Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5. Uluslararası Adana Lezzet Festivali açılışına katıldı Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5. Uluslararası Adana Lezzet Festivali açılışına katıldı için yorumlar kapalı 77

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana’da Merkez Park’ta düzenlenen 5. Uluslararası Adana Lezzet Festivali açılışına katıldı.

Açılışta bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, festivalin ülkeye, şehre ve ağız tadını bilen herkese hayırlı olmasını dileyerek, “Aslında festivalimizin sloganı olan ‘coğrafya lezzettir’ ifadesi buradaki durumu gayet isabetli bir şekilde ifade ediyor. Gerçekten de ülkemizde lezzet deyince akla ilk gelen yerlerden biri elbette Adana’dır. Lezzetinin ünü sınırları aşan Adana’nın kebabından yemeden, şalgamından içmeden hayata veda eden gerçekten dünya nimetlerinden mahrum gitmiş demektir” ifadelerini kullandı.

AK Parti’yi kurdukları, ancak siyasi yasaklı olduğu için henüz mecliste görev almadığı, başbakanlığı üstlenmediği bir dönemde Adana’ya geldiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adanalıların o tarihte kendilerini her zamankinden daha coşkulu ve daha muhabbetli bir şekilde karşıladıklarını söyledi.

Bu karşılamadaki pankartlardan birinde “Seni kebaptan ve şalgamdan daha çok seviyoruz” diye yazdığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evet gerçekten de bir Adanalının, bir başka faniye olan sevgisinin ölçüsünü bundan daha açık, daha iyi, daha samimi anlatabilecek başka bir ifade yoktur. Adana Lezzet Festivali’ni, bu hakikatin ülkemize ve tüm dünyaya ilanının vesilesi olarak görüyorum” ifadelerini kullandı.

Dünyadan ve Türkiye’den pek çok kabiliyetli şefin, yemek yapma ve tadım üstadının katıldığı festivalin her geçen yıl geliştiğine şahit olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Yakın çalışma çevresinde pek çok Adanalı bulunan birisi olarak şehrin lezzetlerine aşinalığımızı hamdolsun hiç kaybetmedik. Bugün de bakanımızla, sözcümüzle, genel başkan yardımcımızla, milletvekillerimizle hep beraber işte buradayız. Diğer vakitlerde de kimi zaman Adana’dan getirterek, kimi zaman Ankara veya İstanbul’daki Adana lezzet duraklarından tedarik ederek, bu güzel lezzetlerle yakın teşriki mesaimizi sürdürüyoruz. Tabii artık ‘yemek’ dediğimiz olay, ekonomik gücü ve turizm potansiyeli ile karın doyurmanın çok ötesine geçmiş bir sektörü ifade ediyor. ‘Gastronomi’ diye adlandırılan hadise, şehirlere ve ülkelere dünya çapında değer katan sosyal, kültürel, ekonomik faaliyetlere dönüşmüştür. Hamdolsun biz bu konuda Adana başta olmak üzere pek çok imkâna, pek çok güzelliğe, pek çok markaya sahibiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 81 ilinin her birinin kendine göre bir gastronomi zenginliği olduğuna işaret ederek, bazı şehirlerin bu konuda Türkiye’yi şanla, şerefle, gururla temsil edebilecek gastronomi ürünü yelpazesine sahip olduklarının da bir gerçek olduğunun altını çizdi.

Uluslararası Adana Lezzet Festivali’nin bu bakımdan mutlaka önemle üzerinde durulması, desteklenmesi, geliştirilmesi gereken bir etkinlik olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Valilik başta olmak üzere, festivalin düzenlenmesinde emeği geçenlere, etkinliklerde yer alarak Adana’nın marka değerine katkı sağlayan herkese teşekkürlerini iletti.

“KÖKENİNE, MEŞREBİNE, MEZHEBİNE BAKMADAN 84 MİLYONUN HER BİRİNE SAHİP ÇIKIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın en kadim medeniyetlerine ve kültürlerine ev sahipliği yapan Mezopotamya’nın Seyhan ve Ceyhan nehirleri arasındaki kadim şehri Adana’nın 6 bin yılı bulan bir geçmişe sahip olduğuna dikkati çekerek, “Büyük Selçuklu’dan beri vatanımız olan bu toprakların geçmişinden devraldığımız zengin mirası, tüm güzellikleri ile bugüne ulaştırmış bir milletiz. ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturuyla geniş bir coğrafyayı yöneten bir ecdadın torunları olarak, bugün de aynı anlayışla kökenine, meşrebine, mezhebine bakmadan 84 milyonun her birine sahip çıkıyoruz” dedi.

Adana’nın millî mücadelede işgale karşı gösterdiği direnişle istiklalini ve istikbalini koruma azmini ispatlamış bir şehir olarak başlattıkları demokrasi ve kalkınma atılımının da en önünde yer aldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, meşhur sıcağının Adana’nın sadece havasını değil Adanalıların gönüllerini de ısıttığı için bu şehirden asla ülkeye ve millete zarar getirecek iş çıkmayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanayisi, ticareti, tarımıyla dünyanın en önemli enerji merkezlerinden biri olan limanıyla, gastronomisiyle ülkeye değer katan Adana’ya ne kadar teşekkür etseler az olacağını vurguladı.

“ADANA’NIN TÜM GÜZELLİKLERİNE SAHİP ÇIKIYORUZ”

Bir şehir ülkeye bu kadar katkıda bulununca, ülkeyi yönetenlerin de o şehrin kalkınması, gelişmesi, büyümesi için üzerlerine düşeni yapması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, Adana’ya bu vazifemizi yerine getirdiğimizde inanıyorum. Buraya gelmeden önce Ceyhan’da hem 2,2 milyar liralık kamu ve 1,8 milyar liralık özel sektör yatırımlarının açılışlarını yaptık hem de 1,7 milyar dolarlık dev bir özel sektör yatırımının temelini attık. İnşallah 2024 yılında hizmete girecek bu polipropilen tesisi ile ülkemiz bu alanda önemli bir ithalat yükünden kurtulacaktır” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, akşama doğru da önce Çukurova Üniversitesi’ndeki yatırımların toplu açılışını yapacaklarını, ardından da Adana’ya kazandırdıkları bir diğer önemli eser olan yeni müzede gençlerle bir araya geleceklerini belirterek şunları kaydetti: “Orhan Kemal’in gençliğinde memur olarak çalıştığı Millî Mensucat Fabrikası, artık ülkemizin en önemli müzelerinden biri olarak kültür sanatımıza hizmet ediyor. Müzenin diğer bölümleri de faaliyete girdiğinde Adana gerçekten 24 saat yaşayan, uluslararası çapta bir kültür sanat merkezine kavuşmuş olacak. Görüldüğü gibi sanayisiyle, gastronomisiyle, kültürüyle, sanatıyla Adana’nın tüm güzelliklerine sahip çıkıyor, geliştirmek için çalışıyoruz. Bugün burada Adana Lezzet Festivali’nde bir araya gelmiş olmamız, şehrimizi hedeflerine ulaştırmak için daha çok çalışma, daha çok gayret etme kararlılığımızın bir ifadesidir. Festivalimizin, sıfır atık prensibiyle düzenlenmesini de Paris İklim Anlaşması’nı onayladığımız şu günlerde Yeşil Kalkınma Devrimimizin şimdiden başladığının önemli bir işareti olarak görüyorum. Bu duygularla Uluslararası Adana Lezzet Festivalimizin beşincisinin hepimizin damak tadına, göz güzelliğine, yürek ferahlığına, muhabbetine vesile olmasını diliyorum.”

Konuşması öncesinde mangal ateşini yakarak festivalin açılışını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra mangalda bir süre kentin tescilli lezzeti Adana kebabını pişirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, beraberindekilerle festival alanındaki stantları gezdi. Festival alanından ayrılışında vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adana Lezzet Festivali’nde sizleri en kalbi duygularla selamlıyorum. Adana, özellikle kebabından şalgamına bu duygular içerisinde inanıyorum ki gastronomide ses getiriyor ve beşincisini kutladığımız bu festivalde sizlere kalbi selamlarımı, sevgilerimi özellikle gönderiyorum. Sizleri Allah’a emanet ediyorum” ifadesini kullandı. Vatandaşları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisini bekleyen çocuklara da oyuncak dağıttı.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kolombiya Cumhurbaşkanı Duque ile bir araya geldi Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kolombiya Cumhurbaşkanı Duque ile bir araya geldi için yorumlar kapalı 80784

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Ofisi’nde Kolombiya Cumhurbaşkanı Ivan Duque ile görüştü. Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ile Kolombiya Cumhurbaşkanı Ivan Duque Marquez’in eşi María Juliana Ruiz de yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma törenine katıldı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma törenine katıldı için yorumlar kapalı 80786

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “İnanç, köken, ırk, cinsiyet, yaş dâhil hiçbir ayrım gözetmeden tüm acezeyi, yani tüm düşkünleri kucaklayan bu müessese, medeniyetimizin ve milletimizin insana bakışının en güzel örneklerinden biridir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “kimsesizlerin kimsesi” olması için bu güzide kurumu millete armağan eden Sultan Abdülhamid-i saniden bugüne Darülaceze’ye emeği geçen herkesi rahmet ve şükranla yâd etti.

İnanç, köken, ırk, cinsiyet, yaş dâhil hiçbir ayrım gözetmeden tüm düşkünleri kucaklayan bu müessesenin, medeniyetlerinin ve milletlerinin insana bakışının en güzel örneklerinden olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de ecdattan aldıkları ilhamla üstlendikleri her görevde çalışmalarını “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışıyla ve “Yaratılanı severiz, Yaradan’dan ötürü” ilkesiyle yürüttüklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze’nin 127 yılı bulan geçmişinde, 30 bini çocuk 100 bin insana şefkat yuvası olmasının benzer çalışmalarda kendilerine ilham verdiğini aktararak, gönüllüleri, çalışanları ve acezeleriyle büyük bir aile olan bu müessesenin yaşatılması ve geliştirilmesi için katkıda bulunan bakanlardan yanlarındaki çalışanlara kadar herkese teşekkür etti.

“BU PROJE, DARÜLACEZE’NİN KURULUŞ AMACINA VE TARİHİNE YAKIŞIR BİR ESER OLACAKTIR”

Bugün Darülaceze’nin hizmetlerini yeni bir boyuta taşıyacağına inandığı Sosyal Hizmet Şehri Projesi’nin temelini atmak üzere bir arada olduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Burada bir duruma dokunmadan geçmeyeceğim. Bu işler bizim işimiz. Belediye başkanlığımda Kayışdağı’nda bir Darülacezenin temelini atmış, açılışını yapmıştık. Şu andaki malum iktidar, aynı şekilde bugün temelini atacağımız adımlarla süreci devam ettiriyor. Tabii bir şeyi sormam lazım. İstanbul’un şu anda Büyükşehir Belediye Başkanlığını üstlenmiş olan kişi veya kişilerin acaba bu alanlarda attıkları bir adım var mı? Ya bir şey yapın. Yani bir suyu akmayan musluğu açmakla ‘Biz hizmet ettik.’ diyemezsiniz. Milleti aldatmayın. Gelin bu tür eserleri yapın. Bu ülkenin darda kalmışına elinizi uzatın. Bu tür şeyleri yapın, biz de sizleri alkışlayalım. Ama yok.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatay mimariyle inşa edilecek projenin, yatağa bağlı sakinler ve koruma altındaki çocuklardan oluşan 1000’e yakın insana hizmet vereceğini belirterek, “Rehabilitasyon ünitesinden cami, kilise ve havranın da yer aldığı ibadethanelerine kadar tüm birimleriyle bu proje Darülaceze’nin kuruluş amacına ve tarihine yakışır bir eser olacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin asırlardır yaşadığı nice saldırıları, sıkıntıları, kaosları, metanetle göğüsleme başarısının gerisinde, sahip olunan birlik, beraberlik ve dayanışma hasletinin gücü olduğunu söyledi.

Medeniyet ve kültür birikimi, aile yapısı, sosyal müesseseleri, bireysel inisiyatifleriyle tecessüm eden bu haslete sıkı sıkıya sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik bakımdan güçlü, gelişmiş ülkelerin sosyal bakımdan en kırılgan ve geleceği tehdit altında nüfuslara sahip olmalarının sebebinin de aynı olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun örneğinin Türkiye’den başka hiçbir ülkede olmadığını belirterek, şöyle konuştu: “Bu sadece bizde var. Kurallar önemlidir. Maddi imkânlar önemlidir. Bireylere değer vermek önemlidir. Ama bunlar sadece günü kurtarır. Ailenin merkezinde olduğu güçlü bir sosyal yapı olmadan bunların hiçbiri geleceği kurtarmaya yetmez. Bizim önceliğimiz medeniyet mirasımıza, inanç ve kültür değerlerimize sarılarak dezavantajlı gruplar dediğimiz engellilerimizi, yaşlılarımızı, kimsesiz çocuklarımızı, garip gurebamızı sosyal yapımız içinde yaşatmaktır. Buna rağmen kimsesiz kalan yardıma veya desteğe muhtaç olan vatandaşlarımızı da kurduğumuz müesseseler ve oluşturduğumuz mekanizmalar vasıtasıyla insani hayat sürebilecekleri imkânlara kavuşturmaktır. İnşallah Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri, inanarak söylüyorum, dünyada bu işin tek örneği olacak bittiği anda. Hamdolsun bugün Türkiye dünyanın en iyi işleyen, en kuşatıcı sosyal destek sistemine sahip ülkelerinden biridir. Benzeri yok. Eğer şu dünyayı tanımışsam, biliyorsam ülkemiz gibi bir başka örnek dünyada yok.”

“YILDA 2 MİLYAR LİRA OLAN SOSYAL YARDIM BÜTÇESİNİ 100 MİLYAR LİRA SINIRINA GETİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hükûmete geldiğimizde yılda 2 milyar lira olan sosyal yardım bütçesini 100 milyar lira sınırına getirdik. Bu rakamın millî gelirimize oranı da yüzde 0,38’den, yüzde 1,36’ya yükseldi. Eskiden daha ziyade ayni olan yardımları hem insanımızın onurunu korumak hem ihtiyaç önceliklerini kendisine bırakmak için nakde döndürdük. Böylece ülkemizde günlük harcama düzeyi dünya standardı olan 5,5 doların altında kalan nüfus oranını yüzde 34’ten, yüzde 10 seviyesine gerilettik” bilgilerini verdi.

Altyapıyı güçlendirmek ve sosyal destekleri en etkin şekilde yürütmek için ayrı bir bakanlık kurduklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, nüfusun bir ülkenin en büyük gücü olduğu gerçeğinden hareketle anneleri ve çocukları koruyacak, destekleyecek, çalışmalara özellikle önem verdiklerinin altını çizdi.

İstihdam, sağlık ve eğitime kadar her alanda bu çerçevede pozitif ayrımcılık yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Devlet korumasındaki çocukların bize Allah’ın ve milletin birer emaneti olduğu anlayışıyla bunları kendi ailelerinin yanında veya aile iklimine yakın şartlarda yetiştirecek bir modele geçtik. Engellilerimizi evde bakımıyla, rehabilitasyon merkezleriyle, özel bakımıyla, umut evleriyle, istihdamıyla her alanda hayatın içine katan bir yaklaşım sergiledik. Yaşlılarımızı 65 yaş maaşıyla, gündüz bakım hizmetleriyle, evde bakım hizmetleriyle, aileleri yanında desteklemeyi, huzurevleriyle sahipsiz bırakmamayı hedefleyen programlar uyguladık. Kadınlarımızı şiddetten, istihdama annelik hizmetlerinden siyasi temsile, kılık kıyafet özgürlüğünden eğitim seferberliğine kadar her alanda cumhuriyet tarihinin en ileri haklarına biz kavuşturduk. Şehit yakınları ve gazilerimizi de tarihimizin en büyük destekleriyle sahiplendik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin imkânlarını milletin her kesimine, özellikle de desteğe ihtiyaç duyan insanlara sunduklarını ifade ederek, şöyle devam etti: “Buradan bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum ki asıl olan kadınlarımızdan çocuklarımıza, yaşlılarımızdan engellilerimize, tüm kesimlerin, aileleri bünyesinde sosyal yapı içinde sahiplenilmeleri ve yaşatılmalarıdır. Kendi evi, imkânı, vakti varken annesini, babasını, engelli aile üyesini, korunmaya muhtaç evladını kamuya veya özel sektöre ait bir kuruma yerleştirmek bizim aile kültürümüzle taban tabana zıttır. Huzurevlerinde kalan yaşlılarımızın önemli bir kısmının iyi eğitimli, iyi kariyerli, yüksek geliri olan çocuklara sahip olmaları düşündürücüdür. Büyükanne, büyükbaba, anne, baba ve torunların aynı evde oturmasalar bile aynı ortamda hayatlarını sürdürdükleri büyük ailelerin giderek azalıyor olması da üzüntü vericidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile yapısındaki dağılma ve aşınmanın, nesilden nesile aktarılan değerlerin geleceğinde de bir belirsizliğe yol açtığını söyledi.

Eğitimin önce ailede, hatta ana karnında başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, oradan başlayıp doğumla gelişen bir eğitim dünyası olduğunu, okulun tek başına bunu yapamayacağını, okulların ailede atılan temelin üzerine eğitim verdiğini anlattı.

“ÖNCELİKLERİMİZİN BAŞINA AİLENİN GÜÇLENDİRİLMESİNİ YERLEŞTİRDİK”

Ailede verilmesi gereken değerler eksik kaldığı zaman okulların, arzu edilen millî, manevi, ahlaki, insani, medeni hasletlere sahip çocukların yetiştirilmesi konusunda zorlandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İşte bunun için önümüzdeki dönemde önceliklerimizin başına ailenin güçlendirilmesini, eğitimin içeriğinin buradaki eksikleri telafi edecek şekilde geliştirilmesini, kültürümüze sahiplenilmesini yerleştirdik. Gelişmiş ülkelerin, Batı’nın düştüğü hataya, inşallah biz düşmeyeceğiz. Batı tarzı bir güvenlik ve refah anlayışı uğruna aileden başlayarak tüm sosyal yapımızı, medeniyet ve kültür değerlerimizi, inancımızı feda edecek şekilde köklerimizle bağımızı koparmayacağız. Tam tersine maziden atiye kurduğumuz köprüden yürüyerek demokraside ve kalkınmada dünyanın en ileri ülkeleri arasındaki yerimizi alacağız. Medeniyet mirasımızdan taviz vermeden hedeflerimize ulaşacak yöntemlerle vizyonlarımızı genişletiyoruz.”

Bugün temelini attıkları bu perspektifin bu genişlemenin bir uygulaması olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için milletimizin karşısına Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yıl dönümüne atfen 2023 hedeflerimizle İstanbul’un Fethi’nin 600’üncü yıl dönümüne atfen 2053 vizyonumuzla inşallah bu sene fetih şenliklerimizi Atatürk Havalimanı’nda yapacağız. İstanbul’a yakışır bir fetih şenliğini, Atatürk Havalimanı’nda hep birlikte yapacağız. Şöyle muhteşem bir fetih şenliği yapalım ki inşallah cennet mekân Fatih Sultan Mehmet Han’a layık olalım. Malazgirt’in 1000’inci yıl dönümüne atfen 2071 hayallerimiz var bizim. Bu hayallere de ona göre yürüyeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihin en önemli sembolleriyle bu yola çıktıklarını, diğer alanlarda Darülaceze’ye sahip çıkacak projeleri de bu anlayışla hayata geçirmeyi sürdüreceklerini dile getirdi.

Temelini atmak üzere bir araya geldikleri Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri’nin ülkeye, şehre ve sakinlerine hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peygamber efendimizin hadisinde buyurduğu gibi insanlara hayrı dokunan kişinin büyüklüğünü ortaya koyacağız. Bu müjdeye muhatap olmak için bu projeye destek veren, katkıda bulunan herkese yine şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. İnşallah bu örnek projenin açılışını da beraber yapacağız” ifadelerini kullandı.

İstanbul Müftüsü Safi Arpaguş’un duasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler tören için hazırlanan butonlara basarak ilk harcı temele döktü.