“HER ALANDA ÇAĞ ATLATACAK YATIRIMLARLA TÜRKİYE’Yİ BÜYÜTTÜK” “HER ALANDA ÇAĞ ATLATACAK YATIRIMLARLA TÜRKİYE’Yİ BÜYÜTTÜK” için yorumlar kapalı 87923

“Türkiye’nin hizmet altyapısını, hem geçmişin eksiklerini telafi edecek hem de bizi hedeflerimize yaklaştıracak şekilde geliştirdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karaman’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin hizmet altyapısını, hem geçmişin eksiklerini telafi edecek hem de bizi hedeflerimize yaklaştıracak şekilde geliştirdik. İnsanımızın refah düzeyini, Cumhuriyet tarihinin en üst seviyesine getirdik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Karaman Aktekke Meydanı’nda; Karaman-Konya Hızlı Tren Hattı, TOKİ 736 Konut, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Tıp ve Diş Hekimliği Fakülteleri ve yapımı tamamlanan diğer projelerin açılış törenine katıldı.

Karaman-Konya Hızlı Tren Hattı Açılış Töreni’ne katılmak üzere Konya’ya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Konya Yüksek Hızlı Tren Garı Meram İstasyonu’nda, kendisini karşılamak üzere alana gelen vatandaşlara hitap etti.

“BUGÜN KONYA-KARAMAN HIZLI TREN HATTININ AÇILIŞINI YAPARAK YENİ BİR DÖNEMİ BAŞLATIYORUZ”

Konya’yı yüksek hızlı tren hattıyla yaklaşık 11 yıl önce buluşturduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizden önce gelenlerin yüksek hızlı tren hayali miydi? Biz hayalleri gerçeğe dönüştürdük. Ankara’dan trene binmiş ve Konya’mıza kadar bu hızlı, güvenli, konforlu ulaşım aracının keyfini sizlerle birlikte çıkarmıştık. Hacı Bayram Veli Hazretleriyle Mevlana Hazretlerinin farklı bir buluşması olarak gördüğümüz bu proje, devreye girdiğinden beri hamdolsun milyonlarca insanımızı mutlu etti ve onlara hizmet etti” ifadelerini kullandı.

Konyalılar için artık Ankara’ya, Eskişehir’e, İstanbul’a trenle gitmenin diğer ulaşım araçlarından daha rahat, daha kolay, daha ekonomik olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi bu imkânı bir adım daha öteye taşıyor, Karaman’a kadar uzatıyoruz. Bugün Konya-Karaman hızlı tren hattının açılışını yaparak yeni bir dönemi başlatıyoruz. İnşallah bu adımı önce Karaman-Ulukışla, sonra Mersin ve Adana, ardından da Osmaniye ve Gaziantep güzergâhları izleyecek. Deneme seferleri süren Ankara-Sivas hattını da ilave ettiğimizde Konya için ülkemizin dört bir yanı hızlı veya yüksek hızlı trenle ulaşılabilir hâle gelecek” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, demir yolu çalışmalarına büyük önem verdiklerinin altını çizerek şöyle devam etti: “Cumhuriyetin 10’uncu yılında ‘Demir ağlarla ördük, ana yurdu dört baştan’ diyerek marşlar yazılmıştı. Ancak daha sonraki yıllarda maalesef Osmanlı’nın son ve Cumhuriyet’in ilk döneminde başlatılan demir yolu seferberliği bilinçli bir şekilde kesintiye uğratıldı. Ülkemizde demir yolu taşımacılığını yeniden gündemine alan, mevcutları sıfırdan yapmışçasına yenileyen, bunlara yeni hatlar ekleyen, yüksek hızlı ve hızlı demir yolu yapımını başlatan kim oldu? Biz olduk, biz. Ülkemizin 10 bin 959 kilometre olan demir yolu hatlarının uzunluğunu 13 bin 222 kilometreye çıkardık. Daha önce ülkemizde örneği olmayan bin 213 kilometre yüksek hızlı tren ve 219 kilometre hızlı tren hattını da inşa ettik.”

“TÜRKİYE’Yİ DEMİR YOLU TAŞIMACILIĞINDA MERKEZ ÜLKE HÂLİNE GETİRMEKTE KARARLIYIZ”

Sinyalizasyon, elektrifikasyon çalışmalarıyla, çift hata dönüştürme yoluyla mevcut demir yollarının verimini artırdıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Londra’dan kalkan bir tren Avrupa’yı, Balkanları katederek Edirne’den ülkemize girmekte, Marmaray’dan geçerek Anadolu’ya ulaşmaktadır. Boğazın altından Marmaray’ı kim yaptı? Biz laf değil iş üretiriz, iş. Aynı şekilde yine Boğazın altından Avrasya Tüneli’ni kim yaptı? Laf değil, iş üretiriz, iş. Fakat işte bu Bay Kemal, yandaşları, bunların yapacağı işler değil. Bunlar ancak bazı çeşmelerin musluklarını yenilerler. Ona da tören yaparlar. Daha önce biliyorsunuz temel atmama töreni yapıyorlardı. Dün ilk defa şimdi ne olduysa temel atma töreni yaptılar. Hayret, şaşırdım doğrusu” değerlendirmesini yaptı.

Demir yolu çalışmaları sayesinde Anadolu’yu baştan sona kateden bir trenin Kars-Tiflis-Bakü demir yolu üzerinden Asya’ya ulaşıp Pekin’e kadar gidebildiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Salgın döneminde, deniz ve hava yük taşımacılığında yaşanan sıkıntılar demir yollarını ciddi bir alternatif olarak öne çıkarmıştır. Biz yaptığımız işte bu yatırımlarla ülkemizi demir yolu yük ve insan taşımacılığa hazır hâle getirme yolunda en kritik safhaları geride bıraktık. Mevcut yatırımlarımızı hızla tamamlayarak Türkiye’yi diğer pek çok alan gibi demir yolu taşımacılığında da bir merkez ülke hâline getirmekte kararlıyız. Konya-Karaman Hızlı Tren Hattı bu büyük projenin güney aksının önemli merhalelerinden biri olacak.”

Açılışı bugün yapılacak hat sayesinde Konya-Karaman arasının 50 dakikada katedilebileceğini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin önde gelen tarım sanayi ve ticaret şehirlerinden biri olan Konya’nın bu imkânı en iyi şekilde değerlendireceğinden emin olduğunu söyledi.

Alandaki gençlere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerden beklentisinin büyük olduğunu belirterek, “Siz Teknofest gençliğisiniz. Allah’ın izniyle içinizden uzay yolcuları da çıkacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından hızlı tren ile Karaman’a hareket etti.

“KONYA-KARAMAN-ADANA ARASINDAKİ TRENLE SEYAHAT SÜRESİ 2 SAAT 20 DAKİKAYA DÜŞECEK”

Karaman’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Erdoğan, dört yılı aşkın bir aranın ardından tekrar Karaman’da olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek “Dile kolay dört yıl, biraz önce Konya’dan hızlı trene bindik ve Karaman’a ulaştık. Şimdi de burada Konya-Karaman Hızlı Tren Hattı ile şehrimize kazandırdığımız diğer eserlerin toplu açılış törenini gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.

Hızlı tren hattı ile Konya’dan Karaman’a 40 dakikada, Ankara’dan Karaman’a yaklaşık 2 saat 40 dakikada, İstanbul’dan Karaman’a ise 5 saat 45 dakikada gelinebileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: “Ve artık hız bizim konforumuz olacak. Hattın kalan kısımları tamamlandığında Konya-Karaman-Adana arasındaki trenle seyahat süresi 2 saat 20 dakikaya düşecek. Açılışını yaptığımız hızlı tren hattı, enerjiden zamana, emisyondan bakım onarım faaliyetlerine kadar pek çok alanda ülkemize sadece bu yıl 63 milyon lira tasarruf sağlayacaktır. Yatırım bedeli, 1 milyar 390 milyon lira. 102 kilometrelik Konya-Karaman Hızlı Tren Hattı’mızın ülkemize ve şehirlerimize hayırlı olmasını diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Osmanlı’dan kalan ve Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde inşa edilen demir yollarının daha sonraki yıllarda maalesef ihmal edildiğini belirtti. İktidara geldiklerinde 10 bin 959 kilometrede devraldıkları mevcut hatların tamamını neredeyse sıfırdan yapılmışçasına yenilediklerini, bununla kalmayarak hem konvansiyonel hatlara ilaveler yaparak hem ülkede daha önce olmayan hızlı tren ve yüksek hızlı tren hatları inşa ederek toplam demir yolu ağını 13 bin 22 kilometreye çıkardıklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi gelirken Allah’a hamdettim, ‘Ya Rab bu ne güzellik, bu ne konfor. Bir zamanlar Batı’da yüksek hızlı trenlere binerdik. Derdik ki ‘Ya Rab bize de bunları aynen yapmayı nasip eyle’ ve Rabbim nasip eyledi” ifadesini kullandı.

Bütün meselenin gönül meselesi ve azim olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir kere azmettin mi ondan sonra Allah’a tevekkül et. Bu iş yürür. Biz azmettik, tevekkül ettik. Rabbim de bizlere bunu yapmayı nasip etti” dedi.

“ANKARA-SİVAS HIZLI TREN HATTI’NIN DENEME SÜRÜŞLERİ BAŞLADI”

Tamamladıkları 2 bin 368 kilometre yeni demir yolu hattına sürekli ilaveler yaptıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Karaman’dan Niğde-Ulukışla, Mersin, Adana ve Osmaniye üzerinden Gaziantep’e kadar uzanacak demir yolu hattımız etap etap inşa ediliyor. Ankara-Sivas Hızlı Tren Hattı’nın deneme sürüşleri başladı, inşallah en kısa sürede onu da açıyoruz. Bu hattı önce Erzincan’a, ardından Erzurum’a, daha sonra da Kars’a kadar uzatarak uluslararası bir güzergâh hâline dönüştüreceğiz. İnşası süren Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı bilhassa ihracatımız açısından çok önemli bir proje. Bursa’yı da Bilecik üzerinden yüksek hızlı tren hatlarına bağlıyoruz. Bunlarla birlikte kimi bağlantı kimi ana hat olmak üzere pek çok hızlı ve yüksek hızlı demir yolu projesiyle ilgili çalışmalarımız sürüyor. Ne diyorduk? Durmak yok, yola devam. Görüldüğü gibi ülkemizi demir ağlarla örmeye devam ediyoruz.”

Ayrıca çeşitli kurumların, belediyelerin ve özel sektörün çeşitli yatırımların açılışlarını yapacaklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu: “Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitemizin Diş Hekimliği Fakültesinin, Tıp Fakültesinin, Eğitim Fakültesinin ve Sağlık Meslek Yüksekokulunun resmî açılışlarını da bugün gerçekleştiriyoruz. Biz elimiz boş gelmedik. Elimiz dolu dolu geldik. Gençlik ve Spor Bakanlığı’mız tarafından çeşitli ilçelerimizde tamamlanan futbol sahalarını, yurtları, spor salonlarını, gençlik merkezini de buradan hizmete açıyoruz. Toplu Konut İdaremiz tarafından inşa edilen Kırbağı Mahallesi’ndeki 515 konutu, altyapısı ve çevre düzenlemeleriyle birlikte buradan resmen hizmete alıyoruz. Karaman Adalet Sarayı’nın, Hatice ve Hakkı Polat Huzurevinin, Güldere köyü iskân çalışmalarının, İl Özel İdaremiz tarafından tamamlanan çeşitli yatırımların, tarım yatırımlarının, sulama, toplulaştırma ve taşkın koruma yatırımlarının, enerji altyapılarının, aile sağlığı merkezlerimizin, sağlık kompleksimizin, jandarma karakolumuzun açılışlarını da buradan gerçekleştiriyoruz.”

Ayrancı-Erdemli yolu ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğünce tamamlanan restorasyon çalışmalarının da açılışlarını yapacaklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhur İttifakı’ndaki ortağımız Milliyetçi Hareket Partili başkanlar tarafından yönetilen Karaman Belediyemizin yol düzenleme ve asfalt, Ayrancı Belediyemizin hizmet binası, atık su arıtma tesisi, yürüyüş yolu, Güneyyurt Belediyemizin içme suyu projelerinin açılışlarını da buradan gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Partili Başyayla, Akçaşehir, Su Durağı ve Kazancı belediyelerinin de yapımı tamamlanan hal, düğün salonu, altyapı, konut, içme suyu gibi çok sayıda projenin açılışlarını da yaptıklarını söyledi.

Özel sektör tarafından Karaman’a kazandırılan ve bu yıl tamamlanan altı tesisi de hizmete açtıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm eser ve hizmetlerin toplam yatırım bedelinin 2 milyar 311 milyon lirayı bulduğunu bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, eser ve hizmetlerin Karaman’a hayırlı olmasını diledi.

“ÜLKEMİZİ DÜNYANIN EN BÜYÜK 10 EKONOMİSİ ARASINA SOKMAK İÇİN GECE GÜNDÜZ GAYRET GÖSTERİYORUZ”

Yola çıktıklarından bu yana Karaman’ın hep yanlarında olduğunu, kendilerinin de Karaman ile yürüdüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentin bütün sevgilere layık olduğunu belirtti.

Siyasetlerinin eser ve hizmet siyaseti olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayatları boyunca hep “Halka hizmet Hakk’a hizmettir” anlayışıyla çalıştıklarını söyledi.

Hedeflerinin büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etmek olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokmak için gece gündüz gayret gösteriyoruz. Bizim vizyonumuz, evlatlarımıza gururla sahip çıkacakları bir Türkiye bırakmaktır. Ülkemize kazandırdığımız güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısı üzerinde inşallah tüm bunları da gerçekleştireceğiz. Sizler de takip ediyorsunuz. Dünya yeni ve tarihî bir değişimin sancılarını çekiyor. Küresel finans kriziyle başlayan, koronavirüs salgınıyla tamamen gün yüzüne çıkan bu değişimi yakalamakta kararlıyız. Geçmişte önce tek parti faşizmi eliyle ülkemizin önünü kestiler. Ardından darbeler ve destekledikleri vesayet güçleriyle ayağımıza prangalar vurdular. Türkiye’yi kendi içine kapatmak için nice siyasi ve sosyal kaos tuzakları kurdular. Rahmetli Menderes’ten rahmetli Özal’a ve merhum Erbakan’a kadar bu kısır döngüyü kırmak isteyen herkesi de bir şekilde saf dışı bıraktılar. AK Parti’nin 20 yıla yaklaşan kesintisiz iktidarı döneminde biz işte bu oyunların her biriyle teker teker yüzleştik, mücadele ettik. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle bu mücadelelerin hepsinden de alnımızın akıyla çıktık. Siz destek verdiniz, yanımızda durdunuz.”

“HER ALANDA ÇAĞ ATLATACAK YATIRIMLARLA TÜRKİYE’Yİ BÜYÜTTÜK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan enerjiye, sanayiden ticarete her alanda çağ atlatacak yatırımlarla ülkeyi büyüttüklerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin hizmet altyapısını, hem geçmişin eksiklerini telafi edecek hem de bizi hedeflerimize yaklaştıracak şekilde geliştirdik. Kim derdi ki 20 yıl önce Konya’dan Karaman’a yüksek hızlı tren gelecek. İnanır mıydınız? Yaptık mı? Şimdi kaptan köşküne geçtim, pilotla beraber yüksek hızlı treni kullandık. Rabbim sana sonsuz hamdüsenalar olsun. Demek ki oluyormuş. Azmedersen olur çünkü benim Karamanlı kardeşlerime bu layık. Buradan Konya’ya, Ankara’ya yüksek hızlı tren ile gideceksiniz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin hak ve özgürlük alanlarını genişlettiklerini, refah düzeyini Cumhuriyet tarihinin en üst seviyesine getirdiklerini söyledi.

AK Parti öncesi Türkiye ile bugünkü Türkiye’nin mukayesesini yapan herkesin bu gerçekleri göreceğini, kabul edeceğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Nankörleri koy bir kenara. Takdir eden eder. Eski Türkiye özlemcilerinin çıkardıkları gürültüye bakmayın, aslında eski Türkiye’nin ne olduğunu en iyi onlar biliyor. Milletimiz istikrar ve güven ikliminde ülkenin kaderini onlara teslim etmedi ve etmeyecektir. İktidar ümitlerini ülkeyi yeniden siyasi ve sosyal kaos günlerine geri döndürmeye bağlamalarının sebebi işte budur. Varsın ülke batsın, bitsin, yangın yerine dönsün. Varsın millet, sefalete, huzursuzluğa, umutsuzluğa gark olsun. Yeter ki bunların gemileri yürüsün. Dertleri bu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023 seçimleri için teşkilatlardan ve alandaki vatandaşlardan kapı kapı dolaşıp çalışmaları için söz aldı.

Karaman’ın her zamanki gibi başarısını en yüksek seviyeye çıkaracağına inandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ülkemizde maalesef böyle bir muhalefet böyle bir siyaset anlayışı hâlâ var. Yalansa yalan, dolansa dolan. Hepsi bunlarda. Şimdi bunların bir de Tabipler Birliği var. Ya bunlar ne kadar yalancı ne kadar cambaz ya. Erciyes Üniversitesi, büyük bir kadroyla TURKOVAC aşısını üretiyor, icat ediyor. Adamlar ‘Böyle bir şey yok’ diyor. Siz ne sahtekârsınız, ne yalancısınız ya. Madem biliyorsunuz da Tabipler Birliği olarak bugüne kadar bir eseriniz var mı? Yok, ama yapana da hep taş koydunuz. Sahtekârlar. Şehir hastanelerini yaptık, eğitim araştırma hastanelerini yaptık. Tarihimizde Bay Kemal’in Savaş Ay’ın programında gösterdiği gibi o rezil hastanelere vatandaşımızı mahkûm etmedik. Tabipler Birliği olarak o rezilliklerin olduğu zamanlarda hiç sesiniz çıkmadı. Bu sahtekârlar, bu cambazlar, maalesef hastanelerde rehin alınan vatandaşımın haklarını bir gün savunmadı. Biz o dönemleri de yaşadık, zor mücadeleyi verdik. Bunlarda utanma yok. Şehir hastanelerinin benzeri sizin geçmişinizde, tarihinizde var mı? Bunları AK Parti iktidarı olarak Türkiye’nin dört bir yanına yaptık, yapmaya da devam ediyoruz, edeceğiz. Çünkü benim vatandaşıma bunlar layıktır, bunlar yakışır. 2023’te büyük ve güçlü Türkiye’nin yükselişinin müjdesini verirken bu çarpık zihniyeti de tarihin tozlu raflarına havale edeceğiz. Bunun için bugünden başlayarak seçim gününe kadar hep birlikte çok çalışmamız gerekiyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kapı kapı dolaşacaklarını, genci, kadını, işçisi, esnafı, çiftçisi ile milletin her bir ferdine gerçekleri anlatacaklarını ifade etti.

“BAŞKA TÜRKİYE YOK”

Kimin ülkenin ve milletin aydınlık geleceği için gecesini gündüzüne kattığını, kimin ülkenin ve milletin felaketinden medet umduğunu herkese göstereceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şehit yakınlarına söven, millî hassasiyetlerini dile getiren insanlarımıza hakaret eden haysiyetsizlerin gerçek yüzlerini sergileyeceğiz. Terör örgütünün aparatı olan partiyi, belediyelerde olduğu gibi hükûmette de ülkenin başına bela etmeye çalışanların riyakârlıklarını anlatacağız. İstanbul’da CHP belediyesi ne yapıyor? Bakıyorsunuz anlaşma yapmışlar. Ne yazık ki terör örgütünün aparatları olarak da bunlar İstanbul Büyükşehir Belediyesinde istihdam ediliyor. Aynısı Ankara’da, aynısı değişik yerlerde. Ülkeyi, asırlık tasallutlarından kurtarmak için bunca yıldır ter döktüğümüz küresel siyaset ve para baronlarına teslim etmeye kalkanların sinsi oyunlarını da deşifre edeceğiz.”

Türkiye’yi hedeflerinden uzaklaştırmak isteyenlerin ve son dönemde pek çok yerde örnekleri yaşanan kargaşa ile parçalanma iklimine sokmanın peşinde koşanların ihanetlerini ortaya sereceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, durmayacaklarını ve daha çok çalışacaklarını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dün, Gezi olaylarındaki meselenin ağaç, 17-25 Aralık kumpasındaki meselenin adalet, 6-8 Ekim olaylarındaki meselenin Kobani olmadığı artık şüpheye mahal bırakmayacak kadar kesinleşmiştir. Bütün bunlar, ülkemizin bütünlüğünü, milletimizin birliğini, devletimizin gücünü parçalayarak vatan topraklarında ve bölgemizde kurulmaya çalışılan kirli bir tezgâhın yolunu açma gayesi güdüyordu. Bölgemizdeki pek çok ülkede başarıyla uygulanan bu senaryo Türkiye’de milletimizin dirayetine, ferasetine, cesaretine çarparak paramparça oldu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “tek millet” diyerek Türkiye’nin zenginliğin işaretleri olarak görülen köken, inanç ile meşrep renkleri üzerinden büyüdüğünü, “tek bayrak” diyerek şehitlerin emaneti, istiklalin sembolü olan bayrağın ilelebet dalgalanacağını, “tek vatan” diyerek her karışı şehit kanlarıyla sulanan bu topraklardan tek bir çakıl taşı bile kopartılamayacağını, “tek devlet” diyerek vatan toprakları üzerinde 2 bin 200 yılı aşkın bir maziye sahip devlet geleneğinin son halkası olan Türkiye Cumhuriyeti’nden başka bir yapıya müsaade etmeyeceklerini gösterdiklerini söyledi.

Bundan sonra da aynı anlayışla millete hizmet etmeye, Türkiye’ye eser kazandırmaya devam edeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan kalabalıkla birlikte “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’den başka Türkiye yok ve hedef 2023, ardından 2053 ve bu 20 yıllık birikimi evelallah kimseye kaptırmayacağız. Bizim bu ülkeden başka bir vatanımız yok, bunu yaşayacağız. Bizim bu devletten başka devletimiz yok. Çünkü bizim Allah’tan başka teslim olacak, milletten başka yaslanacak, sizlerden başka güvenecek yerimiz yok” diye konuştu.

“MARUZ KALDIĞIMIZ GİZLİ AÇIK NİCE AMBARGOLARA, OYUNLARA RAĞMEN YOLUMUZDA YÜRÜMEYE DEVAM ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın döneminde, gelişmiş ülkeler başta olmak üzere tüm dünyada yaşanan sıkıntıların Türkiye’nin sahip olduğu imkânların önemini bir kez daha gösterdiğini belirterek Türkiye’nin bu süreçte ne sağlık hizmetlerinde ne gıda güvenliğinde ne sosyal yardımlarda ne de istihdamda ciddi bir sıkıntı yaşamadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tam tersine dünyadaki gelişmeleri, ülkemizi ekonomide tarihî bir sıçramanın vesilesi hâline dönüştürecek adımları attık. Bilindiği gibi son sekiz, dokuz yıldır ülkemizin yaşadığı her saldırının ekonomik bir boyutu var. Maruz kaldığımız gizli açık nice ambargolara, nice oyunlara rağmen yolumuzda yürümeye devam ettik. 2018’den itibaren ekonomimiz doğrudan hedef alınmaya başlandı. Aldığımız tedbirlerle bu saldırıların yurt dışı ayaklarını önemli ölçüde kestik. Bu defa da ülkemiz içinde piyasalarda döviz kuru üzerinden başlatılan tedirginliklerle aynı oyun sürdürülmeye başlandı. 20 Aralık’ta ne yaptık. 20 Aralık’ta da bunların ayaklarını çektik mi? Ne oldu? Bir anda döviz aşağıya inmeye başladı mı? Siz bizim yanımızda olduğunuz müddetçe evelallah ‘Durmak yok, yola devam’ diyoruz. Siyasi muhalefet adına bu kirli senaryoya gönüllü figüranlık yapanların, gavurun kılıcını çalanların, yeminli Türkiye düşmanlarının değirmenlerine su taşıyanların bu süreçte sergiledikleri çirkin niyeti ben sizlerin takdirine bırakıyorum ve 20 Aralık bir dönüm noktası oldu. Açıkladığımız tedbir paketleri ve hemen ardından hayata geçirdiğimiz uygulamalarla bu oyunu da ne yaptık, bozduk. Bu sıkıntılı dönemde yaşanan fahiş fiyat artışları ve yükselen enflasyon yüzünden vatandaşımızın canının yandığını da biliyoruz. Kurdaki müsilajı temizlediğimiz gibi enflasyondaki müsilajı da en kısa sürede ortadan kaldıracağız. Ekonomik gerekçelere dayanmayan fahiş fiyat artışlarıyla insanımızın alım gücünü düşürenlerin de gözlerinin yaşına bakmayacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kısa bir süre içinde tüm bu karmaşayı düzene sokmuş, dengesizlikleri ortadan kaldırmış olacaklarını ve ülkenin, yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyüme hedefine odaklanmasını sağlayacaklarını bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi her alanda kalkındıracaklarını ve güçlü altyapısını daha da geliştireceklerini ifade etti.

“BİZ ESERLERİMİZLE KONUŞUYORUZ”

Yapılan yatırımlarla geçmişte şehirleri kalkındırdıkları gibi şimdi de ekonomide aynısını yapacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziya Paşa’nın “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz/Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde” dizelerine atıfta bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz eserlerimizle konuşuyoruz ve eserler bizim ispatımızdır. Son 20 yılda Karaman’a 20 milyar lira tutarında yatırım yaptık. Eğitimde 2 bin 23 adet yeni derslik inşa ettik, 15 bin 500 yükseköğrenim öğrencisi ile 766 akademik personeliyle şehrimize hizmet veren Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesini kim kurdu? Biz kurduk biz. Gençlik ve sporda 6 bin 140 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. Şehrimizde 2002’de sadece 4 olan spor tesisi sayısını şimdi 38’e çıkardık. Sosyal yardımlarda genel sağlık sigortası desteğinden doğum yardımına, elektrik tüketim desteğinden öksüz yetim yardımlarına, muhtaç asker ailesi yardımına kadar birçok farklı kalemde toplam 832 milyon lira tutarında yardım yaptık. Sağlıkta altısı hastaneden oluşan toplam 18 sağlık tesisi inşa ettik. Çevre ve şehircilikte TOKİ eliyle 4 bin 76 konut ve 302 Tarımköy konutuyla dükkânlar, okullar, ticaret merkezleri, hastaneler, yurtlar, camilerden oluşan 33 sosyal donatı alanını vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Hâlen 2 bin 130 konutun ve 16 sosyal projenin inşasına devam ediyoruz. Aktekke Millet Bahçesi çalışmalarımızda sona yaklaştık. İnşallah en kısa sürede sizlerin hizmetine sunacağız. Ulaştırmada Karaman’ın 19 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 151 kilometre ilaveyle 170 kilometreye çıkardık. Yapımı süren Karaman çevre yolunu, Ermenek-Mut yolu, Çamlıca heyelan ıslahını bu yıl, Karaman-Bucakkışla-Ermenek Yolu’nu, Taşkent-Alanya yolu ve Sertavul Tüneli ile Medreselik viyadüğünü ise seneye tamamlıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün açılışı yapılan hızlı tren projesiyle Karaman’ın, Konya’nın yanı sıra Ankara, İstanbul, Eskişehir ağlarıyla da buluştuğunu, aynı zamanda şehrin, yapımı süren Sivas, Niğde-Ulukışla, Adana, Gaziantep ve diğer hızlı tren projelerinin tamamlanmasıyla bu hat üzerinden ülkenin dört bir yanına hızlı trenle bağlanmış olacağını söyledi.

“ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE KARAMAN’I ÇOK DAHA BÜYÜK HİZMETLERLE BULUŞTURMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

Tarım ve ormancılıkta Karaman’a sekiz baraj, sekiz gölet, on sulama tesisi, dokuz hidroelektrik santral ve bir yeraltı depolaması inşa ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sarıveliler Arkbendi Barajı ile bin 300 dekar araziye, Başyayla Üzümlü Göleti ve Yılangömü Göleti ile de bin 730 dekar araziye bereket getirdiklerini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karaman’da bugüne kadar sulamaya açtıkları alanın 122 bin dekarı bulduğunu belirterek şöyle devam etti: “İnşaat safhasında yer alan yedi sulama tesisi ile Karaman’da 13 bin dekar araziyi daha suyla buluşturuyoruz. Şehrimize memba kalitesinde içme suyu getirdik. Karamanlı çiftçi kardeşlerime bugüne kadar 1,2 milyar liralık tarımsal destek ödemesi yaptık. Karaman Enerji İhtisas Endüstri Bölgesini kurduk. Vereceğimiz kredi desteğiyle bu yılsonu itibarıyla Karaman Organize Sanayi Bölgesi Arıtma Projesi tamamlanarak sanayicilerimizin hizmetine sunulacak. Enerjide Karaman, Ermenek, Kazımkarabekir’i doğal gaza kavuşturduk. İnşallah önümüzdeki dönemde Karaman’ı çok daha büyük hizmetlerle buluşturmayı sürdüreceğiz.”

“ÜLKEMİZİ DÜNYADA HAK ETTİĞİ YERE, MİLLETİMİZİ HAK ETTİĞİ REFAHA KAVUŞTURACAĞIZ”

Ülkeye kazandırdıkları her eserin, yaptıkları her yatırımın, sonuçlandırdıkları her projenin, elde ettikleri her başarının birilerini rahatsız ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ilimize üniversite açıyoruz, okullar yapıyoruz, evlatlarımızı istismar edemedikleri için üzülüyorlar. Her şehrimizi hastanelerle, sağlık tesisleriyle donatıyoruz. Milletimizin sağlığıyla ilgili hassasiyetlerini istismar edemedikleri için çıldırıyorlar. Ülkemizin dört bir köşesini bölünmüş yollarla, otoyollarla, köprülerle, tünellerle, havalimanlarıyla, tren hatlarıyla birbirine bağlıyoruz. Felaket tellallığı yapamadıkları için kıvranıyorlar” diye konuştu.

Milyonlarca vatandaşa çalışacak iş, geleceğine güvenle bakabileceği imkân sağladıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece 2021’de 2 milyon işsize iş temin ettik” dedi.

Sapkın ideolojilerine malzeme bulamayan söz konusu çevrelerin kahrolduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Terörün kökünü kazıdık mı? Gabar’da kazıdık mı? Tendürek’te kazıdık mı? Cudi’de kazıdık mı? Bestler Deresi’nde kazıdık mı? Artık o sokaklara çıkılmayan, Güneydoğu’da, Doğu’da huzur var. İstiyorlar ki darbe girişimi mi oldu, başarıya ulaşsın ve ülkede demokrasi ortadan kalksın. Ey Bay Kemal sen tankların arasından kaçıp gidebilirsin? Biz ise milletimizle buluşuyoruz. Biz milletimizle beraber olduk 15 Temmuz’da ve bugün de beraberiz işte Karaman’da olduğu gibi yarın da beraberiz. İstiyorlar ki terör örgütleri üzerimize mi saldırıyor, her taraf ateşe ve kana bulansın, milletin huzuru kaçsın. İstiyorlar ki salgın hastalık mı baş gösterdi, insanlar sokaklarda kıvranarak feryat etsin, halkın sabrı taşsın. İstiyorlar ki ekonomide beklenmedik bir dalgalanma mı yaşandı, herkes işinden ve aşından olsun, isyan başlasın. İstiyorlar ki uluslararası alanda ülkemize karşı bir cephe açıldı, Türkiye ablukaya alınsın, müdahaleye açık hale gelsin. Biz işte buradayız. Bütün onlarla mücadele ede ede, bu habis zihniyetle çarpışa çarpışa ülkemizi bugünlere getirdik. Allah’ın izniyle bugün yaşadığımız sıkıntıları da en kısa sürede aşarak ülkemizi dünyada hak ettiği yere, milletimizi hak ettiği refaha kavuşturacağız.”

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her açıdan daha huzurlu, daha aydınlık, daha müreffeh bir geleceği inşa etmenin çabasındayız” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her açıdan daha huzurlu, daha aydınlık, daha müreffeh bir geleceği inşa etmenin çabasındayız” için yorumlar kapalı 244669

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Güçlenen, Türkiye’ye Güç Veren Kadınlar Programı’nda yaptığı konuşmada, “Geçmişte yaşadıklarımızdan ders alarak her açıdan daha huzurlu, daha aydınlık, daha müreffeh bir geleceği inşa etmenin çabasındayız. Türkiye Yüzyılı’nın hazırlıklarını ‘Güçlü kadın, güçlü aile, güçlü Türkiye’ ekseninde yürütüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Türkiye ile Güçlenen, Türkiye’ye Güç Veren Kadınlar Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” vesilesiyle bu programda olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu söyledi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ile ekibine ve programa katkı veren herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin ve tüm dünya kadınlarının ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ediyor, 8 Mart’ın barışa, dostluğa, kardeşliğe, dayanışmaya vesile olmasını diliyorum. Bu anlamlı gün münasebetiyle Filistin ve Gazze’nin yüreği yaralı kadınları başta olmak üzere gönül coğrafyamızın dört bir yanındaki onurlu ve kahraman kadınlara en kalbi selam ve muhabbetlerimi gönderiyorum. Buradan dünyanın tüm emekçi kadınlarını, mazlum kadınlarını, mağdur kadınlarını yürekten selamlıyorum. Vatanımız, bayrağımız, bağımsızlığımız için canlarını ortaya koyan ülkemizin tüm yiğit kadınlarını rahmetle yâd ediyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlerin her biri birer metanet abidesi olan anne ve babalarına, geride boynu bükük, gözü yaşlı, kalbi mahzun bıraktıkları eşlerine ve öksüzlerine Mevla’dan sabırlar dilediğini ifade etti.

Ülkedeki 81 vilayetin tamamında 922 ilçenin her birinde anne, eş, kardeş ve evlat olarak hayata anlam katan kadınlara özellikle şükranlarını sunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yine 8 Mart vesilesiyle vatana, millete, ümmete ve tüm insanlığa hayırlı evlatlar yetiştirebilmek için ömürlerini harcayan, elleri öpülesi annelerimize özellikle teşekkürlerimi ifade ediyorum. Kendi merhum anneciğim başta olmak üzere vefat eden annelerin hepsine Allah’tan rahmet, hayatta olanlara sağlıklı, hayırlı ömürler niyaz ediyorum. Son olarak eşimin ve sevgili kızlarımın da 8 Mart Kadınlar Günü’nü gönülden tebrik ediyor, bu anlamlı günün tüm kadınlar için hayırlı olmasını, hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

“YILIN KALAN 364 GÜNÜ DE KADINLARIN GÜNÜDÜR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 22 gün sonra seçimin gerçekleştirileceğini, sandıklara gidileceğini, belediye başkanlığından meclis üyeliklerine ve muhtarlıklara kadar her kademede kadın adayların seçimlere yoğun ilgi gösterdiğini gördüklerini belirtti.

Siyasete kadın elinin değmesini daima desteklemiş, siyasi hayatı boyunca kadınlarla beraber yol yürümüş biri olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ne hazırlanan tüm kadın belediye başkan adaylarını, meclis üyesi adaylarını, muhtar adaylarını selamlıyor, kendilerine şimdiden başarılar diliyorum. Tabii burada bir hususu vurgulamayı özellikle görev addediyorum. Sadece 8 Mart değil, yılın kalan 364 günü de esasen kadınların günüdür, öyle olmalıdır. Kadınların şahsi hayatımızın yanı sıra devletimiz, milletimiz ve insanlığa yaptığı katkılar, yılda sadece bir güne hapsedilemeyecek kadar büyüktür, önemlidir, kıymetlidir. Bizim nazarımızda, 8 Mart’ı diğer günlerden ayıran yegâne husus, hayatı paylaştığımız kadınlara olan minnettarlığımızı, şu an olduğu gibi çeşitli programlarla ifade etmemize vesile olmasıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8 Mart’ı aracı kılarak, devletin kadınlara yönelik politikalarını gözden geçirdiklerini, nerede bir eksik, nerede bir sorun tespit ederlerse onu gidermeye çalıştıklarını söyledi.

Kendilerini bugüne kadar asla sloganlara hapsetmediklerini, kadın politikalarında her zaman en idealin, en iyinin, ülke, millet ve kadınlar için en hayırlı olanın peşinden koştuklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla kadınlarla buluşmalarında şiddetin önlenmesinden kadının güçlendirilmesine, istihdamdan hak ve özgürlüklere kadar geniş bir yelpazede yeni projeler, programlar, stratejik belgeleri açıkladıklarını belirtti.

“AMACIMIZ SIRASIYLA KADINI, AİLEYİ VE ÜLKEMİZİ GÜÇLENDİRMEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınların insan onuruna yakışan bir hayat sürmeleri, her alanda daha aktif rol almaları, hak, fırsat ve imkânlardan adil bir şekilde faydalanmaları için ne gerekiyorsa yaptıklarını ve yapacaklarını vurgulayarak, destek mekanizmalarıyla reform paketleriyle yenilikçi uygulamalarla kadının ekonomik ve sosyal statüsünü güçlendirmeye gayret ettiklerini dile getirdi.

Bunun en son örneğinin, Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2024-2028 yılları arasını kapsayan Strateji Belgemiz, 5 ana sütun üzerinde yükselmektedir. Aile Bakanı’mızın şahsında 5 temel amaç, 20 strateji, 83 faaliyetten oluşan bu belgenin hazırlanmasında emeği geçenleri tebrik ediyorum. Kamu kurumlarımızın yanı sıra özel sektörümüzün, iş dünyamızın ve sivil toplum kuruluşlarımızın da belgenin layıkıyla hayata geçirilmesi için üzerlerine düşen görevleri yapacaklarına inanıyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet’in ilk asrını tamamlayıp Türkiye Yüzyılı vizyonuyla ikinci asrına yelken açtıklarını anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçmişte yaşadıklarımızdan ders alarak her açıdan daha huzurlu, daha aydınlık, daha müreffeh bir geleceği inşa etmenin çabasındayız. Türkiye Yüzyılı’nın hazırlıklarını ‘Güçlü kadın, güçlü aile, güçlü Türkiye’ ekseninde yürütüyoruz. Amacımız sırasıyla kadını, aileyi ve ülkemizi güçlendirmektir. Burada bir hususu özellikle ifade etmek isterim; biliyorsunuz bizim inancımızda ve kültürümüzde aile toplumun temel direğidir. Yeryüzüne indirilen ilk insanlar olan Hazreti Adem aleyhissalatü vesselam ve Hazreti Havva validemiz aynı zamanda ilk ailedir. Hazreti Adem ve Hazreti Havva ile başlayan aile kurumu tarih boyunca insanı insan yapan değerlerin yaşatılmasına, yeni nesillere aktarılmasına imkan sağlamıştır.”

“GÜÇLÜ AİLE SADECE MİLLET VE DEVLET OLARAK BEKAMIZIN DEĞİL, AYNI ZAMANDA GELECEĞİMİZİN DE GARANTİSİDİR”

Ailenin, bireyleri ayakta tuttuğunu, toplumu yozlaşmalara karşı koruduğunu, iyi, güzel ve doğru olanın yaşayarak öğretilmesini temin ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile kavramıyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Şurası tartışmasız bir gerçektir ki aile ne kadar güçlüyse bireyler ve toplum da o derece güçlü, muhkem ve diri olmuştur. Aynı şekilde ailenin zayıfladığı, aile kurumunun yara aldığı dönemlerde kadın, erkek, çocuk fark etmeksizin tüm bireyler de kötüye gitmiş, toplum kan kaybetmiş, zafiyet yaşamıştır. Bu bakımdan, güçlü aile sadece millet ve devlet olarak bekamızın değil, aynı zamanda geleceğimizin de garantisidir. Güçlü ailenin ilk ve en önemli şartı ise hiç şüphesiz güçlü kadındır. Hâl böyleyken aile ile kadını ayıran, kadını ailenin karşısına yerleştiren, kadın ve aile arasında duvarlar ören her türlü yaklaşımı reddediyoruz. Farklı ambalajlar içinde toplumumuza sunulan bu tür bakış açılarını sadece milletimizin değil tüm insanlığın istikbali adına tehlikeli buluyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de aile kavramına karşı alerjisi olan bir kesimin eskiden beri olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: “Bunlar, modernleşme ve Batılılaşma iddiasıyla aile mefhumuna karşı âdeta savaş ilan etmiş durumdalar. Öyle bozuk bir bakış açısından bahsediyoruz ki Bakanlığımızın adında yer alan ‘aile’ kavramından bile rahatsız oluyorlar. Bunların bir başka özelliği de lafa gelince özgürlüğü, demokrasiyi, insan hak ve hukukunu kimseye bırakmamalarıdır. Ama kendi kalıplarına uymayan herkesi ötekileştirenler de yine bunlardır. Sorsanız, ‘Kadın haklarını savunuyoruz’ derler. Fakat 28 Şubatvari vesayet dönemlerinde kadınların eğitim, çalışma ve siyasi temsil haklarının gasbedilmesine aleni destek verirler. Kadının ve ailenin en büyük düşmanı olan ‘cinsiyetsizleştirme politikaları’na karşı tek bir cümle kurmazlar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı şekilde, kendileriyle aynı ideolojik kabileye mensup bazı kibirli siyasetçilerin başımızın tacı olan ev hanımlarını aşağılaması, ev kadınlarını hor, hakir görmesi karşısında gıklarını dahi çıkarmazlar. Kendi mahallelerindeki kadına yönelik tacizleri, şiddeti, ayrımcılığı, haksız uygulamaları asla gündeme getirmezler. Yani, söz konusu gerçekten kadınların temsil, eğitim, çalışma ve kamusal alanda özgürce var olma hakları olunca bunlar ya yasakçılığın ya da çifte standardın yanında saf tutarlar” dedi.

“TÜRKİYE OLARAK KENDİ DURUŞUMUZU SERGİLİYOR, MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA YÜRÜTÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bahsettiği ikircikli tablonun sadece Türkiye için değil, dünyadaki pek çok kuruluş için de geçerli olduğuna işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Soruyorum sizlere, dünyada ‘kadın hakları’ diye ortalığı ayağa kaldıranların, 7 Ekim’den beri Filistin’de katledilen, çoğu kadın ve çocuk 32 bini aşkın masum için seslerini yükselttiklerini sizler hiç duydunuz mu? İnsanlığın geri kalanına sürekli hak hukuk dersi verenlerin İsrail’in soykırım politikaları karşısında harekete geçtiğini hiç gördünüz mü? Ülkelere basın özgürlüğü karnesi düzenleyenlerin İsrail’in katlettiği 100’ü aşkın gazeteciyle ilgili tepkilerine şahit oldunuz mu? Son raporunda Türkiye’yi eleştiren Avrupa Konseyi’nden ve diğer Avrupa Birliği (AB) kurumlarından bugüne kadar İsrail’e gizli açık destek dışında bir beyan işittiniz mi?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peki, Suriye’den Filistin’e kadar hemen burunlarının dibindeki bölgelerde on binlerce kadın ve çocuğun vahşice katledilmesine tepkisiz kalanları diğer konularda biz nasıl ciddiye alacağız? Filistin halkının soykırıma uğramasına ses çıkarmayanların, bu katliamları görmezden gelenlerin tutarlı, etkili ve tarafsız olabilmesi mümkün mü? Elbette mümkün değil. Suriye’deki, Filistin’deki, Arakan’daki, Türkistan’daki ve diğer İslam beldelerindeki hak ihlalleri karşısında kıllarını dahi kıpırdatmayanların başkalarıyla ilgili beyanları lafügüzaf hükmündedir” diye ekledi.

Türkiye olarak diplomatik girişimlerle yardımlarla kamuoyu oluşturma çabalarıyla kendi duruşlarını sergilediklerini, mücadelelerini kararlılıkla yürüttüklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü biz onlar gibi riyakâr değiliz. İnşallah hiçbir zaman da olmayacağız” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’Yİ TARİHİNİN EN AYDINLIK, EN ÖZGÜRLÜKÇÜ HER AÇIDAN EN GÜÇLÜ GÜNLERİNE BİRLİKTE KAVUŞTURDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim inancımız cenneti anaların ayakları altına sermiştir. Millet olarak tarihimiz, kadınların başarıları ve fedakârlıklarıyla örülmüştür Nene Hatun’dan Nezahat Onbaşı’ya, Şerife Bacı’dan Kara Fatma’ya kadar nice kadın kahramanlarımızın mücadelesini biz nasıl unutabiliriz? Bölücü terör örgütü tarafından şehit edilen Aybüke Yalçın öğretmenin ve daha nice kahramanımızın fedakârlıklarını nasıl yok sayabiliriz? 15 Temmuz gecesi ellerinde bayraklarla tanklara ve darbeci hainlere meydan okuyan kadınların cesaretlerini biz nasıl görmezden geliriz? Son 21 yılda yazılan başarı destanından kadınların emeğini, alın terini, katkısını, çabasını nasıl inkâr edebiliriz?” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şayet ekonomiden eğitime, güvenlikten tarıma, demokrasiden hak ve özgürlüklere varıncaya kadar her alanda ortada göz kamaştıran bir başarı varsa burada en az erkekler kadar kadınların da katkısı ve emeğinin olduğunu vurguladı.

Önlerine çıkartılan engellerden, hayatlarına kast etmeye varan saldırıların üstesinden hep kadınların desteğiyle geldiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Yürek yüreğe, omuz omuza verdik. Türkiye’yi tarihinin en aydınlık, en özgürlükçü her açıdan en güçlü günlerine birlikte kavuşturduk. Her kim, kadın hakları konusunda eski Türkiye’den övgüyle bahsediyorsa biliniz ki sizlerin mücadelesine kara çalıyor demektir. Çünkü hiçbir şey kolay olmadı, kolay elde edilmedi. 28 Şubat’ın karanlığından çıkmak öyle zahmetsiz, çilesiz olmadı. Sizler bugünkü haklarınızı üniversite kapılarında gözyaşı dökerek, sırf kıyafetinizden dolayı işinizden ayrılmak zorunda kalarak baskıya uğrasanız bile hukuk ve demokrasi içinde hareket ederek, gerektiğinde 15 Temmuz gecesi olduğu gibi darbecilere cesaretle meydan okuyarak yani hep mücadele ile elde ettiniz. Ne olursa olsun, yılmadınız. Geri adım atmadınız. Böylece siyasetten akademiye, bürokrasiden iş dünyasına, spordan sanata farklı alanlarda özgürce var oldunuz, başarıdan başarıya koştunuz. Biz de sizlerin bu asil ve zorlu mücadelenize sahip çıktık. Elimizdeki tüm imkânlarla sizlere destek olduk.”

“PEK ÇOK ALANDA TARİHÎ NİTELİKTE ADIMLAR ATTIK”

Kadının statüsünün güçlendirilmesi, kadınların önündeki engellerin kaldırılması, kadınlara iş, eğitim, temsil ve diğer alanlarda destek verilmesi hususlarında neler yapıldığını en iyi kadınların bildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başörtüsüne özgürlük başta olmak üzere kadınlar lehine pozitif ayrımcılık yapılmasını anayasa kuralı hâline getirdik. ŞÖNİM, kadın konuk evi, KADES, elektronik kelepçe gibi uygulamaları hayata geçirdik. Aile içi şiddeti şikâyete tabii olmaktan çıkardık. Daha pek çok alanda tarihî nitelikte adımlar attık. Bu çabalarımız neticesinde de en az bir eğitim düzeyini tamamlama oranı kadınlarda yüzde 70’lerden yüzde 90’lar seviyesine ulaştı” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Karar alma mekanizmalarında kadın temsil oranı 4-5 kat arttı. İstihdamdaki kadın sayısı 6 milyondan 10,5 milyona çıktı. Covid-19 salgını döneminde eşim Emine Erdoğan’ın liderliğinde başlatılan destek paketiyle, kadın girişimcilerimizin yanında olduğumuzu gösterdik. Bu kapsamda Halk Bankamız aracılığıyla son 3 yılda 220 bin kadın girişimcimize 60 milyar lira finansal destekte bulunduk. Daha bunun gibi burada saymaya kalksak nice reformu, hayal dahi edilemeyen atılımları son 21 yılda sizlerle beraber hayata geçirdik.”

“SİYASİ HAYATIMIZIN HİÇBİR SAFHASINDA KİMSENİN HAYAT TARZINA KARIŞMADIK”

Bu süreçlerde bir sürü asılsız ithamla, iftira ile saldırıyla da karşılaştıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, attıkları her adımın itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kadınlar arasındaki ayrımcılığa son veren reformlarımız bile hedef alındı. Bizi itham edenlerin aslında kendilerinin yasakçı ve baskıcı olduğunu, geride bıraktığımız 21 yıllık dönemde defalarca tecrübe ettik. Kadınlar konusunda aleyhimizde yürütülen onca propagandaya rağmen siyasi hayatımızın hiçbir safhasında kimsenin hayat tarzına karışmadık” diye konuştu.

Hem belediye başkanlığı hem de 21 yıllık iktidarlıkları döneminde bu tavırlarının aksine tek bir örnek gösterilemeyeceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün de aynı çevrelerin raf ömrü dolmuş söylemlerle kadınları tekrar korkutmaya çalıştığını üzülerek müşahede ediyoruz. Nefes alamayacaksınız, şu gelecek, bu olacak diyerek tamamı yalan, tamamı hezeyan ürünü ifadelerle güya kadınları kendilerine oy vermeye ikna edebileceklerini sanıyorlar. Aynı korku siyasetine 14-28 Mayıs seçimleri öncesinde de başvurmuşlar ama milletin ve kadınların feraseti karşısında hezimete uğramışlardır. Biz kadınların haklarını kısıtlayıcı hiçbir adım atmadık ama bizi itham edenlerin ellerine güç geçtiğinde kadınlara nasıl hakaret ettiklerini, fiziki saldırıda bulunduklarını hep birlikte gördük, görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınların 31 Mart’ta bir kez daha korku siyasetini ellerinin tersiyle iteceklerine yürekten inandığını ifade ederek, 31 Mart’ta İstanbul başta olmak üzere tüm şehirlerde kadınlardan yine güçlü destek beklediklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödüle layık görülen kadınları kutlayarak Türkiye’ye güç veren kadınlara teşekkürlerini iletti.

“Ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkarmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık” “Ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkarmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık” için yorumlar kapalı 120789

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya mitinginde yaptığı konuşmada, “Ülkemiz; Gezi olaylarından beri süren, 15 Temmuz’la daha da keskinleşen, 2018’den itibaren iyice alenileşen bölgesel ve küresel krizlerle daha da derinleşen sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Hamdolsun, önümüze hangi badire çıkarsa çıksın, ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkarmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık” dedi.

Kütahya mitinginde vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kütahya’nın, Anadolu’nun beylerbeyi olduğunu belirterek, kentin bugün de millî iradeye olan bağlılığıyla Türkiye’nin beylerbeyliğini hak ettiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen mayıs ayındaki seçim sonuçları için Kütahyalılara teşekkür ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gençler, Cumhur İttifakı’na milletvekilliğinde verdiğiniz yüzde 68 ve Cumhurbaşkanlığında şahsıma verdiğiniz yüzde 70 oranındaki destek için sizlere şükranlarımı sunuyorum. Şimdi 31 Mart’ta da aynı oyları vermeye hazır mıyız? Maşallah barekallah. Rabbim tüm Kütahyalı kardeşlerimden razı olsun. Mevla şu muhabbetimizi, şu dayanışmamızı daim eylesin. Şimdi de sizlerden Türkiye Yüzyılı belediyeciliği için, gerçek belediyecilik için destek istiyoruz. Hanımlar, bu konuda en çok size güveniyorum. Her zaman ne diyorum, kale içeriden fethedilir. Yani kaleyi sizler düşüreceksiniz. Şayet hanımlar çok iyi çalışırsa bu iş olur. Biz, kadının iradesinin üstesinden gelemeyeceği hiçbir zorluk tanımıyoruz. Öyleyse buradan, bu meydandan gerçek belediyecilik için söz veriyor musunuz? Gençler, hanımları duyuyorsunuz değil mi? Sizin de onlardan aşağı kalmamanız lazım.”

“ÜLKEMİZİN GÜVENLİĞİNE, İSTİKRARINA GÖZ DİKENLERE FIRSAT VERMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’da 31 Mart seçimleri için adayları Cumhur İttifakı olarak ortak göstermediklerini hatırlatarak, “Eser ve hizmet siyasetinde yarışmak için ayrı adaylarla seçime girdik. Hayırda yarış olarak gördüğümüz bu centilmence rekabetin şehrimiz için en güzel şekilde neticelenmesini diliyorum” dedi.

Hangi partiye mensup olursa olsun Türkiye’nin her bireyinin, her Kütahyalının gönüllerinde ayrı bir yerinin olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Seçimler gelir geçer ama muhabbet baki kalır. Şu hasbilik gök kubbedeki bir hoş seda misali hep devam eder. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi, dirliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin diyorum. Ülkemizin güvenliğine, istikrarına, kazanımlarına, hedeflerine göz dikenlere asla fırsat vermeyeceğiz. Bu millet, tarihine, kültürüne, inancına saldırarak sırtını terör örgütlerine dayayanlara, onlara en güzel dersi sandıklarda verdi. Şimdi beraber yol yürüyerek, hükûmette ve belediyede iktidar hülyalarına kapılanları rüyalarından uyandırmaya var mıyız? Bunu yapacağınıza ben inanıyorum.”

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONU ETRAFINDA KENETLENİP YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyetten aldığı rakamlara göre mitinge 35 bin kişinin katıldığını aktararak, “Tabii sandıklara da bunun yansıması lazım. Kütahya’da hamdolsun böyle bir sıkıntımız inşallah yok” diye konuştu.

Şehirlerin bir kısmında yapılan kirli ittifakları takip ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: “Kiminde listeler geç veriliyor. Aday isimleri sabahtan akşama sürekli değişiyor. Milletimiz de engin ferasetiyle kapalı kapılar ardında çevrilen dolapları, yapılan pazarlıkları, sahnelenen alicengiz oyunlarını çok iyi görüyor. Bugüne kadar olduğu gibi 31 Mart’ta da milletimizle omuz omuza verip, meydanı kirli ittifakların karanlık hesaplarına bırakmayacağız. Türkiye Yüzyılı vizyonu etrafında kenetlenip yolumuza devam edeceğiz. Ben hanımlara güveniyorum. Bu yolculukta Kütahya’nın da desteğini yanımızda göreceğimize yürekten inanıyorum.”

“Şimdi buradan, Millî Mücadele zaferinin ilk işaret fişeğinin atıldığı Kütahya’dan öyle bir ses verin ki, duymayan kalmasın” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Kütahya’yla birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız?” dedi.

Türkiye’nin Gezi olaylarından beri süren 15 Temmuz’da daha da keskinleşen, 2018’den itibaren iyice alenileşen, bölgesel ve küresel krizlerle daha da derinleşen sıkıntılı bir süreçten geçtiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüze hangi badire çıkarsa çıksın ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkarmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık. Bu arada ciddi bedeller de ödedik, ödüyoruz. Millî birliğimize yönelik saldırıları bertaraf ederken yeri geldi darbecilere karşı canımız pahasına direndik yeri geldi sınırlarımıza dayanan teröristlerle boğuştuk. Cudi Dağı’nda onları mağaralara gömdük. Tendürek’te, Bestler Deresi’nde, Gabar’da gömdük ve Türkiye’de kendilerine yer bulamadılar” diye konuştu.

Hayat pahalılığıyla da mücadele edildiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en çok etkilenen kesimlerin başında emeklilerin bulunduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ne kadar emekli maaşlarını bizden önceki dönemlerle kıyas edilemeyecek seviyelere çıkarmış olsak da gönlümüz vatandaşlarımızın hayatlarını daha iyi şartlarda sürdürmesini istiyor” ifadesini kullandı.

“HARCADIĞIMIZ HER KURUŞU, DEVLETİ VE MİLLETİYLE BİRLİKTE ÇALIŞIP KAZANMAK MECBURİYETİNDEYİZ”

Ekonominin diğer boyutlarının ötesinde hesap kitap işi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin gelirleri ve giderleri arasındaki denge tutturulamazsa tıpkı 1970’lerde ve 1990’lardaki gibi siyasi, sosyal ve ekonomik çalkantıların pençesine düşülmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtti.

Türkiye’nin kimi ülkelerin sahip olduğu gibi karşılıksız elde ettiği gelir kaynaklarına sahip olmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Biz harcadığımız her kuruşu, devleti ve milletiyle birlikte çalışıp kazanmak mecburiyetindeyiz. Mesela yaklaşık 11 trilyon lira giderle bağladığımız 2024 bütçemizi ele alalım. Bunun 1 trilyon liradan fazlasını deprem harcamalarına ayırdık. Devletin tüm çalışanları için yaklaşık 3 trilyon lira personel gideri var. Yatırımlar için 1,6 trilyon liraya yakın bir kaynak kullanılacak. Emekli maaşları için ayrılan miktar yaklaşık 3 trilyon liraya yakın, eğitim için 1,6 trilyon lira, sağlık için 1,6 trilyon lira, sosyal yardımlar için 500 milyar lira, mahallî idareler için 860 milyar lira tahsis edildi. Diğer kalemleri söylemiyorum bile.

En düşüğü 10 bin lira olan emekli maaşı ömrünü kendisinin ve ailesinin geçimi için harcamış vatandaşlarımız için yeterli mi? Elbette değil. Peki, emekli maaşlarını arzu ettiğimiz düzeye nasıl yükselteceğiz? Devlet ve millet olarak daha fazla çalışacak, daha çok gelir elde edecek, ortaya çıkan kazançtan da emeklilerimize hak ettikleri parayı vereceğiz.

Şimdi birileri çıkıyor emekli maaşlarına 7 bin lira, 10 bin lira seyyanen ekleyelim diyerek kendi akıllarınca emeklilerimizi tahrik ediyor. Bakınız bizim ülkemizde hâlihazırda 16 milyon emeklimiz var. Emekli maaşlarına 7 bin lira eklemek demek bütçeden yaklaşık 1,4 trilyon liralık, 10 bin lira eklemek demek 1,9 trilyon liralık bir kaynağı buraya aktarmak demektir. Mevcut maaşların tutarından söz etmiyorum. Sadece 7 bin lira veya 10 bin lira olarak ifade edilen ek artışın maliyetini anlatıyorum. Yani 2024 yılı boyunca ülkemizde tek çivi çakmasak tüm yatırım bütçesini buraya aktarsak bile bu gideri karşılamaya yetmiyor. Aynı şekilde deprem harcamalarının tamamını bu iş için kullansak yine yeterli gelmiyor. Eğitime, sağlığa, tek kuruş harcamadan her birinin tüm bütçesini buraya aktarsak ucu ucuna ya kurtarıyor ya kurtarmıyor. Askeriyle, polisiyle, eğitimcisiyle, sağlıkçısıyla tüm memuru ve işçisiyle devletin çalışanlarının yarısından fazlasına maaşlarını vermesek o zaman belki bu ilave gideri karşılayabiliriz. Burada konuştuğumuz emeklilerimizin mevcut maaşlarının maliyeti değil yapılması istenen ilave artışların tutarıdır.”

“YAPTIĞIMIZ HER İŞİN HESABINI 85 MİLYONUN TAMAMINA VERMEKLE MÜKELLEFİZ”

Seyyanen artışların emekli maaşları arasında yol açtığı adaletsizliğin farkında olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sırtında yumurta küfesi taşımayanların istedikleri gibi atıp tutabileceğini, sorumluluk makamında olmayanların her aklına eseni söyleyebildiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama milletin ülkeyi ve devleti yönetme görevini verdiği bizim için böyle bir durum asla söz konusu değil. Biz yaptığımız her işin hesabını 85 milyonun tamamına vermekle mükellefiz. Biz attığımız her adımı en ince detayına kadar hesaplamak zorundayız.” dedi.

Küresel ekonomik krizin dünyanın her yerinde çalışanlar ve emekliler başta olmak üzere büyük kitlelerin refah kaybına uğramasına yol açtığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin de kendi şartları çerçevesinde bu dalgadan etkilendiğini söyledi.

Tüm bunların üstüne geçen sene “asrın felaketi” olan çok büyük bir deprem yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 6 Şubat depremlerinin ekonomiye maliyetinin 104 milyar dolar olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Buna rağmen hayat pahalılığı başta olmak üzere ekonomik dengeleri yeniden yerli yerine oturtmak için güçlü bir program uyguluyoruz. Bu yılsonundan itibaren programın olumlu sonuçlarını görmeye başlayacağız. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkemizi büyüttükçe ortaya çıkan kazançtan her kesimden insanımız gibi emeklilerimiz de istifade edecek. Siz oturdukları yerden atıp tutanlara bakmayın. Onlar sadece istismar ve bozgunculuk peşinde koşuyor. Onların ne ülke ne millet ne de emeklilerimiz umurlarında. Bu ülkenin ve bu milletin asırlık meselelerini nasıl biz çözdüysek bugünkü sıkıntıların üstesinden gelecek olan da yine biziz. Milletimizden sabır ve metanet istiyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 21 yılının önceki dönemlerinden çok iyi olduğunu, yarınların da bugünden daha iyi olacağını belirtti.

İnsanları, karamsarlık bataklığına sürüklemek isteyenlerin tek derdinin buradan bir kaos çıkartıp ülkeyi kendilerine mecbur etmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi partilerini öyle yönetiyor olabilirler ama bu millet kendi geleceği konusunda onların sinsi oyunlarına eyvallah etmez. Ne diyor üstat? ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir’ Allah’ın izniyle bu tekerleği tümsekte bırakmayarak Türkiye Yüzyılı bayrağını, kör dünyanın tepesine biz dikeceğiz” diye konuştu.

KÜTAHYA’YA 101 MİLYAR LİRANIN ÜZERİNDE YATIRIM

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin nereden nereye geldiğinin en büyük ispatının şehirlere yaptıkları yatırımlar olduğunu ifade etti.

Bu kapsamda son 21 yılda Kütahya’ya 101 milyar liranın üzerinde yatırım yaptıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde 2 bin 900 yeni derslik inşa ettiklerini, şehre ikinci devlet üniversitesi olarak Kütahya Sağlık Üniversitesi’ni kurduklarını dile getirdi.

Gençlik ve sporda yükseköğrenim yurt yatak kapasitesini 12 bin 493’e çıkardıklarına, 61 spor tesisi inşa ettiklerine, Kütahya’ya kendine yakışacak bir stadyum kazandırmak için çalışmalara başladıklarına değinen Erdoğan, sosyal yardımlarda Kütahyalı ihtiyaç sahiplerine 2,6 milyar lira tutarında kaynak aktardıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta 320 yataklı Evliya Çelebi Devlet Hastanesi başta olmak üzere toplamda 1050 yataklı 11 hastaneyle birlikte 43 sağlık tesisi inşa ettiklerini aktardı.

Toplam 610 yataklı Kütahya Şehir Hastanesinin inşasında sona geldiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, son teknik testlerini de tamamladıktan sonra hastaneyi vatandaşın hizmetine sunacaklarını bildirdi.

Şehrin ihtiyacına göre önümüzdeki dönemde 800 yataklı bir eğitim araştırma hastanesini de gündeme alabileceklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ayrıca, Domaniç Entegre İlçe Hastanemizin inşası başta olmak üzere beş sağlık tesisinin yapımına devam ediyoruz. Kütahya’da TOKİ kanalıyla 12 bin 802 konutun yapımını tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 1521 konutun yapımı sürüyor. Kütahya’da 9,2 milyon metrekare alanda kentsel dönüşüm çalışması yürütüyoruz. Şehrimizdeki altı millet bahçesi projesinden üçünü tamamlayıp hizmete sunduk, diğerleriyle ilgili çalışmalar devam ediyor. Ulaştırmada, Kütahya’da 24 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 359 kilometreye çıkardık. Abide-Simav yolunun ilk 15 kilometrelik kısmını tamamladık, kalanıyla ilgili hazırlıklara devam ediyoruz. Abide-Pazarlar ve Emet-Simav yolları ile Germiyan ve Zafertepe kavşaklarını bu sene bitiriyoruz.”

DOĞAL GAZ YATIRIMLARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çavdarhisar-Abide, Dursunbey-Tavşanlı, Hisarcık-Gediz yollarını önümüzdeki sene tamamlayacaklarını, şehrin hem Eskişehir, Afyonkarahisar çıkışlarında trafiği rahatlatacak hem de organize sanayi bölgeleri arasındaki ulaşımı kolaylaştıracak bir yol projesini hayata geçireceklerini söyledi.

Ayrıca mevcut projenin yerine şehrin daha yakınından geçecek bir çevre yolu projesi üzerinde de çalıştıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kütahya il sınırları içindeki bütün demir yollarını yeniledik. Eskişehir-Kütahya-Balıkesir hattını elektrikli, sinyalli hâle getirip modernize ettik. Eskişehir-Antalya Hızlı Tren Hattı hayata geçtiğinde inşallah duraklarından biri de Kütahya olacak. Kütahya’ya 21 baraj ve sekiz gölet inşa ettik. Beş baraj ile bir gölet daha inşa ediyoruz. Son 21 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleriyle Kütahya’da, 168 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Yapımı devam eden 21 sulama tesisimiz ile toplam 204 bin dekar araziyi daha sulamaya açacağız. İnşa ettiğimiz 118 adet taşkın koruma tesisiyle, Kütahya şehir merkezi ile 144 yerleşim yeri ve 11 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduk. Sekiz adet dere ıslahının inşası sürüyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahyalı çiftçilere yaklaşık 16 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdiklerini ifade etti.

Kütahya’da altı yeni organize sanayi bölgesi, bir teknopark, dokuz araştırma geliştirme merkezi kurduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Biraz sonra açılışını yapacağımız seramik fabrikasıyla Kütahya’nın bu alandaki marka değerini küresel ölçekte güçlendiriyoruz. İstihdamı desteklemek için Kütahya’daki işverenlere toplam 3 milyar lirayı aşan prim teşviki verdik. Enerjide, Kütahya, Çavdarhisar, Çitgöl, Demirci, Emet, Gediz, Hisarcık, Kuruçay, Simav ve Tavşanlı’ya doğal gazı getirdik. Bu yıl içinde Eskigediz ve Seyitömer’e, 2026 yılında ise Altıntaş ve Domaniç’e doğal gaz arzı sağlamayı hedefliyoruz. Hedefimiz, en kısa sürede Kütahya’da doğal gaz olmayan ilçe ve belde kalmayacaktır.”

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, NG KÜTAHYA SERAMİK 100. YIL FABRİKALARI AÇILIŞ TÖRENİ’NE KATILDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’daki programı kapsamında, NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Nafi Güral’ın kurduğu Kütahya Seramik’in üretim yolculuğundaki 35 yılını geride bıraktığını, 8 fabrikaya ve 54 milyon metrekare üretim kapasitesine ulaştığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’da üretilen bu seramiklerin 81 vilayetin yanı sıra 5 kıtada 79 ülkeye ihraç edildiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Açılan her yeni fabrika ihracatımızda yeni bir ivme, cari açığımızın kapanmasına katkı demektir. Bugün yatırım bedeli 140 milyon avro, kapalı alanı 126 bin metrekare olan iki yeni fabrikayı daha hizmete açıyoruz. NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları’nın ülkemize, şehrimize, grubumuza, çalışanlarımıza hayırlı olmasını Allah’tan diliyorum” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin İtalya ve İspanya gibi bu alanda dünyanın önde gelen ülkelerinde bile olmayan gelişmiş teknolojilere sahip üretim imkânına kavuştuğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde seramik üretiminin yanı sıra turizmde de önemli yatırımları olan grubun, istihdam kapasitesinin 5 bin 750 kişiye çıkmasını da takdirle karşıladığını kaydetti.

Dijital dönüşümü fabrikalarında en üst seviyelerde uygulayan grubun su, ham madde ve ambalaj atıklarının geri kazandırılması konusunda da ileri seviyeye ulaştığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, fabrika çatılarına kurulan ve tamamı üretimde kullanılan 25 megavat gücündeki güneş enerjisi santrallerinin, yenilenebilir enerji alanında da örnek bir yaklaşıma işaret ettiğini söyledi.

“ÜLKEMİZİ DÜNYANIN ÖNDE GELEN TEDARİKÇİLERİ ARASINA ÇIKARTACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyümek mecburiyetinde olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Sadece kâğıt üzerinde ekonomik görünümü iyileştirmek adına yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyümeden asla taviz veremeyiz. Makro dengelerle ilgili sorunlarımızı sanayide, teknolojide, ticarette, tarımda, turizmde ve diğer alanlarda büyümeyi sürdürerek çözeceğiz. Dünyanın en gelişmiş, en zengin ülkelerine baktığımızda onların da istihdam ve üretim merkezli bir ekonomik işleyişi hayata geçirmeye çalıştıklarına şahit oluyoruz. Bir dönem terk ettikleri üretim, bugün gelişmiş ülkelerin en kritik yumuşak karnı hâline gelmiştir. Türkiye’yi böyle bir duruma asla düşürmeyeceğiz. Savunma sanayinden seramik sektörüne kadar her alanda tasarımıyla, üretimiyle, ihracatıyla ülkemizi dünyanın önde gelen tedarikçileri arasına çıkartacağız.”

Kütahya’nın giderek büyüyen seramik üretimi kapasitesini sadece toprağa ve kimyaya dayalı bir sektörün gelişmesi olarak görmediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’daki bu ivmenin ülkenin Türkiye Yüzyılı’na hazırlanışının işareti olduğunu belirtti.

“MİLLETİMİZE VERDİĞİMİZ HER SÖZÜ YERİNE GETİRMEK İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞTIK, ÇABALADIK”

İkinci Dünya Savaşı sonrasında başlayıp iktidarlarına kadar devam eden dönemlerdeki siyasi ve ekonomik gecikmeler yaşanmasaydı Türkiye’nin bugün çok daha farklı bir yerde olacağını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletin sorumluluk verdiği kişiler olarak bize düşen kaçan fırsatlara bakıp hayıflanmak değil, hem eskinin kayıplarını telafi etmek hem geleceğin hedeflerini inşa etmektir. Bundan 13 sene önce 2023 hedeflerimizi açıkladığımızda birileri kendi akıllarınca bizimle dalga geçmiş, projelerimizi küçümsemişti. Yaşadığımız onca badireye rağmen 2023 hedeflerinin önemli bir kısmını hayata geçirmiş birisi olarak karşınızdayım” diye konuştu.

Şimdi de Türk milletine “Türkiye Yüzyılı” sözlerinin olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vizyonu sağlam toplumsal yapı, istikrarlı ve güçlü ekonomi, adalet ve özgürlük, Türkiye eksenli küresel dönüşüm, huzurlu ve güvenli gelecek başlıkları altında tadat ederek millete sunduklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, birileri gibi söz verip de sonra kulağının üzerine yatanlardan olmadıklarını belirterek, şunları paylaştı: “Milletimize verdiğimiz her sözün takipçisi olduk, her sözü yerine getirmek için var gücümüzle çalıştık, çabaladık. Eksiklerimiz elbette olmuştur ama ülkemize ve milletimize sağladığımız kazanımların büyüklüğünü kimse inkâr edemez. Artık bundan sonra milletimize karşı sorumluluğumuz Türkiye Yüzyılı bayrağını zirveye çıkarmaktır. Allah’ın izniyle Türkiye Yüzyılı’nın inşasını da tamamladıktan sonra emaneti gençlere teslim edip köşemize çekileceğiz. Bu duygularla bir kez daha fabrikaların hayırlı ve bereketli olmasını diliyoruz. Tekrarını, tekrarını bekliyoruz.”

NG Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Kütahya Porselen Sanat Evi tarafından üretilen ve ortasında ayet yazılı el sanatı porselen tabak hediye etti. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler kurdeleyi keserek NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları’nın açılışını yaptı ve fotoğraf çektirdi.

seers cmp badge