“Üniversitelerimizde tüm gücümüzü ve imkânlarımızı kalitenin yükseltilmesine vereceğimiz bir döneme girdik” “Üniversitelerimizde tüm gücümüzü ve imkânlarımızı kalitenin yükseltilmesine vereceğimiz bir döneme girdik” için yorumlar kapalı 90631

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çukurova Üniversitesi’nde yapımı tamamlanan tesis ve binaların açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Artık üniversitelerimizde kapasite sorunu kalmadığı için, tüm gücümüzü ve imkânlarımızı kalitenin yükseltilmesine vereceğimiz bir döneme girdik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adana’daki programı kapsamında Çukurova Üniversitesi’nde yapımı tamamlanan tesis ve binaların açılış törenine katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.

Konuşmasında, Adana’da dolu bir gün geçirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıkları açılış ve temel atma törenlerinin kentin üretim ve istihdam gücüne güç kattığını ifade etti.

Adana’yı şahlandıracak yatırımlar ve projelerle üniversiteyi de ileriye taşıyacak eserlerin resmi açılışlarını gerçekleştirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlardan ilkinin Çukurova Üniversitesi 57 Alay Şehitler Camii olduğunu hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 4 bin kişinin aynı anda ibadet edebilmesini sağlayacak caminin bünyesinde ayrıca 1578 metrekarelik Türk İslam Sanatları merkezi ve 500 kişilik konferans salonunun da bulunduğunu belirtti.

“KIZ VE ERKEK YURTLARIMIZI DA BUGÜN HİZMETE ALIYORUZ”

Dr. Feyyaz Etiz Onkoloji ve Hematoloji Hizmet Binasının 20 bin metrekare kapalı alanı, 190 yatak kapasitesi, 18 adet kemik iliği nakil ünitesi, laboratuvar ve görüntüleme üniteleriyle önemli bir sağlık yatırımı olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güzel Sanatlar Fakültesi hizmet binasında 10 stüdyo, 38 atölye, 10 derslik, 6 laboratuvar, konferans salonu ve ofislerin bulunduğunu söyledi.

Ziraat Fakültesinin 200 baş süt sığırcılığı tesisiyle hayvancılığın geliştirilmesine katkı sağlayacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ÖSYM e-Sınav Merkezi’nin de kendi alanlarında çok önemli bir ihtiyacı gidereceğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öğrencilerimizin barınma sıkıntılarına çözüm olacak kız ve erkek yurtlarımızı da bugün hizmete alıyoruz. Bu kapsamda resmî açılışını yaptığımız 3 bin 320’si kız, 3 bin 326’sı erkek olmak üzere toplam 6 bin 646 öğrenci kapasiteli 4 yurdumuzun tamamı otel konforunda inşa edilmiştir” dedi.

Toplam yatırım tutarı 263 milyon lirayı bulan eserlerin hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırımların inşasında katkısı olan kişi ve kurumları tebrik etti.

Koronavirüs salgını sebebiyle hayatın birçok alanında sıkıntılar yaşandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimden turizme, sosyal yaşama kadar her alanda salgın gerçeğini dikkate alarak köklü değişikliklere gittiklerini ifade etti.

Salgının en yoğun yaşandığı dönemde insanların hayatını tehlikeye atmamak adına diğer ülkeler gibi uzaktan eğitim modeline geçtiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte eğitimin kesintiye uğramaması için her türlü çabayı gösterdiklerini söyledi.

“AMACIMIZ ŞARTLARI SONUNA KADAR ZORLAYARAK HER SEVİYEDE YÜZ YÜZE EĞİTİM ÖĞRETİMİ DEVAM ETTİRMEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uzaktan veya hibrit eğitimin yüz yüze eğitimin yerini tutmayacağını hepimiz biliyoruz. Bunun için aşılamada elde ettiğimiz mesafeyle hastalıkla mücadelede kazandığımız tecrübeler ışığında hamdolsun bu sene yüz yüze eğitimi tekrar başlattık. Son bir aydır Millî Eğitim Bakanlığımıza bağlı okullarda ciddi bir sıkıntı yaşamadan eğitim-öğretim faaliyetleri başarıyla sürüyor. İnşallah benzer bir başarıyı üniversitelerimizde de yakalayacağımıza inanıyorum. Amacımız şartları sonuna kadar zorlayarak her seviyede yüz yüze eğitim öğretimi devam ettirmektir” değerlendirmesinde bulundu.

Hayat normal ritmine döndükçe salgının kimi alanlarda yol açtığı tahribata şahit olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İngiltere’deki benzin istasyonları ve marketlerden yansıyan manzaralar salgının tedarik zincirlerinde yol açtığı kırılmanın örneklerinden biridir. Aynı durum Amerika’da geçerli, aynı durum Fransa’da geçerli. Aynı şekilde küresel ekonomide gıda ve emtia fiyatlarında yaşanan fahiş artışlar da salgına bağlı ortaya çıkan sorunlardan bazılarıdır. Nasıl sel gider izi kalırsa salgının açtığı yaralar da zaman geçtikçe daha fazla görülmeye başlanacaktır” dedi.

“ÜLKEMİZ İNŞALLAH BU SÜREÇTEN GÜÇLENEREK ÇIKACAKTIR”

Hazırlıklarını ve planlarını bu gerçeğe göre yaptıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, tıpkı salgın döneminde olduğu gibi korona sonrası dönemi de başarıyla yönetecek kapasiteye, altyapıya, yönetim becerisine ve siyasi iradeye sahiptir. Hep söylediğim gibi ülkemiz inşallah bu süreçten güçlenerek çıkacaktır. Bizim tek üzüntümüz hayatın doğal akışı içinde yaşanan hadiselerin abartılması, marjinal çevrelerce çarpıtılması, mecrasından çıkartılarak istismar aracı hâline dönüştürülmesidir” diye konuştu.

Bu istismar siyasetini son günlerde öğrencilerin yurt meselesinde bir kez daha gördüklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Geçtiğimiz yılın ve bu yılın başvurularının üst üste binmesi sebebiyle oluşan geçici yoğunluk, kadrolu militanlar tarafından istismar edildi. Öğrencilikle hiçbir alakası olmayan bu kişiler, parklarda, sokaklarda poz vererek devletimizin bu alandaki yatırımlarını gölgelemeye çalıştı. Oysa Türkiye, yükseköğretim alanında dünyanın öğrencilerine en yüksek kapasitede ve en yüksek kalitede barınma imkânı sağlayan ülkesidir. Örneğin Türkiye’de 730 bin kamu ve 300 bin özel sektörüyle toplamda 1 milyonun üzerinde yurt kapasitesi varken, aynı rakam İngiltere’de 550 bin, Fransa’da 365 bin, Almanya’da 290 bin, İspanya’da 91 bindir. Halen süren yatırımlarla birkaç yıl içinde bu rakama 110 bin kapasite daha ilave edeceğiz.”

“YURTTA KALMAK İÇİN BAŞVURAN ÖĞRENCİLERİMİZİN NEREDEYSE TAMAMININ TALEBİNİ KARŞILADIK”

Sadece yatak kapasitesini artırmakla kalmadıklarını ve yurtların donanımını da otel konforuna yükselttiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önceden 30-40 kişilik koğuşlarda kalan öğrencilerimiz, tıpkı bugün hizmete açtığımız yurtlar gibi artık 3-4 kişilik, içinde yatağı, dolabı, çalışma masası, banyosu, tuvaleti, interneti olan otel standardında odalara kavuştu. Aldığımız tedbirler sayesinde pek çok şehrimizde yurtta kalmak için başvuran öğrencilerimizin neredeyse tamamının talebini karşıladık” dedi.

Gençlere sadece yurtlarda barınma imkânı sağlamakla kalmadıklarını ve aylık 570 lira da beslenme yardımı yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yardımdan yurtlarımızda kalan tüm öğrencilerimiz yararlanabiliyor. Aynı şekilde yaklaşık 1,5 milyon öğrencimizi lisansta 650 lira, yüksek lisansta 1300 lira, doktorada 1950 liralık kredi veya burs ödemesi ile destekliyoruz. Böylece hiçbir evladımızın maddi imkânsızlık sebebiyle eğitiminden geri kalmasına izin vermiyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte yükseköğretim hayatının en önemli tartışma konusunu oluşturan harçları da kaldırdıklarını hatırlatarak, “İnşallah bundan sonra da gençlerimizin yanında olmaya, eğitim hayatları boyunca onları desteklemeye devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Bir başka önemli başarılarının da üniversite kapasitelerinde yaptıkları artış olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri paylaştı: “Üniversite sayımızı 76’dan 207’ye çıkarırken, üniversitelerdeki akademisyen sayısını 70 binden 180 binin üzerine, öğrenci sayısını 1,6 milyondan 8,5 milyona yükselttik. Türkiye artık kendi öğrencileri yanında 230 bin uluslararası öğrenciye de ev sahipliği yapan bir konuma gelmiştir. Gençlerimizin okullaşma oranını yüzde 15’ten yüzde 44’e yükselterek gösterdiğimiz başarı ülkemizin insan gücü kalitesini de artırmıştır. Artık üniversitelerimizde kapasite sorunu kalmadığı için tüm gücümüzü ve imkânlarımızı kalitenin yükseltilmesine vereceğimiz bir döneme girdik. Yükseköğretim kurumlarımızın her alanda olduğu gibi eğitimin tüm kademelerinde kalitenin yükseltilmesi hususunda da öncülük yapacaklarına inanıyorum. Bilhassa mesleki eğitimde bu dönüşümü hızlı ve etkin şekilde yaparak bir an önce sonuçlandırmamız gerekiyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çukurova Üniversitesinin 2021-2022 Akademik Yılı’nın öğrenciler ve üniversite mensupları için hayırlı olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş dua etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm eserlerimiz üniversitemiz, milletimiz, hocalarımız, öğrencilerimiz için hayırlara vesile olsun. Tüm hayırseverleri özellikle tebrik ediyorum. Rabb’im daha nice bu tür hayır ve hasenatın devamını da nasip etsin” dedi.

Daha sonra kurdeleyi beraberindekilerle kesen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Meryem Tuncel tarafından günün anısına, üzerinde fotoğrafının bulunduğu tablo takdim edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra açılışı yapılan camiye geçerek, bir süre beraberindekilerle incelemelerde bulundu.

Törene Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu da katıldı.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kolombiya Cumhurbaşkanı Duque ile bir araya geldi Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kolombiya Cumhurbaşkanı Duque ile bir araya geldi için yorumlar kapalı 80784

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Ofisi’nde Kolombiya Cumhurbaşkanı Ivan Duque ile görüştü. Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ile Kolombiya Cumhurbaşkanı Ivan Duque Marquez’in eşi María Juliana Ruiz de yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma törenine katıldı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma törenine katıldı için yorumlar kapalı 80786

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “İnanç, köken, ırk, cinsiyet, yaş dâhil hiçbir ayrım gözetmeden tüm acezeyi, yani tüm düşkünleri kucaklayan bu müessese, medeniyetimizin ve milletimizin insana bakışının en güzel örneklerinden biridir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “kimsesizlerin kimsesi” olması için bu güzide kurumu millete armağan eden Sultan Abdülhamid-i saniden bugüne Darülaceze’ye emeği geçen herkesi rahmet ve şükranla yâd etti.

İnanç, köken, ırk, cinsiyet, yaş dâhil hiçbir ayrım gözetmeden tüm düşkünleri kucaklayan bu müessesenin, medeniyetlerinin ve milletlerinin insana bakışının en güzel örneklerinden olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de ecdattan aldıkları ilhamla üstlendikleri her görevde çalışmalarını “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışıyla ve “Yaratılanı severiz, Yaradan’dan ötürü” ilkesiyle yürüttüklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze’nin 127 yılı bulan geçmişinde, 30 bini çocuk 100 bin insana şefkat yuvası olmasının benzer çalışmalarda kendilerine ilham verdiğini aktararak, gönüllüleri, çalışanları ve acezeleriyle büyük bir aile olan bu müessesenin yaşatılması ve geliştirilmesi için katkıda bulunan bakanlardan yanlarındaki çalışanlara kadar herkese teşekkür etti.

“BU PROJE, DARÜLACEZE’NİN KURULUŞ AMACINA VE TARİHİNE YAKIŞIR BİR ESER OLACAKTIR”

Bugün Darülaceze’nin hizmetlerini yeni bir boyuta taşıyacağına inandığı Sosyal Hizmet Şehri Projesi’nin temelini atmak üzere bir arada olduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Burada bir duruma dokunmadan geçmeyeceğim. Bu işler bizim işimiz. Belediye başkanlığımda Kayışdağı’nda bir Darülacezenin temelini atmış, açılışını yapmıştık. Şu andaki malum iktidar, aynı şekilde bugün temelini atacağımız adımlarla süreci devam ettiriyor. Tabii bir şeyi sormam lazım. İstanbul’un şu anda Büyükşehir Belediye Başkanlığını üstlenmiş olan kişi veya kişilerin acaba bu alanlarda attıkları bir adım var mı? Ya bir şey yapın. Yani bir suyu akmayan musluğu açmakla ‘Biz hizmet ettik.’ diyemezsiniz. Milleti aldatmayın. Gelin bu tür eserleri yapın. Bu ülkenin darda kalmışına elinizi uzatın. Bu tür şeyleri yapın, biz de sizleri alkışlayalım. Ama yok.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatay mimariyle inşa edilecek projenin, yatağa bağlı sakinler ve koruma altındaki çocuklardan oluşan 1000’e yakın insana hizmet vereceğini belirterek, “Rehabilitasyon ünitesinden cami, kilise ve havranın da yer aldığı ibadethanelerine kadar tüm birimleriyle bu proje Darülaceze’nin kuruluş amacına ve tarihine yakışır bir eser olacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin asırlardır yaşadığı nice saldırıları, sıkıntıları, kaosları, metanetle göğüsleme başarısının gerisinde, sahip olunan birlik, beraberlik ve dayanışma hasletinin gücü olduğunu söyledi.

Medeniyet ve kültür birikimi, aile yapısı, sosyal müesseseleri, bireysel inisiyatifleriyle tecessüm eden bu haslete sıkı sıkıya sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik bakımdan güçlü, gelişmiş ülkelerin sosyal bakımdan en kırılgan ve geleceği tehdit altında nüfuslara sahip olmalarının sebebinin de aynı olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun örneğinin Türkiye’den başka hiçbir ülkede olmadığını belirterek, şöyle konuştu: “Bu sadece bizde var. Kurallar önemlidir. Maddi imkânlar önemlidir. Bireylere değer vermek önemlidir. Ama bunlar sadece günü kurtarır. Ailenin merkezinde olduğu güçlü bir sosyal yapı olmadan bunların hiçbiri geleceği kurtarmaya yetmez. Bizim önceliğimiz medeniyet mirasımıza, inanç ve kültür değerlerimize sarılarak dezavantajlı gruplar dediğimiz engellilerimizi, yaşlılarımızı, kimsesiz çocuklarımızı, garip gurebamızı sosyal yapımız içinde yaşatmaktır. Buna rağmen kimsesiz kalan yardıma veya desteğe muhtaç olan vatandaşlarımızı da kurduğumuz müesseseler ve oluşturduğumuz mekanizmalar vasıtasıyla insani hayat sürebilecekleri imkânlara kavuşturmaktır. İnşallah Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri, inanarak söylüyorum, dünyada bu işin tek örneği olacak bittiği anda. Hamdolsun bugün Türkiye dünyanın en iyi işleyen, en kuşatıcı sosyal destek sistemine sahip ülkelerinden biridir. Benzeri yok. Eğer şu dünyayı tanımışsam, biliyorsam ülkemiz gibi bir başka örnek dünyada yok.”

“YILDA 2 MİLYAR LİRA OLAN SOSYAL YARDIM BÜTÇESİNİ 100 MİLYAR LİRA SINIRINA GETİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hükûmete geldiğimizde yılda 2 milyar lira olan sosyal yardım bütçesini 100 milyar lira sınırına getirdik. Bu rakamın millî gelirimize oranı da yüzde 0,38’den, yüzde 1,36’ya yükseldi. Eskiden daha ziyade ayni olan yardımları hem insanımızın onurunu korumak hem ihtiyaç önceliklerini kendisine bırakmak için nakde döndürdük. Böylece ülkemizde günlük harcama düzeyi dünya standardı olan 5,5 doların altında kalan nüfus oranını yüzde 34’ten, yüzde 10 seviyesine gerilettik” bilgilerini verdi.

Altyapıyı güçlendirmek ve sosyal destekleri en etkin şekilde yürütmek için ayrı bir bakanlık kurduklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, nüfusun bir ülkenin en büyük gücü olduğu gerçeğinden hareketle anneleri ve çocukları koruyacak, destekleyecek, çalışmalara özellikle önem verdiklerinin altını çizdi.

İstihdam, sağlık ve eğitime kadar her alanda bu çerçevede pozitif ayrımcılık yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Devlet korumasındaki çocukların bize Allah’ın ve milletin birer emaneti olduğu anlayışıyla bunları kendi ailelerinin yanında veya aile iklimine yakın şartlarda yetiştirecek bir modele geçtik. Engellilerimizi evde bakımıyla, rehabilitasyon merkezleriyle, özel bakımıyla, umut evleriyle, istihdamıyla her alanda hayatın içine katan bir yaklaşım sergiledik. Yaşlılarımızı 65 yaş maaşıyla, gündüz bakım hizmetleriyle, evde bakım hizmetleriyle, aileleri yanında desteklemeyi, huzurevleriyle sahipsiz bırakmamayı hedefleyen programlar uyguladık. Kadınlarımızı şiddetten, istihdama annelik hizmetlerinden siyasi temsile, kılık kıyafet özgürlüğünden eğitim seferberliğine kadar her alanda cumhuriyet tarihinin en ileri haklarına biz kavuşturduk. Şehit yakınları ve gazilerimizi de tarihimizin en büyük destekleriyle sahiplendik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin imkânlarını milletin her kesimine, özellikle de desteğe ihtiyaç duyan insanlara sunduklarını ifade ederek, şöyle devam etti: “Buradan bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum ki asıl olan kadınlarımızdan çocuklarımıza, yaşlılarımızdan engellilerimize, tüm kesimlerin, aileleri bünyesinde sosyal yapı içinde sahiplenilmeleri ve yaşatılmalarıdır. Kendi evi, imkânı, vakti varken annesini, babasını, engelli aile üyesini, korunmaya muhtaç evladını kamuya veya özel sektöre ait bir kuruma yerleştirmek bizim aile kültürümüzle taban tabana zıttır. Huzurevlerinde kalan yaşlılarımızın önemli bir kısmının iyi eğitimli, iyi kariyerli, yüksek geliri olan çocuklara sahip olmaları düşündürücüdür. Büyükanne, büyükbaba, anne, baba ve torunların aynı evde oturmasalar bile aynı ortamda hayatlarını sürdürdükleri büyük ailelerin giderek azalıyor olması da üzüntü vericidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile yapısındaki dağılma ve aşınmanın, nesilden nesile aktarılan değerlerin geleceğinde de bir belirsizliğe yol açtığını söyledi.

Eğitimin önce ailede, hatta ana karnında başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, oradan başlayıp doğumla gelişen bir eğitim dünyası olduğunu, okulun tek başına bunu yapamayacağını, okulların ailede atılan temelin üzerine eğitim verdiğini anlattı.

“ÖNCELİKLERİMİZİN BAŞINA AİLENİN GÜÇLENDİRİLMESİNİ YERLEŞTİRDİK”

Ailede verilmesi gereken değerler eksik kaldığı zaman okulların, arzu edilen millî, manevi, ahlaki, insani, medeni hasletlere sahip çocukların yetiştirilmesi konusunda zorlandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İşte bunun için önümüzdeki dönemde önceliklerimizin başına ailenin güçlendirilmesini, eğitimin içeriğinin buradaki eksikleri telafi edecek şekilde geliştirilmesini, kültürümüze sahiplenilmesini yerleştirdik. Gelişmiş ülkelerin, Batı’nın düştüğü hataya, inşallah biz düşmeyeceğiz. Batı tarzı bir güvenlik ve refah anlayışı uğruna aileden başlayarak tüm sosyal yapımızı, medeniyet ve kültür değerlerimizi, inancımızı feda edecek şekilde köklerimizle bağımızı koparmayacağız. Tam tersine maziden atiye kurduğumuz köprüden yürüyerek demokraside ve kalkınmada dünyanın en ileri ülkeleri arasındaki yerimizi alacağız. Medeniyet mirasımızdan taviz vermeden hedeflerimize ulaşacak yöntemlerle vizyonlarımızı genişletiyoruz.”

Bugün temelini attıkları bu perspektifin bu genişlemenin bir uygulaması olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için milletimizin karşısına Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yıl dönümüne atfen 2023 hedeflerimizle İstanbul’un Fethi’nin 600’üncü yıl dönümüne atfen 2053 vizyonumuzla inşallah bu sene fetih şenliklerimizi Atatürk Havalimanı’nda yapacağız. İstanbul’a yakışır bir fetih şenliğini, Atatürk Havalimanı’nda hep birlikte yapacağız. Şöyle muhteşem bir fetih şenliği yapalım ki inşallah cennet mekân Fatih Sultan Mehmet Han’a layık olalım. Malazgirt’in 1000’inci yıl dönümüne atfen 2071 hayallerimiz var bizim. Bu hayallere de ona göre yürüyeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihin en önemli sembolleriyle bu yola çıktıklarını, diğer alanlarda Darülaceze’ye sahip çıkacak projeleri de bu anlayışla hayata geçirmeyi sürdüreceklerini dile getirdi.

Temelini atmak üzere bir araya geldikleri Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri’nin ülkeye, şehre ve sakinlerine hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peygamber efendimizin hadisinde buyurduğu gibi insanlara hayrı dokunan kişinin büyüklüğünü ortaya koyacağız. Bu müjdeye muhatap olmak için bu projeye destek veren, katkıda bulunan herkese yine şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. İnşallah bu örnek projenin açılışını da beraber yapacağız” ifadelerini kullandı.

İstanbul Müftüsü Safi Arpaguş’un duasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler tören için hazırlanan butonlara basarak ilk harcı temele döktü.