HAK-İŞ KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU HAK-İŞ KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU için yorumlar kapalı 22656

Sinema ve sanat dünyası HAK-İŞ 9. Uluslararası Kısa Film Yarışmasında bir araya geldi. 219’u Türkiye’den olmak üzere 11 kategoride filme ödülün verildiği, 120 ülkeden 4 bin 217 filmin başvuru yaptığı yarışmaya yurt içi ve yurt dışından yüksek katılım dikkat çekti.

HAK-İŞ’in Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın da katkılarıyla bu yıl dokuzuncusunu gerçekleştirdiği “Emeğe Saygı” temalı Uluslararası Kısa Film Yarışması Ödül Töreni, 3 Aralık 2020 tarihinde Ankara Hilton Garden Inn Otel’de Kovid-19 salgını ile mücadele kapsamındaki genelgeye uygun olarak, sınırlı sayıda katılımcıyla ve telekonferans desteğiyle gerçekleştirildi.

Ödül törenine Genel Başkanı Mahmut Arslan, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan, HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcıları Dr. Osman Yıldız ile Yunus Değirmenci, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdür Yardımcısı Kemal Uysal, Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanı Yusuf Çelebi, merhum Genel Başkanımız Necati Çelik’in eşi Şermin Çelik, HAK-İŞ’e bağlı sendikaların genel başkanları ve yönetim kurulu üyeleri, HAK-İŞ Kültür-Sanat Komite Başkanı Birsen Çiçek Odabaşı ve basın mensupları katıldı.

Ödül törenine ünlü yönetmen Öner Kılıç, başarılı yapımcı Hüseyin Türkyıldırır, ünlü oyuncular Fatih Küçük, Burak Haktanır, Sezai Yeşilyurt, Cem Uçan’ın katılımlarıyla renk kattığı törene ayrıca, ödülünü almak üzere İran’dan sinema dünyasına emek verenler katıldı.

Ödül töreninde konuşan Genel Başkanımız Mahmut Arslan, “HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, bundan dokuz yıl önce emeğin sinema ve sanat dünyasındaki yansımasını görmek amacıyla kısa film yolculuğuna çıktık” dedi.

Ödül törenimizin açılışında aziz şehitlerimizin anısına 1 dakikalık saygı duruşunda bulunularak İstiklal Marşı okundu.

“Yeni Hedeflere Yürümemiz Gerekiyor”

Genel Başkanı Mahmut Arslan, 9 yıl önce çıkılan emek yolculuğunda gelinen noktanın büyük memnuniyet verici olduğunu belirterek, “Bundan 9 yıl önce yola çıktığımızda, emek hareketinin, sendikal dünyanın temel işlevlerinin ötesinde başka sorumluluklarının da olduğuna ve emek mücadelesini taçlandıracak, güçlendirecek yeni alanlara, yeni hedeflere yürümenin gerektiğine inandık” dedi.

“Sendikacılık Sadece Toplu Sözleşme Yapmak Değildir”

Türkiye’nin en geniş katılımlı organizasyonlarından birisi olan HAK-İŞ Kısa Film Yarışmasında emeği geçenlere teşekkür eden Arslan, “Bu yola çıkarken neyi hedeflediysek, her yıl bu hedefe biraz daha yaklaşarak yürümeye devam ediyoruz. Emek aslında her şey. Emeğin mücadelesini sadece toplu sözleşme yapmak, daha fazla ücret almanın ötesinde, emeğin bütün alanlarda var olduğunu, dünyanın en iyi eserlerinin ve en iyi filmlerinin emeğin mahsulü olduğunu düşünerek çabamızı sürdürüyoruz” diye konuştu.

Arslan’dan Sanatçılara HAK-İŞ Çatısı Altında Toplanma Daveti

Her yıl yarışmaya katılan film sayısında büyük artışlar yaşandığını söyleyen Arslan, HAK-İŞ’e bağlı sendikaların da kendilerini HAK-İŞ Kısa Film Yarışmasında göstermek için büyük çaba göstermesinden duyduğu mutluluğu dile getirdi. Arslan, “Bu platform sizin. Gelin ve burada eserlerinizi, başarılarınızı bizimle paylaşın. Biz sizinle beraberiz” dedi.

“Sessiz Kalamayız”

Sanatçıların yaşadıkları sorunlara da değinen Arslan, “Dizilerde oynayan insanların hayatlarının karartılması, kendilerine zaman ayıramamaları ve setlerde zor şartlar altında çalışmak zorunda kalmalarına sessiz kalamayız. Onların da temel haklarının düşünülmesi gereklidir. Bu platformların bu sorunlar için bir çıkış yolu olacağını düşünüyoruz. Bütün sinema emekçilerini HAK-İŞ’te buluşmaya davet ediyorum” şeklinde konuştu.

“Emeğin Esas Alındığı Bir Yarışma Düzenliyoruz”

HAK-İŞ olarak emeğin esas alındığı HAK-İŞ Kısa Film Yarışması’na sanat dünyasından büyük desteklerin geldiğini belirten Arslan, “Film, tiyatro, pek çok alanda başarılı olmuş sanatçılarımız, yapımcılarımız, bu platforma gelerek bizlere destek oluyorlar. HAK-İŞ Konfederasyonu olarak bütün bunları yaparken emeğin esas alındığı bir yarışma düzenliyoruz. Dolayısıyla buna emek veren, kısa filmlerde oynayan, gerek yapımcı, gerek oyuncu olarak filmlerde rol alan kardeşlerimizin sorunlarını bu platformlarda gündeme getirmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

“Bu Sayılara Ulaşmak Bizim İçin Büyük Bir Onur”

HAK-İŞ 9. Uluslararası Kısa Film Yarışmasına bu yıl 4 binin üzerinde katılımcının başvurduğunu hatırlatan Arslan, “Bu sayılara ulaşmak bizim için büyük bir onur ve aynı zamanda büyük bir sorumluluk. Bu ödül törenini yapıp yapmamak konusunda çok düşündük. Bir tarafta çok ciddi bir salgınla karşı karşıyayız, bir tarafta da tarihi bir sorumluluk aldık ve sorumluluğumuzu yerine getirmek istedik. Sonunda böyle bir mütevazi bir toplantı düzenleyerek yarışmamızın sonuçlarını ve ödül törenimizi gerçekleştirmeye karar verdik” dedi.

“İki Önemli Günü Birlikte Yaşıyoruz”

Kısa film yarışmasının 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’ne denk gelmesinin tesadüf olmadığına dikkati çeken Arslan, “Bu tarihe özellikle denk getirdik. Bugün aramızda Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanı Yusuf Çelebi de var. Kendisine katılımlarından dolayı teşekkür ediyorum. Sayın Başkanımızdan kongresinde bir düzeltme yapmasını talep edeceğiz. Sakat kavramı maksadını aşan bir kavram. Bu ifade yerine Türkiye Engelliler Konfederasyonu denilebilir önerisinde bulunmak istiyorum. Aslında engelli kavramının bile tartışılması gereken bir dünyadayız. Biz hep şuna inandık; azim varsa, inanç varsa, engel yok demektir. Bu engeller aslında bizim zihnimizde oluşturduğumuz barikatlardır. İnsan olarak biz bütün engelleri aşabilecek bir yaratılıştayız, fıtratımız bu” diye konuştu.

“Asgari Ücret Türkiye’nin En Büyük Toplu Sözleşmesidir”

Türkiye’de milyonlarca çalışanın 2021 asgari ücret toplantısından çıkacak sonucu merakla beklediğini belirten Arslan, 2021 yılı için açıklanacak olan asgari ücretin bütün tarafların uzlaşısı ile tespit edilmesini temenni ettiklerini söyledi. Arslan, asgari ücretin Batı ülkelerinde istisnai ücret anlamı taşıdığını vurgulayarak, asgari ücretin toplumun en fazla yüzde 10’una tekabül ettiğini ve bu çalışanların da sosyal yardım alan kişiler olduğunun altını çizdi. Arslan, “Yaklaşık 7 milyonun üzerinde çalışanımız asgari ücretle çalışıyor. Dolayısıyla bu asgari ücretin belirlenmesi aslında Türkiye’de en büyük toplu iş sözleşmesinin imzalanması demektir. O nedenle bu ücret sadece asgari ücret değil, aslında ülkemizin ekonomik, iktisadi hayatında da pek çok kriterler oluşturması açısından da başka bir önem taşımaktadır” diye konuştu.

“Masada Uzlaşmayı İstiyoruz”

Arslan, geniş kitleleri ilgilendiren ve bir o kadar önemli anlamlar yüklenen asgari ücretin HAK-İŞ Konfederasyonunu yakından ilgilendirdiğini vurgulayarak, “Türkiye’nin çalışanlarının yarıdan fazlasını ilgilendiren bir ücretten bahsediyoruz. Bunun oluşturulmasında temel olarak işçi, işveren ve hükümet tarafının ortak bir anlayışla ve müzakereyi makul, uzlaşılabilecek bir zemin üzerinde hem çalışanları mutlu edecek, hem işverenlerimizi altından kalkamayacak yüklerle muhatap etmemesinden yanayız” dedi.

“Asgari Tespit Komisyonunun Yapısına İtirazımız Var”

Arslan, Asgari Ücret Tespit Komisyonunun yapısının daha demokratik, daha çoğulcu, daha katılımcı ve işçileri daha iyi temsil eden bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirterek, “Bütün örgütler üyeleri oranında Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda yer alsınlar. Demokratik bir ülkede katılımcı bir anlayış bunu gerektirir. Hep bunu savunduk. Geçtiğimiz yıl TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay bize bir çağrı yaptı. Dediler ki; ‘Asgari ücret öncesinde birlikte çalışabilir miyiz?’ Bizler de ‘Tabiki’ dedik. Biz zaten bunu istiyoruz. Ama bu çalışmaları işçi tarafının inisiyatifine değil, aslında bir yasal düzenleme ile ortaya koysak çok daha şık olurdu” diye konuştu.

“Üç Konfederasyon Ortak Hareket Edecek”

Bu yıl da 3 işçi Konfederasyonu olarak benzer bir çalışmanın yürütüleceğini açıklayan Arslan, “Bu yıl da buna benzer bir çalışmayı yürüteceğiz. TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay’ın bugün açıkladığı 3 Konfederasyon ile birlikte değerlendirmelerimizi yapacağız ifadesi ve bu konuda yapılan çalışmalarda, 3 Konfederasyonun ortak anlayışıyla asgari ücretin kavga etmeden, çatışmadan, birbirimizi üzmeden, birbirimizi anlayarak, ülkemizin içerisinden geçtiği şartları, asgari ücretle çalışanların yaşadığı zorlukları, Pandeminin önümüze koyduğu zorlukları, ücretsiz izinleri ve kısa çalışma ödeneklerini dikkate alarak bir asgari ücreti inşallah belirlemiş oluruz” temennisinde bulundu.

“Milyonlarca İnsanın Sorumluluğunu Taşıyorsunuz”

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan, HAK-İŞ Konfederasyonu Kültür-Sanat Komitesi tarafından her yıl düzenlenen Kısa Film Yarışması’nda bulunmaktan dolayı büyük mutluluk duyduğunu belirterek, “Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy adına hepinize muhabbetlerimizi sunuyorum. Sayın Genel Başkanım, HAK-İŞ olarak milyonlarca insanın sorumluluğunu sırtınızda hissediyorsunuz, söyleyecek çok sözünüzün olduğunu biliyorum ve bunu da en iyi filmle anlatacağınıza gönülden inanıyorum” diye konuştu.

“Bu Başarıyı, Emeği ve Alın Terini Alkışlıyorum”

Kültür aktarımında en etkili alan olan sinemanın hem tiyatroyu, hem müziği hem de hikâyeleri içerisinde barındırmasından dolayı milyonlara ulaşan bir sektör olarak güncelliğini koruduğunu belirten Demircan, “Salgın şartlarında yarışmayı tertip eden HAK-İŞ Konfederasyonumuzu, ürettiği filmlere can katan sinemacılarımızı ve ödül alan emekçilerimizi yürekten tebrik ediyorum” dedi.

“HAK-İŞ Kısa Film Yarışması Büyük Önem Taşıyor”

Sinema’nın insan emeğinin, hayatı anlamlandıran insan düşüncesinin, en güzel eserlerinden birisi olduğunu dile getiren Demircan, “Çalıştığımızın, mücadelemizin, gayretlerimizin ve sorumluluklarımızın yer aldığı filmlerle yüzleşiyoruz. Daha iyi dünya kuracaksak bunun yolu biraz daha filmlerden geçiyor. Bu konuda HAK-İŞ Konfederasyonumuzun gayretini ve üretilen filmleri çok önemsiyoruz. Bu yıl dokuzuncusu düzenlenen yarışmamız hem sanat hem de emek açısından büyük önem taşıyor. 4 binin üzerinde başvuru gerçekten gelecek için çok önemli. Bu başarıyı, emeği ve alın terini alkışlıyorum” diye konuştu.

“Yarışmamıza 120 Ülkeden 4 bin 217 Film Katıldı”

HAK-İŞ Kültür-Sanat Komitesi Başkanı Birsen Çiçek Odabaşı, “HAK-İŞ Kültür Sanat Komitesi olarak, bu yıl dokuzuncusunu düzenlediğimiz Uluslararası Kısa Film Yarışmasını büyük bir başarıyla tamamlamanın onurunu yaşıyoruz” dedi.

Ülkemizi ve dünyayı etkileyen Kovid-19 salgını nedeniyle zor bir dönemden geçildiğini anımsatan Odabaşı, “Filmlerde izlediğimiz, tarih kitaplarında okuduğumuz şartlar, Kovid-19 salgınından dolayı hayatımızın rutini olmuş durumda. Salgın döneminin zor koşullarına rağmen, yarışmamıza 120 ülkeden 4 bin 217 filmle katılım oldu. Türkiye, 219 film başvurusu ile 120 ülke içinde ilk üçte yer aldı. Türkiye’den ve dünyadan kısa film yapımcı ve yönetmenleri ‘Emeğe Saygı’ teması altında yarışmamızda buluştu” dedi.

“Yarışmamıza Kovid-19 Salgınını Konu Edinen Yüzlerce Film Katıldı”

Yarışmamız vesilesiyle, sanatın, yaşamın bir parçası olduğunu bir kez daha gördüklerini belirten Odabaşı, “Yarışmamıza, Kovid-19 salgınını konu edinen yüzlerce filmle katılım oldu. Filmlerde karantina dönemi, hasta yakınları, sağlıkçılar olmak üzere birçok temanın işlendiğini gördük. Emeğin, sadece üretmekle sınırlı olmadığına, çok geniş bir boyutta yorumlanması gerektiğine bir kez daha tanık olduk” sözlerine yer verdi.

“Ödül Sıralamamızda Değişikliğe Gittik”

HAK-İŞ Kültür Sanat Komitesi olarak, kendilerine emanet edilen her filmi büyük bir titizlikle incelediklerini ve her filmin içindeki emeği gördüklerini vurgulayan Odabaşı, “Bu yıl uzun zamandır planladığımız bir yenilik yaparak, ödül sıralamamızda bir değişikliğe gittik. Geçtiğimiz yıllarda ilk üç ve Necati Çelik Özel ödülünün ardından en iyi kadın-en iyi erkek oyuncu gibi bizi sınırlandıran kategorilerin yerine yeni bir sistem geliştirdik. Birinciden onuncuya kadar bir sıralama yaptık. Necati Çelik Özel ödülü ile toplam 11 dalda ödülümüzü belirledik” şeklinde konuştu.

“Kadrajını Emek Temasına Çeviren Sinema Emekçilerine Teşekkür Ediyoruz”

Kadrajını “emek temasına” çeviren, sinema emekçilerine, HAK-İŞ’in çağrısına kulak vererek, amatör bir ruhla kamerayı sırtlanan HAK-İŞ teşkilatı mensuplarına teşekkürlerini ileten Odabaşı sözlerini şu şekilde sürdürdü; “HAK-İŞ Kültür-Sanat Komitemizi tecrübeleriyle cesaretlendiren, bilgi ve birikimiyle bizi yönlendiren, her zaman yanımızda olan Genel Başkanımız Sayın Mahmut Arslan’a, Kültür ve Turizm Bakanlığımıza ve Sinema Genel Müdürlüğümüze desteklerinden dolayı, Bakan Yardımcımız Sayın Ahmet Misbah Demircan’a teşrifleriyle bizleri onurlandırdıkları için teşekkür ediyoruz. Aramızda bulunan kıymetli oyuncu ve yönetmenlerimize, yarışmamızın başarılı bir şekilde yürütülmesinde desteklerini esirgemeyen HAK-İŞ Yönetim Kurulu ile yarışma organizasyon ve değerlendirme ekibimize, Türkiye’nin ve Dünyanın dört bir yanından yarışmamıza katılarak, Emeğin ve Sanatın yanında saf tutan herkese gönülden teşekkür ediyoruz.”

ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU

Konuşmaların ardından ‘Emeğe Saygı’ temalı HAK-İŞ 9. Uluslararası Kısa Film Yarışmasında ödüle layık görülen eser sahipleri ödülleriyle buluştu. 120 ülkeden 4 bin 217 filmin başvuru yaptığı yarışmada ulusal ve uluslararası alanda 11 kategoride ve ayrıca Sendikacı Gözünden kategorisinde ödül verildi.

Uluslararası alanda En İyi Film Birincilik Ödülünü İran’dan “Night Nurse” filmi aldı. Filmin yönetmeni Ashkan Hatemi’ye ödülünü Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı takdim etti.

Hatemi, “Burada olduğum için çok mutluyum. Bugün burada aldığım ödül benim için çok büyük ve kıymetli. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan’a çok teşekkür ediyorum” dedi.

Filmin çekimlerini İran’daki küçük bir hastanede gerçekleştirdiklerini ve Covid-19 salgınıyla mücadelede hemşirelerin nasıl çalıştıklarına şahit olduklarını belirten Hatemi, “Bu ödülü aldığım için çok mutluyum ve size çok minnettarım” diye konuştu.

Ulusal kategoride En İyi Film Birincilik ödülü “Evet Yapabilirim” filminin yönetmeni Mustafa Koç’a verildi. Filmin oyuncusu Sümeyye Boyacı’ya “Emeğe Saygı” plaketi takdim edildi.

Boyacı, “Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü. Bugünün benim için diğer günlerden çok farkı yok. Bedensel engelli kişilerin diğer insanlardan farkı olmadığı gibi. Bana göre bugün engellilerin kutlaması için değil, sizlerin engellilerin bilincine varması için kutlanan bir gündür. Beni bu ödüle layık gören herkese çok teşekkür ederim” dedi.

Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanı Yusuf Çelebi, Genel Başkanı Mahmut Arslan’ın ‘Emek ekmektir. Emek alın teridir, emeğe sahip çıkmaktır’ sözlerini anımsatarak, “Başkanım siz bizim penceremizde efsane Başkan olduğunuz kadar Türk toplumunun da emeğinin temsilcisisiniz. Engellilerle ilgili nerede bir sorun olursa orayı işaret eden kişisiniz. Tek gözle bakan değil, tüm gözlerle görenlerdensiniz” dedi.

Engellileri farklı şekilde anlatan filmleri eleştiren Çelebi, “Sizden ricam kahramanları dile getirin. Engellilerin de bu ülkede payı olduğunu ve bir şeyler yapabileceklerini dile getirmenizi rica ediyorum” diye konuştu.

En İyi Film İkincilik Ödülü’ne ise “Benim Adım Efe” filmiyle Özer Kesemen layık görüldü. Kesemen’e ödülü Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan tarafından takdim edildi.

En İyi Film Üçüncülük Ödülü ise “Çay Var İçersen” filmi ile Cihan Emre Zengin’e verildi. Zengin’e ödülünü Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan takdim etti.

En İyi Film Dördüncülük Ödülü “Ada’m” filmi ile Turgay Kural’a verildi. Turgay ödülünü Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan’ın elinden aldı.

En İyi Film Beşincilik Ödülü “Açık Kapı” filmi ile Ahmet Yılmaz’a takdim edildi. Yılmaz ödülünü, Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın elinden aldı.

En İyi Film Altıncılık Ödülü “Ormanın Çakalları” filmi ile Tufan Yıldız’a verildi. Yıldız ödülünü, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan’dan aldı.

En İyi Film Yedincilik Ödülü “Emek Dünyasında Kadının Gücü” kısa filmi ile Serhat Emre Yeşilada’ya takdim edildi. Yeşilada’ya ödülü, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan tarafından takdim edildi.

En İyi Film Sekizincilik Ödülü “Yüz Karası” filmi ile Okan Aysalar’a verildi. Aysalar ödülünü, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan’dan aldı.

En İyi Film Dokuzunculuk Ödülü “Bir Hayat Mücadelesi” filminin yönetmeni Hasan Kalender’e teslim edilmek üzere Hamit Topkaraoğlu’na takdim edildi. Ödül, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan tarafından takdim edildi.

En İyi Film Onunculuk Ödülü “Bu Da Mı Gol Değil” filmi ile Feyzi Baran ve Kamil Kahraman’a verildi. Baran ve Kahraman’a ödüllerini Genel Başkanımız Mahmut Arslan takdim etti.

Necati Çelik Özel Ödülü’ne ise “Sen Adam Mısın?” filmi ile Alihan Erbaş ve Harun Köybaşı layık görüldü. Erbaş ve Köybaşı’na ödülleri merhum Genel Başkanı Necati Çelik’in eşi Şermin Çelik tarafından takdim edildi.

Uluslararası kategoride En İyi İkincilik Ödülü’nü Mısır’dan “From Inside” filmi ile Ramy El Gabry kazandı.

Uluslararası alanda En İyi Film Üçüncülük Ödülü Gana’dan “Am I Dumb” filmine verildi.

En İyi Film Dördüncülük Ödülü “Kuraklık” filmi ile Malezya’dan İroet Marteni ve İrwan Bin Hamsah’a verildi.

En İyi Film Beşincilik Ödülü “Diken Üzümü” filmi ile Kırgızistan’dan Adilet Baktibekov’a verildi.

En İyi Film Altıncılık Ödülü “His” filmi ile Pakistan’dan Kafeel Ahmed’e takdim edildi.

En İyi Film Yedincilik Ödülü “Pipo ve Kör Aşık” filmi ile Fransa’dan Hugo Le Gariek’e verildi.

En İyi Film Sekizincilik Ödülü “Vovan” filmi ile Rusya’dan Alexandra Zaytseva’ya verildi.

En İyi Film Dokuzunculuk Ödülü “Baba” filmi ile Hindistan’dan Emrah Akbar Enamdar’a verildi.

En İyi Film Onunculuk Ödülü “İnsanlık” filmi ile İtalya’dan Vinsenzo Lamagna’ya verildi.

Necati Çelik Özel Ödülü’ne Uluslararası kategoride Malezya’dan “Pasar Malam KL” filmiyle Sım Seng Hıng layık görüldü.

Sendikacı Gözünden kategorisindeki ödüller de sahiplerini buldu. Ödüller, HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcıları Dr. Osman Yıldız ve Yunus Değirmenci, Öz Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Devlet Sert, Enerji-İş Sendikası Genel Başkanı Mahmud Altunsoy, Öz İnşaat-İş Sendikası Genel Başkanı Zekeriya Koca, Öz İletişim-İş Sendikası Genel Başkanı Mehmet Nur Güllüoğlu, OLEYİS Genel Başkanı Vedat Böke, Öz Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Kudret Örgel ve Hizmet-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Celal Yıldız tarafından takdim edildi.

Sendikacı Gözünden dalında “Emek Her Yerde” filmi ile Neşe Yıldız, “Umut” filmiyle Nihat Ayaz, “Mevsimlik Hayatlar Filmi” ile Recep Dere, “Temiz Eller” filmi ile Mustafa Yılmaz, “1 Mayıs” filmiyle Gaye Polat, “Önce İnsan, Önce Emek” filmiyle Durmuş Ali İrez, “Güçlü Eller” filmiyle Mehmet Açıkgöz ödüllerini aldı.

“Mevsimlik Hayatlar Filmi”nin yönetmeni Recep Dere, “Hizmet-İş Sendikası 2 No’lu Şube olarak bu yıl 6 tane kısa filmle yarışmaya katıldık. 100’e yakın üyemiz film çekimlerine katıldı. Bu coşkuyu ve heyecanı bize yaşatan Genel Başkanımız Mahmut Arslan’a çok teşekkür ediyorum” dedi.

Konuşmasının ardından Dere, kamu kuruluşunda çalışan işçilerin Genel Başkanı Mahmut Arslan’a yönelik duygu ve düşüncelerinin içinde bulunduğu bir kutuyu takdim etti.

“Güçlü Eller” filminin yönetmeni Mehmet Açıkgöz, “Bu onuru bize yaşatan Genel Başkanımız Mahmut Arslan’a çok teşekkür ediyorum. Bize verdiğiniz değerden dolayı, bizlere buraları layık gördüğünüz için çok teşekkür ederiz” dedi.

Açıkgöz Genel Başkanı Mahmut Arslan’a blok görevlisi kıyafeti hediye etti.

Ödül töreninin sonunda Genel Başkanı Mahmut Arslan, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan, yönetmen Öner Kılıç, yapımcı Hüseyin Türkyıldırır, ünlü oyuncular Fatih Küçük, Burak Haktanır, Sezai Yeşilyurt ve Cem Uçan’a hain terör örgütünün sabotajı nedeniyle zarar gören Hatay Ormanları Ağaçlandırma Arazisi’ne isimlerine yapılan fidan bağışı sertifikasını takdim etti.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti için yorumlar kapalı 99868

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti.

Ertuğrul Gazi Türbesi Saygı Nöbeti timindeki alpları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Takımı’nın gösterisini de izledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da eşlik etti.

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı için yorumlar kapalı 111218

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî öneme sahip yeni bir eser kazandırmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşadığını söyledi.

Kâğıthane istasyonundan başlayıp İstanbul Havalimanı’na kadar uzanan 34 kilometre uzunluğundaki sekiz istasyonlu metro hattının İstanbul’a ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Günde 800 bin yolcu kapasiteli bu metro hattı sayesinde Kâğıthane’den İstanbul Havalimanı’na 24 dakikada ulaşılabilecek. Metro hattımızı söz verdiğimiz şekilde İstanbul’un hizmetine bir an önce sunabilmek için aynı anda 10 tünel delme makinesi birden kullandık. Kendi içinde pek çok rekora imza atılan metromuzun inşaat süreci, yerli ve millî mühendislik başarılarıyla dopdolu, gurur verici bir eserin ülkemize kazandırılması hikâyesidir. TRT’mizin belgeselleştirdiği bu hikâyeyi akşam ekranlardan seyredebilirsiniz. Bundan 3 yıl önce ilk kaynak törenine, birkaç ay sonra tünelin Gayrettepe’ye ulaşma sevincine, yaklaşık 1,5 yıl önce ilk tek sürüşüne şahitlik ettiğimiz metromuzu bugün hizmete veriyoruz.”

“TÜRKİYE METRO HATTI İNŞASINDAKİ GÜCÜNÜ VE KABİLİYETİNİ TÜM DÜNYAYA İSPATLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan metro hattını Kâğıthane’de Mahmutbey metrosuyla entegre ettiklerine dikkati çekerek, birkaç ay içinde bu hattı Zincirlikuyu metrobüs durağıyla da birleştireceklerini ifade etti.

Hızlı tren konforuyla işleyecek bu metronun sinyalizasyon sisteminin TÜBİTAK işbirliğiyle ASELSAN tarafından gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Metroda çalışacak yerli tasarım ve üretim araçları da yine yerli bataryayla görev yapacak. Türkiye bu projeyle metro hattı inşasındaki gücünü ve kabiliyetini tüm dünyaya ispatlamıştır. Aynı şekilde İstanbul Havalimanı’ndan başlayıp Arnavutköy’den Halkalı’ya inecek metro hattı projemizdeki çalışmalar da süratle devam ediyor. Bunların yanında Bakırköy-Bağcılar, Başakşehir-Kayaşehir, Kazlıçeşme-Sirkeci, Altunizade-Bosna Bulvarı hatlarındaki çalışmalarımız sürüyor. Tüm bu projeleri tamamladığımızda İstanbul’un raylı sistem ağını 380 kilometrenin üzerine çıkarmış olacağız. İstanbul’da ilk metro hattının işletmeye açıldığı 1989 yılından sonra en büyük projeler bizim dönemimizde başladı ve sonrasında devam ettik. Son yıllarda devreye giren metro hatlarının da neredeyse tamamı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca inşa edilen projelerdir. Hâlen çoğunluğu yine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız tarafından yürütülen projeleriyle İstanbul, dünyada en fazla raylı sistem inşası yapılan şehirlerarasında ilk sırada bulunuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, metro hatlarının hızlandırılması ve yaygınlaştırılması konusunda gayretlerini asla unutamayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılında hizmete giren Üsküdar-Çekmeköy sürücüsüz metro hattının bu alanda Avrupa’nın en büyük, dünyanın üçüncü büyük kapasiteli projesi seçildiğini belirterek, “Üstelik İstanbul’da bunun gibi 10 ayrı sürücüsüz metro hattı bulunuyor. Gerçi ülkemizde siyaset yapan birilerinin ne İstanbul’dan ne İstanbul’un sahibi olduğu altyapıdan ne de teknolojinin geldiği seviyeden haberleri var. Kâğıthane’ye ‘Kâğıttepe’ diyenlerden, Paris’i bildikleri kadar İstanbul’u bilmeyenlerden fazla bir şey de beklemiyoruz. Bunlar Türkiye’yi de İstanbul’umuzu da tanımıyorlar, bilmiyorlar. Kendi ülkelerinde adeta yabancı bir turist gibi yaşıyorlar. Ama onların bu cehaleti, hakikatleri ortadan kaldırmıyor. Onların bu trajikomik hâlleri bizi asla rehavete sevk etmiyor. Biz onlara rağmen İstanbul’un trafik sorununu raylı sistemlerle çözme sözümüzü adım adım yerine getiriyoruz” diye konuştu.

“ÖNEMLİ PROJELERİMİZİN MERKEZİNE HEP İSTANBUL’U YERLEŞTİRDİK”

Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro inşaatında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul’a belediye başkanı olduğumuzda ‘Ne kandıranlardan ne kandırılanlardan olacağız’ demiştik. Hatırlıyorsunuz değil mi? Sevdamız, aşkımız, gönül tahtımızın sultanı, efsunlu güzelliklerin şehri aziz İstanbul’a karşı her zaman samimi olduk, hasbi olduk, harbi olduk. Fatih’in emaneti, bu mübarek şehre karşı mahcup olmaktansa, değil siyasette fedakârlık yapmayı, gerekiyorsa can vermeyi tercih ederiz. Rabbimden, bize de üstat gibi ‘O manayı bul da bul. İlle İstanbul’da bul’ demeyi hep temenni ediyoruz. Yine üstadın ifadesiyle ‘Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar. Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar’.”

İstanbul’u her alanda hak ettiği seviyeye çıkarmak için başbakan ve cumhurbaşkanı olarak gece gündüz çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimin sorumluluğunda olduğuna bakmadan bu şehrin her meselesiyle yakından ilgilendiklerini, her projesini takip ettiklerini ve her sıkıntısına çözüm aradıklarını dile getirdi.

Millî iradenin üstünlüğüne olan saygıları gereği hangi belediyenin kimde olduğuna bakmadan, şehrin tamamına hizmet verecek eserleri birer birer hayata geçirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul konumu ve sahip olduğu potansiyeliyle Türkiye’nin en kıymetli hazinesi, en bereketli kaynağı, en dinamik şehridir. Ülkenin ortak değeri olan bu şehri her türlü mülahazanın ötesinde söylüyorum, kimsenin insafına bırakamayız. Bunun için hükûmetlerimiz döneminde önemli projelerimizin merkezine hep İstanbul’a yerleştirdik. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan tarıma, diplomasiye, bütün bu adımları kültür sanatta kararlılıkta attık” açıklamasında bulundu.

“İSTANBUL’U, TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLAYACAK YATIRIMLAR YAPTIK”

İstanbul’u, Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak yatırımlar yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin çok eskilere dayanan yapısal sorunlarını, önümüze çıkardığı zorlukları birer birer aşarak yolumuza devam ettik” sözlerini sarf etti.

Deprem başta olmak üzere tüm afetlere hazırlık için kapsamlı adımlar attıklarını, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla hem İstanbullunun haklarını gözetecek hem şehrin geleceğini inşa edecek projeler yürüttüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, raylı sistem öncelikli ulaşım projeleriyle şehri kilitlenip kalmaktan kurtardıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle, diğer yandan İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü’yle şehre yeni nefes kanalları açtıklarını aktardı.

Asrın projesi olan Marmaray ve Avrasya Tüneli’yle başlattıkları ulaşım atılımlarını kesintisiz sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, bunlar Boğaz’ın altından Marmaray’ı geçirebilirler miydi ya? Bir tanesi ne diyor? ‘Bunda diyor sürücü yok mu?’ Biz zaten 10 adet sürücüsüz metro adımını attık, ama bunların haberi yok. Ne diyor birisi de? ‘Bunları galiba Paris’te filan yapmışlar’ diyor. İstanbul’la Paris’in mukayesesini yapıyor. Paris’te metroda damdan sular akıyor sular. Bizimkiler pırıl pırıl, tertemiz. Haberleri yok” dedi.

Şehrin içindeki tıkanma noktalarını belirleyerek her biri için ayrı çözümler ürettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayata geçirdiğimiz her çalışmada sadece bugünkü ihtiyaçları değil, şehrin geleceğini de göz önünde bulundurduk. Havalimanının Yeşilköy’den bugünkü bulunduğu yere taşınması da bu kapsamda attığımız adımlardan biridir. Devletimizin kasasından 1 kuruş çıkmadan yapılan İstanbul Havalimanı bugün Avrupa’nın en yoğun, dünyanın en iyi havalimanları arasında ilk sırada yer alıyor. Bay Kemal ne diyor? ‘Bize 1 kuruşsuz yaptığınız bu yatırımları anlatın’ diyor. Ya neyi anlatacağız? Ya biz ne diyoruz? Bak PPP. Yani Kamu-Özel İşbirliği yatırımıdır bunlar. Buna millî bütçeden bir kuruş vermeden biz bu yatırımları yaptık, yapıyoruz, yapacağız. İGA’yı böyle yaptık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü böyle yaptık. Osmangazi Köprüsü’nü böyle yaptık. Ama siz bunları öğrenene kadar çok zamanlar geçecek. Bunlara bol bol fırın ekmek yedirmek lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan metro hattıyla havalimanına hızlı ve kolay ulaşım ihtiyacının karşılanacağını kaydederek, “Hâlen inşası süren metro hatlarını da devreye aldığımızda İstanbul’un raylı sistemlerle ulaşılamayan hiçbir köşesi kalmıyor. Böylece İstanbul büyüklüğündeki bir dünya şehrinin sürdürülebilirliği için hayati öneme sahip bir eksiğini daha gidermiş oluyoruz. Dünyanın turizm, ulaşım, finans, kültür, sanat, spor, eğitim, sağlık merkezi olma yolunda hızla ilerleyen İstanbul için aşkla çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah Kanal İstanbul Projesi ile şehrimize yeni bir soluk borusu daha açarak, hem boğazın yükünü hafifletecek hem İstanbul’un marka değerini yükselteceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı görevine geldiği 1994 yılından beri İstanbul için attıkları her adıma, başlattıkları her projeye yapılan itirazlara dikkati çekerek, “Eğer biz bunlara kulak vermiş olsaydık, bugün İstanbul Marmaray’sız Avrasya’sız, Yavuz Sultan Selim’siz, Osmangazi’siz, metrosuz, yolsuz, susuz bir şehir olarak kalacaktı” diye konuştu.

Belediye başkanı olarak 1994 yılında İstanbul’da göreve geldiği yıllara işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İstanbul’un suyu var mıydı? Kimden devralmıştık? CHP’den. Çöp dağları var mıydı? Suyu, 110 kilometreden dağları delerek İstanbul’a getirdik. Nereden? Istranca Dağları’ndan. Çöpleri kaldırdık mı? Kaldırdık. CHP nedir? Çöp demektir. Çöp, çukur, çamur. Ve hatırlayın, Ümraniye çöplüğündeki patlamayı, 39 vatandaşımız orada öldü. Hâlâ bir CHP konuşuyor. Neyi konuşuyorsun? Ve bütün bunlarla beraber her ne yaptıysak İstanbul’u çirkin binalara ve yetersiz altyapıya mahkûm etmek isteyenlere rağmen yaptık. Kanal İstanbul’u da inşallah bu şekilde hayata geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda Türkiye’nin diğer 80 vilayetiyle birlikte İstanbul’a kazandırdıkları her eseri ve hizmeti Türkiye Yüzyılı’nın önsözü, girizgâhı, altyapısı olarak gördüklerini belirterek, bu güçlü altyapının üzerinde Cumhuriyet’in yeni yüzyılını, Türkiye Yüzyılı hâline dönüştürmek istediklerini anlattı.

Ülkenin son bir asırda yeni devletin kurulmasının yanında çok ciddi inişler çıkışlar da yaşadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Darbelerin, vesayetin, terörün, siyasi ve ekonomik krizlerin, sosyal gerilimlerin ve hatta çatışmaların hiçbirinin kendi tabii mecrasında ortaya çıkmadığına inanıyoruz. Bunların her biri, ülkemizin kalkınmasını, gelişmesini, büyümesini durdurmak, en azından yavaşlatmak için hazırlanan senaryoların birer parçasıydı. Maalesef her dönem ülkemiz içinden birileri de bu senaryolara gönüllü şekilde veya farkında olmadan alet edilmiştir. Milletimizin iradesini temsil görevi verdiği siyasetçilerin çoğu da kimi korkusundan, kimi çıkar ortaklarından, kimi kifayetsizliğinden bu gidişe ‘dur’ diyememiştir.”

“VATANIMIZIN BÜTÜNLÜĞÜNE GÖZ DİKENLERE DÜNYAYI DAR ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in 14 Mayıs 1950’de “Yeter söz milletindir” diyerek başlattığı demokrasi devriminin, tarihlerinde ayrı bir yerinin olduğunu anımsatarak, “Her ne kadar sonu idam sehpasına çıkmış olsa da millî iradenin üstünlüğü esasına dayalı bu haykırış, daha sonra pek çok insana da ilham ve cesaret vermiştir. Biz de 20 yıl önce ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımızda ‘yeter söz de karar da milletindir’ diyerek, bu kutlu adımı bir üst basamağa çıkardık” ifadesini kullandı.

Şimdi Türkiye’nin yeni bir seçimin eşiğinde olduğuna vurgu yaparak, son 10 yılda yaşanan olayları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olaylarından çukur eylemlerine, darbe girişimlerinden terör saldırılarına kadar, sayısız imtihandan geçtiklerini dile getirdi.

Yeni yönetim sistemine geçilen ayın hemen ertesinden başlayarak, ülke ekonomisini mahvetme yolunda birçok adımın atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bunu da başaramadılar. Başaramayacaklar. İşte şu anda İngiltere’nin hâli ortada. Fransa’nın hâli ortada. Almanya’nın hâli ortada. Elhamdülillah bizim hâlimiz de ortada. Bu imtihanların hepsinin de üstesinden Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle gelmeyi başardık. Milletimizin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine halel getirmek isteyenlere izin vermedik. Vatanımızın bütünlüğüne göz dikenlere dünyayı dar ettik. Önünden, arkasından dolanarak, millî iradeyi devre dışı bırakmaya niyetlenenleri hüsrana uğrattık.”

Konuşmasının ardından “Şimdi siz müjde beklersiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı Metrosu Hattı’nın bir ay boyunca ücretsiz olacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşması sonrasında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin tarafından hediye verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra aralarında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve bazı milletvekillerinin bulunduğu katılımcılarla açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından metro istasyonuna indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Aşık Veysel İlkokulu öğrencilerinden oluşan Sadabad Korosu’nu dinledi, daha sonra metro ile İstanbul Havalimanı’na hareket etti.