Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Doğu Akdeniz’de ülkemizin ve KKTC’nin adil bir şekilde yer almadığı hiçbir denklem barış ve istikrar üretemez” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Doğu Akdeniz’de ülkemizin ve KKTC’nin adil bir şekilde yer almadığı hiçbir denklem barış ve istikrar üretemez” için yorumlar kapalı 88061

Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC’de 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Doğu Akdeniz’de ülkemizin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin adil bir şekilde yer almadığı hiçbir denklem barış ve istikrar üretemez. Doğu Akdeniz’deki haklarımızı korumakta kararlıyız. Geride bıraktığımız dönemde yaşananlar, bu konudaki güçlü irademizin nişanesidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) başkenti Lefkoşa’da düzenlenen 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı Töreni’ne katıldı.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC’nin 37’nci kuruluş yıl dönümünde bulunmaktan duyduğu bahtiyarlığı dile getirerek Türkiye’den KKTC’lilere selamlar getirdiğini söyledi.

“KIBRIS TÜRK’Ü KARDEŞLERİMİZ ARTIK GELECEKLERİNE DAHA BÜYÜK BİR UMUTLA, GÜVENLE BAKIYOR”

“Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti’nden sonraki ikinci bağımsız devleti Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, hepimiz için iftihar kaynağıdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anadolu’dan Akdeniz’deki ufka, buradan Anadolu’ya bakarak nazlı nazlı dalgalanan ay yıldızlı bayraklarımız, millî davamızın ulaştığı noktayı gösteriyor. Varlıklarına yönelik sayısız saldırıya rağmen Kıbrıs Türkleri, hamdolsun kendi topraklarında başı dik, onurlu ve özgür bir şekilde yaşıyor. Kıbrıs Türk’ü kardeşlerimiz, artık geleceklerine daha büyük bir umutla, güvenle bakıyor” ifadesini kullandı.

KKTC’nin bugünlere kolay gelmediğini, nice şehitler vererek istiklalini kazandığını, onca zulme, işkenceye, ihanete rağmen mücadele sancağını asla yere düşürmediğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mücahitlerimizin ve Mehmetçiğin destansı mücadeleleri sayesinde, hamdolsun zafere ulaştık. Bu vesileyle, Kıbrıs Türkü’nün özgürlük mücadelesinin lideri Dr. Fazıl Küçük ve Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş başta olmak üzere, Kıbrıs Türk halkının kıyamında emeği geçen herkese Allah’tan rahmet diliyorum” dedi.

“KIBRIS’LA İLGİLİ SİYASİ SORUNLAR HÂLÂ DEVAM EDİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs’ın tarihin her döneminde cazibesini korumuş, her toplumun rüyalarını süslemiş kadim bir coğrafya olduğuna işaret ederek şöyle konuştu: “Medeniyetimizin bin 400 yıla, Osmanlının 450 yıla yakındır mührünü taşıyan Kıbrıs, maalesef son 1,5 asırdır belirsizliğin hâkim olduğu çalkantılı bir süreç yaşamıştır. Rumların artan katliam ve saldırılarının ardından gerçekleştirdiğimiz 1974 Barış Harekâtı ile fiilen istikrara kavuşan Kıbrıs’la ilgili siyasi sorunlar hâlâ devam ediyor. Kıbrıs meselesinin, Kıbrıs Türk halkının meşru haklarını ve güvenliğini temin edecek şekilde; adil, kalıcı, sürdürülebilir bir çözüme kavuşturulması önceliğimizdir. Türk tarafı olarak en başından beri bu doğrultuda çok güçlü irade ortaya koyduk; yapıcı fikirler sunduk; iyi niyetle çaba gösterdik. Ancak, sadece bir tarafın çabası çözümün kilidini açmaya yetmiyor. Kıbrıs Türk’ü 2004 yılında çözüm için, barış ve demokrasi uğruna, dünyayla bütünleşmek adına Annan Planı’na ‘evet’ dedi. Rum tarafı ise, masada planı kabul eden liderlerinin bizzat yürüttüğü ‘hayır’ kampanyası sonucunda Kıbrıs Türkü’yle ortak bir gelecek kurmayı reddetti. 2017’de İsviçre’de Rum tarafı, ‘Kıbrıs Türkü’yle bırakın siyasi gücü, refahı, hastaneleri bile paylaşmam’ diyerek yine masadan kaçtı.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk tarafının attığı adımlara rağmen Avrupa Birliği’nin verdiği sözleri yerine getirmediğini, idari ve mali noktada vermesi gereken desteği KKTC’ye vermediğini vurguladı.

“KIBRIS’TA İKİ AYRI DEMOKRATİK DÜZEN VE İKİ AYRI DEVLET VARDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kıbrıs’ta, 1963’te silah zoruyla bozulan, 1974’te ise Yunan cuntasının düzenlediği darbeyle tamamen ortadan kalkan ortaklığı, Rumlarla birlikte yeniden tesis etmek mümkün değildir. Eskilerin dediği gibi, ‘dünün güneşiyle, bugünün çamaşırı kurutulmaz’. Bugün Kıbrıs’ta iki ayrı halk, iki ayrı demokratik düzen ve iki ayrı devlet vardır. Çözüm çabaları da bu gerçeklere dayanmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Rumların, iktidarı ve refahı, adanın ortak sahibi Kıbrıs Türkleriyle eşit olarak paylaşmak istemediklerini ve bunu da açıkça söylediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hidrokarbon kaynakları konusunda Kıbrıs Türkleriyle masaya oturmaktan sürekli kaçmalarının sebebi de budur. Garantör ülke olarak bizim de, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de, bu diplomasi oyunlarına artık tahammülümüz kalmamıştır” açıklamasında bulundu.

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ı ve KKTC Hükûmetini 46 yıldır kapalı olan Maraş’ın kullanıma açılması yönünde aldıkları cesur karardan dolayı bir kez daha tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Maraş kısa sürede yeniden hayat bularak çözümsüzlüğün sembolü olmaktan kurtulacağına inandığını söyledi.

Bu adımdan rahatsız olanların şimdi mağduriyet edebiyatı yaptığını, oysa Kıbrıs meselesinde tek mağdur tarafın yıllardır yok sayılan, hakları sürekli gasp edilen Kıbrıs Türk’ü olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maraş’ta atılan adımın amacı, yeni mağduriyetler oluşturmak değil, bilakis mevcut mağduriyetlerin giderilmesini sağlamaktır. Mülkiyet haklarına riayet edilerek yürütülecek çalışmalar sonucunda, Maraş’ta herkesin yararına olacak yeni bir dönem başlayacaktır” diye konuştu.

“DİPLOMASİ VE MÜZAKERE, BİZLERİ ORTAK FAYDAYA ULAŞTIRACAK EN KISA YOLDUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıllardır Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının iş birliği için fırsat olması gerektiğini söylediklerini anımsatarak iyi niyetli çabalarının karşılığını bir türlü alamadıklarını, Avrupa ülkelerinin diplomasi fırsatlarını değerlendirmediği gibi Yunanistan’ın ve Kıbrıs Rum kesiminin şımarıklıklarına boyun eğdiğini kaydetti.

Verilen sözlerin hilafına, Kıbrıs meselesi çözülmeden Avrupa Birliği’ne üye yapılan Rum tarafının, Kıbrıs Türklerini yok sayarak 2003’te Mısır’la, 2007’de Lübnan’la ve 2010’da İsrail’le deniz yetki alanlarının belirlenmesi için anlaşmalar imzaladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rum tarafının bununla da yetinmeyip, 2007 yılında sözde ruhsat sahaları belirleyerek, uluslararası ihaleler açtığını, 2011 yılında da ilk sondajı gerçekleştirdiğini anlattı.

“Doğu Akdeniz’de ülkemizin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin adil bir şekilde yer almadığı hiçbir denklem barış ve istikrar üretemez” uyarısını yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Doğu Akdeniz’deki haklarımızı korumakta kararlıyız. Geride bıraktığımız dönemde yaşananlar, bu konudaki güçlü irademizin nişanesidir. Elbette anlaşmazlıkların diyalogla, uluslararası hukuk temelinde ve hakkaniyete uygun biçimde çözümü öncelikli tercihimizdir. Biz kimsenin hakkına, hukukuna el uzatmıyoruz, sadece Rum-Yunan ikilisinin haklarımızı gasp etmesine engel olmaya çalışıyoruz. Sorunun çözümünün gerilimi daha da tırmandırmaktan değil, müzakere masasından geçtiğine inanıyoruz. Diplomasi ve müzakere, bizleri ortak faydaya ulaştıracak en kısa yoldur. Kıbrıs Türklerinin de yer alacağı Doğu Akdeniz Konferansı önerimiz, bu irademizin samimi bir ifadesidir. Arzumuz, Avrupa Birliği’nin uzattığımız eli havada bırakmaması, Avrupa dayanışması adına çözümü zorlaştıracak adımlardan imtina etmesidir. Karadeniz’de keşfettiğimiz 405 milyar metreküplük doğal gaz rezervi, enerjiyi iş birliği vesilesine dönüştürme irademizi daha kuvvetlendirmiştir. Karadeniz’de olduğu gibi inşallah Doğu Akdeniz’deki araştırma faaliyetlerimizden de müjdeli haberler alacağımıza inanıyoruz. Doğu Akdeniz’deki sismik araştırma ve sondaj faaliyetlerimize, belirlediğimiz çerçevede adil bir anlaşma sağlanana kadar kararlılıkla devam edeceğiz.”

“HİÇBİR ZAMAN BİZ KUZEY KIBRISIMIZI YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC’yi daha da güçlendirecek çalışmaları, büyük çaplı projeleri hayata geçirmeye devam edeceklerini belirterek 2015 yılında KKTC’nin içme suyu sorununu çözdüklerini, Su Temin Projesi’nin tarımsal sulama kısmının çalışmalarının da devam ettiğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdi de denizin altından doğal gaz hattı çalışması ve yine deniz altından kabloyla elektrik enerjisi getirme çalışmalarının sürdüğü müjdesini verdi.

“Hiçbir zaman biz Kuzey Kıbrısımızı yalnız bırakmayacağız, desteksiz bırakmayacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımdan turizme, küçük esnaftan sosyal yardımlara kadar farklı alanlarda finansman desteği içeren 2,3 milyar liralık mali iş birliği anlaşmasının imzalandığını da bildirdi.

“KIBRIS TÜRKLERİYLE, GÜÇLÜ VE MÜREFFEH BİR ORTAK GELECEK KURMAK İÇİN DAHA ÇOK ÇALIŞACAĞIZ”

Kovid-19’la mücadele çalışmaları için KKTC’ye 149 milyon lira ayni ve nakdi destek sağladıklarını, çok kısa bir zamanda inşa edilen Lefkoşa Acil Durum Hastanesinin açılışının da bugün gerçekleştirileceğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Eğitim Bakanlığının Eğitim Bilişim Ağı uygulamasını, kademeli olarak KKTC’deki öğrencilerin kullanımına açtıklarını, “ARMA” olarak adlandırılan iş birliği modeli ile de 18 sanayi altyapı projesini hayata geçirdiklerini söyledi.

KKTC’nin altyapı projelerine bu yıl 162 milyon lira aktardıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sürdürülebilir bir ekonomik yapının inşası yönündeki gayretlerimizi artırarak devam ettiriyoruz. Önümüzdeki zorluklara rağmen, Kıbrıs Türk halkının hayat kalitesini daha da üst düzeye çıkaracak imkâna ve iradeye sahibiz. Anavatan ve Garantör Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve Kıbrıs Türk halkının yanında olacaktır. Kendi canımızdan bir parça olarak gördüğümüz Kıbrıs Türkleriyle, güçlü ve müreffeh bir ortak gelecek kurmak için daha çok çalışacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan’ın Ermenistan’ın 28 yıldır işgal ettiği topraklarını 44 günde kurtardığını hatırlatarak, “Buradan Azerbaycanlı kardeşlerime, kardeş Kuzey Kıbrıs’tan selam gönderiyoruz. İnşallah en yakın zamanda Sayın Cumhurbaşkanımız buradan Azerbaycan’a bir ziyaret yapmak suretiyle inşallah bu adımı çok daha farklı bir duruma getirecektir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizler tek yürek, tek bilek olduğumuz müddetçe, Allah’ın izniyle üstesinden gelemeyeceğimiz zorluk, aşamayacağımız engel yoktur. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni bugünlere ulaştıran aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, kahraman mücahit ve gazilerimizi şükranla anıyorum. Daha nice yıl dönümlerini birlikte kutlamayı Rabbimden niyaz ediyorum. Cumhuriyet Bayramınız Kutlu Olsun” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören öncesinde, KKTC’de Atatürk Anıtı’nı ziyaret ederek çelenk bıraktı. Atatürk Anıtı’nda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, anıt özel defterinin imzaladı.

Törenlerde; Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de eşlik etti.

Previous ArticleNext Article

Tayland Kraliyet Büyükelçiliğinden Ankara’da FOTOĞRAF SERGİSİ Tayland Kraliyet Büyükelçiliğinden Ankara’da FOTOĞRAF SERGİSİ için yorumlar kapalı 8789

Türkiye ve Tayland’dan fotoğraf ustalarının sergisi Çankaya Belediyesi Doğan TAŞDELEN Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde sanatseverlerin ziyaretine açıldı.

“TÜRKLERİN GÖZÜNDEN TAYLAND TAYLANDLILARIN GÖZÜNDEN TÜRKİYE” temasıyla açılan aralarında her iki ülkeden medya mensupları ve akademisyenlerin eserlerinin bulunduğu sergide 51 fotoğraf yer alıyor.

Tayland Kraliyet Büyükelçiliği’nden Charkrienorrathip SEVİKUL’un serginin amacını anlattığı konuşmasının ardından sergide yer alan eserler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.

Tayland ve Türkiye’nin güzelliklerinin yer aldığı sergideki fotoğrafları sanatseverler 13 Haziran’a kadar ziyaret edebilecekler.

PHOTO EXHIBITION from the Royal Thai Embassy in Ankara….

The exhibition of photography masters from Turkey and Thailand was opened to art lovers at Çankaya Municipality Doğan TAŞDELEN Contemporary Arts Center.

Opened with the theme of “THAILAND FROM THE EYES OF TURKS, TURKEY FROM THE EYES OF THAILANDS”, there are 51 photographs in the exhibition, which includes works by media members and academics from both countries.

After the speech of Charkrienorrathip SEVİKUL from the Royal Thai Embassy in which he explained the purpose of the exhibition, the works in the exhibition were presented to the visitors.

Art lovers will be able to visit the photographs in the exhibition, which features the beauties of Thailand and Turkey, until 13 June.

Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çamlıca Kulesi’nin açılışını gerçekleştirdi Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çamlıca Kulesi’nin açılışını gerçekleştirdi için yorumlar kapalı 88024

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çamlıca Kulesi Açılış Töreni’ne katıldı.
Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kulenin İstanbul’a yeni bir güzellik katacağına inandığı belirterek, Çamlıca Verici Tesisi’nin şehrin önemli bir sembolü olduğunu ve temelinin atıldığı günden bu yana kulenin yükselişini büyük bir heyecanla izlediklerini söyledi.
“ÇAMLICA KULESİ TÜM DÜNYAYA ÖRNEK TEŞKİL EDECEK BİR PROJE”

Televizyon ve radyo medya kuruluşları ile haberleşme operatörlerine hizmet sağlayacak Çamlı Kulesi’nin hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyük Çamlıca Camii’nin kıble tarafındaki görüntü kirliliğinin ve işgalin Çamlıca Kulesi ile giderildiğini aktardı.

Çamlıca Kulesi’nin projesi üzerinde çok çalıştıklarını ve sonunda sadece Türkiye’ye değil tüm dünyaya örnek teşkil edecek bir projeyi başarıyla hayata geçirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 100 kadar radyonun da buradan yayın yapabiliyor olmasının bir başka sevindikleri nokta olduğunu söyledi.

“İletişim ve yayıncılık faaliyetlerinde tek verici tesisi modeline geçtiğimiz bu kule sayesinde Çamlıca görüntü kirliliğine son verdi” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı modeli şartların müsait olduğu yerlerden başlayarak ülke genelinde yaygınlaştırmayı planladıklarını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece hem mükerrer yatırımların önüne geçecek, hem çevre kirliliğini önleyecek hem de hizmet kalitesini yükselteceğiz. Kim çevreci? İşte bu ortada. AK Parti çevreciliğin ispatını bugüne kadar yaptığı yatırımlarla ortaya koymuş olan bir partidir. Çevrecilik lafla olmuyor. Çevrecilik, ispat-ı vücutla oluyor. Bunu yapan da biziz. Diktiğimiz ağaçlardan tutun, bu tür eserlere varıncaya kadar. Bu iş aklidir, bu iş ispat-ı vücut gerektirir. Milyonlarca ağacı biz ülkemizin dört bir yanına diktik. Bir taraftan teröristler geldiler yaktılar, yıktılar, biz ise o yakılan, yıkılan yerlere hemen, anında ağaçları diktik. AK Parti budur. Öyle lafla peynir gemisi yürümüyor. Ancak ispat edeceğiz” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’ndan lisans alan PTT bünyesindeki verici tesis ve işletim şirketinin kısa sürede bu toparlanmayı ayrıca gerçekleştireceğine inandığını dile getirerek, Çanakkale’de de benzer bir eserin inşa edilmiş olmasının önemli bir adım olduğunu kaydetti.

Çamlıca Kulesi’nin yeni dönemin en önemli yatırımlarından ve sembol eserlerinden biri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ünlü Fransız düşünür Lamartine’in ‘Dünyaya son bir kez bakacaksın’ deseler, o bakışı Çamlıca Tepeleri’nden atmayı arzulardım’ bu ifadelerini kullanarak hayranlığını dile getirdiği şu mekânın şanına uygun bir esere kavuşmuş olmasından şahsım, milletim adına ayrıca memnuniyet duyuyorum. Boğaz’a hâkim bir manzaranın üzerinde, deniz seviyesinden itibaren 587 metre uzunluğa sahip bu kule, aynı zamanda İstanbul’un en yüksek yapısı unvanına da sahiptir. Dünyada ilk defa 100 radyonun frekansları birbirine karışmadan aynı anda yayın yapabileceği teknolojik alt yapıya sahip kulemiz, sayısal ve karasal yayın hizmetlerini birlikte verebilecektir. Kule bünyesindeki sosyal tesislerin de Türk turizmine önemli katkılar sağlayacağı açıktır. Böylesine önemli işlevlere sahip Çamlıca Kulesi’nin inşasında emeği geçen tüm kurumlarımızı, yüklenici firmadan mühendisinden işçisine kadar herkesi tebrik ediyorum. Bu kuleden yayınlarını sürdürecek medya kuruluşlarımıza, haberleşme şirketlerimize özellikle başarılar diliyorum. Kulemizdeki seyir katlarından ve restoranlardan şehrimizle ilgili şiirleri ve şairleri, şarkılarıyla beraber terennüm ederek, İstanbul’un güzelliklerini doyasıya yaşayacak misafirlerimize şimdiden keyifli vakitler temenni ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dünyanın en stratejik pek çok güzelliği bir arada barındıran coğrafyada kurulan bir ülke olduğuna dikkati çekerek, İstanbul’un da tarihin her döneminde olduğu gibi bugün de dikkatleri üzerinde topladığını söyledi.

İstanbul’un bu güzel coğrafyanın adeta kalbi durumunda bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu ve Trakya’daki tüm yerleşim yerlerinin, buralarda yaşayanların İstanbul’la mutlaka irtibatlı olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un, 81 vilayetin adeta bayrağının dalgalandığı bir şehir olduğunu vurgulayarak, nüfusun ve iş gücünün neredeyse beşte birini barındıran kentin millî gelirin üçte birini, ihracatın yarısını, vergi gelirlerinin yarıya yakının ürettiğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada böylesine eski yerleşime sahip, böylesine çok tarihi mekânı olan, üç büyük devlete başkentlik yapmış, eğitimden turizme böylesine güçlü alt yapı inşa etmiş, ekonomiden sanata her alanda küresel düzeyde en üst seviyeye ulaşmış başka bir şehir göremezsiniz. İstanbul böyle bir şehir” ifadelerini kullandı.

“HAZİRAN AYININ SONUNDA KANAL İSTANBUL’UN TEMELİNİ ATIYORUZ”

İstanbul’un her geçen yıl daha da güzelleştiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ayasofya’nın bir yıl önce açıldığını, ardından dün Taksim Camii’ni inşa edip açılışını yaptıklarını, bugün de Çamlıca Kulesi’nin açılışının gerçekleştirildiğini anlattı.

“Bitmedi, şimdi inşallah Haziran ayının sonunda falan Kanal İstanbul’u şehrimize kazandırmak üzere temelini atıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Rahatsız olanlar var, olacaklar, varsın olsunlar. Biz bu eserleri İstanbulumuza, İstanbullu bütün vatandaşlarımıza kazandırdıkça onların onuru, onların bunlardan inanıyorum ki şevk alacağı bir İstanbul… Kanal İstanbul’u İstanbul’a kazandırdığımızda İstanbul’un hem coğrafi hem stratejik hem tabii güzelliği bir kat daha artacaktır. Kanal İstanbul’un üzerinde altı tane köprü göreceksiniz. Bu altı köprüyle adeta Kanal İstanbul’un sağında, solunda iki şehir inşa edeceğiz. Bu iki şehirle beraber İstanbul bir başka olacak. Daha başka bir güzel olacak. Ya bunlar nereden çıkardı bunları diyecekler. Kim? O malum tipler. Ama biz yapacağız. Çünkü biz tarihe not düşüyoruz. İki kıtaya yayılmış böyle bir şehirde yaşamakla ülke olarak böyle bir şehre sahip olmakla ne kadar iftihar etsek azdır. Şairlerin her köşesini ayrı bir hissiyatla anlattığı, şarkıların her vasfını aynı bir nameyle dillendirdiği İstanbul’un kıymetini çok iyi bilmeliyiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehrin geçmişte tarihî ve tabii güzellikleri yanında insanlarıyla çok örselendiğini, çok hoyrat davranışlara maruz kaldığını, çok yıpratıldığını dile getirerek, “İstanbul’a belediye başkanı seçildiğimizde karşımızda öyle bir manzara bulduk ki emin olun içimiz burkuldu, parçalandı, yüreğimiz dağlandı. En temel sorunlardan başlayarak İstanbul’un üzerine çöken kara bulutları birer birer dağıttık” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, temizliğinden ulaşımına, suyundan doğalgazına, yeşilinden havasına, kültür sanatından sporuna, sanayi ticaretinden sosyal desteklerine kadar hiçbir unsuru ihmal etmeden İstanbul’u baştan sona eserler ve hizmetlerle adeta yeniden inşa ettiklerini anlattı.

“İSTANBUL’A YAPILAN HER HİZMETİN TÜRKİYE’NİN TAMAMINA YAPILDIĞININ BİLİNCİYLE HAREKET ETTİK”

Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak da şehre yapılan her yatırımı, getirilen her hizmeti adım adım takip ettiğini, her projenin bizzat içinde yer aldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a yapılan her hizmetin Türkiye’nin tamamına yapıldığının, burada ortaya çıkan her değerin vatandaşların her birinin hayatına yansıdığı bilinciyle hareket ettiklerini söyledi. “İstanbul’u hak etmek için önce bu şehre kalpten gelen bir aşkla sevdayla bağlı olmak gerekiyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “İstanbul’u şöyle kuş bakışı seyrettiğiniz de yüreğiniz kıpır kıpır etmiyorsa, gördüğünüz eksiklikler karşısında da kalbiniz sıkışmıyorsa demek ki bu şehri hak etmiyorsunuz demektir. Semalarımızı beş vakit süsleyen ezanlar sizi alıp başka âlemlere götürmüyorsa, Boğaz’dan esen rüzgârlara kendinizi bırakıp hülyalara dalmıyorsanız bu şehri hak etmiyorsunuz demektir. Meşhur Süleymaniye’de bayram sabahlarına muhtaç değil miyiz. Aynen böyle. Bu şehrin büyüklüğünden kaynaklanan cefasını da en az sefası kadar öpüp başınızın üzerine koymuyorsanız İstanbul’u hak etmiyorsunuz demektir. Çay simidiyle balık ekmeğiyle kestanesiyle lokmasıyla turşusuyla mısırıyla tavuklu pilavıyla sokaklarındaki tüm lezzetleriyle yaşamıyorsanız bu şehri hak etmiyorsunuz demektir.”

Tüm ömrünü İstanbul’a hâkim değil hadim olmak için harcadığını ve bundan zerre kadar da pişmanlık duymadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan sonra da Allah’ın verdiği her nefesi şehre hizmet için kullanmanın, en büyük duası olduğun kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün İstanbul’u daha çok sevmek, daha şevkle ona hizmet etmek için bir sebebe daha sahip olduk. Çamlıca Kulemizi şehrimize kattığı değerle fiziki olarak yerine getirdiği görevlerin çok ötesinde bir misyonla İstanbul’a armağan ediyoruz” dedi.

Çamlıca Kulesi’nin hayırlı olması temennilerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeği geçenlere de teşekkürlerini iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşmasının ardından, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu tarafından günün anısına Büyük Çamlıca Camisi, Çamlıca Kulesi ve dalgalanan Türk Bayrağı’nın bir arada yer aldığı bir tablo hediye edildi.

Hediye takdiminin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyük Çamlıca Camii’nin bitirildiğini, Çamlıca’ya dev bir Türk bayrağı direğinin de dikildiğini hatırlatarak, “111 metre uzunluğunda bir direk. Bin metrekare de bayrağımızın yüz ölçümü. Bu da zaten bayrakların ölçüsünün gereği olduğu için bu şekilde yapıldı, gerekirse daha büyüğünü de yapabiliriz. Çünkü İstanbulumuza, ülkemize bunlar yakışır. Hele hele Çamlıca’nın Tepesi’ne… Tabii bir de şimdi bu kulemizle beraber ayrı bir güzelliği buraya böyle bir üçlüyü Çamlıca’nın tepesine nakşettik. Emeği geçenlerden Allah razı olsun” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra protokol üyeleriyle birlikte Çamlıca Kulesi’nin açılış kurdelesini kesti ve ardından kulede incelemelerde bulundu.