Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Saraylar İdaresi Başkanlığı Resim Müzesi Restorasyon Sonrası Açılış Programı’na katıldı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Saraylar İdaresi Başkanlığı Resim Müzesi Restorasyon Sonrası Açılış Programı’na katıldı için yorumlar kapalı 88943

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Saraylar İdaresi Başkanlığı Resim Müzesi Restorasyon Sonrası Açılış Programı’nda yaptığı konuşmada, “Yeni dönemde karada ve havada yürüttüğümüz vatan savunmamızı, denizde mavi vatanı olduğu gibi, dijital dünyada siber vatanı da içine alacak şekilde genişleteceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı Veliaht Dairesi’nde Millî Saraylar İdaresi Başkanlığı Resim Müzesi Restorasyon Sonrası Açılış Programı’na katıldı.

Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Sarayların envanterinde yer alan yaklaşık 3 bin tablo arasından seçilen 533 eserin yer aldığı sergiyi, Türkiye’nin sanat zenginliğini göstermesi açısından önemli gördüğünü belirterek serginin hazırlanmasında emeği geçenleri tebrik etti.

“SANAT ESERLERİ BİR MEDENİYETİN ASIRLAR BOYUNCA AYAKTA KALAN EN ÖNEMLİ SEMBOLLERİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de uzunca bir süre resim yerine minyatür sanatının ön planda olduğunu, hat ve tezhip gibi sanatlarda da fevkalade ilerleme sağlandığını dile getirerek, Rönesans’la birlikte Avrupa’da büyük sıçrama gösteren resim sanatının, bir süre sonra Osmanlı Sarayı ve çevresinde de popülerlik kazandığını, bu gelişmede, Türkiye’ye Batılı ressamlar yanında önce askerî okullarda, sonra Sanayi-i Nefise Mektebinde yetişen Türk ressamlarının da büyük katkısı bulunduğunu anlattı.

Sergide eserleri yer alan değerli ressamların Türkiye’de bu sanat dalında önemli bir tarihî miras oluşturmasında katkı sağladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hatta Cumhuriyet döneminde, Osmanlı devrindeki kadar çok ve başarılı ressam yetiştirmekte zorlandığımız da söylenebilir. Sadece resimde değil, mimaride de benzer bir durum söz konusudur. Şu anda içinde bulunduğumuz Dolmabahçe Sarayı Veliaht Dairesi, bu güzel mimari örneklerden biridir. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki gayretlerin ardından uzunca bir süre özensiz, plansız ve çirkin bir şehirleşme süreci yaşadık. Sanatın ve kültürün her alanına yayılan çölleşmenin yol açtığı tehditlerle hep birlikte mücadele ettik. Son dönemde Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin modern bir yorumu olarak nitelendirebileceğimiz yeni bir mimari üslubu ülkemizde yerleştirmeye çalışıyoruz. Aynı şekilde diğer alanlarda da benzer gayretler içindeyiz. Tabii ecdadın bize bıraktığı, her biri bir sanat eseri olan ahşap ve taş evlerinden Topkapı Sarayı ve Dolmabahçe Sarayına kadar uzanan mimari mirasa baktığımızda, kaybettiğimiz zamana hayıflanmamak elde değildir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanat eserlerinin bir medeniyetin asırlar boyunca ayakta kalan en önemli sembolleri olduğunun altını çizerek, tarih boyunca bu topraklarda yaşamış tüm medeniyetlerin geride bıraktığı eserlerin zenginlik olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evet, Göbeklitepe de bizimdir, Efes de bizimdir, Ahlat da bizimdir, Söğüt de bizimdir, İstanbul da bizimdir, Ankara da bizimdir. Hepsine de sahip çıkacağız, hepsini de koruyup gelecek nesillere bırakacağız. Sahip olduğumuz bu mirasa layık olabilmenin yolu ise, daha iyisini, daha güzelini, daha estetiğini, daha görkemlisini yapmaktan geçiyor” dedi.

Toplumların asıl zenginliğinin, medeniyete yaptıkları katkıyla ölçüldüğünü işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, adı sanı unutulmuş nice toplumun, geride bıraktığı eserleriyle hâlâ kendini yaşatabildiğini aktardı.

“TÜRKİYE MARUZ KALDIĞI FİZİKİ SALDIRILARIN DAHA BETERİNİ MEDENİYETİNE YÖNELİK OLARAK YAŞAMIŞTIR”

“Mimarımızın, yazarımızın, müzisyenimizin, ressamımızın, tiyatrocumuzun başarısına göre dünyada yer edinebilir, ses getirebiliriz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu bakımdan, bir dönem yaşadığımız tüm sıkıntılara rağmen, hamdolsun başımızı dik, yüzümüzü ak edecek bir birikime sahibiz. Bize düşen görev, resim alanındaki örneklerinin bir kısmını burada gördüğümüz bu birikimi daha ileriye taşıyacak kültür, sanat, medeniyet iklimini oluşturmaktır. Bunun için iktidarlarımız döneminde en çok hayıflandığım hususlardan birinin kültür alanında arzu ettiğimiz gelişmeyi gösterememiş olduğunu söylüyorum. Dünyada siyasi ve ekonomik güç dengelerinin yeniden biçimlendiği bir döneme girerken, üzerinde en çok durmamız gereken hususların kültür, eğitim ve aile olduğuna inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bağımsız Kenya devletinin ilk başkanı Kenyatta’nın “Misyonerler Afrika’ya geldiğinde bizim topraklarımız, onların İncili vardı. Gözlerimizi kapatıp dua edelim dediler. Gözlerimizi tekrar açtığımızda, bizim elimizde İncil, onların elinde topraklarımız vardı” sözünü hatırlatarak, “Açık konuşmak gerekirse, kültür ve sanat, ülkelerin işgalinde, toplumların ele geçirilmesinde, görünmeyen ordular olarak kullanılmıştır. Şayet güçlü ve yaşayan bir medeniyet zenginliğine sahip değilseniz, kendinizi bir anda Kenyatta’nın sözünü ettiği konumda bulmanız kaçınılmazdır” uyarısında bulundu.

Türkiye’nin, maruz kaldığı fiziki saldırıların daha beterini medeniyetine yönelik olarak yaşadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osmanlı döneminden başlayan ve Cumhuriyet devrinde hızlanarak süren bu sürecin sancılarını, merhum Mehmet Akif Ersoy başta olmak üzere pek çok fikir adamının eserlerinde en çarpıcı haliyle görülebileceğini kaydetti.

“Tarihi ve kültürüyle bağı koparılmak için içeriden ve dışarıdan bu derece uğraşılmış bir başka millet var mıdır, bilmiyorum?” sorusunu soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu süreçte aldığımız yaralar elbette oldu. Ama hamdolsun, mayası sağlam bir millet olduğumuz için, her şeye rağmen ayakta kalmayı başardık” ifadesini kullandı.

“ARTIK ÜLKELERİN EGEMENLİK HAKLARI, FİZİKİ SINIRLARINDAN ZİYADE DİJİTAL DÜNYADA SALDIRI ALTINDA BULUNUYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni bir devrin, dijital çağın başladığını açıklayarak bu çağın ham maddesinin veri olduğunu, veriyi elinde tutanların demokrasiyi, hukuku, her türlü hak ve özgürlüğü hiçe sayarak kendi dijital diktatörlüklerini kurabildiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, değerlendirmelerine şöyle devam etti: “Siber dünyanın, Amerika’nın kuruluş dönemindeki ‘vahşi batıyı’ hatırlatan kurallarıyla insanlığı tehdit eder hâle gelmesi, tesadüf değil bilinçli bir tercihtir. Geride işin kontrolünü elinde tutanlar, bu kaosu diledikleri gibi yönlendirebilme, siyasi, sosyal, ekonomik sonuçlara tahvil etme imkânına sahiptir. Bu, hiçbirimizin görmezden gelemeyeceği kadar büyük bir tehdittir. Çünkü artık ülkelerin egemenlik hakları, fiziki sınırlarından ziyade dijital dünyada saldırı altında bulunuyor. Biz, ülkemizin karşı karşıya kaldığı kimi dayatmaları ‘dijital faşizm’ olarak tanımladığımızda, birileri bundan rahatsız olmuştu. Son günlerde yaşananlar, bu faşizmin cüretkârlığının nerelere kadar uzanabileceğini göstermiştir. Bunun için yeni dönemde karada ve havada yürüttüğümüz vatan savunmamızı, denizde mavi vatanı olduğu gibi, dijital dünyada siber vatanı da içine alacak şekilde genişleteceğiz. Siber vatana sahip çıkmanın bir tarafında teknik altyapı varsa, diğer tarafında da içerik üretimi bulunuyor. Eğer biz, kendi vatandaşlarımızdan başlayan siber dünyadaki her bireye hitap edecek, onları kendi mecralarımıza çekecek içerik üretemezsek, bu savunma hattını korumakta başarılı olamayız. Müziğinden resmine, sinema ve dizisinden grafiğine kadar tüm dallarıyla sanat, bu içerik üretiminin en kritik bölümüdür.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek dönemde siber vatana hem teknik altyapıyı güçlendirerek hem ilhamını kendi medeniyetinde alan içerik üreterek sahip çıkmakta kararlı olduklarını vurguladı.

“SAHİP OLDUĞUMUZ KÜLTÜR VE SANAT POTANSİYELİNİ HAREKETE GEÇİRME KONUSUNDA ACELE ETMEMİZ GEREKİYOR”

“Türkiye olarak elimizdeki medeniyet birikimini, sahip olduğumuz kültür ve sanat potansiyelini harekete geçirme konusunda acele etmemiz gerekiyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel düzendeki değişimde Türkiye’yi hak ettiği yere getirmek için öncelikle bu meseleyi çözmek gerektiğini kaydetti.

Medeniyetlerin bir anda yükselişe geçmeyeceğini, bir anda da yıkılmayacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Sanatın, kültürün, ilmin gelişmesi bir iklim meselesidir. Kültür ve sanatta etkileşim elbette olacaktır, ama biz uzunca bir dönem tek taraflı dayatmaya maruz kaldık. Sadece kopya çekerek, sadece taklit ederek, sadece öykünerek özgün eserler ortaya konamayacağı gerçeği nihayet kabul edilmeye başlandı. Bugün kendi tarihimizi, kendi kültürümüzü konu edinen dizilerimiz dünyanın dört bir yanında ilgiyle takip ediliyorsa, doğru yolda ilerliyoruz demektir. Geleneksel sanatlarımız yeni nesiller arasında giderek daha çok benimseniyorsa, umut kapıları açık demektir. Medeniyet mirasımızı ayağa kaldıracak çalışmalar giderek yoğunlaşıyor, işte burada olduğu gibi hasılaları ortaya çıkmaya başlıyorsa, önümüz aydınlık demektir. Tabii burada önemli olan önce kendi evlatlarımızın, ardından tüm dünyadaki yaşıtlarının gönlünü, ruhunu, dimağını doyuracak kalitede işler ortaya koyabilmektir. Bunu da medeniyetimizin ‘kalb-i selim, zevk-i selim, akl-ı selim’ diye ifade ettiğimiz üç sacayağı üzerinde gerçekleştireceğiz. Kendi ruh ve fikir dünyalarındaki eziklik duygusunu, geçmişlerini kötüleyerek örtme gayretinde olanlara rağmen, inşallah bunu başaracağız.”

Sergilenecek eserlerin Topkapı Sarayı’nın depolarından çıkartılan eserler olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu eserlere hamdolsun sahip çıkmanın bahtiyarlığı, mutluluğu içerisindeyiz. Daha niceleri var. Açılışını yaptığımız resim sergisinin bu bakımdan hepimize moral ve ilham vereceğine inanıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eserlerin depodan çıkartılarak sergilenmesinde emeği geçen ekibe özellikle teşekkür ederek sergide resmi yer alan ressamları da tazimle yâd etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından Millî Saraylar İdaresi Başkanı Yasin Yıldız tarafından üzerine Ayasofya Camii, Fatih Sultan Mehmet Han ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın resimleri işlenmiş porselen anı tabağı hediye etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra kurdele kesmek suretiyle serginin açılışını gerçekleştirdi.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kolombiya Cumhurbaşkanı Duque ile bir araya geldi Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kolombiya Cumhurbaşkanı Duque ile bir araya geldi için yorumlar kapalı 80781

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Ofisi’nde Kolombiya Cumhurbaşkanı Ivan Duque ile görüştü. Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ile Kolombiya Cumhurbaşkanı Ivan Duque Marquez’in eşi María Juliana Ruiz de yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma törenine katıldı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma törenine katıldı için yorumlar kapalı 80784

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “İnanç, köken, ırk, cinsiyet, yaş dâhil hiçbir ayrım gözetmeden tüm acezeyi, yani tüm düşkünleri kucaklayan bu müessese, medeniyetimizin ve milletimizin insana bakışının en güzel örneklerinden biridir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “kimsesizlerin kimsesi” olması için bu güzide kurumu millete armağan eden Sultan Abdülhamid-i saniden bugüne Darülaceze’ye emeği geçen herkesi rahmet ve şükranla yâd etti.

İnanç, köken, ırk, cinsiyet, yaş dâhil hiçbir ayrım gözetmeden tüm düşkünleri kucaklayan bu müessesenin, medeniyetlerinin ve milletlerinin insana bakışının en güzel örneklerinden olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de ecdattan aldıkları ilhamla üstlendikleri her görevde çalışmalarını “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışıyla ve “Yaratılanı severiz, Yaradan’dan ötürü” ilkesiyle yürüttüklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze’nin 127 yılı bulan geçmişinde, 30 bini çocuk 100 bin insana şefkat yuvası olmasının benzer çalışmalarda kendilerine ilham verdiğini aktararak, gönüllüleri, çalışanları ve acezeleriyle büyük bir aile olan bu müessesenin yaşatılması ve geliştirilmesi için katkıda bulunan bakanlardan yanlarındaki çalışanlara kadar herkese teşekkür etti.

“BU PROJE, DARÜLACEZE’NİN KURULUŞ AMACINA VE TARİHİNE YAKIŞIR BİR ESER OLACAKTIR”

Bugün Darülaceze’nin hizmetlerini yeni bir boyuta taşıyacağına inandığı Sosyal Hizmet Şehri Projesi’nin temelini atmak üzere bir arada olduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Burada bir duruma dokunmadan geçmeyeceğim. Bu işler bizim işimiz. Belediye başkanlığımda Kayışdağı’nda bir Darülacezenin temelini atmış, açılışını yapmıştık. Şu andaki malum iktidar, aynı şekilde bugün temelini atacağımız adımlarla süreci devam ettiriyor. Tabii bir şeyi sormam lazım. İstanbul’un şu anda Büyükşehir Belediye Başkanlığını üstlenmiş olan kişi veya kişilerin acaba bu alanlarda attıkları bir adım var mı? Ya bir şey yapın. Yani bir suyu akmayan musluğu açmakla ‘Biz hizmet ettik.’ diyemezsiniz. Milleti aldatmayın. Gelin bu tür eserleri yapın. Bu ülkenin darda kalmışına elinizi uzatın. Bu tür şeyleri yapın, biz de sizleri alkışlayalım. Ama yok.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatay mimariyle inşa edilecek projenin, yatağa bağlı sakinler ve koruma altındaki çocuklardan oluşan 1000’e yakın insana hizmet vereceğini belirterek, “Rehabilitasyon ünitesinden cami, kilise ve havranın da yer aldığı ibadethanelerine kadar tüm birimleriyle bu proje Darülaceze’nin kuruluş amacına ve tarihine yakışır bir eser olacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin asırlardır yaşadığı nice saldırıları, sıkıntıları, kaosları, metanetle göğüsleme başarısının gerisinde, sahip olunan birlik, beraberlik ve dayanışma hasletinin gücü olduğunu söyledi.

Medeniyet ve kültür birikimi, aile yapısı, sosyal müesseseleri, bireysel inisiyatifleriyle tecessüm eden bu haslete sıkı sıkıya sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik bakımdan güçlü, gelişmiş ülkelerin sosyal bakımdan en kırılgan ve geleceği tehdit altında nüfuslara sahip olmalarının sebebinin de aynı olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun örneğinin Türkiye’den başka hiçbir ülkede olmadığını belirterek, şöyle konuştu: “Bu sadece bizde var. Kurallar önemlidir. Maddi imkânlar önemlidir. Bireylere değer vermek önemlidir. Ama bunlar sadece günü kurtarır. Ailenin merkezinde olduğu güçlü bir sosyal yapı olmadan bunların hiçbiri geleceği kurtarmaya yetmez. Bizim önceliğimiz medeniyet mirasımıza, inanç ve kültür değerlerimize sarılarak dezavantajlı gruplar dediğimiz engellilerimizi, yaşlılarımızı, kimsesiz çocuklarımızı, garip gurebamızı sosyal yapımız içinde yaşatmaktır. Buna rağmen kimsesiz kalan yardıma veya desteğe muhtaç olan vatandaşlarımızı da kurduğumuz müesseseler ve oluşturduğumuz mekanizmalar vasıtasıyla insani hayat sürebilecekleri imkânlara kavuşturmaktır. İnşallah Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri, inanarak söylüyorum, dünyada bu işin tek örneği olacak bittiği anda. Hamdolsun bugün Türkiye dünyanın en iyi işleyen, en kuşatıcı sosyal destek sistemine sahip ülkelerinden biridir. Benzeri yok. Eğer şu dünyayı tanımışsam, biliyorsam ülkemiz gibi bir başka örnek dünyada yok.”

“YILDA 2 MİLYAR LİRA OLAN SOSYAL YARDIM BÜTÇESİNİ 100 MİLYAR LİRA SINIRINA GETİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hükûmete geldiğimizde yılda 2 milyar lira olan sosyal yardım bütçesini 100 milyar lira sınırına getirdik. Bu rakamın millî gelirimize oranı da yüzde 0,38’den, yüzde 1,36’ya yükseldi. Eskiden daha ziyade ayni olan yardımları hem insanımızın onurunu korumak hem ihtiyaç önceliklerini kendisine bırakmak için nakde döndürdük. Böylece ülkemizde günlük harcama düzeyi dünya standardı olan 5,5 doların altında kalan nüfus oranını yüzde 34’ten, yüzde 10 seviyesine gerilettik” bilgilerini verdi.

Altyapıyı güçlendirmek ve sosyal destekleri en etkin şekilde yürütmek için ayrı bir bakanlık kurduklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, nüfusun bir ülkenin en büyük gücü olduğu gerçeğinden hareketle anneleri ve çocukları koruyacak, destekleyecek, çalışmalara özellikle önem verdiklerinin altını çizdi.

İstihdam, sağlık ve eğitime kadar her alanda bu çerçevede pozitif ayrımcılık yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Devlet korumasındaki çocukların bize Allah’ın ve milletin birer emaneti olduğu anlayışıyla bunları kendi ailelerinin yanında veya aile iklimine yakın şartlarda yetiştirecek bir modele geçtik. Engellilerimizi evde bakımıyla, rehabilitasyon merkezleriyle, özel bakımıyla, umut evleriyle, istihdamıyla her alanda hayatın içine katan bir yaklaşım sergiledik. Yaşlılarımızı 65 yaş maaşıyla, gündüz bakım hizmetleriyle, evde bakım hizmetleriyle, aileleri yanında desteklemeyi, huzurevleriyle sahipsiz bırakmamayı hedefleyen programlar uyguladık. Kadınlarımızı şiddetten, istihdama annelik hizmetlerinden siyasi temsile, kılık kıyafet özgürlüğünden eğitim seferberliğine kadar her alanda cumhuriyet tarihinin en ileri haklarına biz kavuşturduk. Şehit yakınları ve gazilerimizi de tarihimizin en büyük destekleriyle sahiplendik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin imkânlarını milletin her kesimine, özellikle de desteğe ihtiyaç duyan insanlara sunduklarını ifade ederek, şöyle devam etti: “Buradan bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum ki asıl olan kadınlarımızdan çocuklarımıza, yaşlılarımızdan engellilerimize, tüm kesimlerin, aileleri bünyesinde sosyal yapı içinde sahiplenilmeleri ve yaşatılmalarıdır. Kendi evi, imkânı, vakti varken annesini, babasını, engelli aile üyesini, korunmaya muhtaç evladını kamuya veya özel sektöre ait bir kuruma yerleştirmek bizim aile kültürümüzle taban tabana zıttır. Huzurevlerinde kalan yaşlılarımızın önemli bir kısmının iyi eğitimli, iyi kariyerli, yüksek geliri olan çocuklara sahip olmaları düşündürücüdür. Büyükanne, büyükbaba, anne, baba ve torunların aynı evde oturmasalar bile aynı ortamda hayatlarını sürdürdükleri büyük ailelerin giderek azalıyor olması da üzüntü vericidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile yapısındaki dağılma ve aşınmanın, nesilden nesile aktarılan değerlerin geleceğinde de bir belirsizliğe yol açtığını söyledi.

Eğitimin önce ailede, hatta ana karnında başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, oradan başlayıp doğumla gelişen bir eğitim dünyası olduğunu, okulun tek başına bunu yapamayacağını, okulların ailede atılan temelin üzerine eğitim verdiğini anlattı.

“ÖNCELİKLERİMİZİN BAŞINA AİLENİN GÜÇLENDİRİLMESİNİ YERLEŞTİRDİK”

Ailede verilmesi gereken değerler eksik kaldığı zaman okulların, arzu edilen millî, manevi, ahlaki, insani, medeni hasletlere sahip çocukların yetiştirilmesi konusunda zorlandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İşte bunun için önümüzdeki dönemde önceliklerimizin başına ailenin güçlendirilmesini, eğitimin içeriğinin buradaki eksikleri telafi edecek şekilde geliştirilmesini, kültürümüze sahiplenilmesini yerleştirdik. Gelişmiş ülkelerin, Batı’nın düştüğü hataya, inşallah biz düşmeyeceğiz. Batı tarzı bir güvenlik ve refah anlayışı uğruna aileden başlayarak tüm sosyal yapımızı, medeniyet ve kültür değerlerimizi, inancımızı feda edecek şekilde köklerimizle bağımızı koparmayacağız. Tam tersine maziden atiye kurduğumuz köprüden yürüyerek demokraside ve kalkınmada dünyanın en ileri ülkeleri arasındaki yerimizi alacağız. Medeniyet mirasımızdan taviz vermeden hedeflerimize ulaşacak yöntemlerle vizyonlarımızı genişletiyoruz.”

Bugün temelini attıkları bu perspektifin bu genişlemenin bir uygulaması olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için milletimizin karşısına Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yıl dönümüne atfen 2023 hedeflerimizle İstanbul’un Fethi’nin 600’üncü yıl dönümüne atfen 2053 vizyonumuzla inşallah bu sene fetih şenliklerimizi Atatürk Havalimanı’nda yapacağız. İstanbul’a yakışır bir fetih şenliğini, Atatürk Havalimanı’nda hep birlikte yapacağız. Şöyle muhteşem bir fetih şenliği yapalım ki inşallah cennet mekân Fatih Sultan Mehmet Han’a layık olalım. Malazgirt’in 1000’inci yıl dönümüne atfen 2071 hayallerimiz var bizim. Bu hayallere de ona göre yürüyeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihin en önemli sembolleriyle bu yola çıktıklarını, diğer alanlarda Darülaceze’ye sahip çıkacak projeleri de bu anlayışla hayata geçirmeyi sürdüreceklerini dile getirdi.

Temelini atmak üzere bir araya geldikleri Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri’nin ülkeye, şehre ve sakinlerine hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peygamber efendimizin hadisinde buyurduğu gibi insanlara hayrı dokunan kişinin büyüklüğünü ortaya koyacağız. Bu müjdeye muhatap olmak için bu projeye destek veren, katkıda bulunan herkese yine şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. İnşallah bu örnek projenin açılışını da beraber yapacağız” ifadelerini kullandı.

İstanbul Müftüsü Safi Arpaguş’un duasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler tören için hazırlanan butonlara basarak ilk harcı temele döktü.

Send this to a friend