26. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi, ikinci kurucu meclistir 0 85

 

 

AK Parti milletvekilleri ile iftarda bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada, “Sizler, başka partilerde her biri kriz sebebi olan değişimleri suhuletle gerçekleştirdiniz. Sizler, darbecilerin karşısına aslanlar gibi dikildiniz. Sizler, terör örgütlerine sınırlarımız içinde ve dışında dünyayı dar ettiniz. Sizler, herkesin hayalini gerçeğe dönüştürüp ülkemizi yeni bir yönetim sistemine kavuşturdunuz. Kurucu sıfatını siz hak etmeyeceksiniz de, kimler hak edecek?” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti milletvekilleri ile iftar programında bir araya geldi. AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen iftar programında, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Kasım 2015 seçimlerinin ardından istikrar ve güvenin sembolü olarak göreve başlayan 26. Dönem milletvekillerinin tarihî görevleri başarıyla yerine getirdiklerini söyledi.

“26. DÖNEM AK PARTİ MİLLETVEKİLLERİ TERÖRLE MÜCADELEDE MİLLET VE DEVLETİN YANINDA YER ALDI”

26. Dönem AK Parti milletvekillerinin Türkiye’nin terörle mücadelesinde millet ve devletin yanında yer aldığını, parti içindeki nöbet değişimini örnek bir dirayetle gerçekleştirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminde, millî iradeyi temsil görevi için Meclis’e koşarak, darbecileri şaşırttığını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öyle şaşırdılar ki, üzerinize bomba yağdıracak kadar muvazeneyi kaybettiler. Buna rağmen, sokakları darbecilere dar eden milletimizin vekâletine halel getirmeyerek sonuna kadar direndiniz ve başardınız” diye konuştu.

Yurt içinde ve yurt dışında terör örgütlerine en büyük darbenin bu dönemde vurulduğuna, aynı zamanda Türkiye’yi yeni bir yönetim sistemine kavuşturacak adımların da bu dönemde atıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletvekillerine, “Bunun için gereken Anayasa değişikliğini, tüm provakatif çabalara rağmen, kararlılıkla Genel Kurul’dan geçirip milletimizin onayına sundunuz. Bu süreçte, Meclis’te ortaya koyduğunuz birlik, beraberlik, dayanışma gerçekten takdire şayandı” şeklinde konuştu.

Bu dönemde yaşanan belli başlı gelişmelere de değinerek, milletvekillerine “Sadece başlıklarıyla anlatmanın dahi insanı heyecanlandırdığı tüm bu başarıları, sizler, Meclis’teki gayretlerinizle adeta ilmik ilmik ördünüz” şeklinde hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de her biri reform mahiyetinde pek çok kanun tasarısı ve teklifinin, komisyonlarda tartışılarak ve genel kurulda görüşülerek hayata geçirildiğini hatırlattı.

“ERKEN SEÇİM FISILTISI, ADETA TÜPTEN ÇIKAN MACUN GİBİDİR”

16 Nisan’daki Anayasa değişikliğine göre mahalli seçimlerin 2019 Mart’ında, milletvekilliği ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ise 2019’un Kasım’ında yapılmasının kararlaştırıldığını, kendilerinin de çalışmalarını bu takvime göre yürüttüklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları söyledi: “Tabii bu süreçte, ana muhalefet partisi sık sık bize meydan okuyup erken seçim çağrısı yapıyordu. Ana muhalefetin başındaki zatın kalitesizliğini, riyakârlığını iyi bildiğimiz için, bu çağrılara çok da itibar etmedik. Ancak, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı, çok farklı gerekçelerle böyle bir çağrıda bulununca, artık bu duruma daha fazla kayıtsız kalamayacağımızı gördük. Erken seçim fısıltısı, adeta tüpten çıkan macun gibidir; bir daha eski duruma döndürülemez.”

Erken seçim çağrısı, Cumhur İttifakında birlikte oldukları partiden geldiği için, bir karar verme mecburiyetiyle karşı karşıya kaldıklarını, yaptıkları istişarelerin ve görüşmelerin sonrasında bu konuyu ülkenin gündeminden bir an önce çıkartmaya karar verdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizler, henüz 1,5 yılınız olmasına rağmen, ülkemiz ve milletimiz için bir kez daha fedakârlık yaparak, erken seçim kararını aldınız ve süreci başlattınız” diye konuştu.

“SİZLER, ÜLKEMİZİ YENİ BİR YÖNETİM SİSTEMİNE KAVUŞTURDUNUZ”

“Benim gözümde 26. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi, birinci Meclis’ten sonraki ikinci kurucu Meclis’tir” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizler, başka partilerde her biri kriz sebebi olan değişimleri suhuletle gerçekleştirdiniz. Sizler, darbecilerin karşısına aslanlar gibi dikildiniz. Sizler, terör örgütlerine sınırlarımız içinde ve dışında dünyayı dar ettiniz. Sizler, herkesin hayalini gerçeğe dönüştürüp ülkemizi yeni bir yönetim sistemine kavuşturdunuz. Kurucu sıfatını siz hak etmeyeceksiniz de, kimler hak edecek?” dedi.

26. Dönem olarak, önlerinde son ve çok hayati bir imtihanın daha olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu imtihan, 24 Haziran seçimlerini, hem milletvekilliğinde, hem cumhurbaşkanlığında başarıyla tamamlamaktır” diye ekledi.

“24 HAZİRAN SEÇİMLERİNDE, DİĞER TÜM SEÇİMLERDEN DAHA ÇOK ÇALIŞMAK ZORUNDAYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Milletimize ve kendimize olan güvenimiz sayesinde, hiçbir mecburiyetimiz olmadığı hâlde, başarı çıtasını sürekli yükselttik. Cumhurbaşkanlığı görevine, en çok oyu alanın değil, oyların yarıdan fazlasını alanın seçilmesi şartını biz getirdik. Çünkü biz, ülkemizin sorunlarının ancak, milletimizin kahir ekseriyetinin sahip çıktığı, kendi temsilcisi olarak gördüğü bir cumhurbaşkanının yönetiminde çözülebileceğine inanıyoruz. Hayatımızda ne seçimden, ne de seçim başarısının çıtasının yüksekliğinden kaçtık. İşte bu sebeple, 24 Haziran seçimlerinde, diğer tüm seçimlerden daha çok çalışmak zorundayız. Türkiye’yi bu yeni yönetim sistemine kavuşturmak için çok çalıştık. Şimdi, tam da bu çabalarımızın semeresini göreceğimiz bir dönemde, herhangi bir aksiliğe meydan vermeden, sonuca ulaşmamız gerekiyor.”

AK Parti il kongreleri vesilesiyle gittiği şehirlerde milletin heyecanını, umudunu, sevgisini bizzat gördüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şayet bu güzel iklimi, seçim tarihine kadar daha da tahkim ederek sürdürürsek, Allah’ın izniyle, 24 Haziran’dan zaferle çıkmamamız için bir sebep göremiyorum” sözlerine yer verdi.

Pazartesi günü milletvekili aday listelerinin Yüksek Seçim Kuruluna teslim edileceğine işarete ederek, salı gününden itibaren tüm milletvekillerinin ve milletvekili adaylarının sahaya inerek gece gündüz demeden çalışmaya başlayacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Partilerde üstlenilen tüm görevler, millete ve ülkeye hizmet yolunda bir bayrak yarışıdır. Bu bayrağı dün başka arkadaşlarımız taşıyordu, bugün sizler taşıyorsunuz, yarın yine bir bölümünüz taşımaya devam edecek, ama mutlaka aramıza yeni isimler de katılacaktır” dedi.

“TÜRKİYE’Yİ 2023’E KADAR İKİ KAT DAHA BÜYÜTECEĞİZ”

AK Parti’nin aynı zamanda davası olan bir parti olduğunu ve dava sahibi olmanın, özverili olmayı gerektirdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Bilhassa da Türkiye’nin içinden geçtiği şu kritik dönemde, Meclis’te olsun-olmasın, her bir arkadaşımın vereceği katkıya ihtiyacımız var. Seçimden sonra partimizin Büyük Kongresini yapacağız, orada da arkadaşlarımıza ihtiyacımız var. Yeni yönetim sisteminde bakanlıklardan üst düzey yöneticilere kadar pek çok alanda arkadaşlarımızın katkılarına ihtiyacımız olacak. Bir sonraki seçimdeki bayrak değişiminde, kendini yenilemiş, tazelemiş arkadaşlarımızı tekrar göreve davet etmemiz gerekecek. Dolayısıyla, sizlerden ricam, kendinizi sürekli yenileyerek, enerjinizi sürekli taze tutarak her an göreve hazır bulunmanızdır. Türkiye’yi geçtiğimiz 16 yılda 3,5 kat birlikte büyüttük bu kadro büyüttü. İnşallah, 2023’e kadar iki kat daha yine birlikte büyüteceğiz.”

Böyle büyük bir mücadelede bir Meclis grubunun değil, 10 Meclis grubu kadar çok bilgi, tecrübe, dirayet, sadakat sahibi arkadaşlara ihtiyaç duyduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kişilerin bir kısmının 26. Dönem AK Parti milletvekilleri içinden çıkacağını söyledi.

Milletvekillerine, 26. Dönem Meclis çalışmalarında gösterdikleri gayret ve fedakârlık için şükranlarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu dönem olarak, adınızı tarihe altın harflerle yazdırdığınızı bir kez daha hatırlatmak istiyorum” dedi.

Next Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TÜSİAV Başkanı Veli SARITOPRAK ve TÜSİAV Verimlilik Platformu Başkanı Kutlu TAMAY yaklaşan Kurban Bayramı münasebetiyle kutlama mesajı yayınladılar; 0 7659

TÜSİAV Başkanı Veli SARITOPRAK ve TÜSİAV Verimlilik Platformu Başkanı Kutlu TAMAY yaklaşan Kurban Bayramı münasebetiyle kutlama mesajı yayınladılar;

‘’Bayramların, manevi değerlerin geleneksel olarak yaşatıldığı, aile bireylerini bir araya getiren, toplumda sevgi ve hoşgörünün hakim olduğu günler olduğunu anımsatarak, “Birlikteliğe her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olan şu günlerde, bayramları bir fırsat olarak değerlendirmeli, sevgi, saygı ve hoşgörü çerçevesinde birbirimize kenetlenmeliyiz” dediler.

Şunu hiç unutmayalım ‘’Ülkemiz varsa biz varız, devletimiz varsa biz varız. Hepimiz aynı gemideyiz. Gemi su alırsa hep beraber batarız. Gün birlik olma günüdür, gün hükümetimize ve devletimize sahip çıkma günüdür.’’

Döviz Kurları yakın gelecekte istikrarı sağlayıp, dengesini bulacaktır. Bu Ekonomik çalkantı sadece bizim değil tüm Dünya ülkelerinin sorunudur. Ben bu konuda iyimserim hükümetimiz ve devletimiz çok isabetli bir politika izliyorlar. Ekonomik savaş için ‘’tek vücut’’ olduk ve kenetlendik. Bu sevindirici bir durumdur. Bizim esas konuşmamız gerek konular Endüstri 4.0, inovasyon, arge, marka patent, teknoparklar, üniversite iş dünyası ilişkileridir. Gündemimizde bunlar olmalıdır.

Ayrıca; ‘’Bayramların bizim kültürümüzde çok özel bir yeri vardır. Bayramlar sevgiye, barışa, dostluğa, kardeşliğe, birlik ve beraberliğe açılan kapılardır. Her türlü güzelliğin ve mutluluğun yaşandığı bayramlar eşin, dostun, akrabanın, hastaların ve büyüklerin ziyaret edildiği, muhtaçlara yardım elinin uzatıldığı, çocukların sevindirildiği, dargınlıkların giderildiği, küskünlerin barıştığı sevgi ve mağfiret günleridir.’’ dediler.

SARITOPRAK ve TAMAY, “Bizlerde bu duygu ve düşüncelerin ışığında; milli birlik, beraberlik, hoşgörü içinde nice bayramlar geçirmenizi diler, milletimizin Kurban Bayramını kutlarız” diyerek sözlerini noktaladılar.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: “Türkiye, kimseyle ekonomik savaş peşinde değildir” 0 88783

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’na ilişkin yaptığı açıklamada, “Türkiye kimseyle gerilimden yana değildir, kimseyle bir ekonomik savaş peşinde değildir. Burada serbest piyasa kuralları çerçevesinde dünya ekonomisine entegre olmuş Türk ekonomisinin daha fazla güçlenmesi, gelebilecek muhtemel saldırılara, tehditlere karşı da gerekli tedbirleri alması sürecini hep birlikte yaşıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısına ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, kamuoyu ile canlı olarak da paylaşılan toplantıda şunları söyledi:

“SINIR GÜVENLİĞİYLE İLGİLİ TEDBİRLER ETKİN BİR ŞEKİLDE ALINIYOR”

“Son dönemde Sayın Cumhurbaşkanımızın formüle ettiği şekliyle terörü kaynağında kurutma strateji çerçevesinde terör unsurlarına, örgütlerine, mensuplarına karşı her alanda ve sahada mücadelemiz kararlı bir şekilde bundan sonra da devam edecektir. Türkiye içinde, Türkiye dışında, Suriye’de, Irak’ta, Avrupa’da veya başka yerlerde hangi terör örgütünden gelirse gelsin bu tür saldırılara karşı devletimiz her türlü tedbiri bundan sonra da almaya devam edecek. Ve her platformda bu terör örgütlerine askerî operasyonlardan finansal tedbirlere kadar her alanda tedbirleri etkili bir şekilde hayata geçirmeye devam edecektir.

Bu vesileyle şunu da özellikle vurgulamak istiyorum: İç güvenlik noktasında bu terörü kaynağında yok etme stratejisi çerçevesinde son dönemde hakikaten önemli mesafeler almış bulunuyoruz. Özellikle katılımların azaldığını, teslimlerin giderek arttığını memnuniyetle ifade edebilirim. Dün de size söylemiştim, terör örgütüne katılım noktasında son 30 yılın en düşük sayısına ulaşmış bulunuyoruz. Burada İçişleri Bakanlığımızın, Millî İstihbarat Teşkilatımızın, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, Jandarmamızın, korucularımızın eşgüdüm içerisinde verdiği mücadelenin neticelerini somut bir şekilde almaya başlıyoruz. Aynı şekilde sınır güvenliği ve diğer konularla ilgili de tedbirler etkin bir şekilde alınıyor.

“TÜRKİYE ÜÇ FARKLI TERÖR ÖRGÜTÜNE KARŞI MÜCADELE EDEN TEK NATO ÜYESİ ÜLKEDİR”

Bildiğiniz gibi Türkiye üç farklı terör örgütüne karşı PKK, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere mücadele eden tek NATO üyesi ülkedir. Bu terör örgütleri farklı ideolojilere, farklı yöntemlere sahip olabilir. Fakat hepsinin ortak noktası Türkiye düşmanlığı, Türkiye karşıtlığıdır. Ve bunlar farklı yöntemler uygulayabilirler, ama yöntemlerinin nihai amacı Türkiye’ye, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına, devletine zarar vermektir. Bunu deneyebilirler, bu yönde çabalar sarf edebilirler, ama bunlar hiçbir zaman bizim azmimizi azaltmayacak, kırmayacak, tersine bu konudaki kararlılığımızı daha da güçlendirecektir.

Yine bunun somut göstergelerinden birisi olarak, bildiğiniz gibi dün Sincar bölgesinde bölücü terör örgütüne mensup çok üst düzey bir terörist etkisiz hâle getirildi. İlgili kurumlarımızın son derece başarılı bir şekilde yaptığı bu operasyonla Sincar ve civarında daha önce de Sayın Cumhurbaşkanımızın müteaddit kereler ifade ettiği şekilde terör örgütünün ve unsurlarının bertaraf edilmesi, etkisiz hâle getirilmesiyle ilgili stratejimiz etkin bir şekilde uygulanmaya devam ediyor. Dünkü operasyon Millî İstihbarat Teşkilatımız, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Jandarmamız, İçişleri Bakanlığımızın yoğun bir koordinasyonuyla son derece başarılı bir şekilde gerçekleştirildi, bu tür operasyonlar devam edecek, bu konuda hiç kimsenin endişesi olmasın. Sayın İbadi’nin iki gün önce ülkemize yaptığı ziyarette de Sincar başta olmak üzere Kandil gibi, Mahmur Kampı gibi teröre destek veren mevkilerin terör unsurlarından tamamen temizlenmesi konusunda tam bir iş birliği içerisinde çalışmaya da bundan sonra devam edeceğiz.

“İKİ GÜNDÜR BİR İYİLEŞME SÜRECİNİN HIZLA YAŞANDIĞINI GÖRMEKTEYİZ”

Gündemimizdeki tabii bir diğer önemli konu arkadaşlar, bildiğiniz gibi son dönemde yaşanan ekonomik gelişmeler. Bu konuda hamdolsun aldığımız tedbirler neticesinde iki gündür bir iyileşme sürecinin hızla yaşandığını görmekteyiz. Bu süreçte öncelikle Cumhurbaşkanımızın bu ekonomik savaşa ve algı operasyonlarına karşı yaptığı millî seferberlik çağrısına olumlu cevap veren bütün vatandaşlarımıza, iş çevrelerimize, yatırımcımıza, sanayicimize, tüccarlarımıza teşekkür ediyoruz.

Ayrıca, yurt içinden, yurt dışından konuyla ilgili gerekli açıklamaları yapıp destek veren paydaşlarımıza, ülkelere, kurum ve kuruluşlara da bu vesileyle teşekkürlerimizi ifade etmek istiyoruz.

Bildiğiniz gibi dün Katar Emiri’nin ülkemize yaptığı ziyaretin somut çıktılarından bir tanesi de; Katar Devletinin ülkemize 15 milyar dolar civarında farklı sektörlerde yatırım yapma kararı almış olmasıdır.

Yine bu çerçevede Hazine ve Maliye Bakanımızın son bir haftada yaptığı yoğun temaslar neticesinde Kuveyt’ten, Almanya’dan, Fransa’dan, hatta Rusya’dan olumlu neticeler ve haberler almaya başlamış bulunuyoruz.

Dün Sayın Cumhurbaşkanımızın Almanya Şansölyesi Sayın Merkel’le, bugün Sayın Macron’la yaptığı görüşmelerde de bu konu etraflı bir şekilde ele alındı. Özellikle iki lider de, Avrupa’nın iki önemli ülkesinin liderleri de Türk ekonomisinin güçlü olmasının, ekonomik istikrarın muhafaza edilmesinin sadece Türkiye için değil Avrupa ekonomisi ve dünya ekonomisi için de büyük önem arz ettiğini ifade ettiler. Trump yönetiminin ticareti, doları, vergileri bir silah gibi kullanma eğiliminin ne kadar yanlış olduğunu, bundan kendilerinin de mustarip ve müşteki olduklarını da Sayın Cumhurbaşkanımızla paylaştılar. Bildiğiniz gibi Trump yönetiminin bu konuyla ilgili aldığı kararlar sadece Türkiye ile ilgili değil AB, Eurozone, Avrupa ülkeleriyle ilgili olarak da benzer ilave vergi kararları daha önce alınmıştı ve bunların dünyada bir adeta Çin’i de katacak olursak bir ticaret savaşına doğru evirildiği endişesi herkes tarafından dile getiriliyor. Bu ülkeler de Almanya, Fransa, dediğim gibi Rusya, Katar, Kuveyt ve diğer ülkeler bu süreçte Türkiye’nin yanında olduklarını bir kez daha ifade etmiş bulunuyorlar.

“HAYATA GEÇİRİLECEK TEDBİRLERLE TÜRK EKONOMİSİNİN GÜCÜ BİR KEZ DAHA İSPATLANMIŞ OLACAK”

Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Berat Albayrak’ın koordinasyonunda tüm kamu kurumları, kamu ve özel bankalar ve Merkez Bankası eşgüdüm içerisinde bildiğiniz gibi bir eylem planını hayata geçirdiler. Böylece Türk Lirası üzerinde spekülasyon yapılmasına imkan sağlayacak o ortam, o spekülatif ya da istismara açık ortam tamamen bertaraf edilmiş durumdadır. Bankalara likidite konusunda rahatlama sağlanmış durumda. Kurdan dolayı sıkıntı çeken reel sektörün sorunlarına çözüm olarak da bir dizi tedbir bildiğiniz gibi alınmış durumda, Merkez Bankamız da bununla ilgili geçenlerde açıklamalarını yaptı.

Bu vesileyle tekrar ifade edeyim, Türk ekonomisi oldukça güçlü ve sağlam temellere sahiptir. Hazine ve Maliye Bakanımızın bugün 4 bine yakın yatırımcıyla yaptığı telekonferansta da dile getirdiği gibi, Türk ekonomisi, Türkiye yatırıma elverişli bir ülke olarak herkese kapılarını açmış durumdadır. Bankacılık sektörümüz bugün dünyada en sağlam temellere sahip olan sektörlerden bir tanesidir. Bu çerçevede, hem bu kısada vadede hayata geçirdiğimiz tedbirler hem de orta ve uzun vadeli program çerçevesinde hayata geçirilecek tedbirlerle Türk ekonomisinin gücü bir kez daha ifade edilmiş olacak, ispatlanmış olacaktır.

“TÜRKİYE KİMSEYLE GERİLİMDEN YANA DEĞİL”

Sayın Cumhurbaşkanımızın da bugün Kabinenin açılış konuşmasında da ifade ettiği gibi, Türkiye bu krizi mutlaka fırsata çevirecektir, bu konuda da hiç kimsenin endişesi olmasın. Bu konuda bizim ekonomimize, ekonomik kurumlarımıza olan güvenimiz tam ve bunun da inşallah neticelerini göreceğiz.

Tabi bu çerçevede şunu da ifade etmek isterim: Türkiye kimseyle gerilimden yana değildir, kimseyle bir ekonomik savaş peşinde değildir. Burada serbest piyasa kuralları çerçevesinde dünya ekonomisine entegre olmuş Türk ekonomisinin daha fazla güçlenmesi, gelebilecek muhtemel saldırılara, tehditlere karşı da gerekli tedbirleri alması sürecini hep birlikte yaşıyoruz. Bu anlamda da Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, bu kriz inşallah bir fırsata dönecek ve Türkiye bu süreçten güçlenerek çıkacaktır. Bu süreç içerisinde şu ana kadar sergilediğimiz birlik, beraberlik ruhu da ayrıca önem arz etmektedir, onu da ifade edeyim.

Yine bu sürecin belki en önemli neticelerinden bir tanesi, Türkiye’nin alternatiflerini bundan sonra da çoğaltarak yoluna devam edeceği gerçeğidir, yani Türkiye alternatifsiz değildir, enerji konusunda olsun, ticaret konusunda olsun, yatırım konusunda ve diğer alanlarda dünyadaki küresel gelişmelerle uyumlu bir şekilde opsiyonlarını, alternatiflerini çoğaltarak bundan sonra da yoluna devam edecektir. Bunu da bu vesileyle ifade etmek istiyorum.

“BAYRAM TATİLİ BOYUNCA ÜCRETLİ OLAN YOLLAR VE KÖPRÜLER ÜCRETSİZ OLARAK KULLANILABİLECEK”

Son olarak, belki sizin de sorularınız vardır, oraya da biraz zaman ayırmak için onu da ifade etmek istiyorum, bayram tatili yaklaştı, biliyorsunuz önümüzdeki hafta inşallah Kurban Bayramını hep birlikte sağlık ve huzur içerisinde idrak edeceğiz. Şimdiden bütün vatandaşlarımızın Kurban Bayramını tebrik ediyorum.

Hacca giden bütün hacılarımızın dualarını Rabbim makbul eylesin inşallah. Ve inşallah yapılan dualarla da Rabbim onları en güzel şekilde makamında kabul eylesin.

Tabi bayram tatili söz konusu olduğunda da özellikle vatandaşlarımızı seyahat konusunda uyarmak istiyoruz. Konuyla ilgili İçişleri Bakanlığımızın aldığı, Ulaştırma Bakanlığımızın aldı birçok tedbir var, biliyorsunuz bu tedbirlere uyulması büyük önem arz ediyor. Zira her yıl maalesef bayram tatillerinde trafik kazalarında birçok insanımızı kaybediyoruz, bunun azaltılması için birçok tedbir alındı, ama vatandaşlarımızın bu kurallara uyması da büyük önem arz ediyor.

Yine bayram tatili boyunca bildiğiniz gibi ücretli olan yollar ve köprüler ücretsiz olarak kullanılabilecek.

Aynı şekilde emekli ikramiyeleri de bildiğiniz gibi erken verilmek üzere tedbirler alınmış durumda.

Bu vesileyle ben tekrar yaklaşmakta olan Kurban Bayramınızı tebrik ediyor, tüm İslam âlemine hayırlar, huzur, sağlık ve esenlikler getirmesini diliyorum.”