“Eğitim-öğretimin kesintiye uğramaması için çalışırken, aynı zamanda yeni yatırımlarla eğitim altyapımızı tahkim ediyoruz” “Eğitim-öğretimin kesintiye uğramaması için çalışırken, aynı zamanda yeni yatırımlarla eğitim altyapımızı tahkim ediyoruz” için yorumlar kapalı 87066

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mesleki Eğitimde Bin Okul Projesi ve 50 AR-GE Merkezi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Hükûmet olarak eğitim-öğretimin kesintiye uğramaması için çalışırken, aynı zamanda yeni yatırımlarla eğitim altyapımızı tahkim ediyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mesleki Eğitimde Bin Okul Projesi ve 50 AR-GE Merkezi’nin açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, bu sabah Afyonkarahisar’da meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden öğrencilere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifa, öğrencilerin ailelerine, yakınlarına ve öğretmenlerine başsağlığı dileklerini iletti.

Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda eylül ayı itibarıyla yüz yüze eğitime geçildiğini, yaklaşık 1,5 yıl sonra öğrencileri çok özledikleri okullarıyla, öğretmenleri de öğrencileriyle buluşturmanın sevincini yaşadıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta salı günü bu salonda üniversitelerin 2021-2022 Akademik Yıl Açılış Töreni’ni düzenlediklerini anımsattı.​​​​​​​

“EĞİTİM FAALİYETLERİMİZ CİDDİ BİR SORUNLA KARŞILAŞMADAN BAŞARIYLA DEVAM EDİYOR”

Böylece 81 vilayetin tamamında, okul öncesinden üniversiteye kadar eğitim ve öğretimin her seviyesinde yüz yüze eğitime başladıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Beşinci haftasını geride bırakan eğitim faaliyetlerimiz hamdolsun ciddi bir sorunla karşılaşmadan başarıyla devam ediyor. Millî Eğitim Bakanlığımız ve Sağlık Bakanlığımız sürecin sorunsuz şekilde ilerlemesi hususunda gereken her türlü tedbiri alıyor. Aynı şekilde, illerde mülki idare amirlerimiz konuyu yakından takip ediyor. Velilerimizin ve okul aile birliklerimizin de yüz yüze eğitimin sürdürülebilmesi için samimi gayret gösterdiklerini görüyoruz. Eğitimin tüm paydaşlarında oluşan bu mutabakat ve iş birliği ruhundan biz de büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Sürecin başarısı için, tedbirlere uyum başta olmak üzere her konudaki gayretlerimizi biraz daha artırmamız gerekiyor. İnancımıza göre, takdir tedbire mani değildir. Salgınla mücadelede bilimin ve tıbbın sunduğu araçlardan faydalanmak hem insan hem de Müslüman olarak bizim görevimizdir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin, “insanı yaşat ki devlet yaşasın” prensibine uygun şekilde, birçok gelişmiş ülkeden bile önce, gereken her imkânı vatandaşlarına sunduğunu aktardı.

“Aşılamadaki eşikleri hızla aşarak toplumsal bağışıklığı ne kadar çabuk sağlayabilirsek, önümüzdeki kış o derece rahat ederiz. Diğer türlü, havaların soğumasıyla beraber sıkıntıların artmasına engel olamayız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda tüm vatandaşların gereken hassasiyeti göstereceğine inandığını dile getirdi.

“MEVCUT MESLEKİ ALAN LABORATUVARI VE ATÖLYELERİNİ GÜÇLENDİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükûmet olarak eğitim öğretimin kesintiye uğramaması için çalışırken, aynı zamanda yeni yatırımlarla eğitim altyapısını tahkim ettiklerini söyledi. Son bir senede tamamlanan Mesleki Eğitimde 1000 Okul Projesi vesilesiyle bir araya geldiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Mesleki eğitimi güçlendirmek gayesiyle hayata geçirdiğimiz bu projeyle, belirlenen okullara bir yılda bir milyar lira yatırım yaptık. Proje kapsamında, 1000 okula 1000 kütüphane kazandırmanın yanı sıra toplam 10 bin akıllı tahta ve 1000 fizik kimya biyoloji laboratuvarı kurduk. Ayrıca mevcut mesleki alan laboratuvarı ve atölyelerini güçlendirdik. Bu okullarımızın döner sermaye kapsamındaki üretimlerini artırmak için 544 yeni atölye, laboratuvar kurduk, 282 atölyeyi de güncelledik. Proje dâhilindeki 1000 meslek okulumuzun bakım ve onarımlarını da yaparak eksiklikleri giderdik.

Bugün 1000 okul projesinin yanı sıra 24 ilde mesleki ve teknik eğitim veren okullarımıza kurulan 50 AR-GE merkezimizin de açılışını yapıyoruz. Öğretmen ve öğrencilerimizin yeni ürünler tasarlaması ve bu ürünlerin fikri mülkiyet haklarını alarak ekonomik bir değere dönüştürülmesi amacıyla hayata geçirdiğimiz AR-GE merkezlerini son derece önemli buluyoruz. AR-GE merkezleri ile öğrencilerimiz hem fikirlerini somutlaştırma fırsatı bulacak hem de okullarından başlayarak ekonomimize katkı sunacaklardır. Yine bu merkezler vasıtasıyla öğrencilerimizin mesleki becerileri artarken, yeni teknolojilerin takip edilmesi de kolaylaşacaktır. Güçlenen altyapısı, gelişen imkânları, modern AR-GE merkezleri, vizyoner ve yetkin eğitimci kadrosu ile bu okullarımız yeni çekim merkezleri olacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde mesleki ve teknik eğitimi destekleyici politikaların müspet sonuçlarını birçok alanda gördüklerini vurguladı.

“28 Şubat döneminin Türk eğitim sistemine ve ekonomisine yaptığı en büyük kötülüklerden biri olan katsayı zulmünün ortadan kalkmasıyla bu okullara yönelik toplumdaki ön yargıların da önemli ölçüde kırıldığını” dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem gençlerin hem de ailelerinin, kariyer planlamalarında mesleki ve teknik eğitime daha fazla önem vermeye başladıklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı şekilde üreticilerimiz, sanayicilerimiz ve resmî kurumlarımız da lise çağında verilen mesleki eğitimin değerini çok daha anlamıştır. Bu anlayış birliğinin neticesinde, tüm sektörlerle güçlü ve kapsamlı iş birlikleri kurulurken eğitim, üretim, istihdam çevrimi de güçlenmiştir” diye konuştu.

“MESLEK LİSELERİMİZ ARTIK PATENT ALABİLECEK DÜZEYDE YENİLİKLERE İMZA ATIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, liselere geçiş sisteminde başarı gösteren öğrencilerin artık mesleki eğitimi daha fazla tercih ettiğine dikkati çekti.

Kimi savunma sanayi kuruluşlarıyla sanayi bölgeleri himayesinde eğitim veren okulların öğrencilerin tercihlerinde en üst sıralara çıktığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Meslek liselerimiz artık patent alabilecek düzeyde yeniliklere imza atıyorlar. Bu okullarımızın başarıları arttıkça mesleki eğitime yönelik ilgi de ülkemiz genelinde güçleniyor” diye konuştu.

2019-2020 Eğitim Öğretim yılının temasını, “Mesleki ve Teknik Eğitimde Patent, Faydalı Model, Marka ve Tasarım Yılı” olarak belirlediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sonuçta yıl içinde 803 patent, faydalı model, tasarım ve marka başvurusu yapıldığını ve bunların 188’inin tescil edildiğini; bu yıl ise, 250 ürün tescilinin hedeflendiğini, şu an itibarıyla 198 patent, faydalı model, tasarım ve marka tescilinin alındığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, meslek lisesi mezunlarının üniversite sınavlarındaki başarı grafiğinin de giderek yükselmesinden memnuniyet duyduklarını belirtti ve şöyle devam etti: “Geldiğimiz nokta itibarıyla gönül rahatlığıyla şu gerçeği ifade edebiliriz, bir dönem evlatlarımız arasında öz-üvey ayrımı yapan politikaların izleri tamamen silinmiştir. Ülkemizde artık herhangi bir okul türüyle ilgili ayrımcılık, ötekileştirme veya adaletsizlik yoktur. Hangi lisede okursa okusun, devletimizin nazarında evlatlarımızın tamamı eşittir, aynı hak ve imkânlara sahiptir. Eğitimde eşitlik ve adaleti tüm yönleriyle tesis etmek hükûmetimizin öncelikli meselesi olmayı sürdürecektir.”

Eğitimde günü kurtarmanın değil, istikbali garantiye almanın derdinde olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi, milletimize söz verdiğimiz şekilde eğitim, sağlık, adalet ve emniyet temelleri üzerinde yükseltmeyi sürdürüyoruz. Bu amaçla, son 20 yılda hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime ayırdık. Mesela 2002 yılında eğitim bütçesi sadece 7,5 milyar lira iken 2021 yılında bu rakam 147 milyar liraya yükseldi. Görüldüğü gibi, nereden nereye… Yükseköğrenimi de dâhil ettiğimizde bu yılki eğitim bütçemiz 211 milyar lirayı aşıyor. Yine 20 yıl önce resmi/özel dâhil, okul ve kurum sayımız 50 bin 877 iken bugün bu sayı, 88 bin 325’e çıktı. Ülkemiz genelindeki derslik sayısını da 343 binden 601 bin seviyesine getirdik” şeklinde konuştu.

“3600 EK GÖSTERGE MESELESİNİ, ÖNÜMÜZDEKİ YILIN SONUNA KADAR ÇÖZÜME KAVUŞTURMAYI PLANLIYORUZ”

Kadro tahsislerinde de en büyük payı eğitime verdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “2002 yılından bugüne kadar tam 713 bin 625 öğretmenimizin atamasını gerçekleştirdik. Önceki ay, yüreği kıpır kıpır, idealist 20 bin genç öğretmenimizi görevlerine başlatmanın gururunu yaşadık. Ayrıca ilave 15 bin öğretmen atamasının müjdesini kısa süre önce kamuoyumuzla paylaşmıştık. Aynı şekilde öğretmenlerimizi de kapsayan 3600 ek gösterge meselesini, önümüzdeki yılın sonuna kadar çözüme kavuşturmayı planlıyoruz. Bunun üzerinde çok spekülasyonlar yapılıyor. Ana muhalefetin başındaki zat, ‘Bu sözü ben verdim filan falan…’ Sen neyin sözünü veriyorsun? Bu iş, bizim işimiz. Biz kuru kuruya söz vermeyiz. Biz yaparız. Bizim en önemli özelliğimiz bu; kuru kuruya söz vermek değil, icraat. Bizim için asıl olan evlatlarımızla birlikte geleceğimizi de emanet ettiğimiz öğretmenlerimizin huzuru, esenliği, refahı ve motivasyonudur.”

Son 19 yılda devletin imkânları genişledikçe, toplumun tüm kesimleri gibi öğretmenlerin de bundan payını aldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah bundan sonra da diğer kamu görevlilerimizle birlikte eğitim camiamızın yanında olmayı sürdüreceğiz. Bu süreçte öğretmenlerimizden tek talebimiz, öğrencilerimizi büyük ve güçlü Türkiye vizyonuyla özgüven sahibi bireyler olarak yetiştirmeleri. Onlar sadece bugüne değil, yarına da en donanımlı şekilde hazırlanmalıdır” dedi.

“Saygıdeğer öğretmenlerim, bu gençler sizlerin eseri olacak. Dolayısıyla yarınları, 2053 ve 2071’i biz bu gençlerimizle inşa edeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrencilerden de devletin, ailelerinin ve hocalarının kendileri için yaptığı fedakârlıkların bilinciyle derslerine yoğunlaşmaları beklentisinde olduklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her evladımızdan; sporda, bilimde, sanatta, mesleki alanda becerilerini ilerletmesini, vaktini en verimli şekilde değerlendirmenin yollarını aramasını istiyoruz” ifadesini kullandı.

MESLEKİ EĞİTİMDE MÜJDELER

Bugünkü tören vesilesiyle mesleki eğitimde bazı müjdelerinin olacağının dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Mesleki eğitim merkezlerinde kapasitenin daha fazla artırılması ve genç işsizlik oranının düşürülmesi için iki yeni düzenleme yapıyoruz. Bunlardan birincisi; mesleki eğitim merkezlerine devam eden öğrencilerin dört yıl boyunca aldıkları ücretlerin işveren üzerindeki yükünü tamamen kaldırmaktır. Bu yükü, devlet olarak biz üstleniyoruz. Böylece iş gücü piyasamızın güçlenmesi için işverenlerimize önemli bir destek sunuyoruz. İkinci olarak; mesleki eğitim merkezlerimizin son sınıfına kalfa olarak devam eden öğrencilerimizin aldıkları ücretleri de iyileştiriyoruz. Artık kalfalar, son sene, asgari ücretin üçte biri kadar değil, yarısı kadar ücret alacaklar. Her iki hedefle ilgili olarak Mesleki Eğitim Kanunu’nda gerekli düzenlemeleri kısa sürede yapacağız. Böylece mesleki eğitim merkezleriyle ilgili kalıcı bir iyileşme sağlayacak ve Türkiye’de mesleki eğitimi yeni bir evreye taşıyacağız.

Diğer yandan lise ve üniversite mezunu gençlerimize istedikleri bir alandaki mesleki eğitim merkezi programını kısa sürede tamamlama ve iş gücü piyasasına süratle geçme imkânı getiriyoruz. Millî Eğitim Bakanlığımız bunun için gereken çalışmaları tamamladı. Böylece gençlerimiz, eğitim sürecinde ücret de alarak altı yedi ay gibi kısa süreli tamamlama programlarına devam edebilecektir. Bunun ilk uygulaması önümüzdeki günlerde Millî Eğitim Bakanlığımız ile Turkcell tarafından başlatılacaktır. Program kapsamında üniversite mezunlarına altı aylık eğitim verilecek ve eğitim sonunda başarılı olanlar, Turkcell’de istihdam edilecektir. Bu önemli müjdelerimizin de öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz, mesleki eğitim camiamız ve firmalarımız için hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda, özel eğitim merkezlerinin 24 saat açık olması konusunda Adana’da öğrencilere söz verdiğini dile getirerek, “Şu anda Külliye’mizdeki kütüphanemiz 24 saat açıktır. Aynı şekilde özel eğitim merkezlerimizi de 24 saat açık hâle inşallah getireceğiz ve 24 saat burada öğrencilerimiz, her türlü imkândan istifade edecekler” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından, Antalya Aksu Uçak Bakım Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, İstanbul Kartal Şehit Öğretmen Hüseyin Ağırman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Bursa Nilüfer Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin açılışları canlı bağlantı ile gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa Nilüfer Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde geliştirilen antijen testi kitine ilişkin, “İnşallah, antijen üretimini yapıp, ucuz maliyetle bu Kovid mikrobuna karşı savaş vermiş olacağız. Bundan dolayı bakanlığımızı ayrıca tebrik ediyorum. Sağlık Bakanlığı ile bu işi yürütecekler” dedi.

Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Altındağ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yapılan annesi ile kendisinin resmedildiği tabloyu hediye etti. Tablonun CNC tezgâhında resmedildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Anacığımı sürekli bana hatırlatacaktır. Çocuklar, annelerinizin ayaklarının altını öpmeyi ihmal etmeyin” ifadelerini kullandı.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kolombiya Cumhurbaşkanı Duque ile bir araya geldi Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kolombiya Cumhurbaşkanı Duque ile bir araya geldi için yorumlar kapalı 80784

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Ofisi’nde Kolombiya Cumhurbaşkanı Ivan Duque ile görüştü. Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ile Kolombiya Cumhurbaşkanı Ivan Duque Marquez’in eşi María Juliana Ruiz de yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma törenine katıldı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma törenine katıldı için yorumlar kapalı 80786

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “İnanç, köken, ırk, cinsiyet, yaş dâhil hiçbir ayrım gözetmeden tüm acezeyi, yani tüm düşkünleri kucaklayan bu müessese, medeniyetimizin ve milletimizin insana bakışının en güzel örneklerinden biridir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “kimsesizlerin kimsesi” olması için bu güzide kurumu millete armağan eden Sultan Abdülhamid-i saniden bugüne Darülaceze’ye emeği geçen herkesi rahmet ve şükranla yâd etti.

İnanç, köken, ırk, cinsiyet, yaş dâhil hiçbir ayrım gözetmeden tüm düşkünleri kucaklayan bu müessesenin, medeniyetlerinin ve milletlerinin insana bakışının en güzel örneklerinden olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de ecdattan aldıkları ilhamla üstlendikleri her görevde çalışmalarını “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışıyla ve “Yaratılanı severiz, Yaradan’dan ötürü” ilkesiyle yürüttüklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze’nin 127 yılı bulan geçmişinde, 30 bini çocuk 100 bin insana şefkat yuvası olmasının benzer çalışmalarda kendilerine ilham verdiğini aktararak, gönüllüleri, çalışanları ve acezeleriyle büyük bir aile olan bu müessesenin yaşatılması ve geliştirilmesi için katkıda bulunan bakanlardan yanlarındaki çalışanlara kadar herkese teşekkür etti.

“BU PROJE, DARÜLACEZE’NİN KURULUŞ AMACINA VE TARİHİNE YAKIŞIR BİR ESER OLACAKTIR”

Bugün Darülaceze’nin hizmetlerini yeni bir boyuta taşıyacağına inandığı Sosyal Hizmet Şehri Projesi’nin temelini atmak üzere bir arada olduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Burada bir duruma dokunmadan geçmeyeceğim. Bu işler bizim işimiz. Belediye başkanlığımda Kayışdağı’nda bir Darülacezenin temelini atmış, açılışını yapmıştık. Şu andaki malum iktidar, aynı şekilde bugün temelini atacağımız adımlarla süreci devam ettiriyor. Tabii bir şeyi sormam lazım. İstanbul’un şu anda Büyükşehir Belediye Başkanlığını üstlenmiş olan kişi veya kişilerin acaba bu alanlarda attıkları bir adım var mı? Ya bir şey yapın. Yani bir suyu akmayan musluğu açmakla ‘Biz hizmet ettik.’ diyemezsiniz. Milleti aldatmayın. Gelin bu tür eserleri yapın. Bu ülkenin darda kalmışına elinizi uzatın. Bu tür şeyleri yapın, biz de sizleri alkışlayalım. Ama yok.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatay mimariyle inşa edilecek projenin, yatağa bağlı sakinler ve koruma altındaki çocuklardan oluşan 1000’e yakın insana hizmet vereceğini belirterek, “Rehabilitasyon ünitesinden cami, kilise ve havranın da yer aldığı ibadethanelerine kadar tüm birimleriyle bu proje Darülaceze’nin kuruluş amacına ve tarihine yakışır bir eser olacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin asırlardır yaşadığı nice saldırıları, sıkıntıları, kaosları, metanetle göğüsleme başarısının gerisinde, sahip olunan birlik, beraberlik ve dayanışma hasletinin gücü olduğunu söyledi.

Medeniyet ve kültür birikimi, aile yapısı, sosyal müesseseleri, bireysel inisiyatifleriyle tecessüm eden bu haslete sıkı sıkıya sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik bakımdan güçlü, gelişmiş ülkelerin sosyal bakımdan en kırılgan ve geleceği tehdit altında nüfuslara sahip olmalarının sebebinin de aynı olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun örneğinin Türkiye’den başka hiçbir ülkede olmadığını belirterek, şöyle konuştu: “Bu sadece bizde var. Kurallar önemlidir. Maddi imkânlar önemlidir. Bireylere değer vermek önemlidir. Ama bunlar sadece günü kurtarır. Ailenin merkezinde olduğu güçlü bir sosyal yapı olmadan bunların hiçbiri geleceği kurtarmaya yetmez. Bizim önceliğimiz medeniyet mirasımıza, inanç ve kültür değerlerimize sarılarak dezavantajlı gruplar dediğimiz engellilerimizi, yaşlılarımızı, kimsesiz çocuklarımızı, garip gurebamızı sosyal yapımız içinde yaşatmaktır. Buna rağmen kimsesiz kalan yardıma veya desteğe muhtaç olan vatandaşlarımızı da kurduğumuz müesseseler ve oluşturduğumuz mekanizmalar vasıtasıyla insani hayat sürebilecekleri imkânlara kavuşturmaktır. İnşallah Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri, inanarak söylüyorum, dünyada bu işin tek örneği olacak bittiği anda. Hamdolsun bugün Türkiye dünyanın en iyi işleyen, en kuşatıcı sosyal destek sistemine sahip ülkelerinden biridir. Benzeri yok. Eğer şu dünyayı tanımışsam, biliyorsam ülkemiz gibi bir başka örnek dünyada yok.”

“YILDA 2 MİLYAR LİRA OLAN SOSYAL YARDIM BÜTÇESİNİ 100 MİLYAR LİRA SINIRINA GETİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hükûmete geldiğimizde yılda 2 milyar lira olan sosyal yardım bütçesini 100 milyar lira sınırına getirdik. Bu rakamın millî gelirimize oranı da yüzde 0,38’den, yüzde 1,36’ya yükseldi. Eskiden daha ziyade ayni olan yardımları hem insanımızın onurunu korumak hem ihtiyaç önceliklerini kendisine bırakmak için nakde döndürdük. Böylece ülkemizde günlük harcama düzeyi dünya standardı olan 5,5 doların altında kalan nüfus oranını yüzde 34’ten, yüzde 10 seviyesine gerilettik” bilgilerini verdi.

Altyapıyı güçlendirmek ve sosyal destekleri en etkin şekilde yürütmek için ayrı bir bakanlık kurduklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, nüfusun bir ülkenin en büyük gücü olduğu gerçeğinden hareketle anneleri ve çocukları koruyacak, destekleyecek, çalışmalara özellikle önem verdiklerinin altını çizdi.

İstihdam, sağlık ve eğitime kadar her alanda bu çerçevede pozitif ayrımcılık yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Devlet korumasındaki çocukların bize Allah’ın ve milletin birer emaneti olduğu anlayışıyla bunları kendi ailelerinin yanında veya aile iklimine yakın şartlarda yetiştirecek bir modele geçtik. Engellilerimizi evde bakımıyla, rehabilitasyon merkezleriyle, özel bakımıyla, umut evleriyle, istihdamıyla her alanda hayatın içine katan bir yaklaşım sergiledik. Yaşlılarımızı 65 yaş maaşıyla, gündüz bakım hizmetleriyle, evde bakım hizmetleriyle, aileleri yanında desteklemeyi, huzurevleriyle sahipsiz bırakmamayı hedefleyen programlar uyguladık. Kadınlarımızı şiddetten, istihdama annelik hizmetlerinden siyasi temsile, kılık kıyafet özgürlüğünden eğitim seferberliğine kadar her alanda cumhuriyet tarihinin en ileri haklarına biz kavuşturduk. Şehit yakınları ve gazilerimizi de tarihimizin en büyük destekleriyle sahiplendik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin imkânlarını milletin her kesimine, özellikle de desteğe ihtiyaç duyan insanlara sunduklarını ifade ederek, şöyle devam etti: “Buradan bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum ki asıl olan kadınlarımızdan çocuklarımıza, yaşlılarımızdan engellilerimize, tüm kesimlerin, aileleri bünyesinde sosyal yapı içinde sahiplenilmeleri ve yaşatılmalarıdır. Kendi evi, imkânı, vakti varken annesini, babasını, engelli aile üyesini, korunmaya muhtaç evladını kamuya veya özel sektöre ait bir kuruma yerleştirmek bizim aile kültürümüzle taban tabana zıttır. Huzurevlerinde kalan yaşlılarımızın önemli bir kısmının iyi eğitimli, iyi kariyerli, yüksek geliri olan çocuklara sahip olmaları düşündürücüdür. Büyükanne, büyükbaba, anne, baba ve torunların aynı evde oturmasalar bile aynı ortamda hayatlarını sürdürdükleri büyük ailelerin giderek azalıyor olması da üzüntü vericidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile yapısındaki dağılma ve aşınmanın, nesilden nesile aktarılan değerlerin geleceğinde de bir belirsizliğe yol açtığını söyledi.

Eğitimin önce ailede, hatta ana karnında başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, oradan başlayıp doğumla gelişen bir eğitim dünyası olduğunu, okulun tek başına bunu yapamayacağını, okulların ailede atılan temelin üzerine eğitim verdiğini anlattı.

“ÖNCELİKLERİMİZİN BAŞINA AİLENİN GÜÇLENDİRİLMESİNİ YERLEŞTİRDİK”

Ailede verilmesi gereken değerler eksik kaldığı zaman okulların, arzu edilen millî, manevi, ahlaki, insani, medeni hasletlere sahip çocukların yetiştirilmesi konusunda zorlandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İşte bunun için önümüzdeki dönemde önceliklerimizin başına ailenin güçlendirilmesini, eğitimin içeriğinin buradaki eksikleri telafi edecek şekilde geliştirilmesini, kültürümüze sahiplenilmesini yerleştirdik. Gelişmiş ülkelerin, Batı’nın düştüğü hataya, inşallah biz düşmeyeceğiz. Batı tarzı bir güvenlik ve refah anlayışı uğruna aileden başlayarak tüm sosyal yapımızı, medeniyet ve kültür değerlerimizi, inancımızı feda edecek şekilde köklerimizle bağımızı koparmayacağız. Tam tersine maziden atiye kurduğumuz köprüden yürüyerek demokraside ve kalkınmada dünyanın en ileri ülkeleri arasındaki yerimizi alacağız. Medeniyet mirasımızdan taviz vermeden hedeflerimize ulaşacak yöntemlerle vizyonlarımızı genişletiyoruz.”

Bugün temelini attıkları bu perspektifin bu genişlemenin bir uygulaması olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için milletimizin karşısına Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yıl dönümüne atfen 2023 hedeflerimizle İstanbul’un Fethi’nin 600’üncü yıl dönümüne atfen 2053 vizyonumuzla inşallah bu sene fetih şenliklerimizi Atatürk Havalimanı’nda yapacağız. İstanbul’a yakışır bir fetih şenliğini, Atatürk Havalimanı’nda hep birlikte yapacağız. Şöyle muhteşem bir fetih şenliği yapalım ki inşallah cennet mekân Fatih Sultan Mehmet Han’a layık olalım. Malazgirt’in 1000’inci yıl dönümüne atfen 2071 hayallerimiz var bizim. Bu hayallere de ona göre yürüyeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihin en önemli sembolleriyle bu yola çıktıklarını, diğer alanlarda Darülaceze’ye sahip çıkacak projeleri de bu anlayışla hayata geçirmeyi sürdüreceklerini dile getirdi.

Temelini atmak üzere bir araya geldikleri Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri’nin ülkeye, şehre ve sakinlerine hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peygamber efendimizin hadisinde buyurduğu gibi insanlara hayrı dokunan kişinin büyüklüğünü ortaya koyacağız. Bu müjdeye muhatap olmak için bu projeye destek veren, katkıda bulunan herkese yine şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. İnşallah bu örnek projenin açılışını da beraber yapacağız” ifadelerini kullandı.

İstanbul Müftüsü Safi Arpaguş’un duasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler tören için hazırlanan butonlara basarak ilk harcı temele döktü.