Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan yeni yıl mesajı Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan yeni yıl mesajı için yorumlar kapalı 89018

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yıl dolayısıyla yayımladığı mesajında, yeni yılın Türkiye, bölge ve dünyadaki tüm insanlar için hayırlara vesile olmasını dileyerek, “Ekonomimizi güçlendirecek, demokrasimizin, hak ve özgürlüklerin çıtasını yükseltecek reform hazırlıkları içindeyiz. İnşallah yeni yılla beraber artık son düzenlemelerini yaptığımız kapsamlı reform programlarımızı milletimizin takdirine sunacağız” dedi.

Yeni yıl dolayısıyla bir mesaj yayımlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni ümitler ve beklentilerle 2021 yılına girildiğini ifade ederek, yeni miladi yılın Türkiye, bölge ve dünyadaki tüm insanlar için hayırlara vesile olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2020 yılının Koronavirüs salgını başta olmak üzere pek çok zorlukla sınanan bir yıl olduğunu belirterek, tüm dünyayı etkisi altında alan Kovid-19 virüsünün, son bir asrın en büyük sağlık krizi olarak tarihe geçtiğini kaydetti.

“TÜRKİYE SALGININ EN KRİTİK EVRESİNİ EN AZ ZARARLA ATLATMAYI BAŞARDI”

Salgınla beraber maskeden solunum cihazına, sarf malzemelerinden ilaca kadar üretime dayalı her konuda dünyada çok ciddi sıkıntılar yaşandığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin salgının en kritik evresini, güçlü sağlık altyapısı ve vakitlice alınan tedbirler sayesinde en az zararla atlatmayı başardığını söyledi.

Türkiye’nin, Avrupa’daki toplam kapasiteye yaklaşan yoğun bakım yatak sayısı ve bir milyon 100 bini aşan sağlık ordusuyla süreci başarıyla yönettiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çok kısa sürede inşasını tamamlayıp hizmete sunduğumuz 1008’er yataklık iki acil durum hastanesiyle bu alanda yeni bir çığır açtık. Yine bu dönemde toplamda 16 bin yataklı 16 hastaneyi ve 10 ek hizmet binasını açarak, sağlık altyapımızı tahkim ettik” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sosyal güvenlik sisteminin kuşatıcılığı sayesinde vatandaşların, kimi yerlerde olduğu gibi, çok ciddi tedavi faturalarıyla karşı karşıya kalmadığını, testten teşhis, tedavi ve ilaca kadar salgınla mücadele için gereken her türlü hizmeti vatandaşlara ücretsiz sunduklarını aktardı.

“TÜRKİYE’NİN BÜYÜMESİ İÇİN TER DÖKEN HİÇBİR VATANDAŞIMIZI SAHİPSİZ BIRAKMADIK”

Salgının yol açtığı ekonomik sıkıntıları hafifletmek amacıyla pek çok destek ve yardım paketini devreye aldıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Zor günlerinde esnafımızı, çiftçimizi, üreticimizi, sanayicimizi, tüccarımızı; velhasıl Türkiye’nin büyümesi, güçlenmesi için ter döken, emek veren hiçbir vatandaşımızı sahipsiz bırakmadık. Her kesime yönelik hayata geçirdiğimiz özel programlarla ekonomimizi ayakta tuttuk. Sosyal koruma kalkanı çerçevesinde milletimize aktardığımız nakdi destek miktarı 45,5 milyar liraya yaklaştı. Bugüne kadar açıkladığımız destek ve paketlerin toplam ekonomik büyüklüğü millî gelirimizin yüzde 10’unu buldu. Sınırlarımız içinde tüm bu çalışmaları başarıyla yürütürken, yurt dışındaki vatandaşlarımızı da ihmal etmedik. Cumhuriyet tarihimizin en büyük tahliye operasyonunu gerçekleştirerek, 141 ülkeden 100 binden fazla vatandaşımızı ailelerine kavuşturduk. Yaşadıkları yerlerde tedavi imkânı bulamayan 233 insanımızı ambulans uçaklarla Türkiye’ye getirdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır” tavsiyesine uyarak, 156 ülkeye ve 11 uluslararası kuruluşa da tıbbi malzeme desteği yaptıklarını da anımsattı.

Koronavirüs salgının bir süre daha etkisini sürdüreceğinin anlaşıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, aşı tedariki ve geliştirilmesi çalışmalarına önem vererek, Türkiye’yi bu belirsiz geleceğe hazırladıklarını söyledi.

Yurt dışında geliştirilen aşılardan ilk partilerin Türkiye’ye gelmeye başladığını, test işlemlerinden sonra kısa sürede bunları hizmete sunulacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın ortadan kalkana kadar, TAMAM diye sloganlaştırdığımız Temizlik, Maske, Mesafe tedbirlerine uymamız büyük önem arz ediyor. 83 milyon hep birlikte kurallara riayet ederek, Allah’ın izni ve inayetiyle, bu musibetin üstesinden geleceğimize inanıyorum” diye konuştu.

“AYASOFYA’YI ASLİ KİMLİĞİNE KAVUŞTURMANIN BAHTİYARLIĞINI YAŞADIK”

Kur’an-ı Kerim’in “Her zorlukla beraber bir kolaylığın” olduğuna dair müjde verdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Nitekim Koronavirüs salgınıyla mücadele ettiğimiz bu sancılı günlerde, millet olarak, Rabbimizin birçok müjdesine mazhar olduk. Uzun bir hasretin ardından Ayasofya’yı, Fatih Sultan Mehmet Han’ın vasiyetine uygun şekilde, 24 Temmuz Cuma günü dualar, niyazlar ve gözyaşları eşliğinde asli kimliğine kavuşturmanın bahtiyarlığını yaşadık. Ayasofya’nın ibadete açılması kararıyla Türkiye, sadece on yıllardır süren bir garabeti ortadan kaldırmamış, aynı zamanda iradesine vurulan bir zincirden de kurtulmuştur. Sümela Manastırı örneğinde olduğu gibi attığımız kimi adımlarla da, ülkemizin dini özgürlüklerle ilgili hiçbir sorununun olmadığını tüm dünyaya gösterdik. Rabbime, bizlere üstat Necip Fazıl’ın ifadesiyle ‘Ayasofya’yı aziz bir kitap gibi açma’ şerefini bahşettiği için sonsuz hamd ediyorum. Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’nin ibadete açılmasının, milletimize, ümmete ve tüm insanlığa tekrar hayırlı olmasını diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte bir başka sevindirici haberin de Karadeniz’den geldiğini belirterek, Karadeniz’de 405 milyar metreküplük rezerviyle Türkiye tarihinin en büyük doğal gaz kaynağının keşfedildiğini, Doğu Akdeniz’de yürütülen sondaj çalışmalarından da güzel haberler almayı ümit ettiklerini söyledi.

Libya ve Dağlık Karabağ’da kazanılan zaferlerin de 2020 yılındaki diğer sevindirici gelişmeler arasında bulunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Meşru hükûmetin davetine icabetle Libyalı kardeşlerimize sağladığımız destek, Libya’da emperyalist hevesleri kursaklarda bırakmıştır. Trablus’u darbecilerin eline düşmekten kurtararak, bu ülkede siyasi çözüm sürecinin de önünü açtık” sözlerine yer verdi.

“ATTIKLARI HER ADIMDA AZERBAYCANLI KARDEŞLERİMİZİN YANINDA YER ALIYORUZ”

“Dağlık Karabağ ve işgal altındaki Azerbaycan toprakları, ülkemizin maddi-manevi desteği sayesinde, hamdolsun 30 yıl sonra özgürlüğüne kavuştu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak, Karabağ’daki gelişmeleri yakından takip ediyor, attıkları her adımda Azerbaycanlı kardeşlerimizin yanında yer alıyoruz. Buradan bir kez daha ülkeleri, toprakları, bağımsızlıkları için kahramanca mücadele eden Libyalı ve Azerbaycanlı şehitleri rahmetle yâd ediyorum. Dağlık Karabağ zaferinin milletimize, Türk dünyasına ve tüm Azerbaycan Türklerine hayırlı olmasını diliyorum” açıklamasında bulundu.

Koronavirüs salgının dünya genelinde yol açtığı kısıtlamalara rağmen, 2020 senesini, Türkiye’ye ve vatandaşlara hizmet yolunda, önemli programlarla, çalışmalarla, hizmetlerle değerlendirmeye çalıştıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt içinde 18 ayrı vilayete toplamda 25 ziyaret gerçekleştirdiğini, yurt dışında da 12 ayrı ülkeye 14 ziyarette bulunduğunu hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt içi ve yurt dışındaki programlarının yanı sıra Ankara ve İstanbul’da pek çok programa katıldığını, pek çok toplantı ve görüşme yaptığını belirterek, “Ayrıca videokonferans vasıtasıyla G-20 Zirvesi’nden, Başkanlığını Sayın Volkan Bozkır’ın yaptığı Birleşmiş Milletler 75’inci Genel Kurul görüşmelerine kadar birçok uluslararası toplantıya iştirak ettik. Katıldığımız tüm toplantılarda ülkemizin çıkarlarını savunmanın yanında batıda yükselen İslam düşmanlığını da gündeme getirdik. Her biri ülkemizin kalkınma yolculuğunda köşe taşı olan yatırım ve hizmetleri bu dönemde de sunmayı sürdürdük” dedi.

“BİRÇOK YATIRIMI ÜLKEMİZE KAZANDIRMANIN HEYECANINI YAŞADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savunma sanayiinden kültür ve sanata, tarımdan dış ticarete, ulaşımdan enerjiye birçok yatırımı ülkemize kazandırmanın heyecanını yaşadık. Ülkemizin maruz kaldığı tabi afetlerde devlet olarak tüm imkânlarımızla vatandaşlarımızın yardımına koştuk. Hem enkazın kaldırılması, hem zararların telafisi hususunda en küçük bir eksikliğe, haksızlığa, gecikmeye mahal vermedik. Üçüncü çeyrekte elde ettiğimiz yüzde 6,7’lik büyüme oranını, hem bu çabalarımızın, hem ülkemizin bu süreçteki başarısının, hem de yeni dönemdeki güçlü potansiyelinin bir işareti olarak görüyoruz” diye konuştu.

Ekonomiyi güçlendirecek, demokrasi, hak ve özgürlüklerin çıtasını yükseltecek reform hazırlıkları içinde bulunduklarına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yılla beraber son düzenlemelerini yaptıkları kapsamlı reform programlarını milletin takdirine sunacaklarını açıkladı.

“Ülkemize ve milletimize hizmet yolunda engel tanımadık, tanımıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yıl mesajını şöyle tamamladı: “Son 18 yıldır olduğu gibi 2021 senesinde de inşallah ‘Aşkınan çalışan yorulmaz’ inancıyla çalışmaya, koşturmaya devam edeceğiz. Milletimin her bir ferdinden, yılbaşı gecesi başta olmak üzere, her gün ve hayatlarının her anında kurallara uyarak, ülkemizin salgın musibetinin üstesinden bir an önce gelme mücadelesine destek vermelerini istiyorum. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle salgın, deprem, çığ ve sel felaketi başta olmak üzere, geride bıraktığımız dönemde dar-ı bekaya uğurladığımız kardeşlerimizi; vatanımızın bekası için gözlerini kırpmadan ölüme yürüyen kahraman şehitlerimizi rahmetle yâd ediyor, gazilerimize sıhhat ve afiyet diliyorum. Yeni yılın ülkemize, bölgemize ve dünyamıza güvenlik, huzur, mutluluk, sağlık ve refah getirmesini temenni ediyorum. Hepinize bir kez daha selamlarımı, saygılarımı sunuyorum.”

Previous ArticleNext Article

“Bölgemizde barışa giden yol, Filistin devletinin kurulmasından geçiyor” “Bölgemizde barışa giden yol, Filistin devletinin kurulmasından geçiyor” için yorumlar kapalı 245686

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dubai’de düzenlenen Dünya Hükûmetler Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “İsrail, bölgede kalıcı barış istiyorsa yayılmacı hayaller peşinde koşmayı bırakmalı, 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin devletinin varlığını kabul etmelidir. Bölgemizde barış, huzur ve ekonomik kalkınmaya giden yol, Filistin devletinin kuruluşundan geçiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Madinat Jumairah Mina Salam Konferans Merkezi’nde, onur konuğu olarak katıldığı “Geleceğin Hükûmetlerini Şekillendirmek” teması altında düzenlenen Dünya Hükûmetler Zirvesi’nde bir konuşma gerçekleştirdi.

Samimi misafirperverlikleri dolayısıyla Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile BAE Başbakanı ve Dubai Emiri Muhammed bin Raşid Al Maktum’a teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dubai’de onur konuğu olarak bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZLA GELECEĞİN TÜRKİYE’SİNİ İNŞA EDİYORUZ”

“Geleceğin Hükûmetlerini Şekillendirmek” temasıyla zirvenin küresel barış ve adaletin tesisine pozitif etki yapacağına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zirvenin temasıyla uyumlu şekilde Türkiye olarak Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümüyle birlikte hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla geleceğin Türkiye’sini inşa ediyoruz” diye konuştu.

Doğru değerlerle yola çıkıldığında büyük dönüşümlerin nasıl başarıldığını bugüne kadar gösterdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 21 yıllık iktidarları döneminde Türkiye’yi her alanda 3 kat, 5 kat, 10 kat büyüterek ileriye taşıdıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 yıl öncesinin Türkiye’sini hatırlayanlar ile bugünün Türkiye’sini görenlerin ülkenin kısa sürede nasıl büyük bir başarı hikâyesi yazdığını, nasıl sessiz bir devrim gerçekleştirdiğini kabul ve takdir ettiğini vurguladı.

“Bugün büyüyen ekonomisiyle, güçlü altyapısıyla, uluslararası alanda artan etkinliğiyle, diplomasi kulvarında elde ettiği başarılarıyla, savunma alanındaki atılımlarıyla kendinden söz ettiren bir Türkiye gerçeği var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, böyle bir Türkiye’yi inşa etmekten gurur ve heyecan duyduklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çevremizde yıllardır devam eden sıcak çatışmalara, terör ve istikrarsızlık dolayısıyla maruz kaldığımız göç baskısına, ülkemizi hedef alan envaiçeşit terör eylemlerine rağmen istikrar, güven ve kalkınma yolunda asla sapmadan bugünlere geldik” ifadesini kullandı.

Geçen yıl 6 Şubat’ta Türkiye’nin tarihinin en büyük doğal afetlerinden birini yaşadığını, 11 il ve 14 milyon insanı doğrudan sarsan depremde 53 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Depremin üzerinden daha 1 sene bile geçmeden enkazları kaldırdık. Vatandaşlarımızın acil barınma ihtiyaçlarını giderdik. İnşası tamamlanan 31 binden fazla konutu depremzedelerimize teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut teslim ederek yıl sonuna kadar 200 bin konutun teslimatını yapmayı hedefliyoruz. Tam bir yıl önce asrın felaketini yaşamış bir millet olarak dost ve kardeş ülkelerin de desteğiyle hamdolsun yaralarımızı süratle sarıyoruz. Buradan bir kez daha milletimizle dayanışmasını esirgemeyen başta Emirlikler olmak üzere tüm dostlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.”

“TÜRKİYE’Yİ HEDEFLERİYLE BULUŞTURMA MÜCADELEMİZİ AZİMLE SÜRDÜRDÜK”

Tüm bu adımları atarken dünyanın farklı köşelerindeki milyonlarca ihtiyaç sahibine yardım elini uzatmayı da ihmal etmediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yaklaşık 3,5 milyonu Suriyeli olmak üzere 4 milyonu aşkın sığınmacıya yıllardır ev sahipliği yaptığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Etrafı âdeta ateş çemberiyle kuşatılmış ülkemizin bugünkü konumuna gelmesi şüphesiz kolay olmadı. Türkiye’nin son çeyrek asrına mührünü vurmuş bir hükûmet olarak hiçbir zaman dikensiz bir gül bahçesinde yürümedik. Elde ettiğimiz her bir başarının, kazandığımız her bir zaferin, hayata geçirdiğimiz her reformun arka planında çok büyük bir emek, sabır, gayret, tecrübe ve dirayet vardır. Türkiye’yi takip edenler bu zorlu sürecin kilometre taşlarını çok iyi biliyor. Önümüzdeki engeller ne kadar büyük olursa olsun, yılmadan yorulmadan Türkiye’yi hedefleriyle buluşturma mücadelemizi azimle sürdürdük. Bugün de sarsılmaz bir inanç ve kararlılıkla yürüyüşümüz devam ediyor.”

Çok samimi bir hissiyatını paylaşmak istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 40 yılı aşkın süredir siyasetin içinde olduğunu, halkına siyaset yoluyla hizmet etmeye çalıştığını aktardı.

İlk gençlik yıllarında sivil toplumda başladığı mücadelesini daha sonra siyasetin farklı kademelerinde görev üstlenerek yürüttüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları paylaştı: “1994 senesinde henüz 40 yaşında bir siyasetçiyken Türkiye’nin en büyük şehri olan İstanbul’un Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçildim. Yaklaşık 4,5 yıl sürdürdüğümüz bu vazifemiz sırasında bugün bile takdirle konuşulan çok önemli hizmetlere, eserlere ve yatırımlara imza attım. Okuduğumuz bir şiir nedeniyle hapse atılmamız sonucu siyasi hayatımız bir süre kesintiye uğradı. Ama buna rağmen İstanbul’daki başarımız, önümüzde yeni kapıların açılmasına, çok daha büyük bir başarı hikâyesinin yazılmasına vesile oldu. 2001 senesinde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak şiarıyla bugün genel başkanlığını yürüttüğümüz AK Parti’mizi kurduk. Partimizin kuruluşundan sadece 15 ay sonra girdiğimiz ilk seçimlerden açık ara birinci çıkarak Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu üstlendik. Hapse girdiğimizde kimi gazeteler ‘muhtar bile olamaz’ manşetleri atmıştı ama biz insanımızın teveccühüyle önce Başbakan, sonra Cumhurbaşkanı sıfatıyla yaklaşık 21 yılı aşkın süredir milletimize hizmetkârlık ediyoruz.”

Bu döneme sadece ülkeye çağ atlatan eserleri, hizmetleri ve reformları sığdırmadıklarını, aynı zamanda 17 seçim zaferini de sığdırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son olarak mayıs ayında yüzde 90’ları bulan katılım oranıyla gerçekleşen ve oldukça çekişmeli geçen seçimlerde tarihî bir başarıya daha imza attık. Şimdi de 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ne hazırlanıyoruz. 48 gün sonra. Allah’ın izniyle bu seçimlerde 18. zaferimizi elde edeceğiz. Çünkü biz geçmişte olduğu gibi şimdi de ‘insan için ancak emeğinin karşılığı vardır’ inancıyla çalışmalarımızı çok yoğun ve çok sıkı şekilde sürdürüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Burada bir noktayı da özellikle vurgulamam gerekiyor. Tüm bu süreçler boyunca hükûmet işlerinde daima ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ prensibini kendimize rehber edindik. Biz insanı yaşatarak, insana dokunarak, insanı yücelterek, insanların kalbini kazanarak devleti yaşattık, büyüttük, güçlendirdik. İnsanımıza sahip çıktıkça insanımız da devletine ve bize sahip çıktı. Halkımızın gücü ve desteği olmasaydı bunların hiçbirini başaramazdık. Bugün de aynı çizgide yolumuza devam ediyoruz. Bizim siyasette varlık gayemiz geride hayırla, şükranla ve hayır duayla yâd edilecek güzel bir miras bırakmaktır.”

“DÜNYAMIZ DEĞİŞİM, GERİLİM, KRİZLER VE KİMİ YERLERDE ÇATIŞMALARIN BİRBİRLERİNİ TETİKLEDİĞİ BİR ALACAKARANLIK KUŞAĞINDAN GEÇİYOR”

Türkiye Yüzyılı vizyonunu hayata geçirince kadar durmadan, dinlenmeden, zorluklar karşısında yılmadan koşturacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemiz ve ötesinde adil ve kalıcı barışa hâkim kılmak, bu vizyonumuzun temel yapı taşlarından biridir. Nasıl dünya beşten büyükse daha adil bir dünyada mümkündür. Buna gelecek nesiller başta olmak üzere tüm insanlığın ihtiyacı vardır. Ancak dünyamız değişim, gerilim, krizler ve kimi yerlerde çatışmaların birbirlerini tetiklediği bir alacakaranlık kuşağından geçiyor” ifadelerini kullandı.

Henüz bir krizi çözmeden yenisinin patlak verdiği, sancılı bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hatırlanacağı üzere Kovid-19 salgınında bunun sağlık boyutuna şahitlik ettik. Tam tünelin sonundaki ışığı gördüğümüzü düşündüğümüz anda Rusya-Ukrayna Savaşı ile sarsıldık. Bu savaş, zaten ciddi belirsizliklerle boğuşan küresel ekonomi ve siyaseti çok daha büyük bir girdabın içine sürükledi. Enerji fiyatlarından gıda krizine, silahlanma yarışından düzensiz göç baskısına geniş bir alanda ilave sorunlarla yüzleştik. Türkiye, bu meydan okumaları en iyi yöneten ülkelerin başında geliyor. İlk günden itibaren hep barıştan, adaletten, diplomasiden ve dayanışma hâlinde sıkıntıların üstesinden gelmekten yana olduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rusya-Ukrayna Savaşı’nda ateşkesin sağlanması ve ardından kalıcı barışa giden yolun aralanması için elimizi taşın altına koyduk. İstanbul Süreci, tarafların bir araya gelip asgari noktalarda buluşabildiğini gösterdi. Karadeniz Girişimi, gıda krizinin daha da derinleşmesinin önüne geçti. Daha bunun gibi ateşi körüklemek yerine yangını söndürmeyi amaçlayan pek çok siyasi, diplomatik ve ekonomik hamle yaptık. Akan onca kana, yıkıma ve acıya rağmen adil bir barışın mümkün olduğuna dair inancımızı hâlen koruyoruz. İnşallah bunun için çabalarımızı yoğunlaştırarak yola devam edeceğiz” diye ekledi.

“İSRAİL ON YILLARDIR İŞGAL, GASP, YIKIM VE KATLİAM POLİTİKALARINDAN VAZGEÇMEMİŞTİR”

Çözüme kavuşturulamayan her meselenin zamanla büyümüş, çetrefilleşmiş bir hâlde karşılarına yeniden çıktığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, halının altına süpürülerek sorunların çözülemeyeceğini vurguladı.

Yaşanılan her hadiseyle bunun bir kez daha görüldüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun en son ve acı örneği Gazze’deki krizdir. Geçen yılın 7 Ekim’indeki hadiseden bağımsız olarak bugünkü krizin kaynağı Birleşmiş Milletler kararlarına rağmen Filistin topraklarındaki işgalin artarak devam etmesidir. Kendini uluslararası hukukun üstünde gören İsrail on yıllardır işgal, gasp, yıkım ve katliam politikalarından vazgeçmemiştir” ifadelerini kullandı.

Filistin halkının nasıl bir adaletsizlikle karşı karşıya kaldığını anlamak için çok uzağa gitmeye gerek olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “1948’den bugüne İsrail-Filistin haritalarına bakmak bile meselenin vahametini göstermeye yeterlidir. Biliyorsunuz tedavinin yarısı, teşhisin doğru konulmasıdır. Burada da sorunun kaynağını doğru tespit etmezsek çözüm yolunu da bulamayız. İsrail, bölgede kalıcı barış istiyorsa yayılmacı hayaller peşinde koşmayı bırakmalı, 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin Devleti’nin varlığını kabul etmelidir. Gazze’deki insani trajedinin de giderek bölgeye yayılma riski taşıyan çatışmaların da sona erdirilmesi, her şeyden önce İsrail’in, Filistin halkının en temel haklarını tanımasına bağlıdır. 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti vücut bulmadan atılan her adım yarım kalacak, sorun çözüme kavuşturulmuş olmayacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dolayısıyla bölgemizde barış, huzur ve ekonomik kalkınmaya giden yol, Filistin Devleti’nin kuruluşundan geçiyor. Bu çerçevede bir barışın tesisi ve temini için diğer bölge ülkeleriyle birlikte garantörlük dâhil, sorumluluk üstlenmeye hazır olduğumuzu dile getirdik. Bunun yanında çoğu çocuk ve kadın 28 binden fazla masumun hayatına mal olan, 70 bine yakın sivilin yaralandığı, 1,5 milyondan fazla insanın göçe zorlandığı Gazze’nin büyük bir enkaz yığınına çevrildiği trajedi karşısında her türlü çabayı gösterdik, gösteriyoruz ve göstereceğiz. Şimdiye kadar 34 bin tonluk insani yardım malzemesini Gazze’ye ulaştırılmak üzere bölgeye gönderdik. Toplam 380 hasta ile 344 refakatçiyi Türkiye’de misafir ediyor, tedavilerini sağlıyoruz.”

“FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZİ ASLA SAHİPSİZ, ÇARESİZ VE YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ”

Türkiye’nin Gazzelilere yönelik işlenen savaş ve insanlık suçlarının takibi için uluslararası hukuk kulvarında atılan adımlara destek verdiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Afrika Cumhuriyeti nezdinde hak ve adaletin tecellisi için inisiyatif alan tüm ülkelere özellikle de Afrikalılara teşekkür etti.

Aynı şekilde 2023 Ekim ve Aralık aylarında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilen kararlara destek veren ülkelere de teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filistinli kardeşlerimizi asla sahipsiz, çaresiz ve yalnız bırakmayacağız. Son dönemde Birleşmiş Milletler Filistinli Mülteciler Ajansına yönelik dozu artan itibar suikastlarını da esefle karşıladığımızı belirtmek isterim” dedi.

Bu kritik dönemde Ajansa yapılan katkıların arttırılmasının önemli olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Vicdan sahibi tüm ülkeleri, Ürdün, Suriye, Lübnan ve işgal altındaki Filistin topraklarında yaşayan 6 milyon mülteci için can damarı olan Ajansa sahip çıkmaya davet ediyorum. Bakınız, tüm bunları sadece nüfusu Müslüman bir ülkenin Cumhurbaşkanı olarak söylemiyorum. Ajansa aynı zamanda 5 asır önce engizisyon zulmüne maruz kalan Musevilere kapısını açmış 4 asır boyunca İbrahim Halilullah düsturuyla Kudüs-ü Şerif’e hizmet etmiş bir milletin evladı olarak ifade ediyorum.”

Mevcut İsrail yönetiminin sorumsuz, pervasız ve acımasız politikalarının tüm dünyada antisemitizmi körüklediğini gördüklerini, bundan da rahatsız olarak insanlık adına endişe duyduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha fazla kan dökülmeden, daha fazla çocuk ve kadın ölmeden bir an önce Gazze’deki katliamın durdurulması gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut tehditler karşısında etkin küresel yönetişim, etkin iş birliği ve dayanışmanın dünyanın geleceği bakımından belirleyici olacağı değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE, MESULİYETLERİNİ YERİNE GETİRDİ”

Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin hayata geçirilmesinin de bu sürecin önemli bir parçası olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hedefleri ulusal kalkınma plan, strateji ve vizyonlarının ana unsurlarından biri olarak değerlendirdiklerini kaydetti.

“Bununla yetinmiyor, hedeflere ulaşmak için uluslararası çabalarda en ön saflarda yer alıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ancak bu konuda da uluslararası toplum ne yazık ki başarılı bir sınav veremiyor. 2030 itibarıyla sıfır açlığa ulaşma hedefinden giderek uzaklaşılmaktadır” ifadelerini kullandı.

Kapsayıcı ve sürdürülebilir bir kalkınma için yeşil dönüşümün gerekliliğinin gün geçtikçe daha net görüldüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ortak yuva” olan dünyayı çevre felaketlerinden, atık krizinden korumanın da herkesin sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Aralık ayında Birleşik Arap Emirlikleri’nin ev sahipliğinde düzenlenen COP28 Dünya İklim Eylemi Zirvesi’ne bu bilinçle katkı verdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak belirledikleri “2053 itibarıyla net sıfır emisyon” hedefi ve eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde başlatılarak yürütülen Sıfır Atık projesiyle bu alandaki mesuliyetlerini yerine getirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı’na ev sahipliği için açıkladıkları adaylık konusunda da katılımcılardan destek istedi.

“ADIMLARIMIZI ‘DİJİTAL TÜRKİYE’ VİZYONU TEMELİNDE ATMAKTAYIZ”

Yapay zekâ gibi çığır açan teknolojilerin çalışma hayatından ekonomiye, bilgiye erişimden uluslararası siyasete her alanı dönüştürdüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye olarak dijitalleşmenin sunduğu fırsatlardan yararlanırken beraberinde getirdiği riskleri de başarıyla yönetmenin çabası içindeyiz. Adımlarımızı ‘Dijital Türkiye’ vizyonu temelinde atmaktayız. Teknoparkları yaygınlaştırarak, üniversite sanayi iş birliğini destekleyerek, AR-GE çalışmalarını, bilimsel faaliyetleri, genç girişimcileri teşvik ederek ülkemizde güçlü bir yenilikçilik ekosistemi kurduk. Yenilikçiliğin mimarı ve taşıyıcısı olan TEKNOFEST gençliğinin yetişmesi için tüm imkânlarımızı seferber etmiş durumdayız. Elektronik devlet kapısıyla 65 milyona yakın kullanıcının 8 bine yakın kamu hizmetine ulaşmasını sağlıyoruz. Oluşturmakta olduğumuz Türkiye dijital devlet stratejisiyle de devletin dijitalleşmesi için ana yol haritasını belirlemiş olacağız. Yapay zekânın gayrisafi yurt içi hasılaya katkısını yüzde 5’e bu alandaki istihdamı ise 50 bin kişiye çıkarmayı hedefliyoruz. Birleşik Arap Emirlikleri dâhil körfez ülkelerinin dijital dönüşüm, teknoloji ve yenilikçilik alanlarında gerçekleştirdikleri hamleleri de takip ediyoruz. Bu alanlarda iş birliği ve ortaklıklarımızı geliştirmemizde fayda görüyoruz.”

Türkiye’nin uluslararası barışın teorisine ve pratiğine katkısını pekiştirmek misyonuyla hayata geçirdiği Antalya Diplomasi Forumunun 3’üncüsünün 1-3 Mart’ta düzenleneceğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Krizler döneminde diplomasiyi öne çıkarmak temasıyla gerçekleştireceğimiz forum vesilesiyle sizleri turizmimizin başkenti Antalya’da misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Hükûmetler Zirvesi’nin başarıyla icra edilmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek hayırlı olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından düzenlenen GovTech ödül törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Al Nahyan ile görüştü Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Al Nahyan ile görüştü için yorumlar kapalı 212243

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Hükûmetler Zirvesi’ne katılmak üzere bulunduğu Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Dubai şehrinde Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed Bin Zayed Al Nahyan ile bir araya geldi.

seers cmp badge