Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsana hizmet etmeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsana hizmet etmeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur” için yorumlar kapalı 88091

G-20 Liderler Zirvesi’nin ikinci oturumunda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin, ne insanı ne de tabiatı koruması mümkündür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan’ın dönem başkanlığındaki G-20 Liderler Zirvesi’nin “Kapsayıcı, Sürdürülebilir ve Sağlam Bir Gelecek İnşa Etmek” başlıklı ikinci oturumuna Vahdettin Köşkü’nden canlı bağlantıyla katıldı.

Katılımcıları selamlayarak, zirvenin dünkü oturumunda salgınla mücadele konusunda dile getirilen görüşler için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmak için 10 yıldan kısa bir süre kaldığına dikkati çekti.

“SALGININ YOKSULLUK VE EŞİTSİZLİK BAŞTA OLMAK ÜZERE, BİRÇOK SORUNU DAHA DA DERİNLEŞTİRDİĞİNİ GÖRÜYORUZ”

Bu dönemi iyi değerlendirerek, kaybedilen zamanı telafi etmek gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgının yoksulluk ve eşitsizlik başta olmak üzere, birçok sorunu daha da derinleştirdiğini görüyoruz. Özellikle Afrikalı kardeşlerimiz ile Asyalı ve Latin Amerikalı dostlarımız çok ciddi zorluklar yaşıyor. Mülteciler ve zorla yerlerinden edilen kişiler, salgın karşısında en kırılgan kesimi oluşturuyor. Bu insanlar, ekonomik sıkıntılar yanında, kasıtlı bir şekilde körüklenen İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığıyla da mücadele etmek zorunda kalıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vahim tablonun görmezden gelinemeyeceğine belirterek, savaştan etkilenen bölgelere ve risk altındaki topluluklara yönelik insani yardımların finans kaynaklarını güçlendirmek gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin, son 6 yıldır dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Çoğu Suriyeli olmak üzere 4 milyon yabancıyı ülkemizde misafir ediyoruz. Suriye sınırları içinde, İdlib’te ve daha pek çok yerde milyonlarca ihtiyaç sahibine de insani yardım ve koruma sağlıyoruz. Bu rakamlar, birçoğunuzun büyük şehirlerinin nüfusundan daha fazladır. Ülkemize sığınanların, toplumumuzla uyum içerisinde ve insan onuruna yakışır şekilde yaşamaları için gayretlerimizi sürdürüyoruz. Üstelik bu çabaları, bize verilen destek sözleri büyük ölçüde tutulmamış olmasına rağmen kararlılıkla devam ettiriyoruz. Artık herkesin elini taşın altına koyarak, adil bir külfet ve sorumluluk paylaşımına gitmesini bekliyoruz. İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin, ne insanı, ne de tabiatı koruması mümkündür.”

“BÖLGEMİZİN VE GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN İSTİKRAR, HUZUR VE İÇ BARIŞINA KATKI SUNMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya genelinde yaklaşık 1,5 milyona ulaşan can kaybını, sadece Kovid-19 virüsünün ölümcül etkisine bağlamanın yanlış olduğunu ifade ederek, “Bu vahim tablonun oluşmasında küresel sistemin artık çözüm yerine sorun üreten, sorunları derinleştiren çarpık yapısının da payı vardır. Salgın, hem mevcut düzenin bu çarpıklıklarını gözler önüne sermiş, hem de tüm insanların aynı gemide olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır” diye konuştu.

“Birlemiş Milletler kürsüsünden sık sık yaptığımız ‘‘dünya beşten büyüktür’ çağrımızın ne kadar isabetli olduğu daha iyi anlaşılmıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde Türkiye’nin Suriye’den Libya’ya, Doğu Akdeniz’den Dağlık Karabağ’a Irak’tan Filistin’e kadar farklı cephelerde yürüttüğü hak, özgürlük ve adalet mücadelesinin öneminin de ortaya çıktığını söyledi.

Türkiye’nin attığı bu adımlar dolayısıyla eleştiriye, hatta itibar suikastlerine maruz kalmasının da iyi niyetli bir durum olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz öncelikle kendi milli güvenliğimizi, kendi vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini sağlama almaya, ardından da bölgemizin ve gönül coğrafyamızın istikrar, huzur ve iç barışına katkı sunmaya çalışıyoruz” vurgusunda bulundu.

“DOĞU AKDENİZ MESELESİNDE DAİMA SABIRLI VE SOĞUKKANLI DAVRANDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütlerinin bertaraf edilmesi, ihtilafların önlenmesi ve istikrarın güçlendirilmesi noktasında ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti: “Suriye’de DEAŞ’la göğüs göğüse çarpışan tek NATO ülkesiyiz. Yalnız bırakılmamıza rağmen, bugüne kadar 9 bine yakın yabancı terörist savaşçı yakaladık ve ülkelerine geri gönderdik. Çatışma bölgeleriyle bağlantılı olduğunu tespit ettiğimiz yaklaşık 100 bine yakın kişiye ülkemize giriş yasağı koyduk. Bir dönem teröristlerin cirit attığı bölgeleri güvenli hâle getirerek, 411 bini aşkın Suriyeli kardeşimizin memleketlerine geri dönmesini sağladık. Libya Millî Mutabakat Hükûmeti’ne sağladığımız eğitim ve danışmanlık desteği, ülkenin daha fazla iç savaşa sürüklenmesini engelledi. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin provokasyonlarına rağmen, Doğu Akdeniz meselesinde daima sabırlı, soğukkanlı davrandık. Dağlık Karabağ’da 30 yıldır süren işgalin son bulmasına katkı sunduk. Her ne kadar zor günler yaşasak da, Hazreti Mevlana’nın dediği gibi ümitsizliğin ardında nice ümitler, karanlığın ardında nice güneşler olduğunun farkındayız. Tüm insanlık olarak el ele, gönül gönüle verdiğimizde sıkıntılarımızın daha da hafifleyeceğine inanıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız toprakları, sadece atalarımızdan bir miras değil, aynı zamanda çocuklarımızın bizlere bir emaneti olarak görmeliyiz” uyarısında bulunarak, sadece bugünü değil, yarınları; sadece kendilerini değil, çocukları ve gelecek nesilleri de düşünmek gerektiğinin altını çizdi.

Salgın sonrasında insanlığın ekonomik ve sosyal adaletle birlikte çevre sorunlarıyla mücadelede de gereken dersleri çıkaracağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarihî olarak mesuliyeti yok denecek kadar az olmasına rağmen, iklim değişikliği ile mücadeleye aktif katkı sağladığını kaydetti.

“EKOSİSTEM VE BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİN KORUNMASI İÇİN GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALIYORUZ”

Türkiye’deki ekosistem ve biyolojik çeşitliliğin korunması için gerekli önlemleri aldıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 5 yılda yaptığımız 16,5 milyar dolarlık yatırımla, Türkiye’nin enerjide kurulu güç kapasitesinin yaklaşık yüzde 49’unun yenilenebilir kaynaklardan oluşmasını temin ettik. Elektriğimizin yüzde 63’ünü yerli ve yenilenebilir kaynaklardan üretiyoruz. Güneş enerjisi kurulu gücünde dünyada on üçüncü, Avrupa’da yedinci sıradayız” bilgilerini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre kirliliği ve iklim değişikliği ile mücadele edilirken, yeni haksızlıkların, yeni çifte standartların oluşmasına da müsaade edilmemesi gerektiğini ifade ederek, “Paris Anlaşması’nın uygulanmasıyla ilgili endişelerimizin hâlen giderilememiş olması, bizi yolumuzdan alıkoymuyor. Ülkemizin, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin Ek-1 listesinden çıkartılmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin çevreyle ilgili yatırımlarını sürdürürken dijital teknolojilere de öncelik verdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeler arasındaki teknolojik uçurumun kapatılmasını amaçlayan “Birleşmiş Miletler En Az Gelişmiş Ülkeler İçin Teknoloji Bankası”na Türkiye’nin ev sahipliği yaptığını, Teknoloji Bankası’nın faaliyetlerinin hep birlikte desteklenmesinin G-20’nin öncelikleriyle de uyumlu olduğunu söyledi.

Zirve’de alınacak kararların dile getirdiği hedeflere ulaşılmasında fayda sağlayacağına olan inancını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu zor dönemde G-20 Dönem Başkanlığı görevini başarılı bir şekilde ifa eden Suudi Arabistan’ı tebrik ediyor, önümüzdeki dönem için de İtalya’ya başarılar diliyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan Arnavutluk’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan Arnavutluk’ta için yorumlar kapalı 87007

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’nın davetine icabetle gittiği başkent Tiran’da resmî törenle karşılandı.

Tiran Uluslararası Havalimanı’nda düzenlenen törende, iki ülkenin millî marşları çalındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Arnavutluk Başbakanı Rama’nın tören kıtasını selamlamalarının ardından, iki ülke heyetleri takdim edildi.

RECEP PEKER TANITKAN’ ın OBJEKTİFİNDEN 50’nci YIL FOTOĞRAF SERGİSİ. RECEP PEKER TANITKAN’ ın OBJEKTİFİNDEN 50’nci YIL FOTOĞRAF SERGİSİ. için yorumlar kapalı 1491

Dünya ve Avrupa yarışmaları ödüllü ünlü fotoğraf sanatçımız RECEP PEKER TANITKAN 50’inci yıl anısına Ankara Kalesi EMİN ANTİK Sanat Merkezi’nde eserlerini sanatseverlerin beğenisine sundu.

Dünyanın önde gelen sanat merkezlerinden olan EMİN ANTİK Sanat Merkezi’nin Kurucusu İBRAHİM TERZİOĞLU, serginin açılış konuşmasına ünlü Rus Yazar Lev TOLSTOY’un sanat hakkındaki bir deyişiyle başladı.

TOLSTOY’un “Sanat düşünebilen, gerçeği görebilen, toplumu anlayabilen insanların işidir.” deyişini hatırlatan TERZİOĞLU, Türk halkının bağrından çıkan Recep Peker TANITKAN’ın eserlerine EMİN ANTİK Sanat Merkezi olarak ev sahipliği yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

EMİN ANTİK SANAT GALERİSİNİN bulunduğu binayı 10 yıl önce satın aldıklarında bir harabe olduğunu hatırlatan İBRAHİM TERZİOĞLU, bugün dünyaca tanınan bir sanat merkezine dönüşmesinde büyük bir gayret ve pay sahibi olan oğlu ve EMİN ANTİK SANAT GALERİSİ’nin sahibi Emin CAN TERZİOĞLU’na da teşekkür etti.

İbrahim TERZİOĞLU’nun konuşmasından sonra kürsüye ünlü ressamlarımızdan Hasan GEMİCİ ve eşi Şükran GEMİCİ geldi. Hasan GEMİCİ, Sanatın bir kurtuluş ve özgürlük alanı olduğunu vurgulayarak sanatın diğer alanlardan farklılığına dikkat çekti.

GEMİCİ, Sanatın sorgulayıcı gözle bakan enteresan bir alan olduğunu da sözlerine ekledi. GEMİCİ’den sonra söz alan Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve TABİAT VARLIKLARI Daire Başkanı BEKİR ÖDEMİŞ de Sergiye katkıda bulunanlara teşekkür ettiği konuşmasında sanatla ilgili projelerin çalışmalarında çok önemli bir yer tuttuğunu söyledi.

Gazeteciler Cemiyeti BAŞKANI Nazmi BİLGİN de Recep Peker TANITKAN’ın çıkardıkları SANATIM dergisiyle sanata büyük bir katkı verdiğini belirtti.

Bilgin, Sanatçının SANATIM dergisiyle SANATÇILARI ve Kaleyi tanıtarak büyük bir hizmet verdiği değerlendirmesinde de bulundu. Sözlerin anlatamadığını fotoğrafın anlattığına işaret eden Nazmi BİLGİN, bu alanda fotoğraf sanatçılığının gelinecek son nokta olduğunu da söyledi.

Eski Ankara Milletvekili ve Kale Derneği Başkanı Şevket Bülent YAHNİCİ de konuşmasında fotoğrafın anı yakalamak olduğunu ifade ederek fotoğraf sanatçılığının çok önemli bir meslek olduğunu belirtti.

YAHNİCİ, değerli fotoğraf sanatçısı Recep Peker TANITKAN’a Ankara Kalesi tanıtımındaki çalışmalarından dolayı da teşekkür etti.

YAHNİCİ, TANITKAN’ın. SANATIM dergisiyle birlikte yayınladıkları ANKARA KALESİ ekinin bunun önemli bir göstergesi olduğunu da bildirdi.

EMİN ANTİK SANAT DANIŞMA KURULU BAŞKANI Sanat Felsefecisi ve eleştirmeni Ümit Yaşar GÖZÜM de serginin fotoğrafın sanata dönüştüğü bir sergi olduğunu dile getirdi.

Sanatseverler, EMİN ANTİK SANAT MERKEZİ’ndeki RECEP PEKER TANITKAN’ın OBJEKTİFİNDEN 50’inci YIL TEMALI FOTOĞRAF SERGİSİ’ni 2 Şubat tarihine kadar ziyaret edebilirler.