Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli: “Dünya çam balı üretiminin yüzde 90’ını ülkemiz karşılıyor” Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli: “Dünya çam balı üretiminin yüzde 90’ını ülkemiz karşılıyor” için yorumlar kapalı 16679

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği arasında yapılan veri paylaşımı ve işbirliği protokolü imza törenine katıldı.

Kadim mesleklerden birisi olan arıcılığın tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yoğun ilgi gören tarımsal bir uğraş alanı olmaya devam ettiğini dile getiren Pakdemirli, dünya gıda üretiminin %90’ını sağlayan 82 bitki türünün %63’ünün tozlaşma için bal arılarına ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Bu anlamda arının geleceğinin gıdanın geleceği anlamına geldiğini ifade eden Pakdemirli, “Türkiye, bitki örtüsü, bitki çeşitliliği, iklimi, coğrafî yapısı ve koloni varlığı” bakımından tam bir arıcılık üssü. Anzer Balı gibi, Kestane Balı gibi, Sivas/Zara Balı, Hakkâri/Şemdinli Balı, Ardahan Çiçek Balı gibi dünyada eşi benzeri bulunmayan bal çeşitliliğine ve yüksek bal kalitesine sahibiz.” Dedi.

Bakan Pakdemirli, Türkiye’de coğrafi işaret tescilli 8 çeşit, coğrafi işaret başvurusu olan da 24 adet balın bulunduğuna dikkati çekti.

“ÜLKEMİZDE 10 BİN BİTKİ TÜRÜ BULUNUYOR”

Türkiye’nin bitki çeşitliliği bakımından zengin olduğunu belirten Pakdemirli, “Avrupa kıtasında 12.000 bitki türü varken, ülkemizde 3.000’i endemik olmak üzere yaklaşık 10.000 yerli bitki türü bulunmaktadır. Dünyada bilinen nektarlı bitkilerin dörtte üçü de, yine ülkemizde bulunmaktadır. Ülkemiz, dünya ballı bitkiler florasının ise %75’ine sahip. Bu sayı yaklaşık olarak 900’dür ve bu bitkilerin 50 ila 60’ı bal, nektar ve polen kaynağıdır.” İfadelerini kullandı.

“DÜNYA ÇAM BALI ÜRETİMİNİN YÜZDE 90’INI ÜLKEMİZ KARŞILIYOR”

Türkiye’nin çiçek, kestane, kekik, geven, narenciye, pamuk ve ayçiçeği gibi birçok özgün bal çeşidine sahip olduğunu dile getiren Pakdemirli, şunları kaydetti:

“8,1 milyon arılı kovan, 83 bin 210 arıcılık işletmesi ve 114 bin 471 ton bal üretimiyle ülkemiz, dünyada ikinci sırada yer almakta. Üretilen 114 bin 471 ton balın 30-40 bin tonu çam balı olmakta ve bunun 6 ila 8 bin tonu ihraç edilmektedir. Türkiye’de bal üretiminin yaklaşık %25’i çam balı niteliğinde olup doğrudan çam orman alanlarından elde edilmektedir. Dünya çam balı üretiminin %90’ını da, ülkemiz karşılamaktadır.”

“ARICILIĞIN ÜLKE EKONOMİSİNE KATKISI 160-190 MİLYAR LİRA”

Arıcılığın ülke ekonomisine önemli bir katkı sağladığına vurgu yapan Pakdemirli, “Arıcılık ürünlerinin yanında arılı kovan ve ana arı gibi materyallerin sağladığı ekonomik değerler de hesaba katıldığında bu sektörden elde edilen toplam gelir yaklaşık 16 milyar lira. Ülkemizde polenin Kilogramı 80-150 Lira, Propolisin Kilogramı 80 -200 Lira,Arı Sütünü Kilogram fiyatı 5 bin – 7 bin Lira arasında değişmektedir.Avrupa da ise polenin kilogramı 30 Euro, propolisin kilogramı 120 Euro, Arı Sütünü kilogram 150-300 Euro ve Arı zehirinin kilogramı 30 -300 Euro arasında olduğundan; ülkemizin arı ürünleri ticareti bakımından büyük bir avantaja sahip olduğu görülmektedir. Ayrıca; gelişmiş ülkelerdeki yapılan araştırmalar, arıcılığın Polinasyon yolu ile ekonomiye olan katkısının, bal ve balmumu gibi arı ürünlerinden elde edilen gelirin en az 10-12 katı olduğunu ortaya koymuştur. Bu duruma göre de; arıcılığın Türkiye ekonomisine yaklaşık 160-190 Milyar Lira gibi önemli bir katkısı olduğu sonucuna varılmaktadır.” Diye konuştu.

“SON 18 YILDA ARICILIĞA 676 MİLYON LİRA DESTEK VERDİK”

Bakanlık olarak, son 18 yılda, arıcılık faaliyetlerine 676,2 milyon lira destek sağladıklarını anlatan Pakdemirli, şunları dile getirdi;

“Bal Ormanı Eylem Planı kapsamında, 585 adet Bal Ormanını arıcılarımızın kullanımına sunduk, böylece üretimde yüzde 20 civarında bir artışın sağlanmasına katkıda bulunduk. ORKÖY kapsamında Modern Arıcılık Projesi uygulamasıyla ile; 5.952 aileye 136,3 Milyon Lira hibe desteği sağladık. TARSİM ile 59.193 adet arıcılık sigortası poliçesi ile 3,6 Milyar Lira değerinde arıcılık varlığını teminat altına aldık. Bu kapsamda, 20,6 Milyon Lira devlet prim desteği sağladık ve üreticilere 6,6 Milyon Lira hasar tazminatı ödedik. Tarımsal ürünlerin işlenmesi, depolanması ve paketlenmesi yanında, alet ekipman alımlarına da %50 oranında hibe desteği vermekteyiz. Yine bu kapsamda; 99 adet Projeye 24,8 Milyon Lira hibe desteği ödedik. Genç Çiftçi projesi ile 5.205 arıcılık projesine, 156,2 Milyon Lira hibe desteği sağladık. TKDK-IPARD kapsamında ise bugüne kadar, toplam yatırım tutarı 444 Milyon Lira, toplam hibe tutarı 209 Milyon Lira olan 2.419 proje ile sözleşme imzaladık. İşlemleri tamamlanan 2.156 projeye 176 Milyon Lira destek ödemesi yaptık ve bu hibeler sayesinde 404 Milyon Lira yatırım gerçekleştirdik. Bu ay içerisinde yayımlanan destek kararnamesi ile de, arıcılık faaliyetlerinde bulunan yetiştiricilerimizin kapasitelerini ve rekabet güçlerini artırmak amacıyla yüzde 50 oranında destek vereceğiz. 2020’de, arılı kovan ve damızlık ana arı desteklemesini sürdürüyoruz. Bu yıl için kovan başına 15 Lira, damızlık ana arı başına 80 Lira destekleme ödemesi yapacağız.”

Bu yıl devreye aldıkları Dijital Tarım Pazarı’nda (DİTAP) arıcılık ürünlerinin de sistem üzerinden işlem görmeye başladığını dile getiren Pakdemirli, arıcıları DİTAP’taki yerlerini almaya davet etti.

Son 5 yılda Türkiye genelinde arıcılık eğitiminde 2550 faaliyet yaptıklarını ve bu eğitimlerde 32 bin civarında kişiye eğitim verdiklerini anlatan Pakdemirli, arıcılık faaliyetlerinde kovan başı verimi arttırmak ve diğer arı ürünlerinden ekonomik olarak daha çok faydalanmak amacıyla da Ülkesel Arıcılık Projesi’ni hazırladıklarını söyledi.

Bakan Pakdemirli, ayrıca arıcılık faaliyetlerinin, bilimsel yaklaşım ve araştırmalarla dünya standartlarına ulaştırmak için de İzmir’de Arıcılık Araştırma Geliştirme ve İnovasyon Merkezi’ni kurduklarını dile getirdi.

“YAPILAN İŞBİRLİĞİYLE BALIN MİKTARI VE KALİTESİ ARTACAK”

2019 yılında gerçekleştirilen Tarım-Orman Şûrası kararlarından birinin de meteorolojik bilginin, üretimin her aşamasında kullanılmasıyla ilgili olduğunu ifade eden Pakdemirli, şöyle konuştu:

“Bu meteorolojik veriler sayesinde, biz de; üretim, ürün planlaması ve verilerin takibi ile tarımsal faaliyetlerin daha verimli gerçekleşmesini amaçlıyoruz. Bildiğiniz gibi 2018 yılı sonbaharında, ülkemizde koloni çöküşü olarak da ifade edilen, kitlesel bal arısı ölümleri yaşandı. Koloni çöküşleri sadece ülkemizde değil, dünyada da uzun yıllardır yaşanmaktadır. Bu durumun nedenlerini anlamak üzerine yapılan çalışmalarda ise genel kanaat meteorolojik parametrelerin, bazı parazitlerin ve kimyasalların etkili olduğu yönündedir. Biz de; meteorolojik parametrelerin bu kadar önemli olduğu arıcılık için en önemli üretici birliği olan 70 bin üyeli Türkiye Arı Yetiştiricileri Birliği ile işbirliği kararı aldık. Bu protokol sayesinde, Arıcılarımızın olumsuz meteorolojik durumdan daha az etkilenmeleri için; Meteoroloji Genel Müdürlüğü olarak 7/24 yaptığımız tahmin ve erken uyarılarımızla süreçte yer alacağız. Kuvvetli meteorolojik hadiselerle ilgili uyarılarımızı SMS ile arıcılarımıza direkt ulaştıracağız. Arıların beslenme sahasını ve arıcılarımızın konaklayacakları bölgeleri daha iyi tespit edebilmeleri için geçmiş yıla ait verilerimizi kendileri ile paylaşacağız. Paylaşılan bu bilgiler ile; sıcak hava ve soğuk hava dalgalarını, kuvvetli meteorolojik hadiselerin tahminini arıcılarımıza direkt ulaştıracağız. Böylece balın miktarına ve kalitesine katkı sağlamış olacağız.”

Previous ArticleNext Article

ERİMTAN MÜZESİ Gelenekten Geleceğe ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Belgeseline ev sahipliği yaptı. ERİMTAN MÜZESİ Gelenekten Geleceğe ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Belgeseline ev sahipliği yaptı. için yorumlar kapalı 23441

Ankara’nın en eski alışveriş mekanlarından ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Uluslararası Ahi Evren yılı ve Ahilik haftası dolayısıyla bir belgesele konu oldu.

Belgeselde, ÇIKRIKÇILAR yokuşu esnafı Ahilik geleneğinden örnekler vererek tarihi mekanın Türk Kültürü içindeki önemini anlattılar.

Belgeselin gösteriminden önce konuşmacılar Ahiliğin ritüellerinin ticaret hayatındaki yerini vurguladılar.

Belgesel, Ankara Kent Konseyi ve Ankara Ticaret Odası’nın ortaklaşa çalışmasıyla hayata geçirildi. Belgeselin ilk gösterimine Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran Eski bakanlardan İmren AYKUT ve Ankara Kalesi Derneği Başkanı ve eski milletvekili Şevket Bülent YAHNİCİ, çok sayıda Ankara’lı ve davetli katıldı.

Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel BARAN, konuşmasında amaçlarının sadece ticaret yapmak olmadığını, kültürel görevlerini yerine getirmek olduğunu da kaydetti. Gürsel Baran, daha sonra şunları söyledi; Eskiden işe girdiğimizde büyüklerimiz bize Ahiliğin öğüdünü verirdi. Derlerdi ki; elini, sofranı, kapını açık tut. Dilini, belini, gözünü bağlı tut. Ve Ahi Evran’ın temel prensipleri vardı. O temel prensiplerden de birkaç tanesini söyleyeyim; İyi huylu ve güzel ahlaklı olmak, işinde ve hayatında kin, haset ve gıybetten kaçınmak, ahdinde, sözünde ve sevgisinde vefalı olmak, gözü, gönlü ve kalbi tok olmak, şefkatli, merhametli, adaletli, faziletli ve iffetli olmak, cömertlik, ikram ve kerem sahibi olmak, alçak gönüllü olmak ve gururdan kaçınmak, gelmeyene gitmek, dost ve akrabaları ziyaret etmek, gönüllü olmak ve gururdan kaçınmak, maiyetindekileri ve hizmetindekileri korumak, aza kanaat edip çoğa şükretmek, feragat ve fedakarlığı daima kendi nefsinden yapmak. Bunların hepsi Ahiliğin belki de unutmaya yüz tutan değerleri. Ahilik sadece ticarette birtakım prensipleri ortaya koymadı. Aile nedir? büyük nedir? küçük nedir? ata nedir? dede nedir? saygı, sevgi nedir? Bunların tamamını Ahilik geleneğinden aldık biz. Ahilikten sadece ticaret öğrenmedik. Ahilik ticaretin kurallarını koydu ama bize değerler öğretti. Biz bu değerlerin yaşatılmasını istiyoruz.

Neden Çıkrıkçılar Yokuşu dedik? O günün şartlarında Ankara’nın Anafartalar’ı vardı, Çıkrıkçılar Yokuşu vardı, Samanpazarı, Hamamönü ve Bentderesi vardı.
Bunlardan bir tanesini seçecektik ve Çıkrıkçılar Yokuşu dedik.
Çıkrıkçılar Yokuşu hepinizin de bildiği gibi Ankara’nın ticaretinin önemli bir ayağının geçtiği yerdir. Ankara’nın ticareti orda dönerdi.

Ankara Kalesi Derneği Başkanı ve eski milletvekili Şevket Bülent Yahnici de ÇIKRIKÇILAR Yokuşu esnafının Ahilik geleneğinin ritüelleriyle dükkan açmasının Türk kültürü içindeki değerini belirtti.

Konuşmalardan sonra Belgeselde emeği geçenlere plaket takdimi yapıldı. Plaket töreninin hemen akabinde esnaf türkülerinin seslendirildiği bir konser verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan TİM Genel Kurulu’nda Konuştu Cumhurbaşkanı Erdoğan TİM Genel Kurulu’nda Konuştu için yorumlar kapalı 87010

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİM 28. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmak için sürekli yatırımı ve üretimi artırarak, teknolojiyi ve kaliteyi yükselterek, yelpazeyi genişleterek yoluna devam eden Türkiye’nin en önemli kozu ihracat gücüdür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Wyndham Grand Levent Oteli’nde düzenlenen Türkiye İhracatçılar Meclisi 28. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’ne katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına, ödülleri kazanan sektör birincilerini ve en yüksek ihracat yapan firmalar ile temsilcilerini tebrik ederek başladı.

“Yol, mücadele, dava ve kader arkadaşlarım olarak gördüğüm ihracatçılarımızın daima yanında oldum, olmayı sürdüreceğim” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kader arkadaşlığının en somut örneğini tüm dünyayı kasıp kavuran salgın döneminde hep birlikte yaşadıklarını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracatçıların bu sıkıntılı dönemde nasıl alın teri döktüklerinin, her türlü riski alarak ülkeden ülkeye nasıl koşturduklarının, ortaya koydukları gayretin yakın şahidi olduğunu dile getirerek, “Kendisi de ticaretten gelen birisi olarak bu işlerin öyle oturduğu yerden ahkâm kesmekle gerçekleşmeyeceğini, azim, gayret, kabiliyet, özveri, kararlılık gerektirdiğini çok iyi biliyorum. Biraz sonra bir çırpıda ifade edeceğimiz rakamların her kuruşunun, her sentinin nasıl kazanıldığının, bunun için hangi mücadelelerin verildiğinin, hangi emeklerin sarf edildiğinin takdirini ancak bunun derdiyle dertlenen yapabilir” diye konuştu.

“İHRACAT BAŞARIMIZ ÜLKEMİZ EKONOMİSİNİN YÜKSELEN GÜCÜNÜN SEMBOLÜDÜR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hep birlikte ülkenin ekonomisinin güçlenmesiyle diğer alanlarda hangi imkânlarla hangi hareket alanlarına kavuştuğunun gayet iyi farkında olduklarına işaret ederek, şunları kaydetti: “Bunun için de yaptığınız işi sadece para kazanmak olarak görmüyorum. Günümüzde artık ticaret sadece mal alıp, satmaktan ibaret bir hadise olmanın ötesinde misyonlara sahiptir. İhracatçılarımız gittikleri ülkelerde ticaretimizle beraber kültürel ve sosyal ilişkilerimizin de en önemli temsilcileridir. Sizler bu ülkenin ihracatçı sıfatı taşıyan uç beylerisiniz, elçilerisiniz, yeri geldiğinde serdengeçtilerisiniz. Rabbim hepinizden razı olsun.

Ülkemizdeki 27 sektörü, 61 ihracatçı birliğini ve 95 bini aşkın ihracatçıyı çatısı altında toplayan Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin amacı dış ticaret fazlası veren Türkiye hedefine ulaşmaktır. Türkiye İhracatçılar Meclisi bünyesinde somutlaşan ihracat başarımız ülkemiz ekonomisinin yükselen gücünün, artan itibarının, genişleyen etki alanının da sembolüdür. Nitekim sizlerin 5G diye ifade ettiği güçlü alt yapı, güçlü insan kaynağı, güçlü ihracat, güçlü ekonomi, güçlü Türkiye başlıkları bizim 2023 hedeflerimizin de özeti mahiyetindedir. Hatta biz biraz daha kısaltarak bu hedefleri ve daha fazlasını ‘Büyük ve Güçlü Türkiye’ başlığı altında topluyoruz.”

“İHRACATTAKİ BAŞARILARIMIZ MİLLÎ MOTİVASYON KAYNAĞIMIZ HÂLİNE GELDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İhracattaki başarılarımız artık millî motivasyon kaynağımız hâline geldi. Ülkemizin küresel fırsatları değerlendirme, tehditlere meydan okuma, hedeflerine bağlılığı, özellikle bu konudaki en önemli göstergelerden biri de ihracatımızdır” şeklinde konuştu.

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde temsil edilen iş dünyasının son 12 ayın 10’unu rekorlar kıran bir başarıyla kapatarak bu güvenin ne kadar isabetli olduğunu gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Artık Türkiye dünya ihracatında yüzde 1 pay seviyesine ulaşarak kritik eşiği yakaladı. Küresel İnovasyon Endeksi’nde sürekli yukarı çıkması bu başarının tesadüf değil, samimi ve yoğun bir gayretin eseri olduğunu açıkça gösteriyor. Gençlerimizin girişimciliğe yönelmelerinde dünyaya bu gözle bakarak vizyonlarını genişletmelerinde, donanımlarını güçlendirmelerinde, cesaretlerini artırmalarında ihracatçılarımızın büyük katkısı var. Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmak için sürekli yatırımı ve üretimi artırarak, teknoloji ve kaliteyi yükselterek, yelpazeyi genişleterek yoluna devam eden Türkiye’nin en önemli kozu ihracat gücüdür. İşte bunun için ihracatçı sayımızı önce 150 bine, ardından 300 bine yükseltmeyi hedefliyoruz. Ancak bu şekilde son 20 yılda aylık ortalama yaklaşık 3 milyar dolardan 20 milyar dolara çıkardığımız ihracatımızı ve ihracatçı sayımızı yeniden aynı oranlarda artırabiliriz. İhracatımız içindeki yüksek teknolojili ürünlerin payının, 1 milyar dolar ve üzeri ihracat yapan firma sayısının, firma başına düşen istihdam rakamının, her geçen yıl artması doğru yolda ilerlediğimizi gösteriyor.”

“KİMSE BİZİ HEDEFLERİMİZİ GERÇEKLEŞTİRMEKTEN ALIKOYAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl ilk bin ihracatçı firma arasına 50 farklı ilden temsilcinin girmesinin artık ihracatın ülke geneline köklü ve kalıcı bir şekilde yayıldığının işareti olduğunu kaydetti. Bu tabloların şekillenmesinde ve bugünkü seviyeye ulaşmasında TİM’in büyük katkıları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin kalkınması, milletin refahı için çalışan iş insanları ürettikçe, ihraç ettikçe, istihdam sağladıkça hep birlikte gelecekte çok daha güvenle bakabilecek bir yere doğru gidildiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hiç kimsenin bu güzel muhabbet iklimini bozmasına, bu yükselişi durdurmasına, bizi hedeflerimizden uzaklaştırmasına izin vermedik, vermeyeceğiz. Bölgemizde yaşanan siyasi, ekonomik, sosyal krizleri, güvenlik sorunlarını sınırlarımızdan içeriye taşımaya çalışanlara müsaade etmedik, etmeyeceğiz. Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırmamızı, 2053 ve 2071 vizyonlarını geleceğimizin pusulası hâline dönüştürmemizi engellemek isteyenleri hep hüsrana uğrattık, uğratmayı sürdüreceğiz. Milletimizle ve iş dünyasıyla birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi muhafaza ettiğimiz sürece Allah’ın izniyle kimse bizi hedeflerimizi gerçekleştirmekten alıkoyamaz.”

“İHRACATIN İTHALATI KARŞILAMA ORANI YÜZDE 85 SEVİYESİNE ÇIKTI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl ihracatta salgın şartlarına rağmen çok iyi bir performans yakalandığını belirterek, şöyle konuştu: “Hamdolsun bu yıl çok daha iyi bir seviyedeyiz. Aylık, altı aylık ve 12 aylık bazda Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamlarına bu yıl ulaştık. Mesela 12 aylık ihracatımız ilk defa 200 milyar dolar eşiğini aşarak 17 Eylül itibarıyla 211 milyar dolarla rekor kırdı. Ağustos ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 52’lik bir artışı ifade eden 19 milyar dolarla bu ayın tüm zamanlardaki rekorunu elde ettik. Eylül ayında da 20 milyar doları bulacağımızı ümit ediyoruz. Daha önemlisi ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 85 seviyesine çıkmış olmasıdır. Geçmişte yüzde 55’ler düzeyine kadar inen bu oranın geldiği seviye Türk ekonomisinin ve ihracatının ne kadar sağlıklı yol aldığının işaretidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikinci çeyrekte yüzde 21,7 gibi rekor bir büyüme kaydeden Türkiye ekonomisinin bu başarısına mal ve hizmet ihracatının katkısının 10,8 puan olduğunu dile getirerek, net ihracatın büyümeye katkısının da 6,9 puan olarak gerçekleştiğini vurguladı.

Bu oranın son 23 yıldır açıklanan büyüme rakamlarına, en yüksek ihracat katkısı olarak kayıtlara geçtiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada Türkiye’nin ihracattaki bu yükselişiyle karşılaştırılacak pek az örnek olduğunu kaydetti.

İhracatçıların yazdığı bu başarı hikâyesini daha da ileri taşıdıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakın coğrafyalarda yoğunlaşan ihracat ağını çok daha uzak coğrafyalara doğru genişlettiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar ihracatın üçte ikisini menzili 2 bin kilometre olan ülkeler oluşturduğunu belirterek, “Artık 8 bin kilometre menzili hedef olan uzak ülkeler stratejisini hayata geçiriyoruz. Amacımız uzak coğrafyalardaki ülkelerin ithalatlarında ülkemizin payını dört kat artırmaktır. Bu doğrultuda 84,5 trilyon dolar büyüklüğüyle dünya ekonomisinin yüzde 64’ünü oluşturan 17 ülkeye ihracatımızı 81,5 milyar dolara çıkarmak için hazırladığımız eylem planını önümüzdeki günlerde açıklıyoruz” ifadelerini kullandı.

“İHRACATI GELİŞTİRME FONU İLE İHRACATÇILARIMIZA SAĞLADIĞIMIZ DİĞER DESTEKLERE İLAVE BİR FİNANSMAN KAYNAĞI OLUŞTURUYORUZ”

İhracatçılarla yeni kıtalara ve yeni fırsatlara doğru ilerleyecek bir döneme girildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni fırsatlar ve yeni atılımların beraberinde yeni ihtiyaçları da getirdiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hedeflere ulaşabilmek için bu yeni ihtiyaçları karşılayacak yeni imkânlar geliştirilmesi gerektiğini dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bugün burada artan ihracatımızın hızına uygun finansmanı sağlayacak yeni bir mekanizma kurmakta olduğumuzun müjdesini sizlerle paylaşmak istiyorum. Kuracağımız İhracatı Geliştirme Fonu ile ihracatçılarımıza sağladığımız diğer desteklere ilave olarak sadece sizlerin erişimine açık bir finansman kaynağı oluşturuyoruz. Türkiye İhracatçılar Meclisi ve ihracatçı birliklerimizin katkılarıyla oluşacak bu fon sayesinde ihracatçılarımızın finansmana erişiminde teminat sorunu ortadan kalkacaktır. İhracatı Geliştirme Fonu’nun şimdiden ülkemize ve sizlere hayırlı olmasını diliyorum. Ayrıca EximBank’ı, sermayesini de arttırarak yeniden yapılandırıyor daha işlevsel, daha güçlü hâle getiriyoruz. Böylece nitelikli insan kaynağını arttırmak, rekabetçi ve verimli teknolojik bir altyapı oluşturmak suretiyle ihracatçılarımızın teknik bilgi birikiminin güçlenmesini sağlayacağız. Bu şekilde başlayacak dönüşüm, ihracatçılarımızın hizmet standartlarını ve iş yapma deneyimlerini olumlu yönde geliştirirken, bürokrasiyi azaltacak ve kaynakların verimli kullanımını temin edecektir.”

“İSTANBUL’U FUAR MERKEZİ HÂLİNE GETİREREK, KÜRESEL TİCARETİN KALBİ KONUMUNA ÇIKARMAKTA KARARLIYIZ”

Bugün paylaşacağı bir başka müjdenin de İstanbul’u, ülkenin kapasitesine uygun bir fuar merkezine kavuşturmak için atacakları adım olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yönetiminde ihracatçıların tek çatı kuruluşu Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin de yer alacağı bu fuar merkezini en kısa sürede ülkeye kazandıracaklarını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asya, Avrupa ve Afrika’nın buluşma noktası İstanbul’u fuar merkezi hâline getirerek, küresel ticaretin kalbi konumuna çıkarmanın kendileri için bir kararlılık olduğunu belirtti.

Türkiye’nin yaklaşık iki asrı bulan demokrasi ve kalkınma arayışlarında tarihinin en zirve noktasında bulunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sanayi Devrimi’ni kaçıran, bilgi ve teknoloji devriminde yeteri kadar hızlı davranamayan bir ülke olarak küresel, siyasi ve ekonomik sistemin yeniden yapılanma sancılarını yaşadığı şu dönemi en iyi şekilde değerlendireceklerini vurguladı.

Geçen 19 yılda kurdukları güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısı sayesinde, büyük ve güçlü Türkiye hedefi doğrultusunda kararlı adımlarla ilerleyebildiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstikrar ve güven iklimini, vesayetin oyunlarına, terör örgütlerinin saldırılarına, darbe girişimlerine, nice iç ve dış tuzağa rağmen koruyarak bugünlere geldik” dedi.

“Salı günü Amerika’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda da ifade edeceğim gibi önümüzdeki dönemde yeni küresel sistemde hak ettiğimiz yeri almak için üzerimize ne düşüyorsa yapmakta kararlıyız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi, bize bu konuda ihtiyacımız olan yönetim kapasitesini sağlamıştır. İş dünyamızın da küresel ekonominin yeni taleplerine ve yönelimlerine hızla cevap verebilecek kabiliyete sahip olduğuna ben yürekten inanıyorum. İhracatçılarımız bu yeni dönemin de lokomotifleri olacaktır. Türkiye’yi nasıl 2023 hedeflerine beraberce ulaştıracaksak, 2053 ve 2071 vizyonlarının da ana taşıyıcılarından birinin sizler olacağından hiç şüphe duymuyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İhracatın Şampiyonları Ödülü’ne layık görülen firmaları ve iş insanlarını tebrik ederek, bundan sonraki süreçte de başarılarının devamını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, ressam İsmail Acar tarafından resmedilen tabloyla “Türkiye’nin ilk bin ihracatçısı” kitabı takdim edildi. Türkiye’nin 2020 yılında en çok ihracat yapan firmalarına ödülleri de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından verildi. Ödül alan firma temsilcileri Cumhurbaşkanı Erdoğan ve katılımcılarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

EN FAZLA İHRACAT YAPAN İLK 10 FİRMA
Türkiye’de 2020 yılında en fazla ihracat yapan ilk 10 firmaya ödülleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından takdim edildi. Geçen yıl en fazla ihracat gerçekleştirerek ödül alan ilk 10 şirket sırasıyla; Ford Otomotiv Sanayi, Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, Oyak-Renault Otomobil Fabrikaları, Vestel Ticaret, Kibar Dış Ticaret, Arçelik, TGS Dış Ticaret, Tofaş Türk Otomobil Fabrikaları, Türkiye Petrol Rafinerileri ve Mercedes-Benz Türk oldu.