi sıkıntılar, zorluklar yaşandığını ifade etti.

Salgında hayatını kaybedenlerin sayısının 4,6 milyonu bulduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, vefat edenlere Allah’tan rahmet diledi.

“KOVİD-19 SALGINI, KÜRESEL SİSTEMDEKİ ÇARPIKLIKLARI, ADALETSİZLİKLERİ NET BİR ŞEKİLDE ORTAYA KOYDU”

Allah’ın Kuran-ı Kerim’de “Her zorluğun ardında muhakkak bir kolaylığın olduğunu müjdelediğini” hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, her gecenin ardında aydınlığın, her şerrin gerisinde bir hayır bulunduğuna iman eden insanlar olarak, Allah’ın inayetiyle bu musibetin de üstesinden gelineceğine yürekten inandıklarını vurguladı.

Tedavi imkânları geliştikçe, aşıya erişim arttıkça bu hastalığın zamanla etkisini yitireceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ancak asıl mesele salgının daha da derinleştirdi diğer sorunlarla mücadele etmektir. Kovid-19 salgını, küresel sistemdeki çarpıklıkları, adaletsizlikleri, eşitsizlikleri açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu süreçte maskeden solunum cihazına ve ilaca kadar, üretime dayalı her konuda dünyada ciddi sıkıntılar yaşandı. Pek çok yerde ve pek çok defa insanlık adına kaygı verici görüntülere şahit olduk. Hastaların ilgisizlikten öldüğü, yaşlı bakım evlerinden hepimizin içini yakan görüntülerin yansıdığı vahim durumlarla karşılaştık. Afrika’dan Asya’ya hâlen ilk doz aşıya dahi ulaşamayan 100 milyonlarca insan var. Türkiye olarak Peygamber Efendimizin aleyhisselatu vesselam ‘İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olanıdır’ tavsiyesinden hareketle elimizdeki tüm imkânları insanlık için seferber ettik. Şimdiye kadar elimizdeki imkânları 159 ülke ve 12 uluslararası kuruluşla, hatta yurtdışından temin ettiğimiz aşıların bir kısmını ihtiyaç sahipleri ile paylaştık. Onay süreçleri tamamlanmak üzere olan kendi aşımız TURKOVAC’ı da tüm insanlığın, dostlarımızın, kardeşlerimizin istifadesine sunacağız hiç endişeniz olmasın.”

Almanya’da yaşayan Türk kökenli Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin geliştirdikleri aşı sayesinde Kovid-19’la mücadeleye verdikleri desteğin, bu süreçte Türk Milleti’ni gururlandıran bir başka gelişme olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu değerli bilim insanlarımızın başarısı, yurt dışındaki vatandaşlarımızın yaşadıkları topluma olan katkıları bakımından çok güzel bir örnektir” dedi.

Amerikan İslam toplumunun da vakıf ve dernekler eliyle düzenledikleri yardım kampanyalarıyla salgın döneminde ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşmalarından memnuniyet duyduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek Türk vatandaşları gerekse Müslümanların birbirinden kıymetli çalışmalara imza attığını, Müslüman olmanın güzelliğini hayatlarıyla, duruşlarıyla, alicenaplıklarıyla Amerikan toplumuna gösterdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda tüm vatandaşları tebrik ederek, “Sizlerden yardım, ihsan ve dava faaliyetlerinizi artırarak sürdürmenizi bekliyorum” ifadelerini kullandı.

İnsanlık olarak Kovid-19 virüsünün yanı sıra ondan daha ölümcül ve sinsi bir başka virüsle daha mücadele ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu virüsün adı İslam düşmanlığı virüsüdür. Senelerce demokrasinin ve özgürlüklerin beşiği olarak örnek gösterilen ülkelerde bu virüs çok hızlı bir şekilde yayılıyor. İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı bugün artık siyaseti esir aldı. Müslümanların günlük hayatını zorlaştıran, devlet politikalarına yön veren sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” değerlendirmesinde bulundu.

Zihniyet itibarıyla DEAŞ’tan hiçbir farkı olmayan bu ideolojik fanatizmin farklı toplum katmanlarında kök saldığını gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Birçok ülkede inancından, dilinden, isminden veya kılık kıyafetinden dolayı Müslümanların ötekileştirilmesi artık sıradan vakalar hâline geliyor. Sizler bu atmosferi 11 Eylül terör saldırısının akabinde bizzat yaşadınız, bizzat tecrübe ettiniz. Sorumsuz siyasetçiler eliyle körüklenen nefret ikliminin toplumda nasıl derin yaralar açabileceğine bizzat şahit oldunuz. Ancak karşılaştığınız onca haksızlığa ve ayrımcılığa rağmen hukuktan, meşruiyetten, demokratik siyasetten asla vazgeçmediniz. Müslümanları ötekileştirmeye, düşmanlaştırmaya çalışanlara cevabınızı içinde bulunduğunuz topluma daha fazla katkı sunarak verdiniz. Müslümanları zayıflatmaya yönelik hamleleri birliğinize, beraberliğinize, kardeşliğinize sahip çıkarak aştınız. O zorlu imtihan günlerinde ortaya koyduğunuz basiret, feraset ve gayretle diasporadaki Müslümanların örnek alması gereken bir duruş sergilediniz.”

“HOŞGÖRÜSÜZLÜKLE MÜCADELEDE ÖNCÜ ROL ÜSTLENİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek sivil toplum kuruluşları aracılığıyla gerekse de bireysel olarak İslam düşmanlığıyla mücadele edildiğini gördüğünü ve bundan da memnuniyet duyduğunu belirterek, “Sahip olduğunuz bu engin tecrübeyle nefret suçları ve kültürel ırkçılıkla mücadeleye daha fazla katkı vermeniz çok önemlidir. Türkiye olarak biz de uluslararası platformlarda İslam düşmanlığı ve hoşgörüsüzlükle mücadelede öncü rol üstleniyoruz” dedi.

İslam İşbirliği Teşkilatı’nda bu yöndeki çabaların başını çektiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dinimize ve Müslüman kardeşlerimize yönelen tüm tehditleri ortadan kaldırmaya dair her türlü girişimi destekliyoruz. İslam düşmanlığıyla mücadele konusunun Birleşmiş Milletler başta olmak üzere tüm kuruluşların gündeminde tutulması için çaba sarf ediyoruz. Yürüttüğümüz tüm mücadeleye siz Amerikalı Müslüman kardeşlerimizden de güçlü destek ve katkı bekliyoruz” diye konuştu.

“Amerika’da elde ettiğiniz başarılar en az sizler kadar bizi de milletimizi de gururlandırmaktadır” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika’daki başarılı iş ve bilim insanlarının sayısının daha da artacağına inandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ticari, bilimsel, sosyal ve kültürel alanda elde ettiğiniz başarılara paralel olarak siyasal alanda da daha fazla rol üstleneceğinizi ümit ediyorum. Önümüzdeki süreçte gerek federal düzeyde gerek eyalet düzeyinde içinizden çok daha fazla siyasi temsilci çıkarmanızı bekliyorum. Sadece Türkiye kökenlilerin sayısının 300 binleri aştığı bu güçlü topluluğa yakışan da budur” dedi.

Türk toplumunun Amerikan toplumuna yaptığı katkıların Türk-Amerikan ilişkilerine son derece olumlu yansımaları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle Amerika’da yaşayan Türk vatandaşları ve soydaşların kurduğu sivil toplum kuruluşlarının Türkiye’yi, kültürünü ve tarihini Amerikalılara tanıtmaya yönelik çalışmalarını takdirle takip ettiğini bildirdi.

Türk-Amerikan toplumunun belirli bir olgunluğa eriştiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk toplumunun, birlik ve beraberlik içinde hareket ederek Türkiye-Amerika ilişkilerine daha büyük katkılar vereceğine inandığını söyledi.

Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin ilişkiler itibarıyla ortak değerlere, ortak çıkarlara ve köklü bir geçmişe dayanan iki dost ve müttefik ülke olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bazı konularda dönem dönem görüş ayrılıkları yaşasak da birçok bölgesel ve küresel meselede benzer tutum ve çıkarlara sahibiz. Ekonomik açıdan da büyük ve her geçen gün artan bir iş birliği potansiyelimiz var. Salgına rağmen ikili ticaret hacmimiz geçen yıl 20 milyar doları aştı. Bu yıl da inşallah 25 milyar dolar seviyelerine ulaşacağız. 100 milyar dolar hedefine erişmek için de çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz” dedi.

ABD Başkanı Joe Biden ile haziran ayında Brüksel’de gerçekleştirdikleri görüşmede, iş birliğini her alanda güçlendirmek için birlikte çalışma yönündeki kararlılıklarını teyit ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Türkiye’nin Amerika’daki elçileri olarak Türkiye-Amerika ilişkilerinin öneminin ve potansiyelinin Amerikalı dostlarımıza anlatılmasında sizlere önemli görevler düşüyor. Türkiye karşıtı lobilerin yürüttüğü habis faaliyetleri, aslı astarı olmayan karalama kampanyalarını sizler gayet iyi biliyorsunuz. Bu çevrelerin çabalarının akim bırakılmasında sizlerin çalışmaları büyük önem taşıyor. Sizden PKK, YPG ve FETÖ’nün gerçek yüzünü Amerikalı dostlarınıza bıkmadan, usanmadan anlatmaya devam etmenizi bekliyoruz. Burada bir hususun altını tekrar çizmek isterim; ne kadar büyük olursa olsun hakikat güneşinin karşısında hiçbir yalan duramaz. Takiye ve tedbir kılıfı altında karanlık yüzlerini gizlemeye çalışsalar da FETÖ’nün eli kanlı bir terör örgütü olduğu artık gün gibi ortadadır. Bizim görevimiz demokrasi ve insanlık düşmanı bu çetenin mensuplarının hukuk ve adalet önünde hesap vermelerini sağlamaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yolunu birlik, beraberlik ve dayanışma içinde hareket etmekten geçtiğini vurgulayarak, “Hep söylüyorum; birbirimize sahip çıkacağız, ailemize, evlatlarımıza, gençlerimize sahip çıkacağız. İnancımıza, dilimize, kültürümüze, sahip çıkacağız, ezeli ve ebedi kardeşliğimize sahip çıkacağız. Hem bağrından neşet ettiğimiz millete hem de içinde yaşadığımız topluma sahip çıkacağız. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, beraber olacağız, kardeş olacağız, ayrıyı gayrıyı bir tarafa bırakıp hep birlikte inşallah Türkiye olacağız. Siz buradaki hayat mücadelenizde nasıl bizden cesaret alıyorsanız biz de sizlerin birlikteliğinden, coşkusundan, kararlılığından güç alıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2016 yılında Maryland’de açılan Diyanet Amerika Merkezi’nin ortak çalışmalara ev sahipliği yapmaya devam ettiğini belirterek, “Burayı biz sadece Türkler için yapmadık, burayı tüm Müslümanlar için yaptık. Zira mescitler, camiler belli bir kavmin değil, Allah’ın evidir ve hep birlikte orada ibadetlerimizi yaparız” dedi.

Yarın da BM binasının karşısındaki Türkevi’nin açılışını yapacaklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu gurur abidesi yalnızca vatandaşlarımızın değil, Müslüman Amerikan toplumunun da evi olarak faaliyet gösterecektir. İnşallah sizlerin yeni ortak adresiniz burası olacak” diye konuştu.

Bugünkü buluşmaya ev sahipliği yapan TASC üyelerine ve gönüllülerine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TASC’ın son dönemde etkinliğini ve görünürlüğünü giderek artırmasından duyduğum memnuniyeti de vurgulamak istiyorum. Gerek salgın döneminde ihtiyaç sahiplerine dağıttığı yardımlarla, gerek 24 saat kesintisiz yayın yapan TASC TV ile gerekse FETÖ’nün asıl yüzünün Amerikalı dostlarımıza anlatılması hususunda gösterdiği kararlı duruşta öne çıkan TASC’ı başarılı faaliyetlerinden ötürü yürekten tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.