Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış törenine katıldı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış törenine katıldı için yorumlar kapalı 86102

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan enerjiye, tarımdan sanayiye, spordan sosyal yardımlara her alanda Türkiye’nin nereden nereye geldiğini akıl ve vicdan sahibi herkes görüyor, kabul ediyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilecik Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen toplu açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, Ertuğrul Gazi’nin, Hayme Ana’nın, Şeyh Edebali’nin, Osman Gazi’nin emaneti Bilecik ile hasret gidermeye geldiklerini ifade etti.

Söğüt’te dikilen Osmanlı çınarının, 3 kıta ve 7 iklimi kucaklayan dallarıyla 600 yıl boyunca dünyanın en güçlü devleti olarak tarihteki şerefli yerini aldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, esasen milletin, tarih boyunca hep güçlü devletler kurduğunu, idaresi altında yaşayan herkesi inancına ve kökenine bakmadan koruduğunu, güvende tuttuğunu, müreffeh kıldığını aktardı.

Buna karşılık, kendisine düşmanlık edenlere de Orhun Yazıtları’ndaki ifadeyle başlıya baş eğdirerek, dizliye diz çöktürerek hep galebe çaldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Divanu Lugati’t-Türk’te, Rabb’imizin bu milleti halk üzere görevlendirdiği, hak üzere kuvvetlendirdiği, mensuplarını aziz kıldığı ve muratlarına erdirdiği ifade ediliyor. Bilecik, işte bu kutlu yürüyüşün sancağının 7 asır önce bu topraklarda bir kez daha ve en yükseğe dikilişinin sembolüdür” diye konuştu.

“MİLLETİMİZ, ECDADINA VE ONUN HAYALLERİNE HEP SAHİP ÇIKMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki diğer beyliklerin tersine, her geçen yıl artan bir güç, azim ve cesaret ile gaza yolunda yürüyen Osman Gazi’nin bıraktığı emanetin nesilden nesle geçip, Cumhuriyet’e miras kaldığını anlatarak, şöyle devam etti: “Bu topraklarda Selçuklu’dan Osmanlı’ya, oradan Cumhuriyet’e uzanan tarihi süreklilik içinde verilen her mücadelenin başımızın üzerinde, kalbimizin en mutena köşesinde yeri vardır. Kendi öz yurdunda garip hâle düşürülmeye çalışıldığında bile milletimiz bu vizyonu kaybetmemiş, ecdadına ve onun hayallerine hep sahip çıkmıştır. Biz de geçtiğimiz 20 yılda ülkemize kazandırdığımız her eseri, milletimize yaptığımız her hizmeti, bu anlayışla hayata geçirdik. Attığımız her adımda, girdiğimiz her mücadelede Sultan Alparslan’ın, Osman Gazi’nin, Fatih Sultan Mehmet Han’ın, aziz şehitlerimizin manevi desteğini hep yanımızda hissettik. Geliştirdiğimiz son teknoloji ürünü insansız hava aracına ‘Kızılelma’ adını verirken de bu kavramın işaret ettiği hedefi hayal ediyorduk.”

Osmanlı’nın Söğüt’te başladığı yolculuğunu önce Bursa’ya, ardından Edirne’ye, sonra İstanbul’a, onu takiben Belgrad’a ve nihayet Viyana kapılarına kadar sürdürürken, sadece toprak kazanma peşinde olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim milletimiz ayak bastığı her yeri eman yurdu hâline getirme, huzuru, adaleti, refahı hâkim kılma gayesi taşıyordu. Avrupa’nın şark meselesi olarak gördüğü Osmanlı’yı parçalamak için dört bir yandan üzerine çullandığı dönemde dahi bu hayal tüm canlılığıyla milletimizin benliğinde yaşıyordu” ifadelerini kullandı.

“MİLLETİMİZİN HİÇBİR FERDİNİN VAKTİNİ HAMASETLE HEBA ETMEDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kalabalığın, “Bilecik sizinle gurur duyuyor” sloganlarına, “Ben de sizlerle gurur duyuyorum. Bu coşkunuz, bu heyecanınız, inanıyorum ki evet 14 Mayıs’ta burası bir başka patlayacak. Buna hazır mıyız?” karşılığını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayallerini kaybeden yani Kızılelma’sı olmayan milletler, tıpkı geçmiştekiler gibi tarihin tozlu sayfaları arasına karışmaya mahkûmdur. Biz millet olarak hayallerimizden asla vazgeçmediğimiz için hâlâ dimdik ayaktayız. Hâlâ bölgemize ve dünyaya sözümüzü söylüyoruz. Emperyalistlerin, kan, zulüm, sömürü üzerine kurduğu kirli düzenin aksine bizim hayallerimizin istikameti hep barışa ve hakkaniyete dönüktür” diye konuştu.

Dünyanın hâlâ hayranlıkla karışık bir çekingenlikle Osmanlı Devleti’ni kuran Osman Gazi’yi andığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Osman Gazi’yi bakınız tarihçilerimiz nasıl anlatıyor. Osman Gazi, küçük bir bölgede tutunmaya çalışan Türkmenleri büyük bir devletin çekirdeği hâline getirdi. Devrin büyük güçleri Bizans’a ve Moğollar’a riske girmeden meydan okudu. Hâkimiyeti altındaki yerlerde yaşayan Hristiyanlara iyi davrandı. Siyasi gelişmeleri ve fırsatları iyi değerlendirdi. Nerede ilerleyeceğini, nerede duracağını Osmanlı iyi bildi. Kuvvet ve müsamaha, cesaret ve tedbir, askeri güç ve strateji unsurlarını daima birlikte kullandı. Böylece bir dünya devleti kurdu” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de bugün tıpkı Osman Gazi’nin yaptığı gibi ülkeyi çağın şartlarına göre en iyi eserlere, hizmetlere, siyasi etkinliğe, ekonomik altyapıya, askerî güce kavuşturma mücadelesi verdiklerini vurgulayarak, ‘‘Her kim, bazı tarihçilere göre bugün 724. kuruluş yıl dönümü olan Osmanlı Devleti’ni kötülüyor, aşağılıyorsa bilin ki ya mankurttur ya kuyruk acısı vardır” dedi.

Bilecik’ten Osman Gazi’yi ve Osmanlı’yı yöneten tüm nesli rahmetle, şükranla yâd ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabb’im bizlere inşallah onlara layık olmayı, onların mirasını yaşatmayı, onların bıraktığı emaneti daha ilerilere taşımayı nasip etsin. Kardeşlerim, biz hiçbir zaman sizlerin ve milletimizin hiçbir ferdinin vaktini hamasetle heba etmedik. Allah’ın yardımına ve milletimizin desteğine güvenerek çıktığımız eser ve hizmet yolculuğunda medeniyet ve tarih mirasımızı, bize ışık tutan bir rehber olarak gördük” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN NEREDEN NEREYE GELDİĞİNİ AKIL VE VİCDAN SAHİBİ HERKES GÖRÜYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar verdikleri tüm sözleri yerine getirme gayretinde olduklarını ve taahhütlerinin çoğunu daha da ilerisine geçerek yerine getirdiklerini anlatarak, “Eksik kalan işler elbette oldu. Ama kazanım öylesine büyük ki bunların telafisi sadece vakit meselesidir. Yaşı müsait olanlar 20 yıl öncesinin eski Türkiye’sini hatırlar mı? Hatırlar. Eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan enerjiye, tarımdan sanayiye, spordan sosyal yardımlara, her alanda Türkiye’nin nereden nereye geldiğini akıl ve vicdan sahibi herkes görüyor, kabul ediyor” dedi.

Türkiye’ye 20 yılda asırlık eser ve hizmetler kazandırdıklarını söylerken mübalağa yapmadıklarını, kimseyi kandırmaya çalışmadıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sadece tüm kalbimizle inandığımız somut verileri, ortada olan bir hakikati dile getiriyoruz. Ülkemizin tarihi olarak eski, coğrafi olarak nispeten küçük şehirlerinden biri olan Bilecik, bunların en yakın şahididir. Bilecik’e son 20 yılda 20 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık. Eğitimde toplam 773 yeni derslik ve Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesini kazandırdık. Gençlik ve sporda 2 bin 736 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. Toplam 21 spor tesisi inşa ettik. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza 563 milyon lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta 8’i hastaneden oluşan toplam 26 sağlık tesisinin yapımını tamamladık. 3 sağlık tesisimizin inşaatı devam ediyor. Söğüt’e 50 yataklı bir devlet hastanesi yapmak için çalışmalarımız sürüyor. Çevre ve şehircilikte TOKİ eliyle 2 bin 933 konut yaptık. Bilecik’te İlk Evim projemizle 1037 konut daha inşa edecek, İlk Arsam projemizle 3 bin 900 altyapılı arsa vereceğiz. Bu kapsamda Bayırköy’deki konutlarımızın yapımına da başladık. Söğüt Millet Bahçemizi açılışa hazır hâle getirdik. Osmaneli Millet Bahçemizin yapımı sürüyor. Ayrıca 4 millet bahçesinin daha yapımına en kısa sürede başlıyoruz.”

İktidarları döneminde Bilecik’te yapılan ulaşım yatırımlarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hükûmete geldiğimizde Bilecik’te 22 kilometre bölünmüş yol vardı, biz bunu nereye çıkardık biliyor musunuz? 175 kilometreye çıkardık. 22 nere, 175 nere? Bursa ve Eskişehir güzergâhlarındaki yol çalışmalarının bir kısmını bu yıl, bir kısmını seneye tamamlıyoruz. Ankara-Eskişehir-Bilecik-İstanbul Yüksek Hızlı Tren Hattı’nı, Bilecik Yüksek Hızlı Tren Garı’nı, Bozüyük Hızlı Tren Garı’nı, Bozüyük Lojistik Merkezinin birinci etabını hizmete açtık. Yapımı süren Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren Hattı’nı inşallah 2025 yılında bitiriyoruz” diye konuştu.

“BİLECİKLİ ÇİFTÇİLERE 500 MİLYON LİRA TUTARINDA TARIMSAL DESTEK VERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım ve ormancılıkta Bilecik’e 12 baraj, 27 sulama tesisi, 30 taşkın koruma tesisi, 3 hidroelektrik santrali inşa ettiklerini aktardı.

Toplam 40 bin dekar arazinin sulanmasına hizmet edecek 5 baraj ile 26 bin dekar araziyi sulayacak 4 sulama tesisinin yapımının sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecikli çiftçilere 500 milyon lira tutarında tarımsal destek verdiklerini kaydetti.

Sanayi ve teknolojide şehre iki yeni organize sanayi bölgesi, bir teknopark, 7 araştırma-geliştirme merkezi ve bir tasarım merkezi kurduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Enerjide; Bilecik, Bozüyük, Söğüt, Pazaryeri, Osmaneli, Gölpazarı, Dodurga, İnhisar ve Yenipazar’a doğal gaz arzını sağladık. Durmak yok, o kadar. Yarın birileri de buralara gelecek. Onlara sormak lazım ‘Ya siz ne yaptınız?’ Bugün açılışını yaptığımız yerlerle birlikte artık Bilecik’te doğal gaz götürmediğimiz ilçemiz kalmadı. Tabii bir avantajınız da var yani. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bilecikli olunca… Görüldüğü gibi ne kadar özetlersek özetleyelim, Bilecik’e hizmetlerimiz saymakla bitmiyor. Üstelik bu kadarla da kalmıyoruz” diye konuştu.

Bugün de güncel yatırım tutarı 1 milyar 771 milyon lirayı geçen 52 kamu yatırımı ile 653 milyon lirayı bulan 10 özel sektör yatırımının resmi açılışını yaptıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yatırımlar arasında Bilecik 300 yataklı ve Bozüyük 200 yataklı devlet hastaneleriyle diğer sağlık tesislerinin de bulunduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz sizlere efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik. Şu güzelliği görüyorsunuz değil mi? Şu hastanelerin güzelliğine bakın. Bu Bay Kemal, SSK’nın genel müdürüyken bu hastanelere girilmezdi girilmez” ifadelerini kullandı.

Ulaştırmada, Gölpazarı-Yenipazar yolunu hizmete açtıklarını, tarımda 7 bin 600 dekar alanı sulayacak Söğüt Çaltı Göleti’nin resmi açılışını yaptıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca çeşitli kurumlara ait yatırımların resmî açılışlarını buradan gerçekleştirdiklerini söyledi.

Türkiye’nin üretimine, istihdamına, ihracatına önemli katkıda bulunacağına inandığı 10 özel sektör yatırımının da resmi açılışını yaptıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu kamu ve özel sektör yatırımlarının Bilecik’e hayırlı olmasını dileyerek, kente bu yatırımları kazandıran bakanlıkları, kurumları ve özel sektörü tebrik etti.

“ALTIN ÜRETİMİNDE DE KISA SÜREDE ÖNEMLİ İLERLEMELER SAĞLAYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gübretaş Maden Yatırımları A.Ş Söğüt Altın Madeni tesis açılışını yaptıklarını anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tabii bir de buraya gelmeden önce bugün bir açılış yaptık. Duydunuz değil mi? Ve ilk altın dökümünü gerçekleştirdiğimiz Tarım Kredi Kooperatiflerimizin Gübretaş şirketine ait altın madeni ocağı burada. İlk etapta 70 milyon dolarlık bir yatırımla işletmeye açtığımız bu tesisin toplam yatırım tutarı ne biliyor musunuz? 500 milyon doları bulacaktır. İlk fazda yıllık 2,5 ton, ilerleyen dönemde 6,5 ton üretim yapacak bu maden şimdiden 1000 kişiyi istihdam etmeye başladı. Bu safhaya geldiğinde Söğüt’teki tesisimiz ülkemizdeki 16 madenin toplamda yıllık ortalama 35 tonu bulan üretimi arasında 3’üncü sırada yer alacak. Artık ülkemizin altın talebinin yarısını kendi üretimimizle karşılayabileceğimiz bir seviyeye geliyoruz. Petrolle birlikte ithalatımızda en büyük yeri tutan altın üretimimizi daha ileri seviyelere çıkarmamız gerekiyor. Doğal gaz ve petrolde nasıl tarihi adımlar attıysak inşallah altın üretiminde de kısa sürede önemli ilerlemeler sağlayacağız. Söğüt altın madenimizin şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”

Tören alanındaki vatandaşlara seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Şimdi Bilecik buradan öyle bir ses verin ki tarih boyunca Osmanlı bayrağının dalgalandığı her yerden duyulsun. Hazır mıyız? Türkiye, hazır mıyız? Bilecik, Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa etmeye var mıyız? Bilecik; güvenli, huzurlu, müreffeh Türkiye’nin yolunu sandıkta bir kez daha açmaya hazır mıyız? Bilecik, dışarıda Türkiye düşmanlarının, içeride maşalarının heveslerini kursaklarında bırakmaya hazır mıyız? Bilecik, Cumhuriyetimizin yeni asrını bir olarak, diri olarak, iri olarak, kardeş olarak, hep birlikte Türkiye olarak kucaklamaya hazır mıyız?” soruları üzerine vatandaşlar “Evet” yanıtını verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan da “Rabbim hepinizden razı olsun” ifadesini kullandı.

Seçimlere “Türkiye Yüzyılı” vizyonuyla hazırlandıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Rahmetli Menderes, 73 yıl önce emperyalistlerin ülkemize operasyon aracına dönüşen tek parti faşizmine karşı ne demişti. ‘Yeter, söz milletindir.’ demişti. Her ne kadar Menderes’in sonu idam sehpasında bitmiş olsa da bu söz yıllardır milletimizin yüreğinde yankılanmaya devam etmiştir. Şimdi bu CHP, çıkmış bizi taklit ediyor; ‘Yeter, söz milletindir.’ Bay Kemal, bunu biz söyleyeli ne kadar oldu, haberin yok mu? Bunlar darbeci, darbeci. Bunlar vesayetçi. Şimdi hep birlikte öyle bir haykıralım ki Türkiye duysun. Kaldıralım elleri. Hanımlar sizden çok şey bekliyorum. Kale içeriden fethedilir. Onun için göreviniz ağır. Hazırız; tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet; bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Yolumuz açık olsun.”

YAPIMI TAMAMLANAN PROJELERİN AÇILIŞLARI CANLI BAĞLANTIYLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Cumhuriyet Meydanı’ndan, yapımı tamamlanan projelerin açılışlarının yapıldığı üç farklı noktaya telekonferansla canlı bağlantı gerçekleştirdi.

İlk olarak 300 yataklı Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine bağlanarak, eserin videosunu izleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanemiz nasıl oldu? Laf değil, laf değil, üretim, üretim. Bay Kemal, sen bir zamanlar SSK’nın genel müdürüydün. Böyle bir tane hastane yapabildin mi? Rahmetli Savaş Ay, bununla ilgili bir program yapmıştı, hatırlıyorsunuz değil mi? Savaş Ay, şimdi hayatta olsaydın da bu programı bir daha yapsaydın. Her taraf rezillikti, kan revan içinde, pislik. O galoşlar, satıyorlardı, tekrar alıyorlardı, tekrar satıyorlardı. Nasıl Bilecik’teki eğitim ve araştırma hastanemiz? Şu güzelliğe bak. Size bu yakışır.”

Savaş Ay’ın o dönem hastanelerin durumunu anlattığı programdan bir kesitin gösterilmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bay Kemal, bunun hesabını nasıl vereceksin?” dedi.

Videoda gösterilen hastanenin yerine yeni bir hastane yaptıklarını, adını da Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu koyduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii muhteşem bir hastane. Ben şimdi CHP’li kardeşlerime sesleniyorum. Lütfen gidin o hastaneyi bir de şimdi görün. Bir de işte Savaş Bey’in şu video kasetindekine bakın, mukayeseyi yapın. Biz neyiz, bu ne? Şu hâle bak, şu ihtişama, şu güzelliğe bak. Nereden nereye? CHP, işte hep diyorum ya çöp, çukur, çamur. İşte bizde de pırıl pırıl hastaneler. Halep oradaysa arşın 14 Mayıs’ta. Bilecik, sandıkları patlatacağına inanıyorum” diye konuştu.

Ardından Bozüyük 250 yataklı Devlet Hastanesi, Ağız Diş Sağlığı Merkezi, Palyatif Bakım Merkezi, Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Aile Sağlı Merkezinin açılışına bağlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bozüyük, nasıl beğendiniz mi? İşte buyur. Yani böyle Bilecik’ten geçerken uğradık değil her yere eserlerimizi şöyle koyalım diyoruz. Bilecik’e bu yakışır, Bozüyük’e bu yakışır, Söğüt’e madenler yakışır. Maşallah. Hayırlı olsun” ifadelerini kullandı.

Söğüt Çaltı Barajı’nın açılışının yapıldığı noktaya da canlı bağlantı gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, projeye ilişkin videoyu izledikten sonra “Nasıl? Unutmayın, su medeniyettir. İşte baraj. Barajlarınız varsa suyunuz var. Barajlarınız yoksa kuraklık var. Buralar sayesinde inşallah bölgede kuraklık olmayacak. Çaltı Barajı Söğüt’e, Bilecik’e hayırlı ve uğurlu olsun” diye konuştu.

Son olarak İnhisar ve Yenipazar ilçelerindeki doğal gaz verme törenine bağlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnhisar ve Yenipazar’a doğal gaz veriyoruz inşallah. Hazır mıyız? Ya Allah, bismillah” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sanayide doğal gaza yüzde 16 indirim yaptık. Elektrikte de aynı şekilde indirimimizi yaptık. Hep ‘Zam, zam’ diyorlar. Zam mı bu, indirim yapıyoruz. Sanayide, elektrikte indirimler… Elhamdülillah, daha iyi olacak.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, canlı bağlantıların ardından Bilecik’te yapımı tamamlanan tüm projelerin resmî açılışını protokol üyeleriyle kurdele kesmek suretiyle gerçekleştirdi.

Previous ArticleNext Article

“Bölgemizde barışa giden yol, Filistin devletinin kurulmasından geçiyor” “Bölgemizde barışa giden yol, Filistin devletinin kurulmasından geçiyor” için yorumlar kapalı 245686

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dubai’de düzenlenen Dünya Hükûmetler Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “İsrail, bölgede kalıcı barış istiyorsa yayılmacı hayaller peşinde koşmayı bırakmalı, 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin devletinin varlığını kabul etmelidir. Bölgemizde barış, huzur ve ekonomik kalkınmaya giden yol, Filistin devletinin kuruluşundan geçiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Madinat Jumairah Mina Salam Konferans Merkezi’nde, onur konuğu olarak katıldığı “Geleceğin Hükûmetlerini Şekillendirmek” teması altında düzenlenen Dünya Hükûmetler Zirvesi’nde bir konuşma gerçekleştirdi.

Samimi misafirperverlikleri dolayısıyla Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile BAE Başbakanı ve Dubai Emiri Muhammed bin Raşid Al Maktum’a teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dubai’de onur konuğu olarak bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZLA GELECEĞİN TÜRKİYE’SİNİ İNŞA EDİYORUZ”

“Geleceğin Hükûmetlerini Şekillendirmek” temasıyla zirvenin küresel barış ve adaletin tesisine pozitif etki yapacağına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zirvenin temasıyla uyumlu şekilde Türkiye olarak Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümüyle birlikte hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla geleceğin Türkiye’sini inşa ediyoruz” diye konuştu.

Doğru değerlerle yola çıkıldığında büyük dönüşümlerin nasıl başarıldığını bugüne kadar gösterdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 21 yıllık iktidarları döneminde Türkiye’yi her alanda 3 kat, 5 kat, 10 kat büyüterek ileriye taşıdıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 yıl öncesinin Türkiye’sini hatırlayanlar ile bugünün Türkiye’sini görenlerin ülkenin kısa sürede nasıl büyük bir başarı hikâyesi yazdığını, nasıl sessiz bir devrim gerçekleştirdiğini kabul ve takdir ettiğini vurguladı.

“Bugün büyüyen ekonomisiyle, güçlü altyapısıyla, uluslararası alanda artan etkinliğiyle, diplomasi kulvarında elde ettiği başarılarıyla, savunma alanındaki atılımlarıyla kendinden söz ettiren bir Türkiye gerçeği var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, böyle bir Türkiye’yi inşa etmekten gurur ve heyecan duyduklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çevremizde yıllardır devam eden sıcak çatışmalara, terör ve istikrarsızlık dolayısıyla maruz kaldığımız göç baskısına, ülkemizi hedef alan envaiçeşit terör eylemlerine rağmen istikrar, güven ve kalkınma yolunda asla sapmadan bugünlere geldik” ifadesini kullandı.

Geçen yıl 6 Şubat’ta Türkiye’nin tarihinin en büyük doğal afetlerinden birini yaşadığını, 11 il ve 14 milyon insanı doğrudan sarsan depremde 53 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Depremin üzerinden daha 1 sene bile geçmeden enkazları kaldırdık. Vatandaşlarımızın acil barınma ihtiyaçlarını giderdik. İnşası tamamlanan 31 binden fazla konutu depremzedelerimize teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut teslim ederek yıl sonuna kadar 200 bin konutun teslimatını yapmayı hedefliyoruz. Tam bir yıl önce asrın felaketini yaşamış bir millet olarak dost ve kardeş ülkelerin de desteğiyle hamdolsun yaralarımızı süratle sarıyoruz. Buradan bir kez daha milletimizle dayanışmasını esirgemeyen başta Emirlikler olmak üzere tüm dostlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.”

“TÜRKİYE’Yİ HEDEFLERİYLE BULUŞTURMA MÜCADELEMİZİ AZİMLE SÜRDÜRDÜK”

Tüm bu adımları atarken dünyanın farklı köşelerindeki milyonlarca ihtiyaç sahibine yardım elini uzatmayı da ihmal etmediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yaklaşık 3,5 milyonu Suriyeli olmak üzere 4 milyonu aşkın sığınmacıya yıllardır ev sahipliği yaptığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Etrafı âdeta ateş çemberiyle kuşatılmış ülkemizin bugünkü konumuna gelmesi şüphesiz kolay olmadı. Türkiye’nin son çeyrek asrına mührünü vurmuş bir hükûmet olarak hiçbir zaman dikensiz bir gül bahçesinde yürümedik. Elde ettiğimiz her bir başarının, kazandığımız her bir zaferin, hayata geçirdiğimiz her reformun arka planında çok büyük bir emek, sabır, gayret, tecrübe ve dirayet vardır. Türkiye’yi takip edenler bu zorlu sürecin kilometre taşlarını çok iyi biliyor. Önümüzdeki engeller ne kadar büyük olursa olsun, yılmadan yorulmadan Türkiye’yi hedefleriyle buluşturma mücadelemizi azimle sürdürdük. Bugün de sarsılmaz bir inanç ve kararlılıkla yürüyüşümüz devam ediyor.”

Çok samimi bir hissiyatını paylaşmak istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 40 yılı aşkın süredir siyasetin içinde olduğunu, halkına siyaset yoluyla hizmet etmeye çalıştığını aktardı.

İlk gençlik yıllarında sivil toplumda başladığı mücadelesini daha sonra siyasetin farklı kademelerinde görev üstlenerek yürüttüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları paylaştı: “1994 senesinde henüz 40 yaşında bir siyasetçiyken Türkiye’nin en büyük şehri olan İstanbul’un Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçildim. Yaklaşık 4,5 yıl sürdürdüğümüz bu vazifemiz sırasında bugün bile takdirle konuşulan çok önemli hizmetlere, eserlere ve yatırımlara imza attım. Okuduğumuz bir şiir nedeniyle hapse atılmamız sonucu siyasi hayatımız bir süre kesintiye uğradı. Ama buna rağmen İstanbul’daki başarımız, önümüzde yeni kapıların açılmasına, çok daha büyük bir başarı hikâyesinin yazılmasına vesile oldu. 2001 senesinde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak şiarıyla bugün genel başkanlığını yürüttüğümüz AK Parti’mizi kurduk. Partimizin kuruluşundan sadece 15 ay sonra girdiğimiz ilk seçimlerden açık ara birinci çıkarak Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu üstlendik. Hapse girdiğimizde kimi gazeteler ‘muhtar bile olamaz’ manşetleri atmıştı ama biz insanımızın teveccühüyle önce Başbakan, sonra Cumhurbaşkanı sıfatıyla yaklaşık 21 yılı aşkın süredir milletimize hizmetkârlık ediyoruz.”

Bu döneme sadece ülkeye çağ atlatan eserleri, hizmetleri ve reformları sığdırmadıklarını, aynı zamanda 17 seçim zaferini de sığdırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son olarak mayıs ayında yüzde 90’ları bulan katılım oranıyla gerçekleşen ve oldukça çekişmeli geçen seçimlerde tarihî bir başarıya daha imza attık. Şimdi de 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ne hazırlanıyoruz. 48 gün sonra. Allah’ın izniyle bu seçimlerde 18. zaferimizi elde edeceğiz. Çünkü biz geçmişte olduğu gibi şimdi de ‘insan için ancak emeğinin karşılığı vardır’ inancıyla çalışmalarımızı çok yoğun ve çok sıkı şekilde sürdürüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Burada bir noktayı da özellikle vurgulamam gerekiyor. Tüm bu süreçler boyunca hükûmet işlerinde daima ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ prensibini kendimize rehber edindik. Biz insanı yaşatarak, insana dokunarak, insanı yücelterek, insanların kalbini kazanarak devleti yaşattık, büyüttük, güçlendirdik. İnsanımıza sahip çıktıkça insanımız da devletine ve bize sahip çıktı. Halkımızın gücü ve desteği olmasaydı bunların hiçbirini başaramazdık. Bugün de aynı çizgide yolumuza devam ediyoruz. Bizim siyasette varlık gayemiz geride hayırla, şükranla ve hayır duayla yâd edilecek güzel bir miras bırakmaktır.”

“DÜNYAMIZ DEĞİŞİM, GERİLİM, KRİZLER VE KİMİ YERLERDE ÇATIŞMALARIN BİRBİRLERİNİ TETİKLEDİĞİ BİR ALACAKARANLIK KUŞAĞINDAN GEÇİYOR”

Türkiye Yüzyılı vizyonunu hayata geçirince kadar durmadan, dinlenmeden, zorluklar karşısında yılmadan koşturacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemiz ve ötesinde adil ve kalıcı barışa hâkim kılmak, bu vizyonumuzun temel yapı taşlarından biridir. Nasıl dünya beşten büyükse daha adil bir dünyada mümkündür. Buna gelecek nesiller başta olmak üzere tüm insanlığın ihtiyacı vardır. Ancak dünyamız değişim, gerilim, krizler ve kimi yerlerde çatışmaların birbirlerini tetiklediği bir alacakaranlık kuşağından geçiyor” ifadelerini kullandı.

Henüz bir krizi çözmeden yenisinin patlak verdiği, sancılı bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hatırlanacağı üzere Kovid-19 salgınında bunun sağlık boyutuna şahitlik ettik. Tam tünelin sonundaki ışığı gördüğümüzü düşündüğümüz anda Rusya-Ukrayna Savaşı ile sarsıldık. Bu savaş, zaten ciddi belirsizliklerle boğuşan küresel ekonomi ve siyaseti çok daha büyük bir girdabın içine sürükledi. Enerji fiyatlarından gıda krizine, silahlanma yarışından düzensiz göç baskısına geniş bir alanda ilave sorunlarla yüzleştik. Türkiye, bu meydan okumaları en iyi yöneten ülkelerin başında geliyor. İlk günden itibaren hep barıştan, adaletten, diplomasiden ve dayanışma hâlinde sıkıntıların üstesinden gelmekten yana olduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rusya-Ukrayna Savaşı’nda ateşkesin sağlanması ve ardından kalıcı barışa giden yolun aralanması için elimizi taşın altına koyduk. İstanbul Süreci, tarafların bir araya gelip asgari noktalarda buluşabildiğini gösterdi. Karadeniz Girişimi, gıda krizinin daha da derinleşmesinin önüne geçti. Daha bunun gibi ateşi körüklemek yerine yangını söndürmeyi amaçlayan pek çok siyasi, diplomatik ve ekonomik hamle yaptık. Akan onca kana, yıkıma ve acıya rağmen adil bir barışın mümkün olduğuna dair inancımızı hâlen koruyoruz. İnşallah bunun için çabalarımızı yoğunlaştırarak yola devam edeceğiz” diye ekledi.

“İSRAİL ON YILLARDIR İŞGAL, GASP, YIKIM VE KATLİAM POLİTİKALARINDAN VAZGEÇMEMİŞTİR”

Çözüme kavuşturulamayan her meselenin zamanla büyümüş, çetrefilleşmiş bir hâlde karşılarına yeniden çıktığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, halının altına süpürülerek sorunların çözülemeyeceğini vurguladı.

Yaşanılan her hadiseyle bunun bir kez daha görüldüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun en son ve acı örneği Gazze’deki krizdir. Geçen yılın 7 Ekim’indeki hadiseden bağımsız olarak bugünkü krizin kaynağı Birleşmiş Milletler kararlarına rağmen Filistin topraklarındaki işgalin artarak devam etmesidir. Kendini uluslararası hukukun üstünde gören İsrail on yıllardır işgal, gasp, yıkım ve katliam politikalarından vazgeçmemiştir” ifadelerini kullandı.

Filistin halkının nasıl bir adaletsizlikle karşı karşıya kaldığını anlamak için çok uzağa gitmeye gerek olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “1948’den bugüne İsrail-Filistin haritalarına bakmak bile meselenin vahametini göstermeye yeterlidir. Biliyorsunuz tedavinin yarısı, teşhisin doğru konulmasıdır. Burada da sorunun kaynağını doğru tespit etmezsek çözüm yolunu da bulamayız. İsrail, bölgede kalıcı barış istiyorsa yayılmacı hayaller peşinde koşmayı bırakmalı, 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin Devleti’nin varlığını kabul etmelidir. Gazze’deki insani trajedinin de giderek bölgeye yayılma riski taşıyan çatışmaların da sona erdirilmesi, her şeyden önce İsrail’in, Filistin halkının en temel haklarını tanımasına bağlıdır. 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti vücut bulmadan atılan her adım yarım kalacak, sorun çözüme kavuşturulmuş olmayacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dolayısıyla bölgemizde barış, huzur ve ekonomik kalkınmaya giden yol, Filistin Devleti’nin kuruluşundan geçiyor. Bu çerçevede bir barışın tesisi ve temini için diğer bölge ülkeleriyle birlikte garantörlük dâhil, sorumluluk üstlenmeye hazır olduğumuzu dile getirdik. Bunun yanında çoğu çocuk ve kadın 28 binden fazla masumun hayatına mal olan, 70 bine yakın sivilin yaralandığı, 1,5 milyondan fazla insanın göçe zorlandığı Gazze’nin büyük bir enkaz yığınına çevrildiği trajedi karşısında her türlü çabayı gösterdik, gösteriyoruz ve göstereceğiz. Şimdiye kadar 34 bin tonluk insani yardım malzemesini Gazze’ye ulaştırılmak üzere bölgeye gönderdik. Toplam 380 hasta ile 344 refakatçiyi Türkiye’de misafir ediyor, tedavilerini sağlıyoruz.”

“FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZİ ASLA SAHİPSİZ, ÇARESİZ VE YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ”

Türkiye’nin Gazzelilere yönelik işlenen savaş ve insanlık suçlarının takibi için uluslararası hukuk kulvarında atılan adımlara destek verdiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Afrika Cumhuriyeti nezdinde hak ve adaletin tecellisi için inisiyatif alan tüm ülkelere özellikle de Afrikalılara teşekkür etti.

Aynı şekilde 2023 Ekim ve Aralık aylarında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilen kararlara destek veren ülkelere de teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filistinli kardeşlerimizi asla sahipsiz, çaresiz ve yalnız bırakmayacağız. Son dönemde Birleşmiş Milletler Filistinli Mülteciler Ajansına yönelik dozu artan itibar suikastlarını da esefle karşıladığımızı belirtmek isterim” dedi.

Bu kritik dönemde Ajansa yapılan katkıların arttırılmasının önemli olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Vicdan sahibi tüm ülkeleri, Ürdün, Suriye, Lübnan ve işgal altındaki Filistin topraklarında yaşayan 6 milyon mülteci için can damarı olan Ajansa sahip çıkmaya davet ediyorum. Bakınız, tüm bunları sadece nüfusu Müslüman bir ülkenin Cumhurbaşkanı olarak söylemiyorum. Ajansa aynı zamanda 5 asır önce engizisyon zulmüne maruz kalan Musevilere kapısını açmış 4 asır boyunca İbrahim Halilullah düsturuyla Kudüs-ü Şerif’e hizmet etmiş bir milletin evladı olarak ifade ediyorum.”

Mevcut İsrail yönetiminin sorumsuz, pervasız ve acımasız politikalarının tüm dünyada antisemitizmi körüklediğini gördüklerini, bundan da rahatsız olarak insanlık adına endişe duyduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha fazla kan dökülmeden, daha fazla çocuk ve kadın ölmeden bir an önce Gazze’deki katliamın durdurulması gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut tehditler karşısında etkin küresel yönetişim, etkin iş birliği ve dayanışmanın dünyanın geleceği bakımından belirleyici olacağı değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE, MESULİYETLERİNİ YERİNE GETİRDİ”

Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin hayata geçirilmesinin de bu sürecin önemli bir parçası olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hedefleri ulusal kalkınma plan, strateji ve vizyonlarının ana unsurlarından biri olarak değerlendirdiklerini kaydetti.

“Bununla yetinmiyor, hedeflere ulaşmak için uluslararası çabalarda en ön saflarda yer alıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ancak bu konuda da uluslararası toplum ne yazık ki başarılı bir sınav veremiyor. 2030 itibarıyla sıfır açlığa ulaşma hedefinden giderek uzaklaşılmaktadır” ifadelerini kullandı.

Kapsayıcı ve sürdürülebilir bir kalkınma için yeşil dönüşümün gerekliliğinin gün geçtikçe daha net görüldüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ortak yuva” olan dünyayı çevre felaketlerinden, atık krizinden korumanın da herkesin sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Aralık ayında Birleşik Arap Emirlikleri’nin ev sahipliğinde düzenlenen COP28 Dünya İklim Eylemi Zirvesi’ne bu bilinçle katkı verdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak belirledikleri “2053 itibarıyla net sıfır emisyon” hedefi ve eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde başlatılarak yürütülen Sıfır Atık projesiyle bu alandaki mesuliyetlerini yerine getirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı’na ev sahipliği için açıkladıkları adaylık konusunda da katılımcılardan destek istedi.

“ADIMLARIMIZI ‘DİJİTAL TÜRKİYE’ VİZYONU TEMELİNDE ATMAKTAYIZ”

Yapay zekâ gibi çığır açan teknolojilerin çalışma hayatından ekonomiye, bilgiye erişimden uluslararası siyasete her alanı dönüştürdüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye olarak dijitalleşmenin sunduğu fırsatlardan yararlanırken beraberinde getirdiği riskleri de başarıyla yönetmenin çabası içindeyiz. Adımlarımızı ‘Dijital Türkiye’ vizyonu temelinde atmaktayız. Teknoparkları yaygınlaştırarak, üniversite sanayi iş birliğini destekleyerek, AR-GE çalışmalarını, bilimsel faaliyetleri, genç girişimcileri teşvik ederek ülkemizde güçlü bir yenilikçilik ekosistemi kurduk. Yenilikçiliğin mimarı ve taşıyıcısı olan TEKNOFEST gençliğinin yetişmesi için tüm imkânlarımızı seferber etmiş durumdayız. Elektronik devlet kapısıyla 65 milyona yakın kullanıcının 8 bine yakın kamu hizmetine ulaşmasını sağlıyoruz. Oluşturmakta olduğumuz Türkiye dijital devlet stratejisiyle de devletin dijitalleşmesi için ana yol haritasını belirlemiş olacağız. Yapay zekânın gayrisafi yurt içi hasılaya katkısını yüzde 5’e bu alandaki istihdamı ise 50 bin kişiye çıkarmayı hedefliyoruz. Birleşik Arap Emirlikleri dâhil körfez ülkelerinin dijital dönüşüm, teknoloji ve yenilikçilik alanlarında gerçekleştirdikleri hamleleri de takip ediyoruz. Bu alanlarda iş birliği ve ortaklıklarımızı geliştirmemizde fayda görüyoruz.”

Türkiye’nin uluslararası barışın teorisine ve pratiğine katkısını pekiştirmek misyonuyla hayata geçirdiği Antalya Diplomasi Forumunun 3’üncüsünün 1-3 Mart’ta düzenleneceğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Krizler döneminde diplomasiyi öne çıkarmak temasıyla gerçekleştireceğimiz forum vesilesiyle sizleri turizmimizin başkenti Antalya’da misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Hükûmetler Zirvesi’nin başarıyla icra edilmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek hayırlı olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından düzenlenen GovTech ödül törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Al Nahyan ile görüştü Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Al Nahyan ile görüştü için yorumlar kapalı 212243

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Hükûmetler Zirvesi’ne katılmak üzere bulunduğu Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Dubai şehrinde Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed Bin Zayed Al Nahyan ile bir araya geldi.

seers cmp badge