Cumhurbaşkanı Erdoğan“Devletimizi ayakta tutan güvenlik, adalet, ekonomi gibi değerlerimize sıkı sıkıya sahip çıkmak zorundayız” Cumhurbaşkanı Erdoğan“Devletimizi ayakta tutan güvenlik, adalet, ekonomi gibi değerlerimize sıkı sıkıya sahip çıkmak zorundayız” için yorumlar kapalı 88384

Emniyet Teşkilatının 174. Kuruluş Yıl Dönümü Töreni’nde yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devleti dağılan milletlerin ne tür felaketlere maruz kalacağını görmek için çevremize şöyle bir bakmamız bile yeterlidir. Güvenliğin ve huzurun kalmadığı yerlerde terör örgütlerinin ve güya onlarla mücadele için gelen dış güçlerin insanlara yaptıkları zulümler, âdeta birbiriyle yarışıyor. Bu bakımdan devletimize ve onu ayakta tutan güvenlik, adalet, ekonomi gibi değerlerimize sıkı sıkıya sahip çıkmak zorundayız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Emniyet Teşkilatı’nın 174. Kuruluş Yıl Dönümü ve Özel Harekât Başkanlığı yeni hizmet binalarının açılış töreninde yaptığı konuşmada, Emniyet Teşkilatı’nın 174’üncü kuruluş yıldönümünü tebrik ederek, bugüne kadar Türkiye’ye ve milletine hizmet etmiş tüm emniyet mensuplarını saygıyla yâd ettiğini söyledi.

Özel Harekât Başkanlığı’nın hizmet binalarının 15 Temmuz gecesi FETÖ’cü alçaklar tarafından bombalanarak tahrip edildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan hizmet binalarının da hayırlı olmasını diledi.

“ÖZEL HAREKÂTÇILAR FETÖ’NÜN DARBE GİRİŞİMİNİN BASTIRILMASINDA ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLER İFA ETTİLER”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz’da FETÖ ihanet çetesince ele geçirilen uçaklardan atılan bombalarla, havacılık biriminde yedi, nizamiye önünde de 44 polisin şehit olduğunu hatırlatarak, tüm şehitlere Allah’tan rahmet temennisinde bulundu. 15 Temmuz’da şehit düşen kahraman polislerin her birinin ayrı ayrı hikâyeleri olduğunu, darbe girişiminin yaşandığı anda da farklı kahramanlık hikâyelerinin yaşandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, polis teşkilatının özellikle de özel harekâtçıların FETÖ’nün darbe girişiminin bastırılmasında çok önemli görevler ifa ettiklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gecesi 63’ü polis, beşi asker, 183’ü sivil olmak üzere toplam 251 vatandaşın şehit düştüğünü, 2 bin 193 vatandaşın da gazi olduğunu hatırlatarak, şehitlere bir kez daha rahmet, gazilere de sıhhat ve afiyetler diledi.

“YÜREĞİ YANIK BABALARIN, ANALARIN, EŞLERİN, EVLATLARIN, KARDEŞLERİN, ARKADAŞLARIN AHLARINI YERDE BIRAKMADIK”

15 Temmuz’un birinci yıl dönümünde Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki anma programında ikiz evlatları şehit düşen Ali Oruç’un çocukları için yazdığı şiiri okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kalbimizi dağlayan hainlere karşı topyekûn bir mücadele yürüttük. Yüreği yanık babaların, anaların, eşlerin, evlatların, kardeşlerin, arkadaşların ahlarını yerde bırakmadık” dedi.

Şu anda cezaevlerinde 20 bin 226’sı hükümlü, 10 bin 333’ü tutuklu toplam 30 bin 559 FETÖ’cünün bulunduğu bilgisini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tutuklu ve hükümlülerden 4 bin 446’sının emniyet teşkilatı içinden çıktığını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün en çok örgütlendiği, en çok önem verdiği yerlerin emniyet, ordu, yargı ve eğitim olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti: “Bugüne kadar Emniyet Teşkilatımız içinden ihraç edilenlerin sayısı 31 bini aşmıştır. Ordu içinden ihraç edilenlerin sayısı 15 binin, yargı içinden ihraç edilenlerin sayısı da 4 binin üzerindedir. Diğer kurumlarımızda da hukuk devleti ilkesinden asla sapmadan, benzer temizlikler yapıldı. Açık konuşmak gerekirse, FETÖ ihanet çetesi mensuplarını kurumlarımızdan hâlâ tam olarak temizleyemediğimizi düşünüyorum. Bazıları zaman zaman gelip ağlıyorlar vesaire falan, kusura bakmayın bu iş için hukuk içerisinde yargımız gereğini yapıyor ama şunu ilke olarak söylüyorum, acırsak acınacak hâle geliriz.”

“FETÖ’CÜ TEK BİR HAİNİ BİLE CEZASIZ BIRAKMAYACAĞIZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerini gizleme becerileri, inkâr stratejileri ve hücre sistemi faaliyet yöntemleri sebebiyle FETÖ’cülerin tespit edilmesinin güç olduğuna dikkati çekerek, “Yurt dışına kaçan ağababalarının tersine, buradakiler bukalemun gibi her ortama ayak uydurarak ayakta durmaya çalışıyor. Buna rağmen biz, titiz bir çalışmayla, kimseyi mağdur etmeden ama tek bir haini de cezasız bırakmama azmiyle mücadeleyi sürdürüyoruz” ifadesini kullandı.

Türkiye’ye yapılan ihanetin peşini asla bırakmayacaklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devletimizi ve milletimizi bu melanetten tamamen kurtarana kadar bize durmak, dinlenmek haramdır. Şehitlerimize ve canı pahasına istiklaline, istikbaline, şahsımıza sahip çıkan milletimize, özellikle de polislerimize ancak bu şekilde layık olabileceğimize inanıyorum” değerlendirmesinde bulundu.

“EMNİYET TEŞKİLATIMIZIN 174. YIL DÖNÜMÜNÜ KUTLUYOR OLMAMIZ TARİHİMİZDEKİ SÜREKLİLİĞİN İFADELERİNDENDİR”

Türk milletinin tarih boyunca her zaman güçlü devletlere sahip olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Cumhuriyeti, binlerce yıllık tarihimizin ve bin yıldır yaşadığımız bu coğrafyadaki son devletimizdir. Malazgirt’ten Çanakkale’ye ve 15 Temmuz başta olmak üzere son yıllarda yaşadığımız hadiselere kadar neredeyse her günümüz, vatanımızı savunmakla geçmiştir. Ecdadımız üç kıta yedi iklimde hüküm sürerken bile, gücünü hep buradan almıştır. Bugün, Emniyet Teşkilatımızın 174’üncü yıldönümünü kutluyor olmamız, tarihimizdeki sürekliliğin ifadelerinden biridir” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Devleti dağılan milletlerin ne tür felaketlere maruz kalacağını görmek için çevremize şöyle bir bakmamız bile yeterlidir. Güvenliğin ve huzurun kalmadığı yerlerde terör örgütlerinin ve güya onlarla mücadele için gelen dış güçlerin insanlara yaptıkları zulümler, âdeta birbiriyle yarışıyor. Bu bakımdan devletimize ve onu ayakta tutan güvenlik, adalet, ekonomi gibi değerlerimize sıkı sıkıya sahip çıkmak zorundayız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde ezana, Türk Bayrağı’na, sınırlara ve ekonomiye yapılan saldırıların asıl amacının Türkiye’yi sarsmak, mümkünse yıkmak olduğuna işaret ederek, “Sınırlarımız boyunca oluşturulmaya çalışılan terör koridoruyla bizi dize getireceklerini sananlara, attığımız adımlarla, bunun mümkün olmadığını gösterdik. Buna rağmen hâlâ aynı senaryoda ısrar edenlere çok yakında anlayacakları dilden yeni mesajlar vereceğiz” dedi.

“TÜRKİYE’Yİ BAŞKA ÜLKELERLE KARIŞTIRANLAR BU ÜLKENİN FARKLI OLDUĞUNU ÖYLE VEYA BÖYLE ANLAYACAK”

“Türkiye’yi başka ülkelerle karıştıranlar, bu ülkenin ve milletin farklı olduğunu öyle veya böyle anlayacaklar. Şehadeti göze alan bir milleti durdurabilecek hiçbir güç yoktur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar tüm fitneleri bertaraf ederek, tüm saldırıları göğüsleyerek uhuvvetin korunduğunu, bundan sonra da aynı şekilde devam ederek, hedeflere adım adım yaklaşacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Emniyet Teşkilatı’nın milletin güveni ve huzuru konusunda en çok çalışan kurumların başında olduğunu kaydederek, Cumhurbaşkanı olarak da kendisinin daima Emniyet Teşkilatı’nın yanında yer aldığını sözlerine ekledi. Tüm emniyet mensuplarına çalışmalarında başarılar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni hizmet binalarını kısa sürede tamamlayarak kullanıma sunan Rönesans Holding ve Yönetim Kurulu Başkanı Erman Ilıcak ile TOKİ’ye teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını “Kahraman polislerimizin her birini alınlarından öpüyorum” diyerek tamamladı.

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,PATRONLAR GAZETESİ,GENÇ PATRONLAR DÜNYASI ,TÜRK İŞ DÜNYASI ,PATRONLAR HABER ,SON DAKİKA ,
Previous ArticleNext Article

“Millî güvenliğimize kast eden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız” “Millî güvenliğimize kast eden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız” için yorumlar kapalı 80784

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Astana Formatında 7. Üçlü Zirve Toplantısı”nın açılışında yaptığı konuşmada, “Millî güvenliğimize kasteden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız. Astana garantörleri olarak Rusya Federasyonu ve İran’dan beklentimiz, bu mücadelede Türkiye’ye destek olmalarıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Rusya-İran arasında Tahran’da düzenlenen “Astana Formatında 7. Üçlü Zirve Toplantısı”nın açılışında bir konuşma yaptı.

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve toplantılarının 7’ncisine ev sahipliği yaparak kendilerini buluşturan İran Cumhurbaşkanı Reisi’nin şahsında İran Hükûmetine ve halkına misafirperverlikleri için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu formatta en son 2019’da Ankara’da bir araya geldiklerini hatırlattı ve koronavirüs salgını nedeniyle 2020’deki toplantıyı çevrim içi olarak gerçekleştirdiklerini söyleyerek, “İnşallah önümüzdeki dönem daha sık görüşme imkânı bulacağız” diye konuştu.

“TÜM TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE KESİNTİSİZ BİR ŞEKİLDE SÜRDÜRÜLMELİDİR”

Suriye krizi kaynaklı meydan okumaların bunu gerekli kıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Astana Platformu, etkin çözümler üretebilen ve bunların hayata geçirilmesi amacıyla somut adımlar atabilen yegâne girişimdir. Biri ile mücadele için diğerinin taşeron olarak kullanılması gibi mülahazaları kabul etmiyoruz. Terör örgütleri ile mücadelemiz, nerede ve kimler tarafından desteklendiğine bakılmaksızın her daim sürecektir. Millî güvenliğimize kasteden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız. Astana garantörleri olarak Rusya Federasyonu ve İran’dan beklentimiz, bu mücadelede Türkiye’ye destek olmalarıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Görüşmelerimizde evvelce varılan mutabakatların uygulama durumunu da gözden geçirdik. PKK, YPG, PYD terörü hepimizin ortak meselesidir. Astana garantörleri olarak bugüne kadar sergilediğimiz iş birliğini sürdürerek bu hedeflere el birliği ile ulaşacağımıza yürekten inanıyorum. Ancak Suriye’nin huzuru ile birlikte toprak bütünlüğü karşısında en önemli tehdit terör belasıdır. DEAŞ, PKK, PYD, YPG ve diğer tüm terör örgütleriyle mücadele kesintisiz bir şekilde sürdürülmelidir” dedi.

PKK, PYD ve YPG’nin Fırat’ın batısında ve doğusunda terör eylemlerine devam ettiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye halkına yapılacak en büyük iyiliğin bölücü terör örgütünün işgal ettiği topraklardan tamamen sökülüp atılması olduğunu vurguladı.

“TERÖR ÖRGÜTLERİNE YÖNELİK TAVİZSİZ MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

“Bölgemizin geleceğinde, bölücü teröre ve uzantılara yer olmadığının kesin olarak anlaşılması gerekiyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye, güney sınırı boyunca terörden arındırdığı bölgelerle hem sivillerin hayatını korumuş hem düzensiz göçü engellemiş hem de Suriye’nin toprak bütünlüğüne önemli katkı vermiştir. Önümüzdeki dönemde de eli kanlı terör örgütlerine yönelik tavizsiz mücadelemizi sürdüreceğiz. İhtilafın, BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararı temelinde yürütülecek bir siyasi süreçte son bulması ortak temennimizdir. Bu sürecin nasıl hızlandırılabileceğini ve bu amaçla müşterek ne tür adımlar atabileceğimizi istişare edeceğiz. Suriye halkının acil insani ihtiyaçlarının kesintisiz ve ayrım gözetmeksizin idame ettirilmesi hepimiz için öncelik taşıyor. Suriyeli sığınmacıların ülkelerine gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüşleri de Astana sürecinin önemli gündem maddelerinden biridir.”

Birçok önemli konuyu masaya yatıracakları zirve toplantısının hayırlara vesile olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü istişarelerin, alınacak kararların, Suriye’deki siyasi geçiş sürecinin ilerletilmesine yardımcı olmasını da özellikle temenni ettiğini söyledi.

PKK, PYD ve YPG örgütünün aldığı dış destekle Suriye’nin bölünmesini pekiştirecek adımlar attığını gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu terör örgütü, bölücü gündemini ilerletirken, saldırılarını sürdürürken, Türkiye’nin kayıtsız ve hareketsiz kalmasını beklemek mümkün değildir. Siz değerli dostlarımızdan Türkiye’nin güvenlik endişelerini anladığınıza dair ifadeler duyuyorum. Buna müteşekkirim, ancak sadece sözler yaralara derman olmuyor. PKK, YPG, PYD unsurlarının sınırımızdan en az 30 kilometre öteye tamamen çekilmesi, zamanında yapılan mutabakatların bir gereğidir. Ancak, bu hâlâ gerçekleşmemiştir”

“ASTANA SÜRECİ, ÖNCÜ ROLÜNÜ KAYBETMEMELİDİR”

“Tel Rıfat ve Münbiç, terör yatağı hâline dönüşmüştür” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Terör örgütünün sığındığı bu limanları temizlemenin vakti esasen çoktan gelmiştir. Astana ortaklarımızdan beklentimiz, Suriye’de istikrarın sağlanmasına yönelik çabalarımıza samimi destek vermeleridir. Saygıdeğer Devlet Başkanları, mesafe katetmemiz gereken bir diğer alan, siyasi süreçtir. Anayasa komitesi gayretlerimiz sonucu faaliyete geçmiş, bugüne kadar sekiz defa toplanmıştır. Önümüzdeki hafta yapılması planlanan dokuzuncu toplantının ertelenmesi üzücüdür. Rus dostlarımızın toplantı mekânı konusunda bazı endişeleri olduğunu biliyorum.”

Bu endişeleri gidermek için BM ve İsviçre makamları nezdinde girişimlerde bulunduklarını ve olumlu cevaplar aldıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Unutmayalım ki Anayasa Komitesinin başarısızlığı, Astana sürecinin başarısızlığı olarak görülmektedir. Komitenin hızlı şekilde somut sonuçlar elde etmesi temin edilmelidir. Bunun için de toplantıların düzenli şekilde BM’nin kolaylaştırıcılığında ve BM merkezlerinden herhangi birinde düzenlenmesi sağlanmalıdır” diye konuştu.

Bugüne kadar düzenlenen sekiz toplantıdan istenilen sonuçların elde edilmediğinin bilindiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefet kanadının tüm olumsuzluklara rağmen, Türkiye’nin telkinleriyle yapıcı bir anlayışla masada bulunduğunu aktardı.

Rejimin tavrının ise birlikte başlattıkları bu süreci baltaladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Beraberce tesis ettiğimiz bu sürecin geriye gitmesi, Astana mekanizmasının işlevinin sorgulanmasına yol açmaktadır. Bu tablo karşısında süreci canlandırmamız şarttır. Astana süreci, öncü rolünü ve inisiyatif üstünlüğünü kaybetmemelidir. Anayasa Komitesinin müteakip turlarında uluslararası kamuoyuna sürecin ilerlediği gösterilmelidir. Bu maksatla rejim nezdinde gereken telkinlerde bulunacağınıza inanıyorum.”

“1 MİLYON SURİYELİNİN GERİ DÖNÜŞÜ İÇİN HAZIRLIKLARIMIZ SÜRÜYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib’de bugün göreceli de olsa sükûnet varsa bunun Astana Platformu’nun bir başarısı olduğunu vurguladı. Sahada sükuneti muhafaza etmenin ve bu bölgedeki 4 milyon Suriyelinin yaralarına merhem olmanın, onlara yardım eli uzatmanın görevleri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib’deki ateşkesin ihlal edilmemesinin bu bakımdan önemli olduğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle sivilleri ve sivil yerleşim yerlerini hedef alan saldırılar, siyasi çözüm çabalarımızı baltalıyor. Rejim, kendi halkını bu gibi saldırılarla öldürmek yerine samimiyetle siyasi sürece katılmalıdır. Diğer taraftan, sizlerin İdlib’deki terör odaklarından kaynaklanan endişelerinizi anlıyoruz. Mutabakatlarımız çerçevesinde her türlü tedbiri alıyoruz. Şehitler verme pahasına mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Gelinen noktada çalışmalarımız neticesinde bu bölgelerde terörist yapılanmaların hâkimiyeti bulunmadığının altını özellikle çizmek isterim” diye konuştu.

Türkiye’nin 3,7 milyon Suriyeliyi geçici olarak misafir ettiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye ihtilafının meydana getirdiği insani krizin yükünü maddi, manevi, sosyal, toplumsal en fazla çeken ülkenin Türkiye olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriyelilerin, topraklarına huzuru kalple, güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüşünün temin edilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti: “Güvenlik ve istikrar sağlandığı takdirde Suriyelilerin kendi topraklarına geri döndüklerini memnuniyetle görüyoruz. Terörden temizlediğimiz bölgelere Türkiye’den 500 binden fazla Suriyeli geri döndü, 1 milyon Suriyelinin geri dönüşü için de hazırlıklarımız sürüyor. Siyasi çözümde ilerleme kaydedilmesi, insani altyapının hazır edilmesi, dönmek isteyenlerin kötü muameleye maruz kalmayacaklarından emin olmaları, geri dönüşler için temel teşvik unsurlarıdır. Platformumuz, bu noktada daha etkin rol oynamalıdır. Heyetlerimizin münhasıran bu konuda istişarelerini artırmaları gerektiği kanaatindeyim.”

“4 MİLYONU AŞKIN SURİYELİ, ULUSLARARASI YARDIMLARA HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA İHTİYAÇ DUYUYOR”

Suriye’deki insani krizin yoğunluğu artarken, uluslararası camianın yardım ve desteğinin de zaruri olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu krizi biz çıkarmadık. Külfetinin de sadece bizler tarafından yüklenilmesini beklemek adil değildir. İşte bu nedenle uluslararası toplumun yardımlarının ayrım gözetmeksizin ve artarak sürmesini temin etmek, müşterek menfaatimizedir.” dedi.

Suriye’nin kuzeybatısındaki durumun özellikle dikkati çektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “4 milyonu aşkın Suriyeli, uluslararası yardımlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Türkiye, Birleşmiş Milletlerin (BM) bu yardımlarını kolaylaştırmak için sınır ötesi ve çizgi ötesi yardımlar dahil her türlü desteği vermiştir. Astana ortaklarımızdan da aynı anlayışı bekliyorum” ifadelerini kullandı.

BM sınır ötesi mekanizmasının bu defa altı ay için uzatıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sürenin BM’nin erken toparlanma projeleri dahil Suriye’nin tamamına yönelik insani yardımlarının planlanması bakımından yeterli olmadığının açık olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM yardımlarının sürdürülebilir bir şekilde devamının Suriye’deki insani krizin büyümesini engelleyecek yegâne yöntem olduğuna işaret ederek, “Bu mekanizmanın ortadan kalktığı bir tablonun yükü, bir kez daha Türkiye’nin, İran’ın, Rusya’nın ve Suriye’nin omuzlarında olacaktır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzunca bir aradan sonra icra edilen bu zirvenin Suriye ihtilafının çözümüne barış, huzur ve istikrara katkı sunmasını, hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni ederek sözlerini şöyle tamamladı: “Ortak çabalarımızın icmalini yapmamıza ve yeni iş birliği geliştirmemize imkân sağlayan zirve toplantılarının bundan sonraki dönemde daha sık şekilde icra edilmesinin faydalı olacağı aşikârdır. Değerli dostum Putin’in müteakip zirvemize ev sahipliği yapma teklifini memnuniyetle karşılıyorum. Aziz kardeşim Cumhurbaşkanı Sayın Reisi’ye bana ve heyetime gösterdiği misafirperverlikten ötürü bir kez daha teşekkür ediyorum.”

Emine Erdoğan, Filistin Gençlik Orkestrası ve CSO sanatçılarının “Barış Konseri”ni izledi Emine Erdoğan, Filistin Gençlik Orkestrası ve CSO sanatçılarının “Barış Konseri”ni izledi için yorumlar kapalı 87779

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, daveti üzerine Türkiye’ye gelen Filistin direnişinin sembolü Mariam Afifi’nin de yer aldığı Filistin Gençlik Orkestrası üyeleri ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) sanatçılarının verdiği “Barış Konseri”ni izledi.

Emine Erdoğan, CSO Ada Ankara Tarihî Salon’da düzenlenen konseri, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile dinledi.

“ÇOK GÜZEL BİR SAHNE İZLEDİK”

Emine Erdoğan, konserin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, “Gerçekten çok güzel bir konser. 30 yıllık bir orkestra bu ve Filistin’in bağımsızlığı için mücadele ediyorlar. Müzikleriyle besteleriyle mücadele ediyorlar. Tüm dünyaya haykırıyorlar, seslerini duyuruyorlar. Biz de onların seslerine icabet ettik” dedi.

Mariam Afifi ile tanışıp onun bu orkestranın mensubu olduğunu öğrendikten sonra Türkiye’ye davet ettiğini anlatan Emine Erdoğan, “Bir sene oldu bu daveti yapalı, şimdi gerçekleştirebildik. Ben çok memnun oldum geldikleri için onları mutlu görmek beni de çok mutlu etti. İnşallah, bütün Müslüman ülkeler de bütün batı ülkeleri de davet ederler ve seslerini daha gür bir şekilde duyulmasına vesile oluruz” diye konuştu.

Gençleri çok başarılı bulduğuna işaret eden Emine Erdoğan, “Bizim orkestramızla birlikte icra ettiler, bu da bizi çok memnun etti. Gerçekten çok güzel bir sahne izledik hep beraber” ifadelerini kullandı.

Konser sonunda, davet üzerine sahneye gelen Emine Erdoğan, müzisyenleri tebrik ederek çiçek verdi. Edward Said Millî Konservatuvarı ve Filistin Gençlik Orkestrası Direktörü Suhail Khoury de Emine Erdoğan’a üzerinde Mescid-i Aksa’nın yer aldığı bir tablo hediye etti.

Filistin Gençlik Orkestrası ve CSO sanatçılarıyla hatıra fotoğrafı çektiren Emine Erdoğan, salondan ayrılırken konseri izlemeye gelenlerle sohbet ederek öz çekim yaptı.

BARIŞ İÇİN BESTELENEN İKİ ESERİN DÜNYA PRÖMİYERİ YAPILDI

Emine Erdoğan, Mayıs 2021’de, Kudüs’te İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırılarında Mescid-i Aksa’yı savunurken, başörtüsünden sürüklenerek gözaltına alınan ve bu sırada gülümsediği görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasıyla direnişin sembollerinden biri hâline gelen Filistinli sanatçı Afifi ile telefon görüşmesinde, Afifi’nin de üyesi olduğu Filistin Gençlik Orkestrasını Türkiye’de görmekten mutluluk duyacağını belirtmişti.

Davet üzerine, Filistin Gençlik Orkestrasının bünyesinde bulunduğu The Edward Said Ulusal Müzik Konservatuvarı ile yapılan görüşme sonucu, CSO iş birliğinde Türkiye’de İstanbul ve Ankara’da konser düzenlenmesi kararı alındı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde Türkiye’ye gelen Filistin Gençlik Orkestrası üyesi müzisyenler, yoğun bir hazırlık döneminin ardından başkentte sanatseverlerle buluştu.

Khoury, konser öncesi yaptığı konuşmada, orkestranın kuruluşuna ilişkin bilgi verdi. Konserde kendilerine eşlik eden Türk müzisyenlere şükranlarını sunan Khoury, Emine Erdoğan’a da yanlarında oldukları ve davetleri için teşekkür etti. Khoury, Türkiye’ye, Filistin’e yönelik dayanışmalarını devam ettirmeleri çağrısında bulundu.

CSO Şefi Cem’i Can Deliorman’ın şefliğini yaptığı Barış Konseri’nde, barış için bestelenen iki eserin dünya prömiyeri yapıldı. İki ülkenin halk ezgilerinin icra edildiği “Barış Konseri” için Yusuf Yalçın’ın bestelediği “Anadolu Rapsodisi” ve Filistinli Bishara Kell’in bu konser için bestelediği “Altoların Dansı” eserleri, ilk kez sanatseverlere sunuldu.

Barış Konseri’nde ayrıca, Aşık Veysel, Suhail Khoury, Tamer Al-Sahouri, Kemani Sebuh Efendi, Antonin Dvorak’ın eserleri de yer aldı.

Konseri, Filistin’in Ankara Büyükelçisi Faed Mustafa, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Çiğdem Karaaslan, Özlem Zengin, Jülide Sarıeroğlu, Hamza Dağ ve Ömer İleri, AK Parti Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Eyyüp Kadir İnan ile yabancı misyon temsilcileri de izledi.