HAK-İŞ “emek” temalı fotoğraf yarışması ödülleri sahiplerini buldu HAK-İŞ “emek” temalı fotoğraf yarışması ödülleri sahiplerini buldu için yorumlar kapalı 23645

HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından bu yıl ilki gerçekleştirilen Emek Temalı Fotoğraf yarışması ödül töreni, 24 Aralık 2020 tarihinde HAK-İŞ Genel Merkezinde Kovid-19 salgını ile mücadele kapsamındaki tüm tedbirlere uyarak, sınırlı sayıda katılımcıyla gerçekleştirildi.

Ödül törenine, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Özgül Özkan Yavuz, HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcıları Dr. Osman Yıldız ile Av. Hüseyin Öz, Genel Sekreter Yardımcıları Eda Güner ve Erdoğan Serdengeçti, HAK-İŞ Kültür-Sanat Komite Başkanı Birsen Çiçek Odabaşı, HAK-İŞ’e bağlı sendikaların genel başkanları ve yönetim kurulu üyeleri ve basın mensupları katıldı.

“Emeği Ödüllendirmek İstiyoruz”

Genel Başkanı Mahmut Arslan, “Bu yıl ilk defa gerçekleştirdiğimiz fotoğraf yarışmamızın beklentimizden çok ilgi görmesinden son derece mutluyum. Yarışmamızın altyapısıyla ilgili yoğun bir çalışma yapıldı. Bu tür sanat ve kültür etkinlikleri ile 5 dakikada izlediğimiz bir filmin, bir fotoğraf karesinin arkasında büyük bir emeğin olduğunu görüyoruz. Biz de tam olarak buna noktaya dokunmak istiyor, bunu ödüllendirmek istiyoruz. Yarışmamıza katkı veren, katılan, fotoğraf çekerek bizimle paylaşan bütün arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Fotoğrafçıların kadrajlarını emeğe yöneltmeleri bizler için çok kıymetli ve çok değerli. Önümüzdeki dönemlerde bu etkinliklerimizi daha da güçlendirerek devam ettireceğiz” dedi.

HAK-İŞ Konfederasyonu’nun salgın nedeniyle etkinliklerini eksiksiz ama dar kapsamlı sürdürdüğünü belirten Arslan, bu yıl ilki düzenlenen fotoğraf yarışması ile çok değerli ve kıymetli bir etkinliği daha gerçekleştirmenin gururunu yaşadıklarını ifade etti.

“HAK-İŞ İşini Ciddiye Alan Bir Kuruluş”

HAK-İŞ Konfederasyonu’nun bu yıl 45. Kuruluş yıldönümünü kutladığını anımsatan Arslan, “HAK-İŞ işini ciddiye alan bir kuruluş. Bu yıl 22 Ekim’de 45. yaşımızı kutladık. Mütevazı bir toplantı ile 45 yıllık tarihimize baktığımız zaman konfederasyonumuzun kuruluşundan bugüne kuruluş anlayışını, ilkelerini ve felsefesini terk etmeden aynı istikamette ama yeni yollar açarak çalışanlara, ülkemize ve dünyaya doğru bir şekilde anlatmanın mücadelesini yapıyoruz” dedi.

“Sendikal Mücadeleyi Kültür-Sanatla Buluşturuyoruz”

Türkiye’deki sendikal mücadeleyi kültür ve sanatla ete kemiğe büründürmeye çalıştıklarını ifade eden Arslan, “Bizim yerli ve milli bir sendikal anlayışı temsil ettiğimiz konusundaki iddiamız gereği bu toprakların müktesebatını, tarihimizi, kültürümüzü, medeniyetimizi, değerlerimizi içine alan bir sendikal mücadeleyi ete kemiğe büründürmenin çabası içerisindeyiz. Bu toprakların mayası ile mayalanmış, aynı zamanda evrensel, yerli ve milli bir duruşu temsil eden HAK-İŞ Konfederasyonumuz her alanda örnek ve özgün projeleri yapıyor” sözlerine yer verdi.

“En İyi, En Özgün Olanı Yapma Gayretindeyiz”

HAK-İŞ Konfederasyonu’nun her alanda en iyisini yapmak, en özgün olanını seçmek, bunları gerçekleştirirken emek hareketinin bir temsilcisi olduğunu unutmadan, HAK-İŞ değerleriyle birlikte, toplumla kucaklaşarak yapmanın mutluluğunu yaşadığını vurgulayan Arslan, “Yaptığımız bütün etkinlikler, çalışanlarımızın beğenisinden de öte, toplumumuzun büyük bir kesiminin mutabakatı ile desteklenen faaliyetler olduğu için bizleri çok mutlu ediyor” dedi.

“Sendikal Mücadeleyi, Kültür-Sanat Faaliyetleriyle Güçlendirmek İstiyoruz”

Arslan, “Mevcut sorunlarımızın çözümü için kültür ve sanattan yararlanmak istiyoruz. Belki bizim saatlerce konuşacağımız konuşmalarda, konferanslarda vereceğimiz mesajı 5 dakikalık bir kısa filmde fazlasıyla verebiliriz. Belki saatlerce anlatmak istediğimiz bir konuyu 1 fotoğraf karesiyle topluma anlatabiliriz. Kültür-sanat faaliyetleri sendikal mücadeleyi daha güçlendirecek ve daha da ileriye taşıyacak bir alandır. Sendikal mücadeleyi güçlendirmek ve daha ileriye taşımak için bu alandan yararlanabiliriz. HAK-İŞ olarak sendikal mücadeleyi, kültür ve sanat faaliyetleriyle güçlendirmek istiyoruz. Bunun için de çalışanlarımızın, üyelerimizin bu işe katılmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.

Kültür Bakanlığı’nın HAK-İŞ’in yaptığı faaliyetlere gösterdiği ilginin kendilerini motive ettiğini dile getiren Arslan, “Devletimizin, hükümetimizin ve Bakanlığımızın yaptığımız faaliyetlere ilgi göstermesini, destek vermesini, etkinliklere katılarak bizleri onurlandırmasını çok değerli buluyoruz. Sayın Bakan Yardımcımızın Pandemi döneminde etkinliğimize teşrif ederek bizi onurlandırmasından dolayı kendisine teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“HAK-İŞ Pek Çok Önemli Kültürel Projeyi Hayata Geçiriyor”

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Özgül Özkan Yavuz, “Türkiye’de emeğin en büyük temsilcisi olan HAK-İŞ Konfederasyonumuzun bu yıl ilk defa gerçekleştirdiği Emek Temalı fotoğraf Yarışması ve sergisinin açılış töreninde sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. HAK-İŞ emeğin temsili, üyelerinin sendikal haklarının takibi ve hukuklarını korumanın yanında, bünyesindeki komiteler aracılığıyla ilgiyle takip ettiğimiz ve zaman zaman Bakanlık olarak desteklediğimiz pek çok önemli kültürel projeyi hayata geçiriyor” diye konuştu.

“HAK-İŞ’in Projelerini Desteklemekten Mutluluk Duyuyoruz”

Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak kültür ve sanatı toplumun her kademesine yayabilmek için örtüşen çabalara değer verdiklerini söyleyen Yavuz, “HAK-İŞ’in bu alandaki projelerini desteklemekten ve işbirliği yapmaktan mutluluk duyuyoruz. Uluslararası Ebru Buluşması ve hepimizin bildiği ve ilgiyle takip ettiği emeğe saygı temasıyla bu yıl 9’uncusu gerçekleştirilen HAK-İŞ Uluslararası Kısa Film Yarışması Ödül töreni bakanlık olarak destek verdiğimiz ve Pandemi şartlarında dahi başarıyla gerçekleştirilen etkinliklerden birisi olmuştur. Bu faaliyetlerde emeği geçen ve destek veren herkesi tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Emek Veren Herkesi Tebrik Ediyorum”

Yavuz, “Her platformda sanatın her alanının güçlendirilmesi ve geliştirilmesine katkı sağlamanın, sanatçılarımıza ve yediden yetmişe sanata gönül vermiş herkesi desteklemenin ve onları teşvik etmenin önemine inanıyoruz. HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından düzenlenen fotoğraf yarışmasına katılan 600 fotoğraf emekçisini, sergilenen ve ödüle layık görülen eser sahiplerini, projenin her aşamasında emeği geçen arkadaşlarımızı ve başta HAK-İŞ Genel Başkanı olmak üzere HAK-İŞ Kültür Sanat Komitesi çalışanlarımızı, Bakanlığımız ve şahsım adına yürekten tebrik ediyor, katılımları için teşekkür ediyorum” sözlerine yer verdi.

“Fotoğraf Yarışmamız İlgiyle Karşılandı”

HAK-İŞ Kültür-Sanat Komite Başkanı Birsen Çiçek Odabaşı, HAK-İŞ Kültür-Sanat Komitesi olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla HAK-İŞ Kısa Film Yarışması ve ebru projesinin ardından Emek Temalı Fotoğraf Yarışmasını hayata geçirdiklerini söyledi.

Emek Temalı Fotoğraf yarışmasına fotoğraf sanatçılarının, fotoğrafa gönül verenlerin kadrajını emeğe çevirmesi umuduyla bir başlangıç yaptıklarını vurgulayan Odabaşı, “Bütün altyapısını kendi bünyemizde hazırladığımız yarışmamız, fotoğraf sanatçıları, amatör fotoğrafçılar ve fotoğraf tutkunları tarafından ilgiyle karşılandı” dedi.

“Güzel Bir Başarı Yakaladık”

Emek Temalı Fotoğraf Yarışmasına, fotoğraf sanatçıları, amatör fotoğrafçılar ve fotoğraf çekmeyi tutku haline getirmiş olan ve emeği merkezine alan 600’e yakın fotoğrafla başvuruda bulunulduğunu söyleyen Odabaşı, “Fotoğraf sanatında ‘Emek’ temalı bakış açısının yaygınlaştırılması, emeğin sanatsal dünyadaki karşılığını bulması, kamuoyunda emek fotoğrafları aracılığıyla bir farkındalık oluşturulması amacıyla çıktığımız yolda güzel bir başarı yakaladık” dedi.

Konuşmaların ardından Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Özgül Özkan Yavuz’a Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ tarafından Hatay Ormanları Ağaçlandırma Arazisine, adına yapılan fidan bağışı sertifikasını, Kültür Sanat Komite Başkanı Birsen Çiçek Odabaşı da HAK-İŞ Emek Temalı Fotoğraf Yarışmasında dereceye giren ve sergileme ödülü alan fotoğraflardan oluşan Kataloğu takdim etti.

Ödüller Sahiplerini Buldu

Emek temalı fotoğraf yarışmasında ödüle layık görülen fotoğraf sanatçılarına ödülleri Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Özgül Özkan Yavuz ve Genel Başkanımız Mahmut Arslan takdim etti.

Yarışmada, Dalgalanan Bayrağımız fotoğrafıyla birincilik ödülünü Sabahattin Özveren adına Mert Demir, Oltu Taşı fotoğrafıyla ikincilik ödülünü Uğur Sağıroğlu, Emekçi Anne fotoğrafıyla üçüncülük ödülü İlham Kazdal, Kamış Biçen Kadın fotoğrafıyla özel ödülü Abdurrahman Çetin aldı.

Törenin ardından HAK-İŞ Emek Fotoğrafları sergi açılışı gerçekleştirildi. Açılışın ardından yarışmaya katılarak ödül alan ve sergilenmeye hak kazanan fotoğraflar gösterime açıldı.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti için yorumlar kapalı 99868

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti.

Ertuğrul Gazi Türbesi Saygı Nöbeti timindeki alpları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Takımı’nın gösterisini de izledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da eşlik etti.

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı için yorumlar kapalı 111218

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî öneme sahip yeni bir eser kazandırmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşadığını söyledi.

Kâğıthane istasyonundan başlayıp İstanbul Havalimanı’na kadar uzanan 34 kilometre uzunluğundaki sekiz istasyonlu metro hattının İstanbul’a ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Günde 800 bin yolcu kapasiteli bu metro hattı sayesinde Kâğıthane’den İstanbul Havalimanı’na 24 dakikada ulaşılabilecek. Metro hattımızı söz verdiğimiz şekilde İstanbul’un hizmetine bir an önce sunabilmek için aynı anda 10 tünel delme makinesi birden kullandık. Kendi içinde pek çok rekora imza atılan metromuzun inşaat süreci, yerli ve millî mühendislik başarılarıyla dopdolu, gurur verici bir eserin ülkemize kazandırılması hikâyesidir. TRT’mizin belgeselleştirdiği bu hikâyeyi akşam ekranlardan seyredebilirsiniz. Bundan 3 yıl önce ilk kaynak törenine, birkaç ay sonra tünelin Gayrettepe’ye ulaşma sevincine, yaklaşık 1,5 yıl önce ilk tek sürüşüne şahitlik ettiğimiz metromuzu bugün hizmete veriyoruz.”

“TÜRKİYE METRO HATTI İNŞASINDAKİ GÜCÜNÜ VE KABİLİYETİNİ TÜM DÜNYAYA İSPATLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan metro hattını Kâğıthane’de Mahmutbey metrosuyla entegre ettiklerine dikkati çekerek, birkaç ay içinde bu hattı Zincirlikuyu metrobüs durağıyla da birleştireceklerini ifade etti.

Hızlı tren konforuyla işleyecek bu metronun sinyalizasyon sisteminin TÜBİTAK işbirliğiyle ASELSAN tarafından gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Metroda çalışacak yerli tasarım ve üretim araçları da yine yerli bataryayla görev yapacak. Türkiye bu projeyle metro hattı inşasındaki gücünü ve kabiliyetini tüm dünyaya ispatlamıştır. Aynı şekilde İstanbul Havalimanı’ndan başlayıp Arnavutköy’den Halkalı’ya inecek metro hattı projemizdeki çalışmalar da süratle devam ediyor. Bunların yanında Bakırköy-Bağcılar, Başakşehir-Kayaşehir, Kazlıçeşme-Sirkeci, Altunizade-Bosna Bulvarı hatlarındaki çalışmalarımız sürüyor. Tüm bu projeleri tamamladığımızda İstanbul’un raylı sistem ağını 380 kilometrenin üzerine çıkarmış olacağız. İstanbul’da ilk metro hattının işletmeye açıldığı 1989 yılından sonra en büyük projeler bizim dönemimizde başladı ve sonrasında devam ettik. Son yıllarda devreye giren metro hatlarının da neredeyse tamamı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca inşa edilen projelerdir. Hâlen çoğunluğu yine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız tarafından yürütülen projeleriyle İstanbul, dünyada en fazla raylı sistem inşası yapılan şehirlerarasında ilk sırada bulunuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, metro hatlarının hızlandırılması ve yaygınlaştırılması konusunda gayretlerini asla unutamayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılında hizmete giren Üsküdar-Çekmeköy sürücüsüz metro hattının bu alanda Avrupa’nın en büyük, dünyanın üçüncü büyük kapasiteli projesi seçildiğini belirterek, “Üstelik İstanbul’da bunun gibi 10 ayrı sürücüsüz metro hattı bulunuyor. Gerçi ülkemizde siyaset yapan birilerinin ne İstanbul’dan ne İstanbul’un sahibi olduğu altyapıdan ne de teknolojinin geldiği seviyeden haberleri var. Kâğıthane’ye ‘Kâğıttepe’ diyenlerden, Paris’i bildikleri kadar İstanbul’u bilmeyenlerden fazla bir şey de beklemiyoruz. Bunlar Türkiye’yi de İstanbul’umuzu da tanımıyorlar, bilmiyorlar. Kendi ülkelerinde adeta yabancı bir turist gibi yaşıyorlar. Ama onların bu cehaleti, hakikatleri ortadan kaldırmıyor. Onların bu trajikomik hâlleri bizi asla rehavete sevk etmiyor. Biz onlara rağmen İstanbul’un trafik sorununu raylı sistemlerle çözme sözümüzü adım adım yerine getiriyoruz” diye konuştu.

“ÖNEMLİ PROJELERİMİZİN MERKEZİNE HEP İSTANBUL’U YERLEŞTİRDİK”

Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro inşaatında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul’a belediye başkanı olduğumuzda ‘Ne kandıranlardan ne kandırılanlardan olacağız’ demiştik. Hatırlıyorsunuz değil mi? Sevdamız, aşkımız, gönül tahtımızın sultanı, efsunlu güzelliklerin şehri aziz İstanbul’a karşı her zaman samimi olduk, hasbi olduk, harbi olduk. Fatih’in emaneti, bu mübarek şehre karşı mahcup olmaktansa, değil siyasette fedakârlık yapmayı, gerekiyorsa can vermeyi tercih ederiz. Rabbimden, bize de üstat gibi ‘O manayı bul da bul. İlle İstanbul’da bul’ demeyi hep temenni ediyoruz. Yine üstadın ifadesiyle ‘Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar. Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar’.”

İstanbul’u her alanda hak ettiği seviyeye çıkarmak için başbakan ve cumhurbaşkanı olarak gece gündüz çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimin sorumluluğunda olduğuna bakmadan bu şehrin her meselesiyle yakından ilgilendiklerini, her projesini takip ettiklerini ve her sıkıntısına çözüm aradıklarını dile getirdi.

Millî iradenin üstünlüğüne olan saygıları gereği hangi belediyenin kimde olduğuna bakmadan, şehrin tamamına hizmet verecek eserleri birer birer hayata geçirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul konumu ve sahip olduğu potansiyeliyle Türkiye’nin en kıymetli hazinesi, en bereketli kaynağı, en dinamik şehridir. Ülkenin ortak değeri olan bu şehri her türlü mülahazanın ötesinde söylüyorum, kimsenin insafına bırakamayız. Bunun için hükûmetlerimiz döneminde önemli projelerimizin merkezine hep İstanbul’a yerleştirdik. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan tarıma, diplomasiye, bütün bu adımları kültür sanatta kararlılıkta attık” açıklamasında bulundu.

“İSTANBUL’U, TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLAYACAK YATIRIMLAR YAPTIK”

İstanbul’u, Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak yatırımlar yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin çok eskilere dayanan yapısal sorunlarını, önümüze çıkardığı zorlukları birer birer aşarak yolumuza devam ettik” sözlerini sarf etti.

Deprem başta olmak üzere tüm afetlere hazırlık için kapsamlı adımlar attıklarını, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla hem İstanbullunun haklarını gözetecek hem şehrin geleceğini inşa edecek projeler yürüttüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, raylı sistem öncelikli ulaşım projeleriyle şehri kilitlenip kalmaktan kurtardıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle, diğer yandan İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü’yle şehre yeni nefes kanalları açtıklarını aktardı.

Asrın projesi olan Marmaray ve Avrasya Tüneli’yle başlattıkları ulaşım atılımlarını kesintisiz sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, bunlar Boğaz’ın altından Marmaray’ı geçirebilirler miydi ya? Bir tanesi ne diyor? ‘Bunda diyor sürücü yok mu?’ Biz zaten 10 adet sürücüsüz metro adımını attık, ama bunların haberi yok. Ne diyor birisi de? ‘Bunları galiba Paris’te filan yapmışlar’ diyor. İstanbul’la Paris’in mukayesesini yapıyor. Paris’te metroda damdan sular akıyor sular. Bizimkiler pırıl pırıl, tertemiz. Haberleri yok” dedi.

Şehrin içindeki tıkanma noktalarını belirleyerek her biri için ayrı çözümler ürettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayata geçirdiğimiz her çalışmada sadece bugünkü ihtiyaçları değil, şehrin geleceğini de göz önünde bulundurduk. Havalimanının Yeşilköy’den bugünkü bulunduğu yere taşınması da bu kapsamda attığımız adımlardan biridir. Devletimizin kasasından 1 kuruş çıkmadan yapılan İstanbul Havalimanı bugün Avrupa’nın en yoğun, dünyanın en iyi havalimanları arasında ilk sırada yer alıyor. Bay Kemal ne diyor? ‘Bize 1 kuruşsuz yaptığınız bu yatırımları anlatın’ diyor. Ya neyi anlatacağız? Ya biz ne diyoruz? Bak PPP. Yani Kamu-Özel İşbirliği yatırımıdır bunlar. Buna millî bütçeden bir kuruş vermeden biz bu yatırımları yaptık, yapıyoruz, yapacağız. İGA’yı böyle yaptık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü böyle yaptık. Osmangazi Köprüsü’nü böyle yaptık. Ama siz bunları öğrenene kadar çok zamanlar geçecek. Bunlara bol bol fırın ekmek yedirmek lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan metro hattıyla havalimanına hızlı ve kolay ulaşım ihtiyacının karşılanacağını kaydederek, “Hâlen inşası süren metro hatlarını da devreye aldığımızda İstanbul’un raylı sistemlerle ulaşılamayan hiçbir köşesi kalmıyor. Böylece İstanbul büyüklüğündeki bir dünya şehrinin sürdürülebilirliği için hayati öneme sahip bir eksiğini daha gidermiş oluyoruz. Dünyanın turizm, ulaşım, finans, kültür, sanat, spor, eğitim, sağlık merkezi olma yolunda hızla ilerleyen İstanbul için aşkla çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah Kanal İstanbul Projesi ile şehrimize yeni bir soluk borusu daha açarak, hem boğazın yükünü hafifletecek hem İstanbul’un marka değerini yükselteceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı görevine geldiği 1994 yılından beri İstanbul için attıkları her adıma, başlattıkları her projeye yapılan itirazlara dikkati çekerek, “Eğer biz bunlara kulak vermiş olsaydık, bugün İstanbul Marmaray’sız Avrasya’sız, Yavuz Sultan Selim’siz, Osmangazi’siz, metrosuz, yolsuz, susuz bir şehir olarak kalacaktı” diye konuştu.

Belediye başkanı olarak 1994 yılında İstanbul’da göreve geldiği yıllara işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İstanbul’un suyu var mıydı? Kimden devralmıştık? CHP’den. Çöp dağları var mıydı? Suyu, 110 kilometreden dağları delerek İstanbul’a getirdik. Nereden? Istranca Dağları’ndan. Çöpleri kaldırdık mı? Kaldırdık. CHP nedir? Çöp demektir. Çöp, çukur, çamur. Ve hatırlayın, Ümraniye çöplüğündeki patlamayı, 39 vatandaşımız orada öldü. Hâlâ bir CHP konuşuyor. Neyi konuşuyorsun? Ve bütün bunlarla beraber her ne yaptıysak İstanbul’u çirkin binalara ve yetersiz altyapıya mahkûm etmek isteyenlere rağmen yaptık. Kanal İstanbul’u da inşallah bu şekilde hayata geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda Türkiye’nin diğer 80 vilayetiyle birlikte İstanbul’a kazandırdıkları her eseri ve hizmeti Türkiye Yüzyılı’nın önsözü, girizgâhı, altyapısı olarak gördüklerini belirterek, bu güçlü altyapının üzerinde Cumhuriyet’in yeni yüzyılını, Türkiye Yüzyılı hâline dönüştürmek istediklerini anlattı.

Ülkenin son bir asırda yeni devletin kurulmasının yanında çok ciddi inişler çıkışlar da yaşadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Darbelerin, vesayetin, terörün, siyasi ve ekonomik krizlerin, sosyal gerilimlerin ve hatta çatışmaların hiçbirinin kendi tabii mecrasında ortaya çıkmadığına inanıyoruz. Bunların her biri, ülkemizin kalkınmasını, gelişmesini, büyümesini durdurmak, en azından yavaşlatmak için hazırlanan senaryoların birer parçasıydı. Maalesef her dönem ülkemiz içinden birileri de bu senaryolara gönüllü şekilde veya farkında olmadan alet edilmiştir. Milletimizin iradesini temsil görevi verdiği siyasetçilerin çoğu da kimi korkusundan, kimi çıkar ortaklarından, kimi kifayetsizliğinden bu gidişe ‘dur’ diyememiştir.”

“VATANIMIZIN BÜTÜNLÜĞÜNE GÖZ DİKENLERE DÜNYAYI DAR ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in 14 Mayıs 1950’de “Yeter söz milletindir” diyerek başlattığı demokrasi devriminin, tarihlerinde ayrı bir yerinin olduğunu anımsatarak, “Her ne kadar sonu idam sehpasına çıkmış olsa da millî iradenin üstünlüğü esasına dayalı bu haykırış, daha sonra pek çok insana da ilham ve cesaret vermiştir. Biz de 20 yıl önce ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımızda ‘yeter söz de karar da milletindir’ diyerek, bu kutlu adımı bir üst basamağa çıkardık” ifadesini kullandı.

Şimdi Türkiye’nin yeni bir seçimin eşiğinde olduğuna vurgu yaparak, son 10 yılda yaşanan olayları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olaylarından çukur eylemlerine, darbe girişimlerinden terör saldırılarına kadar, sayısız imtihandan geçtiklerini dile getirdi.

Yeni yönetim sistemine geçilen ayın hemen ertesinden başlayarak, ülke ekonomisini mahvetme yolunda birçok adımın atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bunu da başaramadılar. Başaramayacaklar. İşte şu anda İngiltere’nin hâli ortada. Fransa’nın hâli ortada. Almanya’nın hâli ortada. Elhamdülillah bizim hâlimiz de ortada. Bu imtihanların hepsinin de üstesinden Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle gelmeyi başardık. Milletimizin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine halel getirmek isteyenlere izin vermedik. Vatanımızın bütünlüğüne göz dikenlere dünyayı dar ettik. Önünden, arkasından dolanarak, millî iradeyi devre dışı bırakmaya niyetlenenleri hüsrana uğrattık.”

Konuşmasının ardından “Şimdi siz müjde beklersiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı Metrosu Hattı’nın bir ay boyunca ücretsiz olacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşması sonrasında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin tarafından hediye verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra aralarında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve bazı milletvekillerinin bulunduğu katılımcılarla açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından metro istasyonuna indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Aşık Veysel İlkokulu öğrencilerinden oluşan Sadabad Korosu’nu dinledi, daha sonra metro ile İstanbul Havalimanı’na hareket etti.